KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/408
- Karar No
- 2025/820
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2025
Karar Metni
1.198 kelime·6 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/408
KARAR NO : 2025/820
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 25/04/2025
KARAR TARİHİ : 07/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ...'in sahibi olduğu şahıs şirketi kapsamında davalı ----- elektrik alt yapı işi yapma konusunda anlaştıklarını, bu anlaşmaya istinaden müvekkile ait ------ plakalı araç adı geçen adreste çalıştırılmak üzere 01/04/2024 -06/05/2024 tarihleri arasında davalıya kiralandığını, anlaşmaya varılan iş kapsamında---- plakalı kepçeyi bizzat kullanan müvekkilin sigortası ------ Tarafından yapılmış olup haricen edindiğimiz bilgilere göre davalı şirket adı geçen işin yapılmasında taşeron firma olarak yer almakta olup asıl iş sahibi ------ olduğunu, müvekkili,
davalı ile yapmış olduğu anlaşma kapsamında üzerine düşen edimleri ifa etmiş olup davalı şirkete "14/05/2024 tarihli, Kepçe Kira Bedeli, 86.799,60 TL bedelli.
30/04/2024 tarihli, Kepçe Kira Bedeli, 125.200,80 TL bedelli " faturaları düzenlediğini, müvekkillerinin işbu sözleşme konusu işi eksiksiz ve zamanında bitirdiği halde davalı tarafından ödenmesi gereken fatura bedelleri birçok kez talep edilmesine rağmen müvekkile ödenmediğini, likit alacağını, davalıdan talep eden ve fakat alamayan müvekkil, davalı aleyhine ---- Genel İcra Dairesinin ------ esasına kayden genel haciz yolu ile icra takip başlatığını, davalı borçlu vekilince yasal süresi içerisinde borca ve yetkiye itiraz edildiğinden dosya yetkili icra dairesine gönderildiğini,
bu kez ---- İcra Dairesi ---- Sayılı dosyasından düzenlen ödeme emrine davalının borcu kabul etmediği, takip alacaklısına herhangi bir borcu olmadığını belirterek takibe konu edilen alacağın ferileriyle birlikte tamamına itiraz edilmiş ve ve takip İİK 66.maddesi gereği durduğunu, davalı-borçlunun haksız itirazı ile müvekkilin alacağına geç kavuşmasına sebebiyet verdiğini, bu meyanda, davalı aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı da talep ettiklerini,
müvekkilinin alacağı faturadan kaynaklanmakta olup emsal Yargıtay kararları da dikkate alındığında davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerektiğini, davanın kabulü ile itirazın iptaline, takibin takip talebindeki şartlarla devamına ve takip tarihinden itibaren takip talebinde belirtilen oranda temerrüt faizi uygulanmasına, haksız ve mesnetsiz itiraz nedeniyle davalı-borçlu aleyhine asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davalı ----, ---- ve ... ile aralarında anlaşarak 2 kamyon ve 2 kepçeyi aylık olarak kiraladıklarını, müvekkili şirket ile ---- arasında ----- elektrik alt yapı işi yapma konusunda anlaştıklarını, bu işin süresinin bir yıl olduğunu, dolayısıyla taraflarla yapılan sözleşme, dava dilekçesinde belirtildiği gibi 1 aylık olmadığını, iş bitimine kadar olduğunu, Mart 2024'te başlanan iş Mart 2025'te bitirildiğini, davalı ve kardeşleri müvekkil ile yaptığı anlaşmaya uymayarak nedensiz olarak işi, müvekkil şirkete haber vermeden bırakıp gittiklerini, müvekkili şirket zor durumda kaldığını,
yeniden iş makinası ve kamyon arayışına girmiş ve maddi ve manevi olarak çok zarar gördüğünü, davacıya ve kardeşlerine yapılan Mart 2024 ödemelerine bakıldığında 2 kepçe ve 2 kamyon aylık kira bedeli olarak toplam 426.000,00.-TL ödeme yapıldığını, bu ödemelere 300.000,00.-TL çek olarak verilmiş 126.000,00.-TL ise banka havalesi ile gönderildiğini, 31.03.2024 tarihli, ------ Fatura Nolu 113.160,00.-TL bedelli fatura, taraflarla yapılan anlaşma gereği şoförlerin aylık ücretleri ve sigorta primleri asıl işveren olan -----. tarafından ödendiğini,
oysa davacı ve kardeşleri davaya konu faturalar ile şoförlere ödenen aylık ücretleri de talep ettiklerini, davacı ile müvekkil şirket arasında yapılan kira sözleşmesi gereği Mart ayı sorunsuz olarak çalışılmış ve ödemeler yapıldığını, Nisan ayına gelindiğinde davacı ve diğer kardeşleri aile sorunlarını gerekçe göstererek 4-5 gün çalışmadıklarını, Ramazan bayramı sebebiyle de 10 Nisan, 11 Nisan, 12 Nisan bayram süresi iken 5 gün çalışmadıklarını, Nisan ayında toplamda, 10 gün çalışılmadığını, ancak faturalara bakıldığında hem çalışmadıkları 10 günün parasını istemişler hem de şoförün aylık ücretini de faturaya eklediklerini,
müvekkilinden 2 kamyon 2 kepçe için 1 aylık ücretin çok üzerinde kira bedeli talep edildiğini, davacının ve kardeşlerinin bu haksız ve fazla ödeme talepleri müvekkil şirket tarafından kabul edilmediğini, haksız ve mesnetsiz faturaya itiraz edilmiş ve iade faturası düzenlenerek gönderildiğini, dava dilekçesine bakıldığında. 2 adet fatura düzenlendiği ve bunlar:
14.05.2024 tarihli, ---- numaralı, 86.799,60.-TL bedelli, Kepçe Kira Bedeli, açıklamalı, 30.04.2024 tarihli, ----- numaralı, 125.200,80.-TL bedelli, Kepçe Kira Bedeli, açıklamalı, Faturalar olduğu görülmediğini, ----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----. Sayılı dosyasında ---- adına aynı iş için;
30.04.2024 tarihli, ------ numaralı, 147.600,00.-TL bedelli, Kepçe Kira Bedeli, açıklamalı, faturadan kaynaklı dava görülmediğini, davacının ve diğer kardeşlerinin müvekkil şirket ile yaptıkları sözlü anlaşma gereği 2 kamyon ve 2 kepçe kiralandığını, bu iş için Mart ayı kirası olarak 426.000,00.-TL ödendiğini, Nisan ayında ise 10 gün çalışılmadığını, diğer günler de pazar günleri çalışılmadığını, hal böyle iken Nisan ayında daha az gün çalışılıp daha yüksek miktarda kira bedeli talep edilmesi haksız ve mesnetsiz olduğunu,
davacı haksız ve mesnetsiz olarak çalışmadığı günlerin parasını ve şoförün aylık ücretinin ödenmiş olmasına karşılık mükerrer olarak bunu da faturaya dahil etmiş ve haksız kazanç elde etmek gayretinde olduğunu, çalışmadığı günlerin parasını ve şoföre ödenen aylık ücreti de dahil ederek üstelik anlaşılan aylık kira bedelinin çok üzerinde fazla para tahsil etmek gayretinde olduğunu, davaya konu faturaya itiraz edilmiş olup haksız davanın reddine karar verilmesini, davacının alacak talebi zamanaşımına uğramış olup zaman aşımı itirazımızın kabulü ile davanın reddine karar verilmesini, müvekkilinin hakkında haksız ve mesnetsiz olarak,
olmayan bir borç çıkarılmış ve tahsil edilmek istendiğini, haksız davanın reddine karar verilmesini, haksız ve mesnetsi olarak müvekkil aleyhinde yapılan icra takibi sebebiyle müvekkil lehine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Ticari davalar TTK. 4. maddesinde; mutlak ve nispi ticari dava olarak düzenlenmiştir. Uyuşmazlığın Türk Ticaret Kanunu'nda düzenlenen bir hususa ilişkin olması veya davanın ticaret mahkemesinde görüleceğine dair açık bir yasal düzenlemenin bulunması halinde mutlak ticari dava, her iki tarafın da ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan uyuşmazlıklarda ise; nispi ticari dava sözkoınusu olup, ticaret mahkemesi görev alanı içinde kalacaktır. TTK.'nın 5. maddesine göre.
Asliye Ticaret Mahkemeleri, tüm ticari davalar ile ticari nitelikteki çekişmesiz yargı işleri ile özel kanunlardan doğan özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer dava ve işlere bakmakla görevlidir.Dava, hizmet sözleşmesinden kaynaklı alacak dolayısıyla fatura bedellerinin tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır.
Davacının tacir araştırmasına ilişkin Ticaret Sicil Müdürlüğü, Esnaf ve Sanatkarlar Odası ve Gelir İdaresi Başkanlığına yazılan müzekkerelere yanıt verilmiş olduğu, ilgili müzekkerelerden; davacının ticaret sicil kaydının olmadığı, esnaf kaydının olmadığı, işletme hesabına göre defter tuttuğu 2. sınıf esnaf olduğu bildirilmiştir.Sonuç itibariyle; yukarıda açıklanan sebeplerle davanın Ticaret Kanununda belirtilen işlerden olmadığından mutlak ticari dava olmadığı, gelen cevabi yazılardan davacının tacir olmadığı, her iki tarafı tacir olmadığından davanın nispi ticari dava niteliğinde de bulunmadığı, davanın Ticaret Mahkemesinin bakacağı davalardan olmadığı, Mahkememizin görevsizliği, Asliye Hukuk Mahkemelerinin görevli olduğu tespit edilmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu madde 114/1-c uyarınca görev bir dava şartıdır. Yine aynı kanunun 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında Mahkemece re’sen araştırılması, bulunamadığı takdirde davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğinden Mahkememizin görevsiz olması nedeniyle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 11. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/408, K. 2025/820, 7 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama