KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/407
- Karar No
- 2025/712
- Karar tarihi
- 17 Eylül 2025
Karar Metni
940 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/407
KARAR NO : 2025/712
DAVA
Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ : 25/04/2025
KARAR TARİHİ : 17/09/2025
Mahkememizde görülmekte olan Şirketin İhyası davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili olan davacının -------ŞİRKETİ unvanlı şirketin ortağı ve müdürü olarak görev yaptığını, 04.08.2008 tarih ve ------- sayı ile tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesi ile hissesini devrettiğini ve şirket Müdürlüğünden ayrıldığını, bu durumun 04.09.2008 tarih ve --- sayılı ---- Gazetesi’nde ilan edildiğini, aynı ------- gazetesinde yayınlandığı üzere şirketin unvanı ------- ŞİRKETİ olarak değiştiğini, davacının hisselerini devredip şirketten ayrıldıktan sonra,
şirketle ilgili herhangi bir tasarrufta bulunmadığını ve şirketin faaliyetleriyle ilgilenmediğin ancak davacının haberi olmaksızın 05.08.2010 tarih ve ----- sayılı -------- Gazetesi'nde müvekkilinin müdür olarak görevlendirildiğini, ancak bu görevlendirmeden davacının haberi olmadığı gibi şirket ile de hiçbir bağı bulunmadığını,
11.10.2013 tarih ve ----- sayılı ---- Gazetesi'nde davacının haberdar olmadığı müdürlüğü yine dönemin şirket yetkilileri tarafından sona erdirildiğini,2010 ve 2013 yılları arasında gazetelerde ilan edilen hususlara dair davacının bilgisi olmadığını ve e ayrıca bu ilanlar dikkate alınarak düzenlenen ödeme emirlerinin davacıya tebliğ edilmiş ve bu durumun davacının telafisi zor zarara uğrattığını, hesaplarına haciz geldiğini, ------- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nden 24.11.2022 tarihinde alınan yazıda;
davacının hissesin devrinin ve müdürlük yetkisinin kaldırılmasına ilişkin kaydın 04.08.2008 tarih ve -------- sayı ile tasdikli hisse devir ve temlik sözleşmesi ile devrettiğinin kayıtlarda bulunduğu, müdürlük yetkisinin 05.08.2010 tarihli ---- sayılı ---- Gazetesi’nde başladığı,
11.10.2013 tarihli ------ sayılı -------- Gazetesi’nde müdürlük yetkisinin sonlandırıldığı gözükse de başlangıç ve sonlandırmaya ilişkin şirketin dosyasına intikal eden sicil kaydı bulunmadığı belirtildiğini, davacının bilgisi olmadan ve konuyla ilgili hiçbir tasarufu olmadan yapılan bu işlemler nedeniyle şirketle olan hukuki bağının sona erdiği tarih sonrası da şirket müdürü olarak gösterildiğini, bu durumun vergi borçları ve hukuki sorumluluklar açısından mağduriyetine yol açtığını ileri sürerek,
... ----- Sicil Numaralı, tasfiyesi gerçekleşmiş ve sicilden terkin edilmiş olan ------- tasfiye işlemlerindeki eksikliklerin giderilmesi ve ek tasfiye yoluna gidilerek, işbu terkin edilmiş şirketin ihyasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
29/05/2024 tarihli ------- Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7511 sayılı Türk Ticaret Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun'un 16. maddesine göre, müvekkili olan davalı Müdürlüğün yargılama giderleri ve vekâlet ücretinden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Ticaret Sicili Müdürlüğü'nün , TTK.m.32 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, Ticaret Sicili Müdürlüğüne ------- ticaret sicil numarası ile kayıtlı bulunan --------Şirketi'nin dosyasında yapılan incelemede,
şirketin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun Geçici 7’nci maddesi ile 30.12.2012 tarihli ve ----- sayılı ------- Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş olan “Münfesih Olmasına Veya Sayılmasına Rağmen Tasfiye Edilmemiş Anonim ve Limited Şirketler İle Kooperatiflerin Tasfiyelerine ve Ticaret Sicili Kayıtlarının Silinmesine İlişkin Tebliğ”in 5’inci maddesi kapsamında.
"Şirketin sermayesinin yasal tutar altında kalması" gerekçesiyle resen terkin kapsamına alındığı, tebligat ve ilan prosedürlerinin yerine getirilmesinin ardından 07.07.2014 tarihinde yukarıda belirtilen gerekçelere istinaden sicil kaydının resen terkin edildiğinin anlaşıldığını, müvekkili olan davalının davanın açılmasına sebep olmadığını savunarak, haksız ve yasal dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, -------- ihyası şartlarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
Dava dışı --------- ticaret sicil kayıtlarının incelenmesinde; davalı şirketin 07/07/2014 tarihinde re'sen terkin edildiği, ----- Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ------ ticaret sicil numarasına kayıtlı ----------, davacının davalı şirketteki hisse devri ve şirket müdürlüğünden ayrıldığının tespiti için yapılacak işve işlemlerle sınırlı olmak üzere iş bu ihya davasının açıldığı görülmüştür.
Sermaye şirketlerin tüzel kişiliği ticaret sicilinden terkin ile sona ermektedir. Şirketin tasfiye işlemlerinin eksiksiz ve tam olarak yapılması halinde tüzel kişiliğin sona ermesinden söz edilecektir. Tüzel kişiliğin son bulması sonucunu doğuran fesih ve tasfiye işleminin hatalı veya eksik olması halinde gerçek anlamda tasfiyeden söz etmek mümkün olmayıp bu durumda bundan zarar görenler veya o işlemi gerçekleştirenler tasfiyenin kaldırılmasını ve şirketin ihyasını talep etme hakkına sahip olacaktır.
Ek tasfiye niteliği gereği yeni bir hukuki durum yaratmayıp, tasfiye aşamasında ihmal edilen veya eksik yapılan işlerin tamamlanmasına imkan sağlayarak tasfiyenin gerçek anlamda tamamlanmasına hizmet eden geçici bir tedbir niteliğindedir.6102 sayılı TTK'nun 547/(2). maddesi gereğince ek tasfiye, ihya ve tasfiye işlemlerinin yapılması için bir yada birkaç kişinin tasfiye memuru olarak atanması ve ek tasfiye ile atanmaya ilişkin keyfiyet sicilde tescil edilmesi gereklidir (Yargıtay ------ Hukuk Dairesi'nin ------ esas ------karar sayılı 19.10.2020 tarihli ilamı aynı yöndedir).
6102 sayılı TTK 547. maddesinde "...tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu anlaşılırsa, son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların şirket merkezinin bulunduğu yerdeki Asliye Ticaret Mahkemesinden bu ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin yeniden tescilini isteyebilir", şeklinde düzenleme ışığında, somut olayda dava dışı şirketle ilgili olarak, tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğu ve davacının bu davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulüyle;
----- Ticaret sicil müdürlüğünün ------ ticaret sicil numarasına kayıtlı dava dışı ---------davacının davalı şirketteki hisse devri ve şirket müdürlüğünden ayrıldığının tespitine dair yapılacak iş ve işlemler ile sınırlı olmak üzere ihyası ile, tasfiye işlemlerini yerine getirmesi için, TTK'nın 547/2. maddesine göre, ------ tasfiye memuru olarak atanmasına karar verilmiş, davalı ... Sicil Müdürlü- ğünün yasa gereği zorunlu hasım olması, resen terkin işlemlerinde ve bu davanın açılmasında bir kusurunun bulunmaması karşısında kendisine masraf yükletilemeyeceği anlaşılmış ve aşağıdaki gibi karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/407, K. 2025/712, 17 Eylül 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama