KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/178
- Karar No
- 2025/297
- Karar tarihi
- 25 Nisan 2025
Karar Metni
3.327 kelime·17 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/178
KARAR NO : 2025/297
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 21/01/2020
KARAR TARİHİ : 25/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
12.01.2017 tarihinde ------ plakalı taksiye bagaja valizi yerleştirmek üzere olduğu sırada aracın kayması ile rampa aşağı aracın altında 10-15 metre sürüklenerek müvekkilinin ağır bir şeklide yaralandığını, ---- sayılı plakalı araç davalılardan ---- nezdinde ------ nolu poliçe ile Trafik sigortalı olduğunu, ----- Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu Raporuna göre müvekkilinin%09 oranında sürekli malül olduğunu, davadan önce davalılardan ----- başvurulmuş, ancak başvurumuza karşılık ödeme yapılmadığını arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, Trafik kazasında bedensel zarar nedeniyle,
fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, 6100 sayılı yasa'nın 107. maddesine göre ileride belirlenecek olan nihayi zarar miktarına göre artırılmak üzere şimdilik ; her iki davalıdan müştereken ve mütesselsilen geçici ve kalıcı iş göremezlik olarak 200.-TL ve Bakıcı gideri için 100.-TL , sadece davalı ------ olmak üzere tedavi masrafları ve tedavi yol giderleri ile le olarak 2. 400. -TL maddi ta azminatın kusurlu araç faizi ile birlikte tahsiline ---- olmak üzere 40.000.-TL manevi tazminat bedelinin olay tarihinden itibaren Vo12 ticari avans faizi ile birlikte tahsiline,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davacı vekili talep artırım dilekçesinde özetle.
794.256.67.-TL sürekli iş göremezlik bedelinin( sigorta şirketi için 330.000.-TL poliçe limiti ile sınırlı olarak ) davalılardan müştereken ve mütesselsilen 12.01.2017 tarihinden itibaren artan oranlarda avans faizi ile birlikte tahsiline, 1.777.50-TL bakıcı gideri ve 8.424.36-TL geçici iş göremezlik bedelinin davalılardan müştereken ve müteselsilen 12.01.2017 tarihinden itibaren artan oranlarda avans faizi ile birlikte tahsiline, 20.000.-TL belgesiz tedavi yol giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen 12.01.2017 tarihinden itibaren artan oranlarda avans faizi ile birlikte tahsiline,
1.671.71.-TL belgeli tedavi yol giderlerinin davalılardan müştereken ve müteselsilen 12.01.2017 tarihinden itibaren artan oranlarda avans faizi ile birlikte tahsiline,- 40.000.-TL manevi tazminat bedelinin sadece davalı ----- 12.01.2017 tarihinden itibaren artan oranlarda avans faizi ile birlikte tahsiline, karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı asil vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın oluşumunda müvekkile yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, Davacı aracın ticari taksi olması nedeniyle ticari avans faizi istediğini, Bu talebin hukuki bir dayanağı bulunmadığını, Eğer olay ticari bir faaliyet olarak değerlendirilecekse öncelikle davacının ticari alacaklarda zorunlu olan arabulucuk sürecine başvurmaması sebebiyle müvekkil açısında dosyanın usulden reddi gerektiğini, Beli kırılan bir kişinin aynı gün taburcu edilemeyeceği açık olduğunu.
Hastanede sadece birkaç saat tedavi görüp taburcu olan bir kişinin bakıcı parası talep etmesinin bir hukuki dayanağı olmadığını, dava dilekçesinin ekinde sunulan rapor tarafımızca incelendiğinde maluliyet oranı %7 olarak görüldüğünü, Yol ve tedavi giderlerine gelince davacı dosyaya bir çok fatura sunulduğunu Sunulan bu faturalarda müvekkile yüklenebilecek bir külfet bulunmadığını, Manevi tazminat, manevi zararın para ile tazmini hiçbir zaman haksız kazanca ve sebepsiz zenginleşmeye sebebiyet vermemesi gerektiğini, davacı yaşamış olduğu kaza sonucu çektiği acı ve ızdırabı gerekçe göstererek fahiş miktarda manevi tazminat talep ettiğini,
tüm bu nedenlerle ticari taksi işletmeciliği ticari bir faaliyet olduğundan davacının zorunlu ticari arabuluculuk süreci başvurmadan dava açması sebebiyle davanın müvekkil açısından usulden reddine, müvekkil açısından dosyanın esasına girecekse arz olunan nedenlerle haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddi ile yargılama gideri ve vekalet ücretinin de karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.Davalı ---- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle;
davacı taraftan hasar dosyasının tamamlanabilmesi için eksik olan evrakların müvekkil şirkete ulaştırılması istenildiğini ancak eksik evraklar tamamlanmadığını, dava konusu kazada -----plaka sayılı araç, müvekkil nezdinde 10/10/2016-10/10/2017 tarihlerini kapsayan ----- nolu zorunlu mali sorumluluk(trafik) sigorta poliçesi ile sigortalı olduğunu, sigortalının kusuru oranında olmak üzere, bedeni zararlarda poliçede belirtilen azami oran ile sınırlı olduğunu,
teminat limitini bildirmemiz davayı kabul anlamında olmadığını,. manevi tazminat talepleri poliçe teminatı dışında olduğunu davacının müvekkil şirket bakımından manevi tazminat taleplerinin reddi gerektiğini, sgk tarafından rücuya tabi herhangi bir ödemenin ve yahut gelir bağlanıp bağlanmadığının sorulması gerektiğini, sosyal güvenlik kurumu tarafından davacıya ödenmiş veya ödenen rücuya tabi tazminat miktarı tespit edilerek müvekkil şirket tarafından ödenecek tazminattan mahsup edilmesi gerektiğini,
müvekkil şirket poliçe dahilinde davacının tedavi giderlerinden ve tedavi giderleri dönemine ait olduğu yargıtay’ca da kabul edilen geçici iş göremezlik ve bakıcı giderlerinden sorumlu olmadığını, davacının daimi maluliyet durumunun tespiti adına adli tıp kurumu 3.ihtisas dairesi’nden maluliyete ilişkin sağlık raporu alınması gerektiğini, müvekkil şirketin hiçbir mesuliyeti olmamakla birlikte, tazminat hesabı yapılması halinde davacının geliri somut belgelerle ispatlanması gerektiğini, davacının müterafik kusurunun varlığı halinde, bu husus da ayrıca indirim sebebi olduğunu,
kabul anlamına gelmemek kaydıyla sayın mahkemece faize hükmedilecek olması halinde, faiz başlangıcı olarak dava tarihi esas alınması gerektiğini, öncelikle davanın zamanaşımı, husumet yönünden reddine, müvekkil şirket temerrüde düşmediğinden dava tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesine, müvekkil şirket dava açılmasına sebebiyet vermediği için yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan geçici ve kalıcı maluliyetin tazminine tedavi gideri ve manevi tazminata yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. ---- Adli Tıp Kurumu tarafından alınan 30/06/2021 tarihli rapor da özetle.
Sürücü ----- sevk ve idaresindeki otomobili olay mahallinde durdurup araçtan inmeden evvel el frenini nizamlara uygun şekilde çekmesi, yolun eğimli olduğunu dikkate alarak aracını bulunduğu pozisyona ve eğime göre vitese takılı pozisyonda bırakması, gerekli ve yeterli emniyet tedbirleri alarak aracın hareket etmesini önlemesi gerekirken bahsedilen bu hususlara yeterince riayet etmediği, idaresindeki aracı dikkatsizce durdurup ve aracından indikten sonra aracın kendiliğinden harekete geçip geri kayarak aracın arka kısımlarında bulunan davacı yayaya çarptığı kazada Sürücü ---- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu,
davacı yaya----- olay mahalli eğimli sokakta duran aracın arka kısımlarında bagaj yüklemesi için bulunduğu sırada aracın kendiliğinden harekete geçip geri kayarak çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı hususlarını beyan ve rapor edilmiştir.
----- Adli Tıp Kurumu tarafından alınan 06 EYLÜL 2023 tarihli rapor da özetle; davacı ---- tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve ----- sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre. Kas İskelet Sistemi, Tablo 1.3 Kategori II %8, Tablo 1.1 Kategori II %8, Balthazard formülüne göre; %15 olarak tespit edildiğine göre.
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %15 (yüzdeonbeş) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği, Sürekli bakıcı ihtiyacının olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay süreyle bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.----- Adli Tıp Kurumu tarafından alınan 19 TEMMUZ 2024 tarihli rapor da özetle.
Kişinin randevu tarihinde muayene edilmek üzere Kurulumuza başvurmadığı, gönderilen tıbbi belgelerin incelenmesinde yeni bir tıbbi belge eklenmediği, dava dosyasının Kurulumuzca yeniden yapılan değerlendirmesinde mevcut belgelere göre Kurulumuzca düzenlenmiş 28.08.2023 tarih ----- karar nolu mütalaamıza eklenecek veya değişecek bir husus bulunmadığı cihetle;----12.01.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 30.03.2013 tarih ve ----- sayılı ------ Gazetede yayımlanan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu raporları hakkında yönetmeliğe göre.
Kas İskelet Sistemi, Tablo 1.3 Kategori II %8, Tablo 1.1 Kategori II %8, Balthazard formülüne göre; %15 olarak tespit edildiğine göre.
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %15 (yüzdeonbeş) olduğu, İyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 6(altı) aya kadar uzayabileceği, Sürekli bakıcı ihtiyacının olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 1 (bir) ay süreyle bir başkasının yardımına gereksinim duyabileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir. ---- Üniversitesi ------ Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı/Kliniği tarafından alınan rapor da özetle.
12.01.2017 tarihinde trafik kazası geçirdiği bildirilen davacı----- hakkında düzenlenen belgelerin tetkikinde saptanan “T12 vertebrada anteriorunda yaklaşık -----yükseklik kaybı” arızasının. 30.03.2013 tarihli “Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporu Hakkındaki Yönetmelik” hükümlerine göre hesaplandığında.
Kas-İskelet sistemi bölümü, Omurgaya ait sorunlar, Yaralanma Modeli başlığının altındaki Tablo 1.3 ün Kategorisine göre hesaplandığında 08 engel oranı olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; dava konusu trafik kazasının 12/01/2017 tarihinde yani 04/04/2015 tarihli ----- sayılı kanun değişikliğinden sonra meydana gelmiş olduğu, söz konusu kanun değişikliğinin halen yürürlükte olduğu,
bu nedenle söz konusu değişikliğe göre “Genel Sağlık Sigortalısı sayılanlar için belirlenen sağlık hizmetleri “geri ödeme usul ve esasları çerçevesinde", başka bir ifadeyle -eğer mevzuata göre SGK tarafından ödeme yapılması gerekiyor ise- Sağlık Uygulama Tebliği hükümleri doğrultusunda Tebliğe ekli listelerde belirlenmiş olan resmi fiyatlar üzerinden karşılanması gerektiği, bu meblağı aşan miktardan kusurluların —kusurları oranında- müştereken ve Müteselsilen sorumlu oldukları,
Dava konusu olayda sağlık ödemeleri SGK tarafından yapılmış olduğundan adı geçen Kurum'un kanunun üzerine yüklediği yükümlülüğü yerine getirdiği ve davacıya ayrıca bir borcunun bulunmadığı, TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, Davadışı SGK tarafından davacıya Geçici veya Sürekli İş Göremezlik ödemesi yapılmadığı tespit edilmiş olup, yukarıda inaden davacının hesaplanan Geçici ve Sürekli İş Göremezlik zararından bu yönde herhangi bir tenzil yapılmadığı, yerleşik Yargıtay kararlarına göre Dökümü yukarıda verildiği üzere, sürücünün %100 kusurlu olduğu dikkate alınarak,
belgeli sağlık giderleri toplamının faizi hariç 1.006,50 TL * 400,00 TL * 42,09 TL - 1.448,59 TL olduğu, Sürücünün %100 kusurlu olduğu dikkate alınarak, belgeli ulaşım giderleri toplamının faizi hariç 223,12 TL olduğu, Sürücünün %100 kusurlu olduğu dikkate alınarak, davacının 1 aylık evde bakım giderlerinin faizi hariç 1.777,50 TL olabileceği, Davacı taraf, her ne kadar bazı giderlerini belgeleyememiş olsa da konu yukarıda verilen Yargıtay Kararları doğrultusunda ele alınıp değerlendirildiğinde;
muhtemel tıbbi tedavi, kullanılması muhtemel tıbbi malzeme, rehabilitasyon, iyileştirme ve tedaviler için 20.000,00 TL'nin tedavi masrafı olarak belirlendiği, Davacı ------ hesaplanan.
Geçici İş Göremezlik zararının 8.424,36 TL, Yargıtay kararlarına istinaden, kaza tarihi itibariyle cari Tedavi Giderleri, Geçici İş Göremezlik Zararı ve Geçici Bakıcı Gideri zararlarının karşılanacağı Kişi Başı Tedavi ve Sağlık Giderleri Teminatı 330.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemleri toplamı yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, Sürekli İş Göremezlik zararının 794.256,67 TL olduğu, Yargıtay kararlarına istinaden kaza tarihi itibariyle cari olan ve Sürekli İş Göremezlik zararının karşılanacağı Kişi Başı Ölüm ve Sakatlanma Tazminatı Limitinin 330.000,00 TL olduğu,
bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının 464.256,67 TL olduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu,
öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ----- 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş,
Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu;
böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.
Yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.
Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.
Maluliyet raporuna göre davacının davaya konu kaza sebebiyle, kişinin tüm vücut engellilik oranının %15 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 6 (altı) aya kadar uzayabileceği, davalının maliki olduğu ----- sayılı plakalı araç sürücüsü dava dışı ----- sevk ve idaresindeki otomobili olay mahallinde durdurup araçtan inmeden evvel el frenini nizamlara uygun şekilde çekmesi, yolun eğimli olduğunu dikkate alarak aracını bulunduğu pozisyona ve eğime göre vitese takılı pozisyonda bırakması,
gerekli ve yeterli emniyet tedbirleri alarak aracın hareket etmesini önlemesi gerekirken bahsedilen bu hususlara yeterince riayet etmediği, idaresindeki aracı dikkatsizce durdurup ve aracından indikten sonra aracın kendiliğinden harekete geçip geri kayarak aracın arka kısımlarında bulunan davacı yayaya çarptığı kazada dava dışı sürücü ------ %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya -----olay mahalli eğimli sokakta duran aracın arka kısımlarında bagaj yüklemesi için bulunduğu sırada aracın kendiliğinden harekete geçip geri kayarak çarpmasına maruz kaldığı olayda atfı kabil kusuru bulunmadığı anlaşılmıştır.
TRH-2010 Yaşam Tablosu kullanılarak Progresif Rant Yöntemine göre hesaplama yapıldığı, davadışı SGK tarafından davacıya Geçici veya Sürekli İş Göremezlik ödemesi yapılmadığı tespit edilmiş olup, yukarıda inaden davacının hesaplanan Geçici ve Sürekli İş Göremezlik zararından bu yönde herhangi bir tenzil yapılmadığı, yerleşik Yargıtay kararlarına göre Dökümü yukarıda verildiği üzere, sürücünün %100 kusurlu olduğu dikkate alınarak, belgeli sağlık giderleri toplamının faizi hariç 1.006,50 TL * 400,00 TL 42,09 TL - 1.448,59 TL olduğu, dava dışı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu dikkate alınarak,
belgeli ulaşım giderleri toplamının faizi hariç 223,12 TL olduğu, Sürücünün %100 kusurlu olduğu dikkate alınarak, davacının 1 aylık evde bakım giderlerinin 1.777,50 TL olabileceği, davacı taraf, her ne kadar bazı giderlerini belgeleyememiş olsa da muhtemel tıbbi tedavi, kullanılması muhtemel tıbbi malzeme, rehabilitasyon, iyileştirme ve tedaviler için 20.000,00 TL'nin tedavi masrafı olarak belirlendiği, davacı ----- hesaplanan; geçici iş göremezlik zararının 8.424,36 TL, tedavi giderleri, geçici iş göremezlik zararı ve geçici bakıcı gideri zararlarının karşılanacağı kişi başı tedavi ve sağlık giderleri teminatı 330.000,00 TL olduğu,
bu zarar kalemleri toplamı yönünden teminat limitini aşan zararının olmadığı, sürekli iş göremezlik zararının 794.256,67 TL olduğu, davaya konu poliçenin kişi başı ölüm ve sakatlanma tazminatı limitinin 330.000,00 TL olduğu, bu zarar kalemi yönünden teminat limitini aşan zararının 464.256,67 TL olduğu anlaşılmakla usul ve yasaya uygun bilirkişi raporları hükme esas alınarak kalıcı ve geçici iş göremezlik talebinin kabulüne, tedavi giderleri yönünden belgesiz tedavi giderleri yönünden kabulüne belgeli tedavi giderleri yönünden davalılardan talep edemeyeceğinden pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine, karar vermek gerekmiştir.
Davacının davalı sigorta şirketine usulüne uygun olarak başvuruda bulunmadığı gözetilerek dava tarihi itibariyle temerrüte düştüğü kanaatiyle dava tarihi itibariyle faiz işletilmiştir.TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır.
Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. O halde, tazminatın miktarı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerektiği kadar olmalıdır. Hakim, bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Manevi tazminat takdir edilirken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmedilmesi gerekmektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda, tüm dosya kapsamı ile ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, olayın ağırlığı, olay tarihi ve tarafların karşılıklı kusur durumları göz önünde bulundurularak, davacının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabul 40.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek( kazaya karışan aracın ticari taksi olduğu gözetilerek) avans faizi ile birlikte alınarakdavalı ------ alınarak davacıya ödenmesine, karar vermek gerektiği kanaatine ulaşılmış, aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/178, K. 2025/297, 25 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama