KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/637
- Karar No
- 2024/242
- Karar tarihi
- 22 Mart 2024
Karar Metni
3.616 kelime·18 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2020/637
KARAR NO:2024/242
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:14/08/2020
KARAR TARİHİ:22/03/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı borçlunun müvekkili şirkete olan Cari Hesap alacağına dayanan borcunu ödememesi üzerine ------- Esas sayılı dosyası ile borçlu aleyhine 141.870,66 TL bakiye ile ilgili icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun söz konusu itirazında herhangi bir borcu bulunmadığını, hiçbir belge ve delil göstermeksizin iddia ederek takibin durdurulmasına neden olduğunu, söz konusu icra takibinde sunulan Cari Hesapta ve faturalarda borcun borçluya ait olduğunun tespit edileceğini, borçlunun itiraz etmesinin süreyi uzatmak ve alacağı sürüncemede bıraktığını, dava şartı olan zorunlu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşmaya varılmadığını,
tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirket ile davacı ında ------ tarihli-------------- akdedilmiş bu sözleşme ile davalı şirkete ilgili projenin mutfak mobilyası, iç kapı işi sözleşme detaylı olarak verilmiş birim fiyatlar üzerinden ve yine sözleşme ekinde tarih edilen şartlar çerçevesinde anahtar teslim verildiğini, ayrıca imzalanan sözleşmeler kapsamında davacının eksik teslim, ayıplı ve eksik imalat ile geç teslimden kaynaklı olarak davacı tarafa ----- sayılı icra takibi yapılmış ve davacı tarafın itiraz etmesi üzerine -------- sayılı davası ile devam ettiğini, Takip ve dava konusu olan eksik,
ayıplı işlerin başka bir yükleniciye tamamlatılması nedeniyle davacı firmaya ---------yevmiye muhtıra ile davacı şirketi ihtar ettiklerini, muhtırada davacının ayıplı eksik işini tamamlamak için ilgili firmalara ödenmek zorunda kalınan ----------- bedellerin iadesi hususunu ihtar ettiklerini, her ne kadar davacı cari hesaptan kaynaklı alacak talep etmiş olsa da, müvekkili ile davacı arasında cari hesap sözleşmesinin bulunmadığını, davacının icra takibi ve huzurdaki davada alacağını gerekçelendirip delillendirmediğini, davacı yalnızca kendi kayıtlarını isnat ederek müvekkilin borçlu olduğunu iddia ettiğini,
müvekkilinin usul ve yasaya uygun tutulan ticari kayıt ve belgeleri incelendiğinde davacının mesnetsiz iddialarının bir değeri kalmayacağını, müvekkilinin davacıya borçlu olmadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----- icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.
Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, -------sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan --------- tarihli raporda özetle.
Davacı Şirket tarafından İbraz edilen ------- Ticari Defterlerinden Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir Defterlerinin ----sıra no.lu Elektronik Defter tutulmasına ilişkin Tebliğ kapsamında Elektronik ortamda tutulmuş oldukları, Bu kapsamda tutulan Elektronik defterlerin hesap döneminin ilk ayı ve son ayının beratlarının alınmış olduğu ve Söz konusu beratların açılış ve kapanış onayı olarak kabul edilmesi gerektiği, ----- de içeren beratların tarafımıza sunulduğu, ------- onamalarının da Usul ve yasaya uygun olarak yaptırıldığı,
Davacının sunduğu elektronik defterlerin --------onaylanan beratları ile birlikte Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında geçerli Kanuni Defter olarak kabul edilmesi gerektiği Kayıt nizamı bakımından V.U.K. Md.215-219 Md. İle Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun ve dayanak belgeleriyle uyum içinde oldukları ve birbirlerini teyit ettikleri görülmüş olup, Davacının Ticari Defterlerinin.
TTK md 66 ve 1 no.lu Elektronik Defter ile ilgili tebliğde de ifade edildiği üzere, HMK 222 uyarınca sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu Muavin Hesap Ekstrelerinden görüleceği üzere, Davacı Şirketin davalı Şirketle olan Ticari ilişkisini ve bu ilişkiden kaynaklanan hesap hareketlerini; ----- Hesapları altında kayıt ve takip ettiği, ------ Kodlu Hesapta, Davacı Şirketin Davalı Şirketten 140.668,24 TL Asıl Alacaklı durumda bulunduğu ve bu tutarın davanın dayandığı takibe, itirazın İptali Davasına konu edildiği, ------Kodlu Hesapta, Davacı Şirket ile Davalı Şirket arasındaki Borç/Alacak Bakiyesinin (0) Sıfır olduğu,
SATICILAR/---------Davacı Şirket ile Davalı Şirket arasındaki Borç/Alacak Bakiyesinin Takip/Dava Tarihi itibarıyla (0) Sıfır olduğu Davalı Şirket tarafından İbraz edilen -----------Ticari Defterlerinden Yevmiye Defteri ve Defter-i Kebir Defterlerinin 1 sıra no.lu Elektronik Defter tutulmasına ilişkin Tebliğ kapsamında Elektronik ortamda tutulmuş oldukları, bu kapsamda tutulan Elektronik defterlerin hesap döneminin ilk ayı ve son ayının beratlarının alınmış olduğu ve Söz konusu beratların açılış ve kapanış onayı olarak kabul edilmesi gerektiği, ----- içeren beratların tarafımıza sunulduğu,
-------- onamalarının da Usul ve yasaya uygun olarak yaptırıldığı, davalının sunduğu elektronik defterlerin Başkanlık tarafından onaylanan beratları ile birlikte Vergi Usul Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu kapsamında geçerli Kanuni Defter olarak kabul edilmesi gerektiği, Kayıt nizamı bakımından V.U.K.
Md.215-219 Md. İle Muhasebe Sistemi Uygulama Genel Tebliğlerine uygun ve dayanak belgeleriyle uyum içinde oldukları ve birbirlerini teyit ettikleri görülmüş olup, Davalının Ticari Defterlerinin. TTK md 66 ve 1 no.lu Elektronik Defter ile ilgili tebliğde de ifade edildiği üzere, Nihai Takdiri Yüce Mahkemeye ait olmak üzere HMK 222 uyarınca sahipleri lehine delil niteliğinin bulunduğu Davalı Şirketin incelenen Ticari Defter Kayıtları Muvacehesinde.
Ticari Defter Kayıtlarıyla Uyumlu Muavin Hesap Ekstresinden görüleceği üzere.
Davalı Şirketin Davacı Şirketle olan Ticari ilişkisini ve bu ilişkiden kaynaklanan hesap hareketlerini; ------ Hesapları altında kayıt ve takip ettiği ve listelenen bu hesap muvacehesinde, Davalı Şirketin Davacı Şirketten ------- ASIL Alacaklı durumda bulunduğu tarafların Mutabık olmadıkları, Davacı Şirketin Ticari Defter kayıtları itibarıyla Davalı Şirketten 140.668,24 TL Asıl Alacağının bulunması karşısında, Davalı Şirketin ticari defter kayıtlarında Davalı Şirketin Davacı Şirketten 3.514.572,28 TL Alacaklı olduğu, dolayısıyla taraflar arasında.
(140.668,24 TL * 3.514.572,28 TL-) 3.655.240,52 TL Mutabakatsızlık bulunduğu hesap ve tespit edildiği 655.240,52 TL Mutabakatsızlığı, Hangi tarafın Ticari Defterlerindeki Hangi Kayıtlarına itibar edilebileceği dayanak Belgeleri ile belirlenebilecek /tespit edilecek olup, Mutabakatsızlık yarattıkları listelenen Hesap Hareketlerine ilişkin Hukuki Nitelikli Dayanak Belgelerini (Fatura, Sevk İrsaliyesi, Tahsilat Tediye Makbuzları, vb.) dosyaya sunmaları halinde, Tarafların hangi Kayıtlarına itibar edilebileceğinin, dolayısıyla taraflar arasındaki Borç Alacak İlişkisinin varlığının ve varsa miktarının belirlenerek,
Denetime ve Hüküm Kurmaya elverişli Bilirkişi Raporunun hazırlanabileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir. Bilirkişi tarafından alınan 23/06/2022 tarihli ek raporda özetle. Taraflar arasında Mutabakatsızlığa sebebiyet verdikleri tespit edilen Fatura ve İşlem Kayıtlarından.
Davalı Şirketçe Davacı Şirket adına düzenlenen ve Toplam Tutarı 907.998,61 TL olan Cezai Şart ve Yansıtma Faturaları ile Temlik Konusu yapılan 70.550,00 TL Alacak Temliki hususlarının değerlendirilmesi Uzmanlık alanım dışında kaldığını,
Davacı Şirketçe Davalı Şirket adına düzenlenen ve Davalı Şirketçe Noterlik aracılığıyla iade edilmiş olan KDV dahil 1.418.529,82 TL Toplam Tutarlı 4 Adet Faturanın sadece 39.489,00 TL” lık kısmına itirazları olduğunu belirterek ihtarnameyle Davacı Şirkete iade eden Davalı Şirketin işbu İade gerekçesini somutlaştırarak İade Kalemlerini belirtmesi gerektiği ve kabul edilmediği belirtilen 39.489,00 TL Toplam tutarlı kalemler yönünden haklılığını ispat etmek kaydıyla iade faturası kesilerek Davacı yanca adına düzenlenmiş ve Toplam Tutarı 1.418.529,82 TL olan işbu faturaları davacı alacağı olarak kaydetmesi gerektiği,
Davacı Şirkete iade ettiği 1.418.529,82 TL Toplam tutarlı işbu faturalar ve içeriği mal bedellerinden ve/veya fatura bedellerinden sorumlu tutulabileceği, Davalı Şirketçe Davacı Şirkete iade edilmediği halde kayıtlara alınmayan -------- içeriği malların Davalı Şirkete teslimi Davacı Şirketçe ispata muhtaç olup, İşbu fatura içeriği malların Davalı Şirkete teslimini kanıtlamaya elverişli belgelerin (Sevk İrsaliyesi vb.) sunulması halinde Mutabakatsızlık konusu olan işbu faturanın değerlendirilebileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi tarafından alınan 05/04/2023 tarihli raporda özetle.
Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden.
Davacı şirketin 2018-2019 ve 2020 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davalı şirketin ---------- yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Davacının Alacak Talebi Yönünden: aksi dekont üzerinde belirtilmediği sürece kural olarak bir ödemenin mevcut bir borcun ödemesi için yapıldığı, bu kurala göre, davacı şirketin defterlerinde, sondan geriye doğru gidildiğinde, takip konusu ---------- tutarlı faturanın kalanından oluşturduğu,
faturanın e-fatura sistemi üzerinden “Temel Fatura” olarak düzenlendiği ve GİB portalı (elektronik sistem) üzerinden davalı şirkete teslim edildiği, ilgili faturanın temel fatura senaryosu olarak düzenlenmiş olması sebebiyle, fatura alıcısının KABUL/RED işlemi uygulayamadığı, fatura ile ilgili herhangi bir itirazı olması halinde;
faturaya karşılık ancak yasal süresi (faturanın alındığı tarihten itibaren sekiz gül isinde) içerisinde iade faturası düzenleyip ihtarname yolu ile iade edebileceği, ancak davalı şirket tarafından işbu fatura ticari defterlere kaydedilmemiş olmasına rağmen, faturanın kanuni süresinde iade edildiğine ilişkin dosya kapsamına sunulan ihtarname veya faturaya karşılık iade faturası düzenlendiğine ilişkin herhangi bir belgenin sunulmamış olduğu tespit edilmiş olup, yapılan tespit doğrultusunda, fatura içeriği malların davalı şirkete tesliminin karinesinin oluştuğunun kabul edilmesi halinde,
davacı şirketin 140.668,24 TL takip tarihli alacağını talep edebileceği davacının açık hesap alacağının ticari defterlerindeki sondan geriye doğru | adet fatura üzerinden değil de tüm ticari ilişki üzerinden, tarafların ticari defterlerdeki uyuşmazlıklar değerlendirilerek yapılması yönünde hüküm tesis etmek istemesi halinde ise.
Davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan -------- tarih ------ — tarih, --------bedelli fatura olmak üzere toplam 1.418.529,82 TL tutarlı faturaların e-fatura olarak düzenlenerek, elektronik üzerinde davalı şirkete teslim edildiği, davalı şirketin işbu faturalara karşılık; -------- yevmiye no.lu ihtarnamesinin gönderilerek, faturalar muhteviyatındaki bazı kalemler ve içeriklerin, sözleşme ve eklerine aykırı olarak toplamda 39.489,00 TL fazla kesilmiş olduğunun bildirilerek, 1.379.040,82 TL (1.418.529,82-39.489,00) TL'lik tutarın kabullerinde olduğu,
Faturaların ve içeriği malların davalı şirkete tesliminin davalı şirketin de kabulünde olduğu, ancak fatura içeriklerindeki bazı kalemlerin sözleşme ve eklerine aykırı olarak fazladan kesilmiş olduğu bildirilen 39.489,00 TL tutar yönünden itirazın bulunduğu, ancak fazladan kesilen kalemlerin neler olduğu, hangi sözleşmeden kaynaklandığı vs. somut herhangi bir hususun belirtilmediği, bu hususta ispat yükünün davalı şirkette olduğu,
bu hususta dosya kapsamına herhangi bir belgenin sunulmamış olması nedeniyle, nihai değerlendirme Sayın Mahkemeye ait olmak üzere, davacı şirketin 4 adet faturayı ve içeriği malları davalı şirkete teslimine ilişkin karinelerin oluştuğunun değerlendirildiği, Davacı şirket defterlerinde kayıtlı olup, davalı şirket defterlerinde kayıtlı olmayan ------------- tutarlı faturanın, birtakım ürünlerin teslimine ilişkin olarak davalı şirket adına düzenlendiği, faturanın e- fatura (Temel Fatura) olarak düzenlendiği ve elektronik sistem üzerinden davalı şirkete teslim edildiği,
faturaya itiraz edilmesi halinde 8 günlük yasal süresi içinde iade faturası düzenlenmesi veya ihtarname ile faturanın iade edilmesi gerektiği, dosyaya bu hususta herhangi bir belgenin sunulmamış olduğu tespit edilmiş olup, işbu fatura içeriği malların davalı şirkete teslim edilip edilmediği ve fatura bedelinin talep edilip edilemeyeceğine ilişkin hukuki değerlendirmenin mahkememize ait olduğu,
davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olup, davacı şirketin defterlerinde kayıtlı olmayan 6 adet toplam 907.998,61 TL tutarlı faturaların, taraflar arasında imzalanan sözleşmeler doğrultusunda “Temizlik bedeli, işçilere yaptırılan işler bedeli, eksik iş rücu bedeli, gecikme cezası bedeli” açıklamalı faturalara ilişkin olduğu, işbu faturaların davacı şirketin kabulünde olmadığı,
Taraflar arasında imzalanan sözleşmeler doğrultusunda, işbu faturaların davalı şirket tarafından talep edilip edilemeyeceğine ilişkin konusunda uzman teknik ve sözleşme uzmanı bilirkişilerce inceleme ve değerlendirme yapılabileceği, bu bedellerin işbu dava konusu yapılıp yapılmayacağına ilişkin hukuki değerlendirmenin mahkememize ait olduğu, Her ne kadar davacı şirket tarafından takip öncesinde faiz talebinde bulunulmuşsa da dava konusu alacağa ilişkin davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından,
takip öncesinde davacı alacağının muaccel olmadığından davacının takip öncesi faiz talebi yerinde olmadığı, ancak mahkememizin kısmen ya da tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinin yerinde olduğu, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/3. Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi --------yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. -------- Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir.Öncelikle taraflar arasında düzenlenen sözleşmede davalı ticari defter ve kayıtlarına itibar edilmesi gerektiği kabul edilmiş ise de HMK 193/2 uyarınca taraflardan birinin ispat hakkının kullanımını imkansız kılan ve fevkalade güçleştiren delil sözleşmeleri geçersiz sayılacağından her iki tarafın ticari
defterleri incelenmiştir.-------Uyuşmazlığa konu dava, davacı tarafından, davalıya ifa/teslim edilen hizmet/mal karşılığı düzenlenen faturalardan kaynaklanan bakiye alacağının tahsili amacıyla başlatmış olduğu icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkindir.
Davalı taraf ; taraflarca imzalanan sözleşmeler kapsamında davacının eksik teslim, ayıplı ve eksik imalat ile geç teslimden kaynaklı olarak davacı tarafa -------- sayılı icra takibi yaptığını ve davacı tarafın itiraz etmesi üzerine ----------- esas sayılı itirazın iptali davası ile devam ettiğini, davalı yanın ticari kayıt ve belgeleri incelendiğinde davalının davacıya borçlu olmadığını ve davanın reddi gerektiğini savunmuştur.Tarafların ticari defterlerinin incelenmesinde, davacı şirketin -------- yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
------icra takip tarihi itibariyle, davacı şirketin kendi defterlerinde ------ alacaklı ; davalı şirketin de ----------yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
-------icra takip tarihi itibariyle, davalı şirketin kendi defterlerinde 3.514.572,28 TL alacaklı gözüktüğü mali müşavir bilirkişi tarafından --------tarihli raporu ile tespit edilmekle tespit edilmekle davacı tarafından dosyaya ibraz edilen faturaların incelenmesinde, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen, 5 adet toplam 2.817.746,62 TL tutarlı, muhtelif yapı malzemelerinin teslimi ve montaj bedeli açıklamalı faturanın davalı şirketin defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
Davalı şirket tarafından, davacı şirket adına taraflar arasında imzalanan sözleşmeler doğrultusunda “Temizlik bedeli, üçüncü kişilere yaptırılan işler bedeli, eksik iş rücu bedeli, gecikme cezası bedeli” açıklamalı olarak düzenlenen 6 adet toplam 907.998,61 TL tutarlı faturaların da davacı şirket defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilmiştir.
Davalı tarafça delil olarak sunulan ve taraflarca imzalanan sözleşmeler kapsamında davacının ayıplı ve eksik imalat ile geç teslimden kaynaklı alacak ve cezai şart talebine konu ---------esas sayılı dosyasında alınan teknik bilirkişi raporları incelendiğinde; uyuşmazlığa konu sözleşmelerin dava dosyamız ile aynı olduğu ve teknik raporda özetle sözleşmelerle belirlenen işin tamamlanma sürelerinin aşıldığının sabit olduğu, işin tamamlanma tarihinin ------- yevmiye nolu ihtarı ile fesh edildiği tarih olduğu, gecikme gün sayısının davacı yan tarafından hesaplanan 18.08.2018 tarih sözleşme için 176 gün olduğu,
------- tarihli sözleşme için 131 gün olduğu ve bu süreye davalı tarafın itirazının olmadığı, kurulumuzun da bu sürelerin gecikme süresi olarak kabul edilmesinin uygun olacağı, sözleşmelerin 6. Maddesinde gecikme kaynaklı cezai yaptırımın günlük 4.000TL olarak belirlenmiş, her nekadar davalı yan geçikmenin davacı işverenin yukarıda vurgulanmış olan taleplerinden kaynaklandığı belirtilse de sözleşmelerin 12. Maddesine göre süre uzatımı talebinde bulunup bu talepler için yazılı olarak ek süre alınarak gecikme cezasının önlenmiş olabileceği,
davacı işverenin sözleşmelerin 9.maddesi kapsamında eksik işleri 3. Firmalara yaptırabileceği ve 3. firmaya iddia edilen eksik işlerin yaptırıldığına dair faturaların dosyada mevcut olduğu, sözleşmelerin 29. Maddesinde ifade edildiği gibi bu firmanın ticaret defteri incelendiğinde açılış kapanış onaylarının yasal süresinde yapıldığı ilgili faturaların davacı tarafın yasal kayıtlarında yer aldığı ve vergi beyanlarında usulüne uygun şekilde beyan edildiği tespit edilmiştir.
Meydana gelen geçikme kaynaklı cezai şart "İfaya Ekli Cezai Şart" olarak kabul edilebileceği bu kapsamda davacı yanın gecikme cezası isteyebileceği görüşündedir.
1. Buradaki ilk sözleşmedeki cezai şartın uygun olduğu, bunun için takdir sayın mahkemede olmak koşulu ile ilk sözleşmedeki toplam 4.845.418,03TL+KDV için günlük ceza 4.000TL'nin makul olduğu, fakat ikinci sözleşmede toplam 94.000TL+KDV için günlük 4.000TL lik cezai şartın fahiş olduğu, ancak TTK m.22'nin "Tacir sıfatını haiz borçlu, Türk Borçlar Kanununun 121 inci maddesinin ikinci fıkrasıyla 182 nci maddesinin üçüncü fıkrasında ve 525 inci maddesinde yazılı hâllerde, aşırı ücret veya ceza kararlaştırılmış olduğu iddiasıyla ücret veya sözleşme cezasının indirilmesini mahkemeden isteyemez." hükmünü amir olduğu,
davalı tarafın tacir olduğu dikkate alındığında, sözleşme cezasının fahiş olduğundan bahisle indirim talebinde bulunmasının mümkün olmadığı, ancak belirlenen cezai şartın, tacirin ekonomik açıdan yıkımına yol açacak derecede ağır ve yüksek olması durumunda, ahlaka ve kamu düzenine aykırı yahut konusu imkansız sayılarak tamamen veya kısmen iptal edilebileceği (TBK m. 27, 28), somut uyuşmazlıktaki toplam sözleşme bedeli dikkate alındığında akdedilen cezai şart miktarının davalı tarafın ekonomik açıdan yıkımına yol açacak derecede yüksek olmadığı sonucuna ulaşıldığı,
bu nedenle ilk sözleşme için cezai şart bedelinin Günlük --------- olarak hesap edildiği,
Sayın mahkemece cezai şart bedelinin davalı tacirin ekonomik açıdan mahvına sebebiyet verecek olduğu kanaatine ulaşılarak indirim yapılması yönünde takdirinin bulunması halinde ise; toplam iş bedeli ile cezai şart arasında bir ölçeklendirme yapılarak, ikinci sözleşmedeki günlük gecikme cezasının = 4.000 x (94.000/4.845.418,03) = 77,60 TL/gün olarak belirlenebileceği, buna göre ikinci sözleşme için toplam gecikme cezasının 77.60x131=10.166 TL olması gerekeceği hesap ve takdir edilmiştir.
Bu durumda alacak kalemleri KDV dahil;
•16.08.2018 tarihli sözleşme'ye göre cezai şart faturası:633.500,00TL
•02.04.2019 tarihli sözleşme kapsamında günlük cezai şart işletilmeyip iyi niyet kapsamında talep edilen çezai şart faturası: 47.000,00TL (Davalının mahvına sebebiyet vereceği takdir edilirse :10.166,00TL)
•Kollektör kapaklarının başka firmaya yaptırılması, Rücü faturası:29.854,00TL
•Mutfak mobilya yan panellerinin başka firmaya yaptırılması, Rücü faturası: 25.960,00TLolarak belirtilmekle ;
------ esas dosyasında ise davanın kısmen kabulü ile,------ sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibin işin yaptırılmasına ilişkin faturalar karşılığı talep edilen toplam 55.814 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren ferileri ile birlikte yürütülmesine;
itirazın belirtilen çerçevede iptaline ve takibin belirtilen şekilde devamına karar verildiği ve kararın istinaf aşamasında olduğu somut olayda uyuşmazlığa konu sözleşmelerin ve işin her iki dava yönünden ortak olduğu gözetilerek celp edilen dosyadaki bilirkişi raporu usul ekonomisi ilkesi gereğince usul ve yasaya uygun bulunarak hükme esas alınmış ve davacı tarafından talep edilen ------ tutarlı fatura içindeki bakiye kalan tutardan oluştuğu, davacı tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturanın e-fatura sistemi üzerinden temel fatura olarak düzenlendiği ve ----- (elektronik sistem) üzerinden davalı şirkete teslim edildiği,
ilgili faturanın temel fatura olarak düzenlenmiş olması sebebiyle, fatura alıcısının kabul/red işlemi uygulayamadığı, fatura ile ilgili herhangi bir itirazı olması halinde; faturaya karşılık ancak yasal süresi (faturanın alındığı tarihten itibaren sekiz gün içerisinde) içerisinde iade faturası düzenleyip ihtarname yolu ile iade edebileceği, ancak davalı şirket tarafından işbu fatura ticari defterlere kaydedilmemiş olmasına rağmen,
faturanın iade edildiğine ilişkin dosya kapsamına sunulan ihtarname veya faturaya karşılık iade faturası düzenlendiğine ilişkin herhangi bir belgenin sunulmadığı davalı tarafça delil olarak sunulan ---------- karar sayılı dosyası incelenmekle mahkememiz dosyasına konu edilen bakiye fatura alacağına yönelik işin davalı şirkete teslim edildiği ve davalının, davacı tarafça eksik/ayıplı yapılan işe yönelik olarak açmış olduğu alacak davasının kısmen kabulüne cezai şarta yönelik talebin reddine karar verildiği tüm dosya ve celp edilen deliller bir bütün halinde incelendiğinde--------- uyarınca;
ispat yükünün ileri sürülen vakıadan lehine sonuç çıkartan taraf üzerinde olduğu, somut olayda ispat yükünün yer değiştirdiği, bu nedenle davalıya yemin delili hatırlatılmış ise de yemin metnini sunmadığı anlaşılmakla ,
davacı tarafın davalıya davaya konu bakiye fatura alacağına konu işi teslim ettiği bu nedenle davalıdan 140.668,24 TL asıl alacağının bulunduğu kanaatine varılmakla 05/04/2023 tarihli rapor hükme esas alınmış ayrıca davacının 13/10/2023 tarihli beyan dilekçesi ekinde ihtarname ve tebliğ mazbatası incelenmekle davacının takip öncesi davalıyı temerrüte düşürdüğü anlaşılmakla işlemiş faiz talebi ile birlikte davanın kabulü yolunda hüküm tesis edilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için,
borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/637, K. 2024/242, 22 Mart 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama