KÜNYE
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/901 E., 2025/778 K.·T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.HUKUK Dairesi
- Karar tarihi
- 4 Temmuz 2025
- Esas no
- 2022/901
- Karar no
- 2025/778
- İncelenen dosyanın mahkemesi
- ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
- Tarihi
- 07/03/2022
- Numarası
- 2019/747 Esas 2022/145 Karar
- Dava
- Alacak
- Dava tarihi
- 17/12/2019
- Gerekçeli kararın yazıldığı tarih
- 04/07/2025
Karar Metni
1.927 kelime·10 dk okuma·5 bölüm
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin ... Bankası A.Ş (kapanan) ... Şubesi'nde banka hesabının bulunduğunu, söz konusu banka şubesinin eski yerinden taşınarak, müvekkilinin hesaplarının hali hazırda ... Şubesi'ne aktarıldığını, müvekkilince hesap özeti içeriğinde yapılan inceleme sonucunda bilgisi ve izni dahilinde olmayan bir takım şüpheli hesap hareketlerinin fark edildiğini, ... Bankası ...
Şubesi çalışanının usulsüz şekilde kendi veya başka hesaplara geçirdiği veya müvekkilinin talimatı olmaksızın müvekkilini zarara uğratacak şekilde başka hesaplara para transfer edildiğini, davalı bankanın kapanan ilgili şubesi ve devredilen şubesi ile defalarca kez görüşüldüğünü,
banka yöneticileri tarafından müvekkiline bilgi verilmediğini ve zararın tazmin edilmediğini iddia ederek müvekkilinin hesabından bilgisi ve izni haricinde çıkmış olan bedellerin ve yoksun kaldığı karının tespit edilmesi ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00 TL'nin ve tespit edilen tutarın zarar tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile iadesine karar verilmesini talep ve rava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; öncelikle hak düşürücü süre itirazında ve zaman aşımı definde bulunduklarını, davacının, ... ... Ltd. Şti ve ... Ltd. Şti.'nin kurucusu ve ortağı olan ...'ın oğlu olduğunu, davacının talep ettiği zarara ilişkin olarak müvekkili şube kayıtlarının kontrol edildiğini, davacının grup şirketlerinden olan ... .. Ltd.
Şti.'nin ve grup şirketlerinin, şirket yetkililerinin bütün hesaplarının incelendiğini, davacının herhangi bir talep ve şikayeti dahi olmadan müvekkili banka tarafından davacının ve grup şirketlerinin zararı olan 107.942,00 TL'nin 01/06/2018 tarihinde ... ... Ltd.
Şti. hesabına iade edildiğini, davacının iş bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, davanın esası yönünden ise davacı tarafın aynı konuya ilişkin olarak Ankara 8. ATM'nin 2019/638 esas sayılı dosyası ile ... Eğitim .. Ltd. Şti.
Adına dava açtığını, iş bu davanın incelenmesi gerektiğini, davacının ileri sürdüğü işlemlere ilişkin olarak müvekkili banka tarafından bütün incelemelerin yapıldığını ve davacının zararının başvurudan önce giderildiğini, bu nedenle davanın konusuz kaldığını, davacı tarafın bilgisi ve rızası dahilinde yapılan tüm işlemlerin usulsüz olduğunu iddia ettiğini, davacının para çekme işlemlerinin telefon talimatları ile gerçekleştirmesi nedeni ile usule uygun olduğunu, davacının sebepsiz zenginleşme amacı güttüğünü belirterek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı ...'ın davalı ...
Bankası ... şubesinde 39046965 müşteri numaralı kredi hesaplarının bulunduğu, bankacı bilirkişi aracılığıyla banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 4 adet işlemin ...'ın imzası ile ödendiği, 14 adet işlemin talimat ya da talebe istinaden, karşılıklı olarak işlem yapıldığı, 5 adet işlemin talimat ile yapılan ödemelerden kaynaklandığı, 2 kalem işlemin provizyon ve havale ile yapıldığı, 11 kalem işlemin talimat alınmadan grup şirket hesabına, davacının babası ..., ... hesabına ödendiği tespit edildiği,
davacının imzası ile yapıldığı anlaşılan banka işlemleri yönünden, iş bu imzaların davacıya ait olup olmadığının tespiti amacı ile grafoloji uzmanı bilirkişiden rapor alınmış ve bahse konu imzaların davacı eli ürünü olduğunu, davacı tarafça sunulan ...
Bankası Teftiş Kurulu Başkanlığı'nın 01/06/2018 tarihli inceleme raporunun ... ...Ltd.Şti. ve grup firmalarının hesaplarından gerçekleşen zimmet fiili hakkında düzenlendiği ve davacının hesabı ile ilgili olmadığı, yine davacı tarafça 07/03/2022 tarihli celsede sunulan Ankara CBS'lığına ait 2022/25610 soruşturma sayılı ve 28/01/2022 tarihli iddianamenin ... ...Ltd.Şti'nin ...
Bankası ... şubesinde mevcut banka hesabına ilişkin yapılan usulsüz işlemlere ilişkin olduğu ve davacının şahsi hesabı ile ilgili olmadığı, ... ...Ltd.Şti. ve grup şirketlerine ilişkin banka görevlisinin usulsüz işlemine istinaden oluşan zararın tazmini istemli davaların Ankara 8.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/638 Esas, Ankara 14.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/568 Esas sayılı dosyası kapsamında görülmekte olduğu anlaşılmış olup, iş bu davanın sonucunu etkilemeyecekleri gerekçeleriyle davalı bankanın sorumluluğunu doğuracak usulsüz bir işleminin bulunmadığı,
davacının iddia ettiği maddi zararına ilişkin somut delil sunmadığı ve hükme esas alınan bilirkişi raporlarıyla da herhangi bir zararının bulunmadığı gerekçeleriyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince imza incelemesinin dava dilekçelerinde belirttikleri bütün şüpheli işlemler üzerinde değil yalnızca 4 kalem işlem üzerinde yapıldığını, müvekkilinin ... Bankası A.Ş (kapanan) ... şubesinde banka hesabı bulunmakta olup, söz konusu banka şubesinin eski yerinden taşındığını ve müvekkilinin hesapları hali hazırda ...
Şubesine aktarıldığını, müvekkilince hesap özeti içeriğinde yapılan inceleme sırasında bilgisi ve izni dahilinde olmayan bir takım şüpheli hesap hareketleri fark edildiğini, ...
Bankası ... şubesi çalışanının usulsüz şekilde kendi veya başka hesaplara geçirdiği veya müvekkilinin talimatı olmaksızın müvekkili zarara uğratacak şekilde başka hesaplara para transfer etmesi yoluyla işlediği suçtan haberdar olduğunu, banka şubesi ile yapılan görüşmelerde, defalarca ayrıntılı olarak bilgi edinme talebinde bulunulduğunu, ancak davalı bankanın bu talepleri reddederek ve müvekkilinin uğramış olduğu zararın artmasına sebep olduğunu, söz konusu şüpheli işlemlerin, 04.02.2022 tarihli bilirkişi raporunda incelemeye tabi tutulan 4 adet işlemle sınırlı olmadğıını,
06.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere dava konusu olan ve müvekkilini zarara uğratıcı 36 adet işlem bulunudğunu, ilk derece mahkemesi tarafından hükme esas alınan 06.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda dahi bütün işlemlere ilişkin imza incelemesi yapılması gerektiğinin belirtildiğini, grafolojik incelemeye tabi tutulmayan 11 adet işlemin, müvekkilinin hesap sahibinin herhangi bir talimatı bulunmadan ikame edildiğini, havale emrinin, tek taraflı bir hukukî işlem niteliği taşıdığından,
hesap sahibi veya onun yetki verdiği kişilerce gerçekleştirilebileceğini, bu konuda yetki verilmediği takdirde, üçüncü kişilerin hesaptan havale talimatı vermesi mümkün bulunmadığını, banka personelinin, talimat almadan başka kişilerin hesabına para aktarmasının, mevduat hesabından usulsüz şekilde para çekilmesi anlamına geleceğini ve hesap sahibine karşı bankanın sorumluluğuna yol açacağını, müvekkilini zarara uğratıcı şüpheli işlemlerin tespiti için dosya kapsamında alınan 06.04.2021 tarihli bilirkişi raporunda 4 adet işlemin ... imzası ile geçekleştirildiğini, 14 adet işlemin talimat ya da talebe istinaden,
karşılıklı olarak işlem yapıldığı, 5 adet işlemin talimat ile yapılan ödemelerden kaynaklandığını, 2 kalem işlemin provizyon ve havale ile yapıldığını, 11 kalem işlemin talimat alınmadan grup şirket hesabına, davacının babası ..., ... hesabına ödendiğinin belirtildiğini, söz konusu işlemlerin karşılıklı olduğunu ispatlayacak herhangi bir delil bulunmadğını, davalı bankanın işlemlerle alakalı kendi yazdığı açıklamaların, işlemlerin karşılıklı olduğunu ispatlamaya elverişli olgular olmadığını, davalının kendi aleyhine bir açıklama notu yazmasının işlemlerin talimat olmadan yapıldığını yazması da mantıken beklenemeyeceğini, müvekkilinin; ...
Ltd. Şti ile, ...
İnşaatla, ... ... ile ve ... isimli gerçek veya tüzel kişiliklerle hiçbir hukuki ve ticari bağı bulunmadığını, diğer şahıslar ... ve ... ile müvekkili arasında kaçıncı derece olursa olsun bir hısımlık bağı bulunmasının, bu işlemleri karşılıklı yapmayacağını, bu işlemlerin kimin hesabına yapıldığı ve bu kişilerin müvekkiline olan yakınlık derecesi, kan veya kayın hısımlığı bağının mevcut olup olmaması da herhangi bir önem arz etmediğini, aksinin kabulünün ticari hayatın gerekleriyle bağdaşmayacağını, müvekkilinin,
açıkça söz konusu işlemlerin kendisinin bilgisi ve izni olmadan gerçekleştiğini beyan etmesine rağmen hükme esas alınan bilirkişi raporunda, işlem yapılan hesapların müvekkilinin aile bireylerine yahut onların şirketlerine ait olması gerekçesi ile karşılıklı olduğunun kabul edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, hatalı ve yanlı bir bilirkişi raporunun hükme esas alınması hatalı olduğunu,
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/157 Esas Sayılı dosyasında dava konusu usulsüz işlemleri gerçekleştiren banka personelinin ceza yargılaması devam etmekte olup gerekçeli kararda belirtildiğinin aksine ceza yargılamasına konu fiillerde müvekkilinin hesabına ait işlemler de bulunmadığını, iddianamede de müvekkilinin müşteki olarak yer aldığını, yargılamaya konu usulsüz işlemlerin aynı zamanda suç oluşturması sebebiyle taraflarınca ivedilikle Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı 2022/25610 sayılı dosyasında şikayette bulunulduğunu,
Savcılık tarafından yapılan soruşturma neticesinde kovuşturma aşamasına geçilerek Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi 2022/157 Esas Sayılı dosyada iddianamenin kabul edildiğini, iddianamenin incelenmesi neticesinde müvekkili ...'ın müşteki olduğu açıkça belli olmasına rağmen gerekçeli kararda bu durum ilk derece mahkemesi tarafından hatalı olarak sanki ilgili kovuşturma dosyasında müvekkili müşteki sıfatıyla yer almıyormuş gibi değerlendirme yapıldığını bildirerek derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; davacının davalı banka nezdinde bulunan hesabından davacı yanın izni ve talimatı olmadan yapıldığı iddia olunan işlemler nedeniyle uğranılan zararın ve yoksun kaldığı karın tespiti ve iadesi istemine ilişkindir. Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap ekstreleri ve sair deliller dosya arasında mevcuttur.
Somut olayda davacı yan, davalı banka nezdinde bulunan hesabından bilgisi ve rızası dışında yapılan bir takım işlemler nedeniyle zarara uğradığını iddia ederek dava dilekçesi ekinde söz konusu işlemlere ait olduğunu belirttiği 19/03/2015 - 20/12/2017 tarihleri arasındaki döneme ait 36 adet işlem bulunduğuna ilişkin liste sunmuş, davalı yan ise işlemlerin tamamının davacının bilgi ve rızası ile gerçekleştiğini savunmuş, mahkemece dava dilekçesi ekinde belirtilen listedeki 4 adet işleme ait dekontlar üzerinde imza incelemesi yapılmış, kalan işlemlere ait dekont / belgeler üzerinde herhangi bir grafolojik inceleme yapılmamış,
dava konusu olay nedeniyle davacının davalı banka personeli hakkında şikayeti üzerine Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/157 Esas sayılı dosyasında zimmet, zimmete azmettirme suçlarından açılan kamu davasına ilişkin dosya incelenmeksizin karar verilmiştir.
Yine, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmaksızın düzenlendiği gibi raporda "karşılıklı" olduğu belirtilen işlemlerin "karşılıklı" olmasının ne anlama geldiğinin ve söz konusu ibarenin yapılan işlemlere davacının rıza gösterip göstermediği sonucunu doğurup doğurmadığı, davacı hesabından para gönderilen kişi ve şirketlerle daha önce davacı hesabından işlem yapılıp yapılmadığı, böyle bir teamülün oluşup oluşmadığı hususlarında herhangi bir açıklama ve değerlendirme bulunmadığı gibi mahkemece de bu hususlarda bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.
6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi uyarınca uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış veya değerlendirilmemiş olması ya da talebin önemli bir kısmı hakkında karar verilmemiş olması." halinde duruşma yapılmadan karar verileceği, düzenlemeleri yer almaktadır.
Bu durumda mahkemece, banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle dava konusu işlemlere ilişkin tüm kayıtlar ve işlem dayanakları, söz konusu işlemlere ilişkin talimat bulunup bulunmadığı, talimat var ise talimatlarda davacı adına atılı imzaların davacıya ait olup olmadığı, bilirkişi raporunda "karşılıklı" olduğu belirtilen işlemlerin ne anlama geldiği ve davacının söz konusu işlemlerden haberdar olup olmadığına ilişkin bir sonuç doğurup doğurmayacağı, davacı hesabından para gönderilen kişi ve şirketlerle daha önce davacı hesabından işlem yapılıp yapılmadığı, böyle bir teamülün oluşup oluşmadığı,
Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/157 Esas sayılı dosyasında zimmet, zimmete azmettirme suçlarından açılan kamu davası sonucu verilecek kararın eldeki dava açısından bekletici mesele yapılmasının gerekip gerekmediğinin tespiti uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delil niteliğindedir.
Hal böyle olunca, mahkemece banka kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle dava konusu işlemlere ilişkin tüm kayıtlar ve işlem dayanakları, söz konusu işlemlere ilişkin talimat bulunup bulunmadığı, talimat var ise talimatlarda davacı adına atılı imzaların davacıya ait olup olmadığı, bilirkişi raporunda "karşılıklı" olduğu belirtilen işlemlerin ne anlama geldiği ve davacının söz konusu işlemlerden haberdar olup olmadığına ilişkin bir sonuç doğurup doğurmayacağı, davacı hesabından para gönderilen kişi ve şirketlerle daha önce davacı hesabından işlem yapılıp yapılmadığı,
böyle bir teamülün oluşup oluşmadığı hususunda bankacı ve gerekirse grafolog bilirkişiden rapor alınmak, Ankara 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2022/157 Esas sayılı dosyasında zimmet, zimmete azmettirme suçlarından açılan dava dosyasının getirtilerek söz konusu kamu davası sonucu verilecek kararın eldeki dava açısından bekletici mesele yapılmasının gerekip gerekmediğinin tespiti ile gerekirse söz konusu ceza dosyasının sonucunun beklenilerek bir karar verilmesi gerekirken uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli niteliğe sahip deliller toplanmadan eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulmasında isabet görülmemiştir.
Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli nitelikteki delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olduğu anlaşılmakla 6100 Sayılı HMK'nın 22/07/2020 tarih ve 7751 Sayılı Yasa'nın 35.maddesi ile değişik 353/(1)-a.6.maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi, E. 2022/901, K. 2025/778, 4 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama