İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/365 K.2024/16

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2021/365Karar2024/16Tarih9 Ocak 2024Okuma15 dk · 2.967 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/365
Karar No
2024/16
Karar tarihi
9 Ocak 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.967 kelime·15 dk okuma·7 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/365

KARAR NO : 2024/16

DAVA

İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

DAVA TARİHİ : 14/06/2021

KARAR TARİHİ : 09/01/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;

Müvekkilinin dava dışı sigortalı ------ satın aldığı ve deniz yolu ile-----Limanı'na gelen ve gümrükleme işlemleri için -----alınan her birinin üstü kapaklı 9 palette 9720 adet “otomobillerde kullanılan cam kaldırma mekanizması motoru” cinsi eşyalar, ----- Gümrüğünde gümrük işlemleri tamamlandıktan sonra sigortalının -----fabrikasına nakledilmek üzere davalıya ait -----plaka sayılı kamyona yüklendiğini,----- plaka sayılı araç sigortalı fabrikasına geldiğinde,

kamyonun açık kasalı ve araçta yüklü paletlerden iki tanesinin kapağının olmadığı ve ürünlerin direkt havayla ve toz toprak ile temas ettiği ve motor elektroniğinin kirlenme riskine marız kaldığının görüldüğü ve fotoğraflarla tespit edildiğini, yapılan kalite kontrollerinde, taşıma sırasında hafif şiddetle yağmur yağması sebebiyle kapakları olmayan 2 paletin üst iki sırasındaki ürünlerin ıslanma nem ve havattoz ile temastan etkilendiği görülerek bu ürünlerin 864 adeti üretime verilmeyerek imha için ayrılmış ve hasarın davalıya ihbar edildiğini, taşımanın 01.04.2020 günü gerçekleştiğini, ihbarın 13.04.2020 günü yapıldığını,

TTK md 889/2 gereğince bildirim süresi 7 gün olarak belirlenmişse de, 25.03.2020 tarihinde kabul edilen Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair 7226 sayılı Kanun Geçici md. | hükmü ile; yargı alanındaki hak kayıplarının önlenmesi amacıyla;

“dava açma, icra takibi başlatma, başvunu, şikayet, itiraz, ihtar, bildirim, ibraz, zamanaşımı, hak düşümü ve idari başvuru süreleri de dahil olmak üzere bir hakkın doğumu, kullanımı veya sona ermesine ilişkin tüm süreler 13.03.2020 tarihinden 30.04.2020 tarihine kadar durdurulmuş daha sonra bu süre 15.06.2020 tarihine kadar uzatılmıştır” bu itibarla TTK md 88/2'deki 7 günlük bildirim süresinin de durdurulduğunu, bu itibarla ihbar süresinde olduğu, konu eşyalar müvekkili tarafindan nakliyat rizikolarına karşı sigortalandığı,

müvekkilinin, bu hasar sebebiyle sigortalıya 07.08.2020 tarihinde 36.189,19 TL, 21.08.2020 tarihinde 2.886,82 TL olmak üzere toplam 23.076,01 TL tazminat ödediğini, müvekkilinin böylece sigortalının haklarına kanuni halef olduğu ayrıca temlikname almakla da TBK md. 183 vd. hükümleri gereğince akdi halef olduğu,

davalı taşıyıcı sıfatıyla oluşan zarardan TTK md 875 vd. Gereğince sigortalıya karşı sorumlu olmakla halefiyete binaen de müvekkiline karşı sorumlu olduğunu, davalı aleyhine ----- İcra Dairesi ----- Esası ile başlatılan icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinde de bir sonuç alınamadığını beyanla davanın kabulü ile itirazı iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Takibin yetkili icra dairelerinde yapılmadığını, huzurdaki davanın yetkili Mahkemelerin de adresin ---- olması nedeniyle, adres itibarıyla yargı çevresi bakımından ----- Asliye Ticaret Mahkemeleri olacağını, Davacının iddiası gerçek durumu yansıtmadığını, müvekkilinin davaya konu eşyaların taşımasını dava dışı Nakliyeci "-----isimli şahsa yaptırdığını, ----- müvekkil şirkete verdiği bilgiler doğrultusunda taşıma işleminin gerçekleştiği günde yağmur yağışının söz konusu olmadığını, "ürünlerin ambalajının ürünlerin niteliğine uygun bir şekilde yapılmadığını" ve "ürünlerin üzerinin brandayla örtülmüş olduğunu" beyan ettiğini,

dava konusu kazaya ilişkin 06.05.2020 tarihli ekspertiz raporunun tek taraflı ve davacı sigortalı şirket lehine düzenlenmiştir.

Bu nedenle anılan ekspertiz raporunu kabul etmediklerini ve rapora itiraz ettiklerini, hasar bedelinin neye göre hangi koşullar göz önünde bulundurularak belirlendiğinin net olmadığını, yetersiz ambalajlanmadan kaynaklanan hasardan müvekkili firmanın sorumlu tutulamayacağını, dava konusu eşyaların, dava dilekçesinden ve ekspertiz raporundan da anlaşılacağı gibi çok hassas ve elektronik eşyalar olup göndericinin buna ilişkin ekstra bir özen ve ihtimam göstermesi gerektiğini, TTK 878/b.b ve CMR m.17/4 te, gönderilecek eşyanın yüklenmesi, ambalajlanması,

istiflenmesi gibi tüm sorumlulukların göndericiye ait olduğunun düzenlendiğini, taşıyıcının "kontrol yükümlülüğü"nü ise dışarıdan bakıldığında anlaşılabilecek nitelikte olmasını yeterli gördüğünü, Söz konusu/somut olayda sözde bu kadar hassas ürünlerin alelade ve yetersiz ambalajla yüklenmiş olması ve ilave hiçbir tedbir alınmamış olması göndericinin sorumluluğunu gerektirdiğini beyanla; dosyanın yetkili ----- Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine aksi kanatte esastan inceleme yapılarak davanın usulden ve esastan reddine davacının %20 den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine,

yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, CMR Konvansiyonu kapsamında dava dışı sigortalıya ödenen hasar bedelinin rücuen tahisili için açılan----. İcra Müdürlüğünün ------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir

İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için;

a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış ve hakkındaki takibi durdurmuş olan geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.

Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.

İtirazın iptali istemine konu, ----- İcra Müdürlüğünün----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.

10.04.2022 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; " Dava konusu zararın emtianın denizyolu ile taşınması esnasında değil, antrepodan depoya yurtiçi karayolu ile taşınması esnasında meydana geldiği, Taşıma sırasında meydana gelen gerçek zarar tutarının 1.236,60USD karşılığı 8.869,14TL olduğu,

TTK 875'nci maddeye göre davalı taşıyıcının meydana gelen zarardan TTK 882'nci madde kapsamında davalı taşıyıcının sorumlu olacağı üst sınırının 6.799,03TL olacağı, davacının -----İcra Dairesi nezdinde ------sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takibin 6.799.03TL kadar asıl alacak, 442.89TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 7.241,92TL kadar yerinde olacağı, davacının bu tutar kadar takibe vaki itirazın iptalini talep edebileceği, Davacının yukarıda belirlenen toplam (asıl alacak +işlemiş faiz) 7.241,92TL alacağına takip tarihi itibariyle 3095 Sayılı Kanun'un 2/2 maddesi gereği değişen oranlarda avans faizi oranında faiz talep edebileceği,

davacının alacağının hesaplamayı gerektirmesi nedeniyle likit olduğunun söylenemeyeceği" " şeklinde rapor sunulmuştur.Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle;"Davacının sigortalısına ait emtianın taşınması esnasında meydana gelen hasarın, davacının dava dışı sigortalısının sorumluluğunda olan, taşıma şekline uygun koli içi istifleme ve sabitleme yetersizliğinden kaynaklanmış olmasının kuvvetle muhtemel olduğu,

dava konusu olayda uygulanması gereken CMr Konvanisiyonu 17. Madde 4. Parağraf b bendi gereğince davalı taşıyıcının hatalı ve yetersiz ambalajlama sonucu meydana gelen hasardan sorumlu tutulamayacağı, Nakliyat sigortası genel şartları ve davacı şirketinin düzenlemiş olduğu poliçede yer alan istisna şartları gereği, ambalaj hatasında meydana gelen hasarın teminat dışında kaldığı, teminat harici meydana gelen riziko için yapılan hasar ödemesinin ex-gratıa hükmünde olacağı, bu tür bir ödeme ile şartları yerine gelmediğinden, TTK 1472.

Maddesi gereği davacının kanuni halef sıfatına sahip olduğunun söylenemeyeceği, Dosya kapsamında davacı sigorta şirketine dava dışı sigortalısı tarafından verilmiş bir temlik belgesine rastlanılmadığından, davacının akdi halifiyet sahibi olduğunun ileri sürülemeyeceği gibi, CMR 17/4-b gereği davalı sorumlu tutulamayacağından akdi halefiyetin davalıya rücu talebinde geçerli olamayacağı, Davacının-----.

İcra Dairesi nezdinde davalı aleyhine başlatmış takibe davalının vaki itirazının yerinde olacağı şeklinde kök rapordaki görüşlerin revize edildiği " şeklinde rapor sunulmuştur.12.12.2022 tarihli bilirkişi heyeti ek raporunda özetle; " Dava konusu zararın emtianın denizyolu ile taşınması esnasında değil, antrepodan taşıma sırasında meydana gelen gerçek zarar tutarının 1.236.60USD karşılığı 8.869.14TL olduğu, TTK 875. maddeye göre davalı taşıyıcının meydana gelen zarardan TTK 882.

Madde kapsamında davalı taşıyıcının sorumlu olacağı üst sınırın 6.799,03TL olacağı, davacının ----.İcra Dairesi nezdinde ----- sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takibin 6.799,03TL kadar asıl alacak, 442,89TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 7.241,92TL kadar yerinde olacağı, davacının bu tutar kadar takibe vaki itirazın iptalini talep edebileceği, Davacının toplam (asıl alacak + işlemiş faiz) 7.241.92TL alacağına takip tarihi itibariyle 3095 Sayılı Kanun'un 2/2 maddesi gereği değişen oranlarda avans faizi oranında faiz talep edebileceği,

davacının alacağının hesaplamayı gerektirmesi nedeniyle likit olduğunun söylenemeyeceği şeklinde kök raporda ulaşılan görüşlerin muhafaza edildiği, " şeklinde rapor sunulmuştur.

Tarafların itirazları doğrultusunda bilirkişi heyetine Meteroloji uzmanı bilirkişi de eklenerek rapor tanzimi istenilmiştir.

28.05.2023 tarihli bilirkişi heyet raporunda özetle; " Olay günü taşıma güzergahında hafif yağışın meydana geldiğini, meydana gelen hasarda temel etkenin yağmur değil kolilerin kapaklarının bulunmamasının tespit edildiğini, 2.ek rapor görevlendirme sınırları çerçevesinde, dosya içeriği ve dosyada mevcut delillerin yeniden detaylı olarak ele alınıp incelenerek değerlendirilmesi neticesinde, kök ve ek raporda ulaşılan görüşleri değiştirecek bir unsura rastlanmadığı, her türlü hukuki mütalaa ve takdir hakkı tamamı ile delillerle doğrudan temas eden Mahkemeye ait olmak üzere;

dava konusu hasarın meydana geldiği yurt içi taşımanın yapıldığı tarih ve saatte taşımanın yapıldığı güzergahta havanın yağışlı olduğu, ancak hasarın yağıştan değil, hasar gören emtianın taşındığı ambalaj olan kolilerin üst kapaklarının bulunmaması sonucu, kolinin üst sırasına sirayet eden toz ve nemden kaynaklanmış olmasının kuvvetle muhtemel olduğu,

Davalı taşıyıcının emtianın denizyolu taşıması sonrası, emtiayı teslim aldığı anda söz konusu kolilerin kapaklarının olmadığı yönünde bir çekincesinin yokluğu nedeniyle, dava konusu zararın emtianın denizyolu ile taşınması esnasında değil, antrepodan depoya yurtiçi karayolu ile taşınması esnasında meydana geldiği, Taşıma sırasında meydana gelen gerçek zarar tutarının 1.236,60USD karşılığı 8.869,14TL olduğu,

TTK 875’inci maddeye göre davalı taşıyıcının meydana gelen zarardan TTK 882’nci madde kapsamında davalı taşıyıcının sorumlu olacağı üst sınırın 6.799,03TL olacağı, davacının -----.İcra Dairesi nezdinde----- sayılı dosyası ile başlatmış olduğu takibin 6.799,03TL kadar asıl alacak, 442,89TL işlemiş faiz olmak üzere toplamda 7.241,92TL kadar yerinde olacağı, davacının bu tutar kadar takibe vaki itirazın iptalini talep edebileceği, davacının yukarıda belirlenen toplam (asıl alacak + işlemiş faiz) 7.241,92TL alacağına takip tarihi itibariyle 3095 Sayılı Kanun’un 2/2 maddesi gereği değişen oranlarda avans faizi oranında faiz talep edebileceği,

davacının alacağının hesaplamayı gerektirmesi nedeniyle likit olduğunun söylenemeyeceği şeklinde kök ve ek raporda ulaşılan görüşlerin muhafaza edildiği," şeklinde rapor sunulmuştur.HMK 6.madde uyarınca; genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir.

HMK'nın 16. maddesinde; haksız fiilden doğan davalarda ise haksız fiilin işlendiği yer dışında zararın meydana geldiği yer, gelme ihtimalinin bulunduğu yer veya zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkili olarak kabul edilmiştir.Kesin yetki halleri 6100 sayılı HMK' da 11, 12/1, 15/2 maddelerinde tadat edilmiş olup bir mahkemenin yetkisinin kesin olduğunun kabul edilebilmesi için madde metninde açıkça yetkinin kesin olduğunun belirtilmesi gerekmektedir.Davanın açıldığı ----- Asliye Ticaret Mahkemes'nin ve takibin yapıldığı ----- İcra Dairelerinin genel yetki kuralını taşıyan HMK 6,

7 maddesine göre yetkili olup olmadığının belirlenmesi gerekir.Davalı ----- yerleşim yeri ------ bulunduğundan davanın açıldığı mahkemenin ve icra takibinin yapıldığı icra dairesinin yargı sınırları içindedir. Bu sebeple davalının yetki itirazının HMK 6. Maddesine göre reddine karar verilip işin esasına girilmiştir.TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir.

Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır. TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder.

Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır. Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir.

Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak ----. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.

17.01.1972 t. ve ----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği;

tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.Somut olayda davacının rücu talebini dayandırdığı tazminat ödemesine ilişkin hasar yurt içinde eşya taşıma işi sonucunda ortaya çıktığından. 6102 sayılı TTK’nın 4. Kitabı olan Taşıma Kitabı hükümlerinin uyuşmazlığın çözümünde esas alınması gerekmektedir. Dava dışı sigortalı ile

davalı taşıyıcı -----tarafından düzenlenen taşıma irsaliyesi ve navlun faturasına göre davalı taşıyıcı malların taşınmasından taşıyıcı sıfatı ile sorumludur. Davalı taşıyıcı taşıma sorumluluğunu üstlendiği malı ister kendisi taşısın ister, anlaştığı başka bir taşıyıcıya taşıtsın taşıma süresi içerisinde naklini üstlendiği eşyayı gözetim sorumlu olup taşıma süresi içerisinde taşıdığı eşyaya gelecek zararlardan sorumludur. Kendi adamlarının, taşımanın yerine getirilmesi için yararlandığı kişilerin, görevlerini yerine getirmeleri sırasındaki fiil ve ihmallerinden, yerine geçen taşıyıcıların kusurundan, kendi fiil ve ihmali

gibi sorumludur (6102 Sayılı TTK. Md.875, Md.879, Md.929). Ayrıca, Taşıma, kısmen veya tamamen üçüncü bir kişi olan fiilî taşıyıcı tarafından yerine getirilirse, bu kişi eşyanın zıyaı, hasarı veya gecikmesi nedeniyle kendisi tarafından yapılan taşıma sırasında ortaya çıkan zarardan asıl taşıyıcı gibi sorumludur. Asıl taşıyıcı ve fiilî taşıyıcı müteselsilen sorumludurlar (6102 Sayılı TTK. Md.888/1,3).

Somut olayda davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısına dava konusu taşıma sebebiyle meydana gelen zararını ödediği dolayısıyla sigortalısının haklarına halef olduğu, eldeki davayı açmakta aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır.Dava dışı sigortalı ile davacı arasında -----nolu Nakliyat Emtia Sigorta Poliçesi düzenlendiği, 20/01/2020-20/01/2021 tarihleri arasındaki oto yedek parça aksamı ve muhtelif emtiaların nakliyesinin teminat alındığı anlaşılmıştır.Somut olayda dava dışı sigortalının davalı tarafından taşınan cam kaldırma motoru emtialarından bir kısmının hasara uğradığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.

Davacı sigorta tarafından sigortalısına hasarlanan emtialar sebebiyle 07/08/2020 tarihinde 36.189,19 TL, 21/08/2020 tarihinde 2.886,82 TL ödeme yatığı görülmektedir. Uyuşmazlık meydana gelen hasarın taşıma esnasında davalının kusurundan ileri gelip gelmediği noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamındaki taşıma irsaliyesi ve ambar çıkış fişinde kapak eksikliği ile ilgili bir şerhin düşülmediği anlaşılmaktadır.

Bu durum paletlerin tamamının antrepodan kapakları üzerinde ve sağlam olarak çıktığını göstermekte olup aksini davalı tarafın ispat etmesi gerekmektedir. Davalının aksini ispat edecek bir delil sunmadığı dosya kapsamı ile sabittir.

Usul ve yasaya uygun 10/04/2022 tarihli kök rapor ve 12/12/2022 tarihli ek bilirkişi raporu ve 28/05/2023 tarihli meteoroloji uzmanının da yer aldığı 2. Ek bilirkişi raporunda hasarın yağıştan değil emtiaların taşındığı kolilerin üst kapakları bulunmaması sebebiyle üst sıraya sirayet eden toz ve nemden kaynaklanığı, taşımanın yurt içindeki taşıma esnasında meydana geldiği, TTK 875 ve 882.

Maddelerine göre davalının sorumluluğunun üst sınırının 6.799,03 TL olduğu, hasara davalının kusurlu eylemlerinin sebebiyet verdiği, davalının sorumluluktan kurtulaileceği beyyinelerden yaralanamayacağı, zararın taşıyıcı olan davalının sorumluluğunda olduğu tespit edilmiştir. Davalı taraf hasarın meydana gelmesinde kusuru olmadığını ispatlar delil sunamamıştır.

Ayrıca davalı taşıyıcı emtianın kendisi tarafından taşınmadığı beyanında bulunmuş olsa da bu beyanı ispat sadedinde dosyaya alt taşıyıcı tarafından düzenlenmiş bir navlun faturası sunmamıştır.Tüm dosya kapsamına göre, davacının dava dışı sigortalısına taşıma esnasında meydana gelen zararı ödediği, meydana gelen zararın 1.236,60 USD olduğu, davacının zararın davalının kusurlu hareketlerinden ileri geldiği, mahkememizce aldırılan kök ve ek raporların uygulama ve mevzuata göre yerinde olup hükme esas alınmaya elverişli olduğu, zarardan davalının sorumlu olduğu kanaatine varıldığından,

davanın üst sorumluluk miktarı ile sınırlı olmak üzere kısmen kabulüne karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.

İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.

Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.

Eldeki davada alacağın niteliği itibariyle belirlenebilir olmayıp, tazminat kabilinden olduğu,miktarının tespitinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle icra inkar tazminatı koşulları oluşmadığından davacı tarafın icra inkar tazminatı talebi reddedilmiştir. ---- BAM ----. HD.----- Sayılı kararı da aynı doğurltudadır.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

Davanın KISMEN KABULÜ İLE,

1-Davalının -----. İcra Müdürlüğünün ------Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının kısmen iptali ile, takibin 6.799,92 TL asıl alacak, 442,89 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 7.241,92 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2/2. Maddesi gereğince değişen oranlarda avans faiz işletilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,

2-Alacak yargılamayı gerektirdiğinden davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine,

3-Karar harcı 494,69 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 502,27-TL harcın mahsubu ile artan 7,58 TL harcın kara kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 59,30- TL başvurma harcı, 494,69- TL peşin nispi harc olmak üzere toplam 553,99-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 319,50- TL tebligat ve müzekkere gideri, 5.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 5.819,50-TL yargılama giderinin haklılık oranına göre 1.013,42-TL sinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine, kalan tutarın davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davanın kabul edilen kısmı için davacı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 7.241,92- TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

8-Davanın reddedilen kısmı için davalı yararına karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 17.900,00- TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,

10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 229,87-TL.sinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına, 1.090,13- TL.sinin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,

Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/365, K. 2024/16, 9 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2021/365
  4. Karar No : 2024/16
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 14/06/2021
  7. Karar Tarihi : 09/01/2024
  8. Gereği Düşünüldü
  9. İnceleme Ve Gerekçe
  10. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/365
Karar No
2024/16
Tarih
9 Ocak 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/367 K.2024/36
  • İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2021/372 K.2024/26
  • İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/374 K.2024/25
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/375 K.2024/38
  • İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/377 K.2024/79
  • İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/380 K.2024/15

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.