KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/873
- Karar No
- 2024/955
- Karar tarihi
- 24 Aralık 2024
Karar Metni
1.566 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/873
KARAR NO : 2024/955
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 14/11/2020
KARAR TARİHİ : 24/12/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Olay günü olan 23.12.2019 tarihinde, davalı ... bünyesinde ---- numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan araç sürücüsü ----’nın sevk ve idaresindeki ----- Plakalı aracın karşıdan karşıya geçmeye çalışan ...'a çarpması sonucu yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında, olay yeri basit krokisi ile tüm kaza dosyasından da anlaşılacağı üzere kazanın oluşumunda müvekkilin her hangi bir kusuru bulunmayıp, kazanın oluşumuna sebebiyet veren ve kazaya karışan kusurlu taraf ---- plakalı aracın sürücüsü ----- olduğunu,
---- plakalı araç --- tarafından kaza tarihinde sigortalı olduğunu, kaza sonucu müvekkilinin sakat kaldığını, davalı ... şirketine 29.01.2020 tarihinde yasal önbaşvurusu yapıldığını, davalı şirket tarafından iş bu davanın açılma tarihine kadar yazılı olarak herhangi bir cevap verilmediğini, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; fazlaya ilişkin tüm dava ve talep hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak davasında, davacı müvekkilinin uğramış olduğu.
4.000,00TL daimi maluliyet tazminatı, 2.000,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalı ... şirketinin temerrüte düştüğü tarihten itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Huzurda görülen davanın öncelikle davaya konu tazminat bedelinin ödenmiş olması sebebiyle reddi gerektiğini, davadan önce müvekkili şirkete başvurulduğu ve şirket nezdinde ----- numaralı hasar dosyası açıldığı, dosya kapsamında yapılan incelemeler sonucunda sigortalı aracın kusur oranı da dikkate alınarak 12.326,31-TL tazminat tutarı 20.11.2020 tarihinde davacıya ödendiğini, yapılan ödeme ile müvekkili sigorta şirketinin davaya konu edilen poliçeden doğan sorumluluğunun sona ermiş olması sebebi ile huzurda görülen davanın öncelikle açıklanan sebeple reddi gerektiğini,
sigorta şirketinin sigortalısının kusuru oranında tazminat ödemesi yapmakla yükümlü olduğu gözönüne alınarak öncelikle davacı tarafından müvekkili şirket sigortalısı araç sürücüsünün kusuru bulunduğunun ispat edilmesi gerektiğini, müterafik kusur hususlarının araştırılarak,
tazminat tutarından indirim yapılmasını talep ettiklerini, davacının dava konusu kaza nedeniyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sigorta bedelini ödeme yükümlülüğü dava tarihinde muaccel hale geldiğini, faize hükmedilmesi halinde hükmedilecek faizin dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiz olması gerektiğini beyanla; davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan geçici ve kalıcı maluliyet zararının tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmış ve maluliyete ilişkin---- Hastanesinden rapor alınmıştır.
Adli Tıp Kurumun tarafından tanzim edilen raporda özetle; Mevcut belgelere göre ...‘un 23.12.2019 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı arızası sebebiyle 20.02.2019 tarihli ---- sayılı ---- Gazetede Yayınlanan Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmeliğe göre maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmadığından; Kişinin tüm vücut engellilik oranının % 0 (yüzdesıfır) olduğu, iyileşme süresinin (iş göremezlik süresi) olay tarihinden itibaren 1,5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. " şeklinde rapor sunulmuştur.Tarafların kazadaki kusur oranları ile maluliyet zararının hesaplanması için bilirkişi heyetinden rapor tanzimi istenilmiştir.
Bilirkişi heyeti tarafında verilen raporda özetle; "Davalı tarafa sigortalı araç sürücüsü ----- plaka sayılı araç sürücüsü) dava dışı ---- %40 (Yüzde kırk) oranında kusurlu olduğu, davacı yaya ...'un %60 (Yüzde altmış) oranında kusurlu olduğu, davacının talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 1.366,88 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının 11.02.2020 tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu" şeklinde rapor sunulmuştur.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (-----).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”,
aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu,
zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları,
korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.
İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir. Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur.
Maluliyet raporuna göre davacının davaya konu kaza sebebiyle kalıcı maluliyetinin bulunmadığı, geçici iş göremezlik süresinin ise 1,5 ay olduğu, kusur raporuna göre de kazanın meydana gelmesinde davacının %60, davalı sigortalısının ise %40 oranında kusurlu olduğu, davalı tarafın kusur oranı üzerinden hesaplamaya göre 1.366,88 TL geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu anlaşıldığından davacının kalıcı iş göremezlik talebinin reddi ile geçici iş göremezlik talebinin ise kısmen kabulüne karar verilerek aşağıda yazılı hüküm kurulmuştur.
Kabulüne karar verilen tazminata temerrüt tarihinden itibaren talep doğrultusunda yasal faiz işletilmiştir. Davacının kazanın meydana gelmesinde %60 oranında kusur olması ve tazminattan indirim yapılmasını gerektirecek başkaca bir müterafik kusur sebebi bulunmadığından davalının müterafik kusur indirimi talebi yerinde görülmemiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/873, K. 2024/955, 24 Aralık 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama