KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2022/887
- Karar No
- 2025/538
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2025
Karar Metni
1.986 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2022/887
KARAR NO : 2025/538
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 22/11/2022
KARAR TARİHİ : 04/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirket tarafından ------ numaralı Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi ile sigortalanan-----ait 92 adet muhtelif beyaz eşya cinsi emtiaların, ---- nakliyesi işi, dava dışı sigortalıya karşı yine dava dışı-----tarafından üstlenildiğini, davalı------ tevdi edildiğini, Söz konusu emtiaların, taşıma irsaliyeleri kapsamında-----plakalı tıra yüklendiğini, söz konusu tırın, ----- istikametine seyir halinde iken, aynı istikamette yolun sağ şeridinin bir kısmı üzerinde duraklama yapmış olan-----plakalı tıra sol arka kısmından çarpması neticesinde ölümlü / yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini,
Kazanın oluşumunda ----- plakalı tırın sürücüsü olan davalı ---- asli kusurlu bulunduğunu, davalı-----ise söz konusu aracın maliki olduğunu, Fatura ve yapılan tespitler gereğince toplam 26.495,63 EUR sigortalı zararı, müvekkil şirket tarafından tazmin edilmiş olup, TTK. ve poliçe hükümleri gereğince, sigortalısının haklarını devralan müvekkilin, TTK. ilgili hükümleri gereğince davalılara rücu hakkı doğduğunu, davalı borçluların vaki itirazı üzerine duran icra takibine devam edilebilmesi için, itirazın iptali talebi ile işbu davayı açmak zarureti doğduğunu,
ancak icra takibinin ardından 29.09.2022 tarihide ----- plakalı aracın mali mesuliyet sigortacısı olan -----. tarafından müvekkil şirket hesabına 1.095,52 EUR ödendiğini, dolayısı ile takip tutarından, ----- tarafından ödenmiş olan söz konusu tutar mahsup edilmek sureti ile kısmen iptaline karar verilmesini talep edilmiştir.istikamette yolun sağ şeridinin bir kısmı üzerinde duraklama yapmış olan -----plakalı tıra sol arka kısmından çarpması neticesinde ölümlü / yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiğini, Kazanın oluşumunda ----- plakalı tırın sürücüsü olan davalı ----- asli kusurlu bulunduğunu,
davalı ----- ise söz konusu aracın maliki olduğunu, Fatura ve yapılan tespitler gereğince toplam 26.495,63 EUR sigortalı zararı, müvekkil şirket tarafından tazmin edilmiş olup, TTK. ve poliçe hükümleri gereğince, sigortalısının haklarını devralan müvekkilin, TTK. ilgili hükümleri gereğince davalılara rücu hakkı doğduğunu, Davalı borçluların vaki itirazı üzerine duran icra takibine devam edilebilmesi için, itirazın iptali talebi ile işbu davayı açmak zarureti doğduğunu, ancak icra takibinin ardından 29.09.2022 tarihide ---- plakalı aracın mali mesuliyet sigortacısı olan ----- tarafından müvekkil şirket hesabına 1.095,52 EUR ödendiğini,
dolayısı ile takip tutarından, ----- tarafından ödenmiş olan söz konusu tutar mahsup edilmek sureti ile kısmen iptaline karar verilmesini talep edilmiştir.
SAVUNMA
Davalı ----- Vekili cevap dilekçesinde özetle. İcra takibi yetkili icra dairesinde açılmadığından takibe yetki yönünden olan itiraz ettiklerini, Yetkili icra dairesi, İİK na göre borçlunun ikametgahı olduğunu, sunulan adli tıp raporları ile müvekkilin somut olayda kusuru bulunmadığını, Dolayısıyla ne aracı kullanan müvekkil ----- araç maliki olması dolayısıyla müvekkil şirket ------ olayda bir kusuru bulunmadığını,.
Kazaya karışan sigortalısının yapmış olduğu taşıma nedeniyle sigorta zararı oluşan davacının, müvekkillerin kusuru bulunmaması nedeniyle müvekkillere rücu hakkı doğmadığını Yine ---- Ağır Ceza Mahkemesi Başkanlığı'nın ------ sayılı esas dosyasında yargılama devam ettiğini, alacağın likit olmadığını tüm bu nedenlerle açılan haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın iki müvekkil açısından da reddine, %20 den az olmamak üzere tazminata hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
DAVALI------- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkil ile dava dışı------arasında ilgili nakliye işine ilişkin herhangi bir sözleşme akdedilmediğini, ve müvekkilin söz konusu kazada hiçbir kusuru ve sorumluluğu bulunmadığını davacı yan her ne kadar, sigortalısı olan ----- haklarını devraldığını, bu nedenle sigortalısının hakları için TTK ilgili hükümleri gereğince davalılara rücu hakkı olduğunu iddia etse de bu iddiasını kanıtlar hiçbir belge sunmadığını,.
Dolayısıyla kabul anlamına gelmemek kaydıyla; şayet sigortalı adına talep edilecek bir hak ve alacak olsa bile davacının bu haklar için rücu hakkı bulunmadığını, dava dışı ---- ile müvekkil -----şirketi arasında akdedilmiş bir sözleşme bulunmadığını, görevli mahkemenin tüketici mahkemeleri olduğunu, ilgili icra dosyasına tam itiraz yapılmış olduğundan işbu davanın kısmi olarak açılmasında davacının hukuki yarar bulunmadığını, tüm bu nedenlerle öncelikle davanın dava şartı noksanlığından usulden reddine, müvekkil şirket yönünden davanın husumetten reddine,
mahkeme aksi kanaatte ise müvekkil hakkında açılmış bulunan işbu itirazın iptali davasının esastan reddine, takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, Yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine,
karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, Emtia Blok Abonman Sigorta Poliçesi kapsamında yurt içinde taşınırken hasar ve ziyaa uğrayan emtia için sigortalıya ödenen tazminatın, zarara sebep olduğu iddiası ile alt ve fiili taşıyıcı ve kusurlu olun diğer araç sürücüsü ve malikinden s tahsili talebi ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ile takibin devamı taleplerine ilişkindir.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.
Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ----.
İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporunda özetle -----çekici plakalı tır sürücüsü davalı ----- meydana gelen kazada %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olduğu------çekici plakalı tır sürücüsü ------ meydana gelen kazada%25 (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olduğu,
Davanın konusunun trafik kazası sonrası araçlarda meydana gelen hasarın değil, taşınan emtiada meydana gelen ve ödenen hasar tazminatının rücuen tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali talebiyle ikame edildiği açık olduğundan, kazaya karışanların kusur oranlarının hasarın miktarı, tutarı ve tazmininde rolünün olamayacağı, Taşıma esnasında meydana gelen hasardan, TTK 875'inci maddesi kapsamında, navlun faturası düzenleyen davalılardan fiili taşıyıcı olduğu anlaşılan ----tek başına sorumlu olacağı, Davalılardan ----- TTK 880'inci maddesi 2.fıkrası hükmünce sorumlu tutulabileceği tazminat tutarının 16.849,65Euro olacağı,
davacının 1.095,22Euro kısmı davadışı 3.kişilerden tah: beyanla, davalının bakiye 15.754,43Euro zararı tazmin etmesi gerekeceği, Trafik kazası nedeniyle kusur nispetinde değerlendirme yapıldığında.
Davalı taşıyıcı ---- çekici plakalı tır sürücüsü -----meydana gelen kazada (yüzde yirmibeş) oranında kusurlu olması nedeniyle tespit edilen 16.849.65Euro zarar tutarının %25 kusur nispetinde 4.212.418 EURO tutardan sorumlu olduğu, --- çekici plakalı tır sürücüsü davalı ----- meydana gelen kazada %75 (yüzde yetmişbeş) oranında kusurlu olması nedeniyle tespit edilen 16.849,65Buro Zarar tutarının %75 kusur nispetinde 12.637,24EUR sorumlu olabileceği, KZMMS poliçesinin tanzim edildiği dava dışı -----tarafından ödenen 1.095,22 EUR tutarın tenzil edilmesi nedeniyle bakiye alacağın 11.542.02EUR tutardan sorumlu olduğu,
davacının araç maliki ve sürücü olan davalılardan müştereken ve müteselsilen talep edebileceği Davacının almış olduğu yazılı temlik uyarınca, başlatmış olduğu takipteki 15.754,43 Euro kadar asıl alacak yönünden takibin devamını talep edebileceği, Davacının takipteki işlemiş faiz talebinin 96,91 Euro kadar kısmı için yerinde olabileceği, mahkememizin davacı lehine hüküm kurması halinde, davacının hükmolunacak alacağına 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince,
Kamu Bankalarının Euro cinsinden bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz oranında faiz talep edebileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Bu bakımdan, davalı sürücülerin asli/tali kusurlu olduğu, bu nedenle fiili taşıyan konumundaki davalı araç sahibinin, taşıma hukukundan, araç şoförünün ise haksız fiilinden dolayı, sigortalıya karşı sorumlu olacakları, halefiyet ilkesine binaen de, sigortalının davalılara karşı olan talep haklarının davacı sigortacıya geçeceği anlaşılmaktadır.
Sigortacının zarar sorumlusuna karşı açtığı rücu davasındaki tazminat talebinin miktarı, sigortalının uğradığı gerçek zarar nedeniyle zarar sorumlusundan isteyebileceği tazminat tutarı ile sınırlıdır. Mal sigortalarında sigorta değeri sigorta teminatı altına alınan menfaatin değeri üzerinden belirlenmektedir. Taşıma hukuku bakımından da, taşıma sırasındaki malın rayiç değeri zararın miktarında esas alınmaktadır.
Tüm bu nedenlerle usul ve yasaya uygun birikişi raporu hükme esas alınarak tarafların kusuru oranında davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.
Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2022/887, K. 2025/538, 4 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama