KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/40
- Karar No
- 2024/266
- Karar tarihi
- 28 Mart 2024
Karar Metni
1.584 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/40
KARAR NO : 2024/266
DAVA
Menfi Tespit (Ticari Satıma Konu Malın İadesi)
DAVA TARİHİ : 29/02/2016
KARAR TARİHİ : 28/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari Satıma Konu Malın İadesi) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 11/11/2010 tarihli ----- Bayilik Sözleşmesi ve 28/02/2011 tarihli Akaryakıt Bayilik Sözleşmesi akdedildiği,taraflar arasında akdedilen sözleşmelerin, aralarındaki pazarlık neticesinde sonuçsuz kaldığını ve 28/02/2016 tarihi ile sona erdiğini, davalı şirkete sözleşmeler nedeniyle 400,000 TL’lik ipotek teminatı ve 50.000
TL’lik teminat mektubu verildiğini, davalının kendisine cezai şart dayatması olduğunu, ancak davalıya ticari veya cezai bir borcun olmadığını, cezai şartın yargılama konusu olduğunu, cezai şart olsa bile davalının elinde 400.000 TL’ lik ipotek teminatı bulunduğunu iddia ederek, bu nedenlerle; davalıya verilen 50.000 TL’lik teminat mektubundan borçlu olmadığının tespitine, teminat mektubunun davalıdan alınarak kendisine verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinden özetle; davacı ile davalı müvekkili şirket arasında akdedilmiş olan sözleşmenin "ihtilafların hali" başlıklı 20. Maddesinde, sözleşmenin uygulanmasından doğacak ihtilafların ----- Mahkeme ve İcra Dairelerinde (---- -- Mahkemeleri ve İcra Daireleri) görüleceği kararlaştırılarak yetki sözleşmesi yapıldığını, dosyanın ---- - Mahkemelerine gönderilmesini, ----ait 22/11/2010 tarihli ve -----seri nolu ve ----- sayılı 50.000 TL tutarındaki banka teminat mektubu üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılmasını, davanın reddi ile ücreti vekaletin ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava; taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davacı tarafından, davalıya verilen teminat mektubunun iadesi ve davalının haklı bir sebep olmaksızın teminat mektubunu iade etmekten kaçınması nedeniyle teminat mektubundan borçlu olmadığının tespitine, teminat mektubunun davalıdan alınarak kendisine verilmesini talep ve dava etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sırasında, taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri olduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce talimat yolu ile aldırılan 14/11/2020 tarihli bilirkişi raporu ile davacı defterlerine göre 31.12.2015 tarihi itibariyle davalının, davacıdan 56.491.- TL Alacaklı olduğu görülmüş, Davacının defterlerinde miktar itibariyle kayıt tutulmadığından kotaların tamamlanıp tamamlanamadığı tespit edilememiş, cezai şart miktarı yönünden bir hesaplama yapılamadığı,
davacıya ait defterlerde ipotek teminatına, teminat mektubuna ve gayri maddi hak'ka ait bir muhasebe kaydını rastlanamadığı sonucu bildirilmiştir.Mahkememizce itirazlar üzerine talimat yolu ile aldırılan 16/04/2022 tarihli bilirkişi ek raporu ile davacı defterlerine göre ticari ilişkinin son bulduğu 08.04.2016 tarihi itibariyle davalının, davacıdan 69.105,76.- TL Alacaklı olduğu, 31.12.2016 tarihine kadar başka bir hareket olmadığı, 31.12.2016 tarihinde nakit ödeme kaydı yapılmak suretiyle hesabın kapatıldığı,
31.12.2016 tarihi itibariyle tarafların birbirinden herhangi bir alacak yada borcunun bulunmadığı görülmüş, davacının defterlerinde miktar itibariyle kayıt tutulmadığından kotaların tamamlanıp tamamlanamadığı tespit edilememiş, cezai şart miktarı yönünden bir hesaplama yapılamamış, davacıya ait defterlerde ipotek teminatına, teminat mektubuna ve gayri maddi hak'ka ait bir muhasebe kaydına rastlanamadığı sonucu bildirilmiştir.Mahkememizce aldırılan 15/04/2021 tarihli bilirkişi raporu ile tafsilen arz edilen hususlar nedeniyle, takdiri Mahkemeye ait
olmak üzere,davacının 2015 ylı defterlerine göre Davalının 56.491,00 TL’lk
alacağının olduğu ancak 2016 yıl ı defterlerinin incelemesinin yapılmadığının
belirlendiği, Diğer taraftan davalı defterlerinde 29.02.2016 dava tarihi
itibari ile davacının borcunun 26.662,67 TL’si olduğu ancak iş bu borcun
31.12.2016 dönem sonu itibari ile 8.772,00 TL’si olduğu belirlenmiştir. İş bu
borcun 2017 ve devamında ödenip ödenmediği hususunun dosya kapsamı ve
davalının 2016 yıl ına kadar olan defterlerine göre belirlenemediği,
Davacının davalı taraftan aldığı ---- ve akaryakıtların KG
bazında tablolarının rapor içeriğinde ayrıntı lı olarak sunulduğu, İş bu ürünlerin
sözleşme kapsamında belirlenen miktarlardan az olduğu ve yine sözleşme
kapsamında eksik alınan ürünler ile ilgili cezai şart belirlendiği ,
4- Cezai şart miktarının Sayın Mahkeme tarafından iş bu dava
kapsamında (Cezai şart faturasının dava tarihi itibari i le davalı tarafça davacı
taraf adına düzenlenmediği ayrıca taraflar arasında devam eden 5 yıl lık ticari
ilişki döneminde davalı ----- tarafından davacı şirkete cezai şart ile ilgili
herhangi bir fatura düzenlenmediği dikkate alındığında) değerlendirilmemesi
halinde davalının defterinde 29.02.2016 dava tarihi itibari i le kayıtlı olan
26.662,67 TL’si borçlu olacağı, Bu itibarla teminat mektubu iadesi i le ilgili
hukuki değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 30/03/2022 tarihli bilirkişi ek raporu ile Sayın Mahkemenin 20.01.2022 tarihli duruşma tutanağında
bilirkişiye;Davacı tarafın 2016 yılına ait defterleri de incelenerek davacı
vekilinin itirazları da değerlendirilmek suretiyle inceleme yaparak ek rapor
düzenlenmesi görevi tevdii edildiği, görevi verildiği fakat davacı defterlerinin ----olduğu ve buna ilişkin olarak ----- Asliye Hukuk Mahkemesinin -----
dosyasına 14.11.2020 tarihinde sunulan bilirkişi raporu defter
incelemesinin talimat yoluyla yapıldığının tespit edildiği, bu doğrultuda tarafımızca davacının defterlerinin incelenmesinin mümkün olmadığı,
diğer taraftan davacının itirazlarının kendi kayıtlarına
dayandırdığı, Söz konusu açıklamaların ancak davacının defterlerinin
talimat yolu ile incelenmesi sonucunda ortaya çıkabileceği,
Tarafımızca hazırlanan raporda tüm hesap hareketlerinin
(---- Müşteriler nezdindeki iki hesap ve ---- Satıcılar nezdindeki hesap
hareketleri) rapor içeriğinde yer aldığından söz konusu raporun da
talimat mahkemesine gönderilmek sureti ile var ise farkın neden
kaynaklandığı (taraflarca veya talimat mahkemesi nezdinde davacı
defterlerinin incelenmesi sonucunda) hususunda değerlendirme
yapılmasının yerinde olacağı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 31/10/2022 tarihli rapor ile tafsilen arz edilen hususlar nedeniyle, takdiri Mahkemeye ait olmak üzere, Davacının defterlerinin incelenmes i sonucunda davalı tarafın 29.02.2016 tarihi itibari ile 69.105,76 TL’si asıl alacaklı olduğu, Davacının rapora karşı beyanında davalı tarafa borçlu
olmadığını beyan etmiş olmakla birl ikte kendi yasal defterlerinde de davalının
alacağının kayıtl ı olduğu,Davacının dava tarihi sonrasında 31.12.2016 tarihinde davalı aleyhine kaydettiği 69.105,76 TL’lik nakit ödeme açıklamalı işlem ile ilgili dayanak belgenin dosya kapsamında bulunmadığı,
Bu itibarla kök raporda tarafımızca tespit edilen 26.662,67
TL’lik alacağın davacı defterlerinde de kayıtlı olduğu hatta davacı
defterlerinde davalının 42.443,09 TL fazladan alacağının kayıtlı olduğu ancak
davalı defterlerinde ki davacı lehine olan kayıtlar dikkate alınması
gerektiğinden davalının 29.02.2016 tarihi itibari ile alacağının 26.662,67 TL
olarak kabulünün gerektiği ,İş bu değerlendirmeler nazara alındığında kök rapordaki görüş ve kanaatleri değiştirecek mahiyette yeni bir tespit ve
değerlendirme yapılmasının mümkün olmadığı sonucu bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 11/10/2023 tarihli bilirkişi raporu ile dava dosyasında bulunan bilgi ve belgelerin incelenmesi neticesinde,Davacı kayıtlarında taahhüt yönünden herhangi bir miktar kaydı bulunmaması karşısında davalı kayıtlarında yer alan taahhüt miktarlarının 15.04.2021 tarihli kök rapordaki görüşümüzde herhangi bir değişiklik olmadığı,Somut uyuşmazlıkta cezai şartın ifaya eklenen cezai şart niteliğinde olduğu ve taahhütlere uyulmaması karşısında davalının sözleşme süresi içerisinde herhangi bir çekince konulmadan ifaya uzun süre devam edilmiş olması karşısında borçluda haklı güven oluşmuş olması sebebiyle cezai şart alacağına hak kazanamadığı, ancak
Mahkeme aksi kanaatte ise 15.04.2021 tarihli kök raporda belirtilen miktarlar
üzerinden cezai şart alacağı olduğu,İadesi talep edilen teminat mektubu yönünden nihai değerlendirmenin Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine ulaşıldığı bildirilmiştir.İncelenen tüm dosya kapsamına, tarafların iddia ve savunmaları ve bilirkişi raporlarına göre içeriğine göre;
Taraflar arasında; 28/02/2011 tarihinde 5 yıllık sürede Akaryakıt bayi sözleşmesinin yapıldığı; bu sözleşme kapsamında, davalı tarafından davacıya cari hesaba dayalı akaryakıt ve türevlerinin satışının yapıldığı, davacı tarafından da satın almış olduğu mal karşılığına teminat olmak üzere dava konusu 50.000,00 TL bedelli teminat mektubunun davalıya verildiği; davacının, davalıya teminat mektubunun iadesi hususunda -----. Noterliği'nin 18/02/2016 tarih ----- yevmiye nolu ihtarnamesiyle gönderdiği; davalı tarafından dava konusu teminat mektubunun davacıya iade edilmediği; teminat mektubunun halen davalı nezdinde bulunduğu hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık; taraflar arasındaki sözleşmeye bağlı ticari ilişki kapsamında davacının, cari hesaptan doğan ödenmemiş bakiye borcu ile satış taahhüdünden eksik sattığı ürün karşılığı cezai şart borcunun bulunup bulunmadığı; varsa miktarının ne olduğu ile taraflar arasındaki sözleşme kapsamında davalının dava konusu teminat mektubunu iade etmemekte haklı olup olmadığı, başka bir anlatım teminat mektubunun iadesi koşullarının oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.Taraflar arasındaki uyuşmazlığın çözümü amacıyla yapılan yargılama ve yargılama sırasında bilirkişilerden alınan denetime elverişli rapor içeriklerine göre.
Davacının defterlerinin incelenmes i sonucunda davalı tarafın 29.02.2016 tarihi itibari ile 69.105,76 TL’si asıl alacaklı olduğu, Davacının rapora karşı beyanında davalı tarafa borçlu
olmadığını beyan etmiş olmakla birl ikte kendi yasal defterlerinde de davalının
alacağının kayıtl ı olduğu,Davacının dava tarihi sonrasında 31.12.2016 tarihinde davalı aleyhine kaydettiği 69.105,76 TL’lik nakit ödeme açıklamalı işlem ile ilgili dayanak belgenin dosya kapsamında bulunmadığı,
Bu itibarla kök raporda tarafımızca tespit edilen 26.662,67
TL’lik alacağın davacı defterlerinde de kayıtlı olduğu hatta davacı
defterlerinde davalının 42.443,09 TL fazladan alacağının kayıtlı olduğu ancak
davalı defterlerinde ki davacı lehine olan kayıtlar dikkate alınması
gerektiğinden davalının 29.02.2016 tarihi itibari ile alacağının 26.662,67 TL
olarak kabulünün gerektiği; bilirkişi raporları tarafların dilekçelerindeki beyanları dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde, taraflar arasındaki sözleşme kapsamında dava konusu teminat mektubunun, iadesi koşullarının oluşmadığı, davalı lehine oluşan cezai şart alacağı oluşmadığı; teminat mektuplarının garanti akdi niteliğinde olduğu davacı tarafından davalı aleyhine açılan işbu davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiş olmakla; aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davacının --- - - 22/11/2010 tarihli ----- nolu 50.000.-TL tutarlı teminat mektubu nedeniyle 23.337,77 TL yönünden davalıya borçlu olmadığının tespitine,
2---- - - 22/11/2010 tarihli ----- nolu 50.000.-TL tutarlı teminat mektubunun iadesi talebinin reddine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 1.594,20 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 853,88 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 740,32 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 29,20 TL başvurma harcı, 853,88 TL peşin harç olmak üzere toplam 883,08 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.600,00 TL bilirkişi ücreti, 935,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 4.535,00 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %46,68 oranında olmak üzere 2.116,94 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan 2.000,00 TL bilirkişi ücretinin davada haklı çıktığı %53,32 oranında olmak üzere 1.066,40 TL sinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine, bakiye kısmın davalı üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 17.900,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin e-duruşma vasıtası ile yüzüne karşı kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/40, K. 2024/266, 28 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama