KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2021/696
- Karar No
- 2024/64
- Karar tarihi
- 18 Ocak 2024
Karar Metni
2.191 kelime·11 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2021/696
KARAR NO : 2024/64
DAVA
İtirazın İptali
DAVA TARİHİ : 26/03/2021
KARAR TARİHİ : 18/01/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle----- nolu poliçe ile sigortalı bulunan (ZMM) davalıya ait -----plakalı aracın, dava dışı ehliyetsiz sürücü----- sevk ve idaresindeyken 18.12.2019 tarihinde yapmış olduğu kaza sebebiyle ----- plaka numaralı araç üzerinde %100 kusurlu bir şekilde hasara yol açtığı, aracı sevk ve idare eden ---- ehliyetsiz olduğunun anlaşılması sebebiyle Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk (Trafik) Sigortası Genel Şartları,
B.4-b maddesi uyarınca sigortalı müvekkile karşı rücu hakkının doğduğu,------plakalı araçta kaza sebebiyle meydana gelen ve %100 kusur oranının tamamına tekabül eden 9.780,00 TL hasarın ödenmesi istemiyle başlatılan takibe haksız şekilde itiraz edildiğinden bahisle, ----- İcra Müdürlüğü'nün -----Sayılı dosyasına vaki itirazın iptali ile %20'den az olmamak üzere icra-inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilinin -----vatandaşı olduğu, sürücü belgesi bulunduğu, ehliyetini Türkiye’den almadığını bu nedenle ehliyetsiz olduğu sonucuna varılamayacağına, kabul anlamına gelmemek
üzere ancak sürücünün kusuru oranında rücu edilebileceği, 16/12/2019 tarihinde meydan gelen kazada karşı yönden gelen ----- plakalı okul servisi dönüşünün yasak olduğu yönde girilmez tabelasının olduğu sokağa dönmek için manevra yapması üzerine kazaya karıştığını, aniden -----plakalı araç dönülmesi yasak olan sokağa dönmek için aniden karşı
şeride çıkarak müvekkil aracın önünde son dakika durduğunu, bu sırada sürücü -----kazadan kaçmak üzere direksiyonu sağa kırdığını ve yol üzerinde ilgili mevzuata aykırı şekilde park halinde
bulunan ----- şubesi kullanımında olduğu anlaşılan motora ve ----isimli
şahsa çarparak durabildiğini,------ plakalı aracın sebep olduğu kazayı görmesine rağmen durmadan kaza mahallinden uzaklaşması nedeniyle, polis memurları tarafından tutanakta bahse konu araç ve kusurundan bahsedilmemesi nedeniyle kaza tutanağının hatalı ve eksik şekilde
tutulduğu, davacı sigorta şirketi tarafından zarar gördüğü belirtilen -----plakalı aracın ----- marka-----tipi -----model motosiklet olduğu, davacı tarafça sunulan belgelerden anlaşılacağı üzere egzoz koruma takımının değiştiği, fatura bedelinin 440 TL olduğu, motosikletin piyasa değerinin 7.500 ila 15.000 TL arasında olduğu, 9.780 TL olarak bildirilen rakamın kabulunun
mümkün olmadığı, davacının icra inkar tazminatının reddi gerektiği, müvekkil lehinde kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep ettiklerini, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf tahmiline karar verilmesini arz ve talep etmektedirler.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle -----İcra Müdürlüğünün------Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buluduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan 24/07/2022 tarihli bilirkişi raporu ile
----plaka sayılı -----marka, (araç sahibi: ----- (trafik sigorta:
----- Sigorta Şirketi) sürücü ----- vatandaşı ve yabancı ülke sürücü belgesine sahip): ---- Caddesinden ----- istikametine seyir halindeyken ----- Kavşağına geldiği sırada karşı istikametten sola dönmek için sola
manevra yapan ancak ---- plaka sayılı aracın geldiğini görerek duran ----- plakalı görerek panikleyip direksiyonu sağ manevra yapmasıyla kaldırımda bulunan yaya ----aracın sağ ön kısmı çarpmasıyla ve park halinde ------ plakalı aracın arka kısmına çarpmasıyla oluşan trafik kazasında; görüş mesafesi açık yol üzerinde aracının hızını hava, yol, trafik ve yaklaştığı kavşak yapısı ile aracının teknik yapısına uygun olarak,uygun hadde getirmeden ilerlemesi ile seyri esnasında yeterince dikkatli ve uyanık olarak
araç kullanmaması nedeniyle, aracının direksiyon kontrolünü kaybetmesi ile aracın hakimiyetini tam olarak sağlayamayarak park halinde motosiklet ve yayaya çarparak gerçekleşen bu olayda seyri esnasında kendisinden beklenen en basit dikkat ve özeni asgari düzeyde yeterince göstermemesi nedeniyle oluşumuna sebep olduğu bu olayın gerçekleşmesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 52 – Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli
yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak; b) Hızlarını, kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunungerektirdiği şartlara uydurmak, zorunda olduğu ve ihlal ettiği; aynı kanunun madde 84 Araç sürücüleri trafik kazalarında; “l) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma, hallerinde asli kusurlu sayılırlar.”
Olduğu dikkate alındığında; %100 asli kusurlu olduğu;
--- plakalı ----- marka motosiklet (sahibi: ------ Şirketi; trafik
sigorta:belirtilmediği) aracın park halinde bulunduğu ve dava konusu kazada atfa kabil bir kusurunun bulunmadığı;Kaza krokisinde plakası belirlenemeyen ----- olarak plakası ifade edilen ticari araç
sürücüsü: kaza öncesi video görüntülerinde sola dönüş için uygun olarak yavaşladığı ve işaret verdiği, dava konusu kazada atfa kabil bir kusurunun bulunmadığı; Davacı dilekçesinde “…----- plaka nolu araçta kaza sebebiyle oluşan ve ekspertiz incelemesiyle tespit edilen hasar miktarının sigortalısı/davalının %100 lük kusuruna tekabül eden kısmının 9.780,00 TL olduğu ve müvekkil şirket tarafından ödendiği,” olarak ifade
edilmesine karşın dava dosyasında ----- plaka nolu motosiklet ile ilgili olarak kaza hasar fotoğrafları, ekspertiz raporu, servis giriş-çıkış kayıtları, hasar onarım faturası,hasara ilişkin sigorta ödeme banka dekontu sunulmadığı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi hasar kayıtları da bulunmadığı; dolayısıyla mevcut belgelerle hasar yönünden değerlendirme yapılamayacağı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Mahkememizce aldırılan 11/12/2022 tarihli bilirkişi ek raporu ile 20/01/2020 tarihli---- tarafından
-----. adına hazırlanan fatura:----- plaka nolu,
----- hasar dosya nolu; “egzoz koruma takım, servis işçilik bedeli” toplam 440 TL KDV Dahil olduğu,bu bedelin kazanın oluş şekli ile uyumlu olarak hasar onarım bedeli olarak 440 TL KDV Dahil olduğu, kök rapor kanaatlerinde değişiklik olmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan 11/09/2023 tarihli ikinci ek rapor ile 16/12/2019 kaza tarihli;16/12/2019 kaza tarihli;----dosya nolu, dava dışı -----
tarafından düzenlenmiş “park halinde çarpılma” hasar dosyası bulunduğu tramer kayıtlarından anlaşıldığı;Dava dosyasında bulunan kaza krokisi ve hasar fotoğrafları beraber değerlendirildiğinde; yedek parça toplam 6.389,84 TL ve işçilik 1.525,42 TL olmak üzere -----plakalı araç için hasar bedeli toplam 7.915,26 TL (KDV dahil 9.340,00 TL) dava konusu kaza ile uyumlu olduğu;
davacı sigorta şirketinin KZMM Sigortası Genel Şartları B.4 maddesi (b) bendi gereğince davalı sigortalısına ehliyetsizlik nedeniyle rücu hakkı olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.2918 sayılı KTK'nun 95. maddesi gereğince sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurabilir.
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları 14 Mayıs 2015 gün ----sayılı ----- yayınlanarak 01 Haziran 2015 tarihinde yürürlüğe giren Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde; “Zarar Görenlerin Haklarının Saklı Tutulması Ve Sigortacının Sigortalıya Rücu Hakkı" düzenlenmiş, “Sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran haller zarar görene karşı ileri sürülemez.Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Sigortalıya başlıca şu nedenlerle rücu edilir:
a-)Tazminatı gerektiren olay, sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kasti bir hareketi veya ağır kusuru sonucunda meydana gelmiş ise,
b-)Tazminatı gerektiren olay, aracın ilgili mevzuat hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan veya geçerliliğini yitirmiş sürücü sertifikasına sahip ya da ehliyetine geçici/sürekli el konulmuş kimseler tarafından sevk edilmesi veya trafik kurallarının ağır kusur ile ihlali sonucunda meydana gelmiş ise,
c-)Aracın, uyuşturucu madde veya ilgili mevzuatta belirlenen seviyenin üzerinde alkollü içki almış kişilerce veya aynı mevzuatta alkollü içki alamayacağı belirtilen kişilerce alkollü içki alınmak suretiyle kullanılması sırasında meydana gelen zararlar,
ç-)Tazminatı gerektiren olay, yolcu taşımaya ruhsatlı olmayan araçlarda yolcu taşınması veya yetkili makamlarca tespit edilmiş olan istiap haddinden fazla yolcu veya yük taşınması veya patlayıcı, parlayıcı ve tehlikeli maddeleri taşıma ruhsatı bulunmayan araçlarda, bu maddelerin parlama, tutuşma ve infilakı yüzünden meydana gelmiş ise,
d-)Sigortalının rizikonun gerçekleşmesi halinde bu genel şartların B.1 maddesinde belirtilen yükümlülükleri yerine getirmemesinden dolayı zarar ve ziyan miktarında bir artış olursa,
e-)Tazminatı gerektiren olayın aracın çalınması veya gasp edilmesi sonucunda olması halinde, çalınma veya gasp edilme olayında sigortalının kendisinin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin kusurlu olduğu tespit edilirse,
f-)Bedeni hasara neden olan trafik kazalarında sigortalının veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin, tedavi veya yardım amaçlı sağlık kuruluşuna gitme, can güvenliği nedeniyle uzaklaşma gibi zorunlu haller hariç olmak üzere, olay yerini terk etmesi veya kaza tutanağı, alkol raporu vb. kazanın oluş koşullarına ilişkin gereken belgelerin düzenlenmesi yükümlülüğüne aykırı davranması halinde,Sigortacı rücu sebeplerine dayanarak tazminat sürecini geciktiremez ve bu sebeplere dayalı bilgi ve belgeyi hak sahibinden talep edemez.” şeklinde düzenleme yapılmıştır.
Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda
---- plaka sayılı -----marka, (araç sahibi: ----- (trafik sigorta:
----Sigorta Şirketi) sürücü -----vatandaşı ve
yabancı ülke sürücü belgesine sahip):----Caddesinden ----- istikametine seyir halindeyken ----- Kavşağına geldiği sırada karşı istikametten sola dönmek için solamanevra yapan ancak ---- plaka sayılı aracın geldiğini görerek duran ----- plakalı görerek panikleyip direksiyonu sağ manevra yapmasıyla kaldırımda bulunan yaya ---- aracın sağ ön kısmı çarpmasıyla ve park halinde -----plakalı aracın arka kısmına çarpmasıyla oluşan trafik kazasında; görüş mesafesi açık yol üzerinde aracının hızını hava, yol, trafik ve yaklaştığı kavşak yapısı ile aracının teknik yapısına uygun olarak,
uygun hadde getirmeden ilerlemesi ile seyri esnasında yeterince dikkatli ve uyanık olarak araç kullanmaması nedeniyle, aracının direksiyon kontrolünü kaybetmesi ile aracın hakimiyetini tam olarak sağlayamayarak park halinde motosiklet ve yayaya çarparak gerçekleşen bu olayda seyri esnasında kendisinden beklenen en basit dikkat ve özeni asgari
düzeyde yeterince göstermemesi nedeniyle oluşumuna sebep olduğu bu olayın gerçekleşmesinde; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu Madde 52 – Sürücüler: a) Kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken, tepe üstlerine yaklaşırken, dönemeçli yollarda ilerlerken, yaya geçitlerine, hemzemin geçitlere, tünellere, dar köprü ve menfezlere yaklaşırken, yapım ve onarım alanlarına girerken, hızlarını azaltmak; b) Hızlarını,kullandıkları aracın yük ve teknik özelliğine, görüş, yol, hava ve trafik durumunun
gerektirdiği şartlara uydurmak, zorunda olduğu ve ihlal ettiği; aynı kanunun madde 84 Araç sürücüleri trafik kazalarında; “l) Park için ayrılmış yerlerde veya taşıt yolu dışında kurallara uygun olarak park edilmiş araçlara çarpma, hallerinde asli kusurlu sayılırlar.” Olduğu dikkate alındığında; %100 asli kusurlu olduğu; ---- plakalı -----marka motosiklet (sahibi: ----- Şirketi; trafik
sigorta:belirtilmediği) aracın park halinde bulunduğu ve dava konusu kazada atfa kabil bir kusurunun bulunmadığı; aracı süren kişinin ehliyetinin olmaması tek başına hasar bedelinin sigortalıya rücu için yeterli değildir, aynı zamanda sigortalı aracı kullanan sürücünün kusurlu da olması gerekmektedir. ---- BAM ----- HD. ----sayılı Kararı) Alınan bilirkişi raporu ile davalı sigortalının aracını kullanan----- kazanın meydana gelmesinde %100 kusurlu olduğunun belirlenmesi ve araç sürücüsünün ehliyetsiz olması birlikte değerlendirildiğinde davacı sigortanın ödediği hasar bedelini davalı sigortalısına rücu edebileceği anlaşıldığından davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiştir.---- Bölge Adliye Mahkemesi ----hukuk dairesi Dosya No :---- Karar no ----: ---
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜ ile,
1-Davalıların ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış oldukları itirazlarının 9.340,00 TL asıl alacak ve 643,39 TL işlemiş faiz yönünden iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine
2-Alacak likit olmayıp yargılamayı gerektirdiğinden, şartları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine,
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 681,97 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 181,19 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 500,78 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 59,30 TL başvurma harcı, 181,19 TL peşin harç olmak üzere toplam 240,49 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 3.200,00 TL bilirkişi ücreti, 122,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 3.322,00 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %94,10 oranında olmak üzere 3.126,00 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 9.983,39 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 626,17 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
9-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 680,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranına göre 639,88 TL tutarlı kısmının davalıdan, 40,12 TL tutarlı kısmının davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
10-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin e-duruşma vasıtası ile yüzüne karşı miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2021/696, K. 2024/64, 18 Ocak 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama