İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/272 K.2023/847

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2020/272Karar2023/847Tarih30 Kasım 2023Okuma11 dk · 2.185 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/272
Karar No
2023/847
Karar tarihi
30 Kasım 2023
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.185 kelime·11 dk okuma·8 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/272

KARAR NO : 2023/847

DAVA

Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

DAVA TARİHİ : 30/01/2020

KARAR TARİHİ : 30/11/2023

Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili davacıların Muris----- mirasçıları olduğunu, davacıların Murisin Ticari Defter kayıtlarında yaptıkları incelemelerden Davalı taraftan taşıma sözleşmesine mukabil bir kısım alacaklarının bulunduğunun anlaşıldığını, davalı şirketten ticari faaliyetlerin bakiyesi otlarak 3.225,00 USD” nin davalı tarafından ödenmediğini ve arabuluculuk görüşmelerinin de anlaşmazlıkla sonuçlandığını, davalı tarafın murisin 23.03.2019 vefat tarihinden önce murise hitaben 21.03.2019 T. ---- Nolu,

1.210,00 USD ce 21.03.2019 ----Nolu 910,00 USD Tutarlı İade Faturalarını keserek keşide etmiş olduğunu,----Mezkür Faturaların murisi muhatap alarak düzenlenmiş olduklarını, söz konusu faturaların müvekkilince kabul edilmeyerek 11.04.2019 Tarihli üst yazıyla iadeli taahhütlü mektup aracılığıyla davalıya iade edildiğini, taraflar arasında yapılan taşıma sözleşmesi sonrasında davalı tarafın buna ilişkin olarak iade faturası kesmesinin hukuka uygun olmadığını, yapılıp biten bir işle ilgili olarak davalı tarafından iade faturası kesilmesinin işin mahiyetine ters düştüğünü,

ticari defter kayıtlarında dava konusu yapılan 3.225.00 USD bakiyenin gözükmekte olduğunu, 2018-2019 yılı ticari defterleri incelendiğinde haklılıklarının ortaya çıkacağını iddia ederek, davalının Taşıma Sözleşmesi nedeniyle Müvekkile olan 3.225,00 USD Borcunun fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, Yargılama Giderleri ve Vekalet Ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacılar davasının haksız ve dayanaksız olduğunu, davalıların Murisi -----müvekkili şirketin müşterilerine ait Parsiyel malların U.

Arası Karayolu ile---- taşımasını yaptığı, ---- Plakalı araçla yapılan taşıma için 07.01.2019 Tarihinde sözleşme yapılmış olduğunu, Sözleşmeye göre aracın en geç 24.01.2019 Tarihinde malları teslim etmesi gerekirken ancak 05,03.2019 tarihinde varış yerine gidebilmiş ve bu geç taşıma nedeniyle zarar meydana gelmiş olduğunu, Müşterilerin zararlarını müvekkili şirkete yansıtmış olduklarını, ---- Plakalı araçla yapıları taşıma için 07.01.2019 Tarihinde sözleşme yapılmış olduğunu, Sözleşmeye göre aracın en geç 29.01.2019 Tarihinde malları teslim etmesi gerekirken ancak 14.03.2019 tarihinde varış yerine gidebilmiş olduğunu,

her iki aracın geç gitmesi sonucunda Lokum gibi bir kısım malların bozulmuş olduğunu, bir kısım malları alıcıların dahi teslim almadığını ve zararlarını müvekkili şirkete yansıttıklarını,-----Adlı Müşterinin ----- adlı Müşterinin 352.-EURO (500.-USD), ------adlı Müşterinin 370.-USD,---- adlı Müşterinin 500.-USD, -----100.-USD zarar kalemlerinin daha fazla olduğunu, Taşıyıcı Davacının tüm bu zararlardan sorumlu olduğunu, 28.02,2019 Tarihli Sözleşme ile -----Plakalı araçlarla yapılan taşımada davacı tarafından araç şoförüne ödeme yapılmaması nedeniyle araç şoförü tarafından para almadan malların teslim edilmediğini,

bu nedenle beş gün gecikme yaşandığını ve taşıma bedeli tam olarak ödenmiş olmasına rağmen araç şoförü-----toplam 1.105,00 USD ödeme yapıldığını, fazladan ödenen bu paranın davacıdan kesildiğini, zarar nedeniyle davacıya iade faturası kesildiğini, murisin sağlığında bu durumun konuşulduğunu ve mutabık kalınarak iade faturası kesildiğini, taşıma karayolu ile Uluslararası taşıma olduğundan CMR Hükümleri uygulanacağını ve CMR 23/5 ve diğer ilgili maddelerdeki koşulların oluşmuş olduğundan müvekkili şirketin davacıya borcu bulunmadığını beyanla davanın reddini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:

Dava hukuki niteliği itibariyle taşıma sözleşmesine istinaden taşınan emtianın hasarı nedeniyle talep edilen alacak davasıdır.Taraflar, ----ile ----- taşıyan) arasında 28.02.2019 tarihli, ----- 6000(---- araç) USD karşılığı ----- araç ile yapılacak karayolu eşya-emtiataşımasına ilişkin Ter Tedarik Sözleşmesi akdedildiği; ---- (taşıyan), ---- (taşıtan) 28.02.2019tarih,----- Sıra No.lu -----nakliyesi açıklamalı6000 (Altıbin) USD bedelli navlun faturası düzenlediği.

Dolayısıyla taraflar arasında tek seferlik bir taşıma sözleşmesinin kurulduğu tespit edilmiştir. Uluslararası karayolu eşya-emtia taşımacılığında yasal mevzuat ve ÇMR Konvansiyonukapsamında değertendirme;Uluslararast yasal düzenlemeler, Birleşmiş Milletlerin 1956 - yılındaki “KarayoluylaUluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesine İlişkin Anlaşma” ---- CMR) olarak bilinen sözleşmeyle yapılmıştır.CMR Anlaşması,

bir malın ulustararası taşınmasında göreceği zarar, ziyan, kayıp vegecikmelerden gönderici, taşıyıcı ve alıcı arasındaki sorumlulukları saptayan, yükümlülükleribelirleyen, Birleşmiş Milletlerin yönetim ve gözetiminde uygulanması sağlanan çok uluslu bir anlaşmadır.CMR Anlaşmasına taraf ülkelerden birine (varış veya çıkış noktası) eşya taşınması hatlinde,diğer ülke konvansiyona tar olsun veya olması, taşıyıcının milliyetine bakılmaksızınanlaşmada öngörülen ve taşıyıcıya yüklenen yükümlülükler geçerlidir.Türkiye, CMR Anlaşması'na 1993 yılında 14.12,1993 tarih ve ---- sayılı ---- deyayımlanan --- sayılı yasa ile taraf olmuştur.

Türkiye'de karayoluyla eşya taşımasına ilişkinsorumlulukları belirleyen kendi iç hukukuna ait düzenlemeler ise, 10,07.2003 tarih ve 4925sayılı Karayolu Taşıma Kanunu tarafındarı belirlenmiştir.

Uyuşmazlığa konu davada, taşıtan ve taşıyan arasında akdedilen bir araç tedarik sözleşmesi bağıtlandığı ve taşımayı üstlenen taşıyıcının da taşıtana navlun-faturası düzenleyerek Türkiye'den ----yapılan eşya taşımasını gerçekleştirmiş olması nedeniyle CMR Konvansiyonu kapsamında olduğu,

bu bakımdan Konvansiyon hükümleri çerçevesinde değerlendirilmesi gerekecektir.CMR Anlaşması 1. Maddesi gereğince anıtlan sözleşeme, yükleme yeri ile teslim için belirlenen yerin en az biri akit ülke olması halinde, tarafların ikametgahı ve milletine bakılmaksızın ücret karşılığında yüklerin taşıt ile karadan taşınmasına ait her sözleşme için uygulanacaktır.Olayımızda tartışılan uluslararası karayolu taşıma işinin tabi olduğu CMR Konvansiyonu`nun --- 04.01.1995 tarih ve ---- sayılı----- yayımlanan “Uluslararası Eşya Taşıma Sözleşmesi Hakkındaki Anlaşma`nın”) uygulanması bakımından taşıyıcı çalıştırdığı kişilerin

ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasında hareket ve ihmallerinden (CMR md.3) ; keza taşımayı yapmak için kullandığı kusurlu taşıtlardan, bu taşıtı kiraladığı kişinin veya vekilinin yahut ta çalışanlarının hata ve/veya ihmallerinden dolayı (CMR md.17/3) sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumludur. Ayrıca taşıyıcı (ister

belli bir ücret karşılığında yükü kendi taşısın, ister olayımızda olduğu gibi bir alt taşıyıcıya taşıtsın); Konvansiyonda öngörülen sorumluluk sistemine göre, taşıdığı (ya da alt taşıyıcıya taşıttığı) eşyayı varma yerinde “teslim aldığı haliyle” alıcısı emrine veya onun temsilcisine teslim borcunu üstlendiği gibi yükün güzergâh üzerinde yaptığı aktarmalar dâhil olmak üzere taşıma süresi içerisinde eşyayı gözetim

sorumluluğunun da altındadır ve kural olarak yükleme yerinden varış mahalline kadar taşıdığı eşyaya gelecek zarardan/hasardan/kayıptan mesuldür (CMR md.17/1).

Hal böyle olmakla birlikte, ister üst taşıyıcı (somut olay bakımından davalı) taşıma sorumluğunu üstlendiği eşyayı kendi taşısın, ister alt taşıyıcıya (olayımızda davacıların murisine) taşıtsın,taşınan eşyada “ziya ve hasar” oluşmasından doğan sorumluluk ile “taşımanın geç yapılmasından” kaynaklanan sorumluluk birbirinden farklı kavramlar olduğundan; bu sorumluluklar (tam metni dava dosyasına sunulan) CMR Konvansiyonu`nun ayrı maddelerinde açıklanmış ve hüküm altına alınmıştır;

dolayısıyla da somut olayda Konvansiyon`un,“taşıyıcının gecikmesi halinde üzerine düşen mesuliyeti düzenleyen hükümlerinin” (özellikle de CMR. md.19, CMR md.23/5 ve CMR md.30/3`deki düzenlemelerin) gözetilmesi yerinde olacaktır.Bu bağlamda CMR Konvansiyonu’nun 19. Maddesi “Yük kararlaştırılan zaman limiti içinde teslim

edilmemiş ise veya kararlaştırılmış zaman limiti olmadığı hallerde, taşımanın normal süresi ve özellikle parçalı yüklerde tüm yükü bir araya getirmek için gerekli zaman, gayretli bir taşımacıya gerekli zamanı geçiyorsa teslimde gecikme var demektir.” şeklinde düzenlenmiş olup;23/5.maddesi de “gecikmenin zarara neden olması halinde taşıyanın navlun ücretiyle sınırlı olarak sorumlu bulunduğunu” hükme bağlamıştır. CMR sisteminde (taşımacılar, alt/üst taşıyıcı olarak CMR

Md.40 hükmüne göre kendi aralarında bağlayıcı bir takım şartları keza araçların serbest süre dışındaki bekleme ücretlerini kararlaştırabilseler de) gönderen ile taşıyıcının (olayımızdaki taşıyıcılar ile dava dışı gönderen ya da alıcının) kendi

aralarında gecikmeye yönelik ayrıca bir “cezai şartı” kararlaştırmış olması ve bu şarta göre navlun ücretinden kesinti yapılması ise (somut olayda bu yönde bir anlaşmanın varlığı öne sürülmemiş olmakla birlikte; olsa bile)

“tarafların borçlarının ağırlaştırılamayacağı ilkesine ters düşeceğinden” CMR Konvansiyonu’nun 41.maddesi hükmü nazarından “geçersizlik yaptırımı” ile karşılaşır. CMR Konvansiyonu`na bağlı uluslararası kara yolu taşımalarında, taşıma işi gecikmeli de olsa gerçekleştirilmiş ise (ki somut olayda gerçekleştirilmiş olduğu çekişmesizdir) navlun ücretinden kesinti yapılamayacak; “gecikmenin zarara sebep olduğunun kanıtlanmış olması şartına bağlı olarak” (taşıyıcının CMR md.29`a göre mesuliyetine sınırlama getiren haklardan istifade edemeyecek seviyede ağır

kusurlu olmadığı durumlarda ki olayımızda davacının ağır kusurlu olduğuna dair bir iddia öne sürülmüş değildir)taşıyıcının navlun ücretini geçmemesi kaydıyla CMR md.23/5 hükmüne göre “tazminat ödemesi” gündeme gelebilecektir. CMR Konvansiyonunda, taşıyıcının gecikme halinde, “hak sahibinin” zarar ve ziyanın bundan ileri geldiğini kanıtlaması şartına bağlı olarak, taşıma ücretiyle sınırlı kalmak kaydıyla sorumlu tutulabileceği zararın niteliği ve niceliği özel olarak

düzenlenmediğinden, gecikmeden doğan fiili zarar tespitinin; “şayet gecikme olmasaydı taşınan eşya üzerinde hak sahibi olanın” malvarlığının bulunacağı durum ile “geç teslim sonrasında bulunduğu durum arasındaki negatif farkın” baz alınarak yapılması mümkündür. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu ve 6925 sayılı Karayolu Taşıma Kanunu hükümleri yürürlükte ise de uluslararası taşımalar için yürürlüğe giren ve bir iç hukuk kural: haline gelen CMR Konvansiyonu'nun öncelikli olarak uygulanması gerekecek, ancak Konvansiyonda yer almayan bazı hükümler yönünden iç hukuk kuralları uygulama alanı bulacaktır.Dava konusu taşıma uluslararası karayolu taşıması olduğu için 2 tarafta uyuşmazlık çözümünde CMR Konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı konusunda hem fikirdir.

Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkememizce aldırılan 14/01/2021 tarihli bilirkişi raporu ile özetle;

uyuşmazlığa konu davada CMR Konvansiyon hükümlerinin uygulama alanı bulacağı, davacının mirasçılarının taşıyıcının taşıdığı emtia-eşyaya karşı özen borcunu göstermek suretiyle edimini ifa ettiğini, davalı taşıtanın savunma dilekçesindeki iddiasını ispatla mükellef olduğu ve buna bağlı olarak taktir mahkemeye ait olmak üzere davacı kayıtlarında yer almayan ve toplam tutarı 2.120 USD olan davalı iade faturalarının düzenlenmesindeki haklılığın davalı yanca ispata muhtaç olduğu,

keza davacı kayıtlarında yer almayan mutabakatsızlık tespitinde kalem kalem açıklanan 31/01/2019 tarihli muhtelif sigorta ödemesi açıklamalı 6 adet dayanağı sunulmayan (40.-USD x 6) 240 USD ve 17/01/2019 tarihinde ----- açıklamalı ancak dayanağı bulunmayan 35.-USD' lik işlemlerin davalı yanca ispata muhtaç olduğu,---- adına yapılan ve dosyada isim/imza ihtiva eden makbuz örnekleri yer alan toplam 1.105 USD ödemelere ilişkin taktirin mahkemeye ait olduğu,

toplam tutarı 3.500 USD olan ispata ve taktire muhtaç işbu kalemler haricinde davalı şirketin davacı şirkete açık cari hesaba dayalı 147,77 USD borcu bulunduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememizce aldırılan 14/06/2021 tarihli ek bilirkişi raporu ile kök rapordaki görüşlerin değişmediği kanaati bildirilmiştir.Mahkememizce aldırılan 03/03/2022 tarihli bilirkişi raporu ile uyuşmazlığa konu davada somut olay bakımından, davacı taşıyıcı ile davalı taşıtan arasında akdedilen ‘Tır Tedarik Sözleşmeleri’ kapsamında, davacı taşıyıcının geçici zilyetliğinde taşıdığı emtia-eşyaları ----- yerleşik dava dışı muhtelif alıcı firmalara gecikmeli teslim ettiğine ilişkin somut bir bilgi ve belgeye rastlanılmadığı,davalı vekili tarafından dosyaya sunulan dokümanlarda, davalı firmanın-----yerleşik acente olarak hizmet aldığı sanılan -----

ile alıcı ------- firmalarının taşımada meydana gelen gecikmelerden kaynaklanan ceza

uygulama taleplerinin, davacı taşıyıcının taşıdığı emtia-eşyaları gönderilen alıcılarına geç teslim ettiğine dair somut bilgi olarak, CMR-Taşıma Belgeleri üzerinde ihtirazı kayıt, çekince notu tespit edilemediği yanı sıra taşıyıcı ile alıcıların teslim tesellüm esnasında müştereken düzenlenmiş bir Tutanak/Tutanaklar ile de tespit edilmiş herhangi bir somut belgeye dayanmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememizce aldırılan 01/02/2023 tarihli bilirkişi raporu ile davacı tarafın davalıdan talep edebileceği uluslararası karayolu taşıma işinin navlun ücretinden kaynaklanan “2.120,-USD” alacağının bulunduğu,3.225,-USD. tutarındaki alacağın tahsilini teminen ikame edilmiş olan işbu davanın kısmen kabulü halinde, davacı tarafın hükmolunacak alacağına, miktarı infaz aşamasında belirlenmek üzere dava tarihinden itibaren (her ne kadar CMR Md. 27`de hak sahibine ödenecek

“tazminat” için yılda % 5 üzerinden faiz öngörülmüş ise de; derdest davada hak sahibine ödenecek hasar tazminatı değil navlun ücretinden kaynaklanan ticari alacak tartışıldığından, %5 maktu faiz yerine), talep paralelinde 3095 SK.

Md.4/a`ya göre döviz faizi de yürütülebileceği,diğer hususlarda daha önce hazırlanan kök ve ek raporlarda yapılan değerlendirme ve tespitlerde değişikliğe gidilmesine gerek olamadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Teslim anında hasarın tespit edilerek CMR senedi üzerine şerh düşüldüğü ve dolayısıyla davalı taşıyıcının hasardan haberdar olduğu,

bu durumda ayrıca ihbar şartının aranmasına gerek olmadığı sonucuna varılmıştır.Somut olayda 01/02/2023 tarihli ve diğer bilirkişi raporlarındaki tespitte, Davalının kendisine yansıtılan bedellere veya (500,-USD'lk) gecikme cezasına dayanarak(ya da taraflar arasında münakit 07.01.2019 tarihli ----- plakalı araç için 12-14 gün transit sürelitüm masraflar dâhil 6.400,-USD navlun bedelli ve ---- plakalı araç için tüm masraflar dâhil 12-14gün transit süreli 6.000,-USD navlun bedelli ve/veya 28.02.2019 tarihli ------ plakalı araç için tmmMasraflar dâhil 12-13 gün transit süreli 6.000,-USD navlun bedelli TIR Tedarik Sözleşmesine göre veya

davalıtarafın ----- plakalı araçlardaki gecikmeyle- ilgili olarak gönderdiği15.02.2019 tarihli bir yazıdan hareketle) “niteliği ve niceliği belli olmayan zarar karşılığı” için (sırfbildirim gönderildiği için), fiilen icra edildiği çekişmesiz olan uluslararası kara yolu taşımanın taşımaların navlun ücretinden kesinti yapmasının yerinde olmayacağı,Bu nedenle de, davacı taraf murisinin davalı adına ----- plakalı aracın -----nakliye bedeli açıklamasıyla 28.02.2019`da düzenlediği 6.000,-USD. bedelli faturadan (veya cari hesap bakiyesinden) kaynaklanan alacağın;

----- plakalı araç sürücüsüne ödendiği belgelenen (03.04.2019`da 605,-USD. ve 21.03.2019`da 500,-USD olmak üzere toplam) 1.105,-USD. dışında kalan kısmının (derdest davaya konu edilen miktar üzerinden 3.225,-USD. olarak olmasa da) davalı taraftan (3.225 - 1.105=) 2.120,-USD. olarak talep edilebileceği, Davacı tarafın davalıdan talep edebileceği uluslararası karayolu taşıma işinin navlun ücretinden kaynaklanan “2.120,-USD” alacağının bulunduğu,tespit edilmekle 01/02/2023 tarihli bilirkişi raporu ve çelişmeyen diğer bilirkişi raporları hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın Kısmen KABUL Kısmen REDDİ ile

1-2.120 USD nın dava tarihinden itibaren 1 yıl vadeli USD cinsi mevduata devlet bankalarının uyguladığı en yüksek faiz oranının uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 863,15 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 326,61 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 536,54 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 54,40 TL başvurma harcı, 326,61 TL peşin harç olmak üzere toplam 381,01 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

4-Davacı tarafından yapılan 4.100,00 TL bilirkişi ücreti, 190,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.290,00 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %65,74 oranında olmak üzere 2.820,25 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

5-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 12.635,20 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

7-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 6.585,80 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,

8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davanın kabul ret oranı gözetilerek 1.025,54 TL tutarlı kısmının davalıdan, bakiye 534,46 TL tutarlı kısmının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin e-duruşma vasıtası ile yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/272, K. 2023/847, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2020/272
  4. Karar No : 2023/847
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 30/01/2020
  7. Karar Tarihi : 30/11/2023
  8. Dava
  9. Cevap
  10. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/272
Karar No
2023/847
Tarih
30 Kasım 2023

İlgili Kararlar

  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/274 K.2023/1970
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/275 K.2023/655
  • İstanbul Anadolu 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2020/278 K.2023/318
  • İstanbul 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/278 K.2023/820
  • İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/279 K.2023/778
  • İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/281 K.2023/2052

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.