İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/517 K.2024/732

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2021/517Karar2024/732Tarih11 Ekim 2024Okuma13 dk · 2.634 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/517
Karar No
2024/732
Karar tarihi
11 Ekim 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.634 kelime·13 dk okuma·10 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2021/517

KARAR NO : 2024/732

DAVA

İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 19/08/2021

KARAR TARİHİ : 11/10/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:ESAS DAVA İDDİA VE TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Müvekkil ile davalı arasında ticari ilişki doğrultusunda, -- --- Caddesindeki arsanın çevresindeki taş duvarları için ve ---- depo dekorasyon işlerinin davalı tarafça yapıldığını, ticari defter kaydından anlaşılacağı üzere bu işlerin bedelinin davalı firmaya ödendiğini, söz konusu yapılar için yapı izin belgelerinin mevcut olduğunu, fabrikanın inşaatı için 64.703,40-TL tutarında avans olarak ödeme yapıldığını, ancak karşı yanın maddi yetersizlikleri sebebiyle bu işlerin yaptırılmasından vazgeçildiğini ve söz konusu --- Sokak ----- pafta, 7178 ada, 6 parsel sayılı gayrimenkul ile ilgili müvekkilin,

20.05.2010 tarihli İnşaat Sözleşmesinin devam etmeyeceğini bildiren 12.10.2010 tarihli ve 23.08.2011 tarih ----- yevmiye numaralı ihbarname ile karşı tarafa bildirilerek sözleşmenin feshedildiğini, 31.12.2013 tarihinde ----- alacağının müvekkili ---- temlik edildiğini, ancak davalı tarafça avans olarak ödenen ücretin iş yapılmadığı halde müvekkil ----- geri ödenmediğini, borçlu---karşı 29.11.2018 tarihinde ---- İcra Müdürlüğü'nü --- Esas sayılı dosyasıyla 64.703,40-TL'lik cari hesap alacaklarının tahsili amacıyla icra takibi başlattıklarını,

borçlunun icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA İDDİA VE TALEP

Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde özetle; ----- Caddesindeki arsanın çevresindeki taş duvarları ve --- depo dekorasyon işlerinin davalı tarafından yapıldığını, bu işlerin bedelinin davalı firmaya ödendiğini, fabrikanın inşaatı için 64.703,40 TL tutarında ödeme avans olarak ödeme yapıldığını, ancak karşı yanın maddi yetersizlikleri sebebiyle bu işlerin yaptırılmasından vazgeçildiğini, buna ilişkin ihbarnamenin karşı tarafa bildirildiğini ve sözleşmenin feshedildiğini, 31.12.2013 tarihinde ----- nezdinde alacaklı şirket lehine doğmuş 64.703,40-TL'lik cari hesap alacağı müvekkil --- temlik edildiğini,

davalı tarafça avans olarak ödenen ücret iş yapılmadığı halde müvekkil ---- - geri ödenmediğini, ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasıyla takibe konulmuş ise de davalı borçlunun takibe itiraz ettiğini, takibin durduğunu, arabuluculuya başvurduklarını,-----.

İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı dosyasının borcu, ---İcra Müdürlü---- Esas sayılı dosyasındaki asıl alacağımızın işlemiş faiz ve ferilerine ilişkin olduğunu, her iki icra takibi dosyası bağlantılı olduğundan mahkememizin ----- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesini, davalı taraf aleyhine %20 icra inkar tazminatı hükmedilmesini, itirazın iptaline, takibin devamına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

ESAS DAVAYA İLİŞKİN SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;

Davacı tarafın, dava konusu alacağı, 31.12.2013 tarihinde ------ temlik aldığını beyan ettiğini, henüz oluşmamış bir alacağın temlik edilemeyeceğini, 31.12.2013 tarihi itibariyle, dava dışı----- müvekkil---- bir alacağının bulunmadığını, ayrıca dava dilekçesinde yapıldığı iddia edilen temliğin, adi bir belgeden ibaret olup Noterde düzenlenmediğini, bu nedenle 31.12.2013 tarihinde düzenlenip düzenlenmediğinin de meçhul olduğunu, müvekkili ---- şirketinin dava dışı ----- şirketine hiç bir borcunun olmadığını, dava dilekçesinde,

dava konusu edilen alacağın dayanağı olarak ileri sürülen 20.05.2010 tarihli İnşaat Sözleşmesinin dosyaya ibraz edilmediğini, dava dışı ----- şirketi ile müvekkili şi arasında, müvekkil şirketi hukuken bağlayıcı mahiyette bir inşaat sözleşmesi akdedilmediğini, bu le davacının iddialarının hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, dava dışı şirket tarafından müvekkili şirketin banka hesabına gönderildiği ifade edilen 64.703,40-TL'nin söylendiği şekilde 20.05.2010 tarihli İnşaat Sözleşmesine istinaden ödenip ödenmediğinin de belirsiz olduğunu, dava dışı ---- şirketinin,

müvekkili şirketten ziyade müvekkil şirketin eski ortağı olan ----- ile ticari ilişki içinde olduğunu, bu ticari ilişkinin, müvekkili şirket yönünden zararlar oluşturduğunun görülmesi üzerine müvekkil şirketin eski ortağı olan ---- şirket hisselerinin diğer ortaklar tarafından satın alınmak suretiyle şirket ortaklığına son verildiğini, davacı ------ ve dava dışı --- şirketinin, müvekkili ---- şirketinden hiçbir alacağının olmadığını, bilakis yıllarca müvekkili şirketi zarara uğrattıklarını belirtmiş olup, davanın reddine, dava masrafları ve avukatlık ücretlerinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA İLİŞKİN SAVUNMA

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, davacı tarafa yapıldığı iddia edilen temlikin geçersiz olduğunu, temlikin adi bir belgeden ibaret olup Noterde düzenlenmediğini, müvekkil firmanın davacı tarafa hiç bir borcu bulunmadığını, dava dışı ---müvekkil şirketten ziyade müvekkil şirketin eski ortağı olan ----- ile ticari ilişki içinde olduğunu, asıl alacak talebine dair takipten sonra faiz için ayrı takip yapılamayacağını, açılan davanın reddine yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava hukuki niteliği itibariyle, itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad.

67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.

İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.

b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.

c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.

Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.

İtirazın iptali istemine konu, ----İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği,

itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.TBK'nın 146. maddesi uyarınca takip tarihi itibariyle on yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan kök ve ek raporda özetle.

Tarafların Ticari Defterlerinin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Dava dışı ----- şirketinin incelenen 2009-2010-2011-2012 ve 2013 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin açılış ve kapanış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirket tarafından defter ve belge ibrazında bulunulmadığından, herhangi bir inceleme yapılamadığı,

ASIL DAVA YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: Asıl davanın konusu, dava dışı ----- şirketinin davalı şirketten olan 64.703,40 TL tutarındaki alacağının, 31.12.2013 tarihli Temlikname Sözleşmesi ile davacıya devredilmesi sonucu, davacı tarafından, davalı aleyhine başlatılan ----.

İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasına borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu Davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan 31.12.2013 tarihli Temlikname Sözleşmesinin incelenmesinde, dava dışı --- şirketinin davalı şirketten olan 64.703,40 TL tutarındaki alacağının, davacıya temlikine ilişkin olarak düzenlendiği davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan faturaların incelenmesinde, davalı şirket tarafından, dava dışı ----- adına 2010 yılında düzenlenen hizmet bedelleri faturalarına ilişkin olduğu, 2 adet faturaların toplam tutarının 150.296,60 TL olduğu,

Dava dışı ----- şirketinin ticari defterlerinin incelenmesinde, dava konusu alacağın 2010 yılında oluştuğu, dava dışı ----- şirketinin kayıtlarında, yapmış olduğu ödemelere ilişkin 265.000,00 TL borç kaydettiği, karşılığında almış olmuş olduğu hizmete ilişkin, her ne kadar dosyaya sunulan faturalar toplamı 150.296,60 TL olsa da, davalı lehine 50.000,0( alacak kaydı ile toplam 200.296,60 TL alacak kaydı girilmek suretiyle, 64.703,40 TL alacaklı tespit edildiği Davacı vekili tarafından, dava dilekçesinde delil listesinde belirttiği banka kayıtlarına ilişkin tarafıma sunulan ödeme dekontlarının incelenmesinde, dava dışı ---- şirketi tarafından,

davalı şirket ve davalı şirketin yetkilisinin banka hesabına “-----.” açıklamalı 14 adet toplam 265.000,00 TL tutarında ödeme yapılmış olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevapları ekindeki Ba-Bs formlarının incelenmesinde, dava dışı ---- şirketi ile davalı şirketin kayıtlarının uyumlu olduğu,

dava dışı şirketin 2 adet fatura karşılığı toplamda 127.370,00 TL (KDV Hariç) alış bildirimi yaparken, davalı şirketin de 2 adet fatura karşılığı toplamda 127.370,00 TL (KDV Hariç) satış bildirimi yaptığı tespit edildiği Somut olayda, dava dışı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki doğrultusunda, dava dışı şirketin ödemeler yaptığı, davalı şirketin de bu ödemeler karşılığı hizmet ifasında bulunduğu,

bu kapsamda yapılan incelemede, 2010 yılında dava dışı şirketin 265.000,00 TL tutarında ödeme yaptığı, karşılığında 200.296,60 TL alacak kaydı girerek dava dışı şirketin kendi defterlerinde 64.703,40 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirket tarafından, dava dışı şirkete 200.296,60 TL tutarından fazla hizmet ifasında bulunulduğuna ilişkin herhangi bir belge sunulmamış olması nedeniyle, dava dışı ----- şirketinin 64.703,40 TL'lik alacağının dosya kapsamına göre mevcut olduğu, davalı vekilinin cevap dilekçesinde belirtmiş olduğu,

davacı tarafından sunulan 31.12.2013 tarihli Temlik Sözleşmesinin geçersiz olduğu yönündeki beyanlarına ilişkin hukuki değerlendirmenin mahkememize ait olmak üzere temlik sözleşmesinin geçerli olduğunun kabul edilmesi halinde, davacının takip konusu alacağı talep edebileceği değerlendirildiği;BİRLEŞEN DAVA YÖNÜNDEN DEĞERLENDİRME: Birleşen davanın konusu, asıl davaya konu alacağın 31.12.2013 Temlik tarihinden, 29.11.2018 takip tarihine kadar işlemiş faiz alacağının tahsili amacıyla davalı aleyhine başlatılan---- İcra Müdürlüğü'nün --- Esas sayılı dosyasına borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ilişki olduğu Kural olarak TBK 117/gereği;

“muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla temerrüde düşer. Borcun ifa edileceği gün, birlikte belirlenmiş veya sözleşmede saklı tutulan bir hakka dayanarak taraflardan biri usulüne uygun bir bildirimde bulunmak suretiyle belirlemişse bugünün geçmesiyle...”temerrüdün başlayacağı kabul edilir.

Somut olayda, davacının davalıyı temerrüde düşürdüğüne ilişkin tebliğ şerhine havi ihtarname ya da eş eğer belge bulunmadığından, takip öncesinde davacı alacağının muaccel olmadığından davacının takip öncesi faiz talebi yerinde olmadığı Mahkememizin bilirkişi görüşü aksine karar vermesi, davacının faiz talebinin yerinde olduğuna karar vermesi halinde, 31.12.2013 Temlik Sözleşmesi tarihinden, 29.11.2018 takip tarihine kadar, 909,00 yasal faiz oranına göre 28.621,95 TL işlemiş faiz hesaplandığı, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Bilirkişi heyeti tarafından alınan ek rapor da özetle;

bilirkişi kök rapor kanaatlerini değiştirecek bir hususun bulunmadığı, dava dışı şirket ile davacı arasındaki alacak devrinin geçerli olduğu, hususlarını beyan ve rapor etmiştir.Davalının ihtaratlı tebligata rağmen ticari ve defter kayıtlarını mahkememize sunmadığı anlaşılmıştır.Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı,

davacı tarafın ve dava dışı temlik eden şirketin ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu uyuşmazlığın dava dışı----- şirketinin davalı şirketten olan 64.703,40 TL tutarındaki alacağının, 31.12.2013 tarihli Temlikname Sözleşmesi ile davacıya devredilmesi sonucu, davacı tarafından, davalı aleyhine başlatılan ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasına borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline ilişkin olduğu Davacı vekili tarafından dava dosyasına sunulan 31.12.2013 tarihli Temlikname Sözleşmesinin incelenmesinde, dava dışı ----- şirketinin davalı şirketten olan 64.703,40 TL tutarındaki alacağının,

davacıya temlikine ilişkin olarak düzenlendiği davacı tarafça dava dosyasına sunulan faturaların incelenmesinde, davalı şirket tarafından, dava dışı ----adına 2010 yılında düzenlenen hizmet bedelleri faturalarına ilişkin olduğu, 2 adet faturaların toplam tutarının 150.296,60 TL olduğu,

Dava dışı ---- şirketinin ticari defterlerinin incelenmesinde, dava konusu alacağın 2010 yılında oluştuğu, dava dışı ----- şirketinin kayıtlarında, yapmış olduğu ödemelere ilişkin 265.000,00 TL borç kaydettiği, karşılığında almış olmuş olduğu hizmete ilişkin, her ne kadar dosyaya sunulan faturalar toplamı 150.296,60 TL olsa da, davalı lehine 50.000,0( alacak kaydı ile toplam 200.296,60 TL alacak kaydı girilmek suretiyle, 64.703,40 TL alacaklı tespit edildiği Davacı tarafın delil listesinde belirttiği banka kayıtlarına ilişkin ödeme dekontlarının incelenmesinde, dava dışı---- şirketi tarafından,

davalı şirket ve davalı şirketin yetkilisinin banka hesabına “-----.” açıklamalı 14 adet toplam 265.000,00 TL tutarında ödeme yapılmış olduğu Vergi Dairesi Müdürlüğü yazı cevapları ekindeki Ba-Bs formlarının incelenmesinde, dava dışı ----- şirketi ile davalı şirketin kayıtlarının uyumlu olduğu,

dava dışı şirketin 2 adet fatura karşılığı toplamda 127.370,00 TL (KDV Hariç) alış bildirimi yaparken, davalı şirketin de 2 adet fatura karşılığı toplamda 127.370,00 TL (KDV Hariç) satış bildirimi yaptığı tespit edildiği somut olayda, dava dışı şirket ile davalı şirket arasındaki ticari ilişki doğrultusunda, dava dışı şirketin ödemeler yaptığı, davalı şirketin de bu ödemeler karşılığı hizmet ifasında bulunduğu,

bu kapsamda yapılan incelemede, 2010 yılında dava dışı şirketin 265.000,00 TL tutarında ödeme yaptığı, karşılığında 200.296,60 TL alacak kaydı girerek dava dışı şirketin kendi defterlerinde 64.703,40 TL tutarında alacaklı gözüktüğü, davalı şirket tarafından, dava dışı şirkete 200.296,60 TL tutarından fazla hizmet ifasında bulunulduğuna ilişkin herhangi bir belge sunulmamış olması nedeniyle, dava dışı ---- şirketinin 64.703,40 TL'lik alacağının dosya kapsamına göre mevcut olduğu, 31.12.2013 tarihli Temlik Sözleşmesi incelenmekle temlik sözleşmesinin geçerli olduğu dava dışı ----- şirketinin davalıdan alacaklı olduğu, HMK 222/3.

Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.

Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde).

Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği ilgili hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi ve davalı ve dava dışı şirket arasındaki BA/BS formları değerlendirildiğinde dava dışı temlik eden şirketin ticari defterlerinin davacı temlik alan lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.Asıl dava yönünden geçerli bir temlik ilişkisi bulunulduğu gözetilerek yukarıda izah olunan nedenlerle davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Asıl davaya yönelik alacak İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince,

icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötü niyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.

Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.

Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir. Birleşen davada ise takip öncesi işlemiş faiz talebinin dayanağı olan ve davalının temerrüde düşürüldüğüne delil olacak ihtarnamenin davalıya tebliğine ilişkin mazbata sunulmadığından işlemiş faiz talebi reddedilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Asıl Davaya konu -----. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı icra takip dosyasında davalının yaptığı itirazın iptali ile takibin aynen devamına,

2-Alacak likit olduğundan takipteki asıl alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3-ASIL DAVA YÖNÜNDEN;

a-Karar harcı 4.419,89 TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 781,46 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.638,43 TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,

b-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 781,46 TL peşin harç olmak üzere toplam 840,76 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine

c-Davacı tarafından yapılan tebligat, müzekkere gideri ve bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 2.251,70 TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,

d-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,

e-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 30.000,00 TL maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

f-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin birleşen dava ile aynı arabuluculuk dosyasına başvurduğu, ve birleşen davanın red edildiği göz önünde bulundurularak 780,00 TLnin davacıdan, 780,00 TL nin davalıdan (yarı oranlarda) tahsili ile hazineye irat kaydına,

g-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,

4- Birleşen davanın Reddine,

Birleşen dava yönünden

a-Karar harcı 427,60-TL den başlangıçta peşin olarak yatırılan 345,69 TL peşin harçtan mahsubu ile artan 81,91 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacı tarafa iadesine,

b-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,

c-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

d-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 28.621,95 TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

e-Taraflarca dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekiline ve davalı vekiline (e- duruşma sistemi üzerinden) kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/517, K. 2024/732, 11 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2021/517
  4. Karar No : 2024/732
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 19/08/2021
  7. Karar Tarihi : 11/10/2024
  8. Gereği Düşünüldü:esas Dava İddia Ve Talep
  9. Birleşen Davada İddia Ve Talep
  10. Esas Davaya İlişkin Savunma
  11. Birleşen Davaya İlişkin Savunma
  12. İnceleme Ve Gerekçe
  13. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2021/517
Karar No
2024/732
Tarih
11 Ekim 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/521 K.2024/543
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/521 K.2024/731
  • Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/521 K.2024/708
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2021/523 K.2024/1118
  • İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/524 K.2024/945
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2021/526 K.2024/699

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.