İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/345 K.2024/483

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2022/345Karar2024/483Tarih5 Haziran 2024Okuma12 dk · 2.441 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/345
Karar No
2024/483
Karar tarihi
5 Haziran 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.441 kelime·12 dk okuma·6 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2022/345

KARAR NO : 2024/483

DAVA

İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 18/05/2022

KARAR TARİHİ : 05/06/2024

Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkil şirket ile davalı arasında faturalı ürün satışı ve cari hesap ilişkisi ile yürüyen bir ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişki sonucunda 19/01/2022 tarihinde düzenlenen cari hesap ekstresi ve yine cari hesap ekstresine konu faturalardan kaynaklanan 1.033,847,35 TL bakiye alacak mevcut olduğunu, 19/01/2022 cari hesap ekstresi ve faturalardan kaynaklanan bakiye alacağın % 17.25 TL temerrüt faiz oranı ile tahsili için ------Müdürlüğünün ----- sayılı dosyası ile 1.033,847,35 TL bedelli ilamsız takip başlatıldığını, işbu takibe davalı tarafından yapılan itiraz sonucu takibin durduğunu,

davalı taraf itirazında; müvekkilinin alacaklı olduğunu iddia eden tarafa icra takibinde talep edilen şekilde ve tutarda herhangi bir borcu bulunmamaktadır diyerek ifa, zamanaşımı veya faturaların cari hesap ekstresinin içeriğine dair bir sebep ileri sürülmeksizin borca itiraz edildiğini, yapılan haksız itiraz sonucu duran takip ile müvekkili şirketin alacağını tahsil edemeyerek mağdur olduğunu, itirazların incelendiğinde yasal olmadığının görüldüğünü, şöyle ki Davalı taraf ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkide,

davalı faturalı olarak ürün almakta ve bu ürünlere karşılık olarak da dönem dönem ödemelerle borçlarını kapatmakta olduğunu, bu ödemeler ile kalan tutarlar için de cari tablolarda son durum düzenlenmekte olduğunu, nitekim davalı ile yapılan ürün satışlarıyla ilgili olarak da cari tablolarda borç tutarları ile yapılan ödemeler bir bir gözükmekte olduğunu, taraflar arasındaki 25.07.2021 tarih ve 29.07.2021 tarihli e- mailllerle de son borç tutarının teyit edildiğini, ödeme günleri kararlaştırıldığını ve mal alım satımı da bu esnada devam ettiğini,

davalı ile olan alışverişin 2021 yılında sonlandırıldığını ve bu durumun cari hesap ekstresinde iki tarafın e-mail yazışmalarına da konu edildiğini, davalı kabul edip kısmi ödeme yaptığı borca itirazında açıkça takibi sürüncemede bırakmayı hedefleyerek iyiniyetli davranmadığını, müvekkili ile davalı yan arasında, 19/01/2022 tarihli cari hesap ilişkisinde gözüken borç miktarı kadar takip yapıldığını ancak davalı yanca hiçbir gerekçe sunulmaksızın borca itiraz edildiğini, itirazın yersiz olduğunu, şöyle ki, tarafların ticari defterlerinden de anlaşılacağı üzere,

davalıya takibe konu fatura bedellerinden de cari hesap ekstresinden kalan bakiye alacağın istenmesi için takip yapıldığını, davalının fatura içeriğine ve mal teslimine ilişkin herhangi bir itirazının olmadığını, davalının herhangi bir borcu olmadığını diyerek,

aradaki ticari ilişkiyi kabul etmekte olduğunu, davalının borcun ödendiğini kanıtlamak zorunda olduğunu, bu konuda icra dosyasına sunulan herhangi bir ödeme belgesi de olmadığını, bu halde yapılan itirazın haksız olduğunun ortada olduğunu, müvekkilinin mağduriyetinin giderilmesi için itirazın iptaline ve davalı yan aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesi gerekmekte olduğunu, müvekkilinin dava ikame edilmeden önce 29/03/2022 tarihinde, ticari dava şartı olan Arabuluculuk süreci için başvuru yaptığını ancak davalı tarafın müzakere soncunda müvekkilinin taleplerini kabul etmediklerini,

tüm bu nedenlerle davalının---- İcra Müdürlüğünün ------. sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ve takibin devamına ve %20 dan aşağı olmamak koşuluyla icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; hak kazanıldığını kabul anlamına gelmemek kaydı ile alacağın zamanaşımına uğradığını, huzurdaki taleplerin kısmi dava olarak dermeyan edilmesinin mümkün olmadığını, davacının icra takibinde talep ettiği tutar açıkça belli olduğundan kısmı dava açmasının mümkün olmadığını, icra takibinde alacaklı olduğu iddia eden tarafın alacak kaydı firmanın o dönemki şirket yetkilisi ----- isimli kişi tarafından onaylandığını ancak eski yönetici ---- - hakkında dolandırıcılık, hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik suçlarının işlendiğinden bahisle savcılık şikayeti yapıldığını,

---- - hakkında ilgili savcılık dosyasından yurt dışına çıkış yasağı verildiğini, müvekkili şirket yetkilisi ------- tarafından şirketi zarara uğratan eylemlerde bulunulduğu tespit edildiğinden onaylamış olduğu alacak kayıtlarının sahteliği ihtimalinin mevcut olduğunu, şirket nezdinde gerekli araştırma ve incelemeler yapılmakta olduğunu, bu sebeple savcılık dosyasının iş bu dosyanın sonucunu doğrudan etkileyeceğinden dosyasının bekletici mesele yapılmasını, tarafların tacir olduğunun sabit olduğunu, her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerektiğini,

müvekkili ----- firmasının yetkilisi ile davacı arasında yapılmış bir yazılı sözleşme olmadığı gibi müvekkili şirket yetkilisi tarafından davacı ile sözleşme yapılmasına ilişkin herhangi bir çalışana verilmiş bir yetki de bulunmamakta olduğunu, bu kapsamda basiretli tacir gibi davranması gereken tacirin şirket yetkilisi olmayan biri ile müvekkili şirketi borç altına sokma işlemi yapma yetkisine sahip olmayan kişi ile işlem yapmasının kabul edilemeyeceğini, aksinin kabulü halinde şirket yetkilisi olmayan birine imzalatılan her belgenin şirketi bağlayacağı sonucu çıkarken bunun kabulünün mümkün olmadığını,

TTK’nın 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca gönderilen faturaya sekiz gün içinde itiraz olunmaması halinde fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması için, faturayı düzenleyen kişinin aynı maddenin ikinci fıkrasına göre ticari işletmesi icabı mal satmış, imal etmiş yada iş görmüş bir tacir olması gerektiğini, bunun doğal sonucu olarak da;

faturaya itiraz olunmaması fatura içeriğini kabul etme sonucunu doğurmadığını, faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olmasının, yani faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesinin TTK’nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen karineden kaynaklanmakta olduğunu buna göre;

fatura düzenleyen tacirin alınan karineden yararlanabilmesi için fatura tanzim edenle, adına fatura tanzim edilen arasında akdi ilişki bulunması ve faturanın akdin ifasıyla ilgili olarak düzenlenmesi gerektiğini, fatura sözleşmesinin kurulması safhasıyla ilgili olmadığını, ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerektiğini, ilaveten TTK’nın 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karine olduğunu,

ikinci fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura münderecatının doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerektiğini yerleşik Yargıtay kararları gereği fatura tek başına alacağın varlığını ispata yeterli belge olmadığını, davacı alacağın dayanağını fatura içeriği hizmet sağladığını ve müvekkiline verdiği hizmet kapsamında harcamalar yaptığını ispat külfeti altında olduğunu, Yargıtay’ın yerleşik içtihatları gereği davacının icra takibine konu alacağını fatura dışında,

hukuki ilişkinin varlığını ve faturanın bu ilişkiye dayanılarak hazırladığını ilaveten faturaya konu hizmeti ücrete hak kazanacak şekilde tam ve eksiksiz olarak müvekkiline vermiş olduğunu ıspat etmek mecburiyetinde olduğunu, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 229 uncu maddesinde fatura; satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesika olarak, tanımlandığını, 231 inci maddenin 5 inci bendinde;

faturanın, malın teslimi veya hizmetin yapıldığı tarihten itibaren azami yedi gün içinde düzenleneceği, bu süre içerisinde düzenlenmeyen faturaların hiç düzenlenmemiş sayılacağı hüküm altına alındığını, anılan Kanunun 231 inci maddesinin 5 inci bendindeki "azami" ifadesi ile faturanın mutlaka bu süre içerisinde düzenlenmesi gerektiği belirtilmekte olduğunu, yukarıda yer alan yasal düzenlemeler uyarınca, mal teslimi ve/veya hizmet ifalarına ilişkin belge düzeninde sürenin gün olarak belirlenmesi sebebiyle 7 günlük sürenin hesabının,

malın teslimi veya hizmetin yapıldığı ilk gün hesaba katılmadan takip eden günden başlaması gerekmekte olduğunu, buna göre davacının süresinde düzenlemediği fatura hiç düzenlenmemiş sayılacağından bu faturaya dayalı bir hak iddia etmesi mümkün olmadığını, ayrıca süresinde düzenlenmeyen fatura yok hükmünde olduğundan bu faturaya bağlı KDV talebi de yerinde olmayacağını, nitekim 3065 sayılı KDV Kanununun 10. maddesinde; vergiyi doğuran olayın; mal teslimi ve hizmet ifası hallerinde, malın teslimi veya hizmetin yapılması,

malın tesliminden veya hizmetin yapılmasından önce fatura veya benzeri belgeler verilmesi hallerinde, bu belgelerde gösterilen miktarla sınırlı olmak üzere fatura veya benzeri belgelerin düzenlenmesi anında doğacağı hüküm altına alındığını, faturanın ilgili olduğu takvim yılı henüz sonuçlanmamışsa, takvim yılı sonuna kadar faturada yer alan KDV tutarını KDVK’nın 29. maddesi uyarınca indirim konusu yapılmasının mümkün olduğunu, söz konusu faturalar için de bir kabul olmamak üzere bu imkanlar da ortadan kalktığını, müvekkilinin davacıya icra takibinde talep edilen şekilde ve tutarda borcu bulunmadığını,

davacı tarafından verilen hizmetin eksik ve hatalı olup ücrete hak kazanılamadığını tüm bu nedenlerle haksız ve mesnetsiz davanın külliyen reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine, davacı aleyhine asıl alacağın %20sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yüklenmesine, aksi kabulde TBK hükümleri gereğinde indirim yapılması, müvekkil zararının takas ve mahsubuna karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkememizce; ---- İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası, ---- Cumhuriyet Başsavcılığı'nın ----- soruşturma sayılı dosyası UYAP üzerinden istenilmiş, ---- ve ---- Vergi Dairelerine yazı yazılarak davacı ve davalının 2020-2021-2022 yıllarına ait BA/BS formları, ---- ve ---- Ticaret Sicil Müdürlüklerinden davacı ve davalı şirketlerin ticaret sicil kayıtları celp edilerek incelenmiş, davacı şirket merkezinin mahkememiz yargı alanı dışında bulunması nedeniyle talimat yazılarak davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmış, sonrasında dosya Mahkememizce mali müşavir bilirkişiye tevdi edilerek, davalı şirketin de ticari defter ve kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle, hüküm kurmaya ve denetime elverişli kök ve ek raporlar alınarak taraflara tebliğ edilmiştir.

Dava; ----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyasında davalı tarafından yapılan itirazın iptali, takibin devamı ve icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.İtirazın iptali davası, müddeabihi takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, normal bir eda (alacak) davasıdır. Yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Takip alacaklısı tarafından takip borçlusuna karşı açılır.

Borçlu bu davaya karşı vereceği cevapta ödeme emrine itiraz ederken bildirdiği itiraz sebepleri ile bağlı değildir. Borçlu cevap dilekçesinde itiraz ederken bildirmiş olup olmadığına da bakmaksızın bütün savunma sebeplerini bildirmelidir. Alacaklı bu davada alacağının varlığını 6100 sayılı HMK' ya göre caiz olan her türlü delille ispat edebilir.Mahkememizce ----. İcra Dairesi'nin ---- Esas sayılı dosyası celp edilerek, dosya arasındaki tüm kayıt ve belgeler incelenmiştir.

Söz konusu icra dosyasında davacı tarafından davalı aleyhine 08/03/2022 tarihinde icra takibine girişildiği, davacı-alacaklı tarafından toplam 1.222.851,35 TL'nin davalı-borçludan tahsilinin talep edildiği ödeme emrinin davalı-borçluya 01/04/2022 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, davalı-borçlunun da yasal itiraz süresi içerisinde 28/03/2022 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği, buna bağlı olarak icra müdürlüğünce icra takibinin durdurulduğu, takibin durdurulması kararının davacı/alacaklıya tebliğ edilmediği,

davacının yasal süre içersinde bu davayı açtığı anlaşılmıştır.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia ve savunmaları, toplanan deliller ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarındaki tespitler uyarınca; taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, ancak taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmadığı, satış ilişkisi nedeniyle davacının icra takibine konu toplam 1.222.851,35 TL bedelli faturaları düzenlediği,

davalı tarafça fatura bedellerinin ödenmemesi üzerine davacı şirketin faturalara ve cari hesap ekstresine dayalı olarak ödenmeyen toplam 1.033.847,35 TL asıl alacak ve bu davanın konusu olmayan 189.004,00 TL alacağının tahsili amacıyla----- İcra Dairesi'nin ------- Esas sayılı dosyası ile icra takibine giriştiği, davalı borçlunun yasal süre içerisinde takibe itiraz ettiği ve davacı vekilinin de yine yasal süresi içerisinde mahkememizde itirazın iptali talepli işbu davayı açtığı, taraflar arasındaki ihtilafın takip konusu faturalar ve cari hesaptan ötürü davalının davacıya borçlu bulunup bulunmadığına ilişkin olup,

uyuşmazlığın halli ve taraflar arasındaki ticari ilişkinin tespiti için mahkememizce defter incelemesine karar verildiği, her iki tarafın da ticari defterlerini bilirkişi incelemesine sunulmak üzere ibraz ettikleri ve her iki tarafın da defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, talimat yoluyla alınan SMMM bilirkişi tarafından hazırlanan 02/03/2023 tarihli raporda, davacı şirketin 19/01/2022 tarihi itibariyle 1.222.851.35 TL davalıdan cari hesaptan kaynaklı alacaklı göründüğü 1.222.851,35 TL'nin 1.033.847,41 TL kısmının faturaya dayalı alacak, 189.004,00 TL Kısmı ise vade farkı alacağı olduğu,

ticari defterlerin usulüne uygun olarak tutulduğu, kendi içerisinde birbirini doğruladığı, davacının 1.222.851,35 TL cari hesaptan kaynaklanan alacaklı göründüğü. Mahkememizce resen seçilerek dosyanın tevdi edildiği SMMM bilirkişi tarafından hazırlanan 29/11/2023 ve 15/04/2024 tarihli kök ve ek raporlarda ise.

Davalı şirketin kayıtlarında, davacı şirkete ait 3 hesap hareketlerinin incelenmesinde, 6.738.481,06 TL borç kaydettiği, karşılığında 7.484.998,98 TL alacak kaydı girmek suretiyle, 08.03.2022 takip tarihi itibariyle, davalı şirketin kendi defterlerinde 746.517,92 TL borçlu gözüktüğü, davacı şirket tarafından düzenlenen 3 adet toplam 476.334,00 TL tutarlı fatura dışındaki faturaların kendi defterlerinde davacı şirketin alacağı olarak kaydedildiği, kaydedilmeyen 3 adet faturadan 2 tanesinin davalı şirkete GİB portalı üzerinden elektronik fatura olarak düzenlenerek teslim edildiği,

ancak davalı şirketin faturaya herhangi bir itirazının bulunmaması nedeniyle, davacı şirketin fatura içeriği malları davalı şirkete teslim ettiğine ilişkin karinelerin oluştuğu, davacı vekilinin kök rapora itiraz dilekçesinde sunmuş olduğu belgeler doğrultusunda, davacı şirketin 08.03.2022 icra takip tarihi itibariyle 1.033.847,41 TL tutarında alacağını talep edebileceğinin belirtildiği, her ne kadar davalı taraf, dava konusu alacak kaydı firmanın o dönemki şirket yetkilisi ----- isimli kişi tarafından onaylandığı,

ancak eski yönetici ---- - hakkında dolandırıcılık, hizmet nedeni ile güveni kötüye kullanma, özel belgede sahtecilik suçlarının işlendiğinden bahisle savcılık şikayeti yapıldığı, bu sebeple ----- Cumhuriyet Başsavcılığının ----- Sor.

Sayılı dosyası iş bu dosyanın sonucunu doğrudan etkileyeceğinden dosyasının bekletici mesele yapılmasını talep etmiş ise de; bu hususun davalı şirket ile dava dışı çalışanını ilgilendirilen iç ilişki olduğu ve soruşturma dosyasının neticesinin işbu yargılamaya katkısı olmayacağı kanaatiyle bekletici mesele talebi yerinde görülmemiş olup;

denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporları doğrultusunda, taleple bağlı kalınarak davanın kabulü ile----- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin 1.033.847,35 TL asıl alacak üzerinden devamına dair karar vermek gerekmiştir.Her ne kadar bilirkişi raporunda takibe konu 189.004,00 TL'lik kısım yönünden de birtakım değerlendirmeler yapılmış ve davalı vekili tarafından da bu değerlendirmelere itiraz edilmiş ise de;

davacının açıkça ve sadece 1.033.847,35 TL asıl alacak yönünden itirazın iptalini talep ettiği ve talebini bu bede üzerinden harçlandırdığı görülmekle dava konusu edilmeyen 189.004,00 TL'lik kısma ilişkin herhangi bir hüküm oluşturulmamıştır.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.

Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.

Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.

Takip talebi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde alacağın likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen alacak miktarının %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26. maddesi,

Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/1-ç ve 326. maddeleri gözetilerek dava öncesi ödenen arabuluculuk ücreti zorunlu giderlerinin yargılama gideri olarak kabul edilmesi ve davada haksız çıkan taraftan alınarak Hazineye gelir yazılmasına karar verilmesi gerektiğinden, Hazine tarafından karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk zorunlu yargılama giderinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına ilişkin hüküm kurulması cihetine gidilmiştir.

HÜKÜM (Yukarıda açıklanan nedenlerle) :

1-Davanın kabulü ile-------. İcra Müdürlüğü'nün ----- esas sayılı dosyasında davalı borçlunun yaptığı itirazın iptali ile takibin 1.033.847,35 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine,

2-Alacak likit olduğundan hüküm altına alınan alacak miktarının %20'si oranında hesaplanacak icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,

3-Alınması gereken 70.622,11 TL nisbi harçtan başlangıçta alınan peşin harcın mahsubu ile bakiye 52.795,33 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irad kaydına,

4-Davacı tarafından yapılan 262,98 TL dava açılış masrafı, 17.656,00 TL tamamlama harcı ile 8.267,00 TL yargılama masrafından ibaret toplam 26.185,98 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,

5-Davacı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap edilen 143.723,21 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,

6-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

7-Taraflarca yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının 6100 sayılı HMK md. 333 uyarınca karar kesinleştiğinde yatıran tarafa iadesine,Dair; davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yasa yolu açık olmak üzere oybirliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/345, K. 2024/483, 5 Haziran 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2022/345
  4. Karar No : 2024/483
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 18/05/2022
  7. Karar Tarihi : 05/06/2024
  8. Gereği Düşünüldü

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2022/345
Karar No
2024/483
Tarih
5 Haziran 2024

İlgili Kararlar

  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/346 K.2024/459
  • İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/347 K.2024/497
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/350 K.2024/1020
  • İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/351 K.2024/443
  • İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2022/351 K.2024/1068
  • Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2022/352 K.2024/440

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.