KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/317
- Karar No
- 2025/52
- Karar tarihi
- 24 Ocak 2025
Karar Metni
1.830 kelime·9 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/317
KARAR NO : 2025/52
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 08/05/2023
KARAR TARİHİ : 24/01/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirketi ile davalı arasında 19.04.2022 tarihli danışmanlık sözleşmesi imzalandığını ve müvekkili şirketin sözleşme içeriğine uygun hizmet vermeye başladığını, bu kapsamda verilen hizmetin bir kısmının ödendiğini, süreç içinde takip konusu faturaya konu hizmetin verilerek,
90.000,00 TL tutarlı ----- nolu 01.02.2023 tarihli fatura düzenlendiğini, davalının bu faturayı kayıtlarına işlediğini ancak bedelini ödemediğini, fatura alacağının tahsili için müvekkilinin----İcra Müdürlüğü'nün ---- Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlatıldığını, davalının takibe haksız ve mesnetsiz itirazları üzerine takibin durduğunu, davalının kötü niyetli bir şekilde takibe itiraz ettiğini beyan ederek, davanın reddine, davalı aleyhine %20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatına hükmedilmesine, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının müvekkili şirket ile aralarındaki hizmet satın alma sözleşmesinden kaynaklanan borcu zamanında ifa etmeyerek müvekkili şirketin zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davacının, ifayı vadesinde ve eksiksiz gerçekleştiği iddiasını ispat etmesi gerektiğini, ancak davacının işbu hususu ispat edemediğini, taraflar arasındaki sözleşmenin müvekkili şirket tarafından haklı sebeplerle feshettiğini, haklı sebeple fesih sonucu sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın hizmet bedelinden mahsup edildiğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcunun bulunmadığını, davacı şirketin, -----. onaylı bağımsız laboratuvarında.
Her kumaş için tere haslığı, ışık haslığı, mukavemet, dönme testleri, ---- ürünleri için antistatik testler, Montlar için su iticilik testleri, Üç iplik ürünler için boncuklama testleri yapmakla yükümlü olup, ilgili süreçleri ayrı ayrı kontrol etmekle ve haftalık olarak bu süreçlerin ne aşamada olduğunu ---- Ofisine raporlamakla yükümlü olduğunu, ayrıca üretimi biten ürünlerin kalite kontrolünü yaparak “Ürün Bitti Raporu” vermekle ve ürünlerin tesliminden en az yedi gün önce teslimat tarihi, saati ve teslim edilecek ürün listesini müvekkili şirkete yazılı olarak bildirmekle sorumlu olduğunu,
ancak davacı şirket tarafından her ne kadar kışlık ürünler teslime hazır hale getirildiği ifade edildiyse de sözleşme konusu olan ve müvekkil şirkete teslim edilmesi gerekli kışlık montların zamanında ve gerektiği gibi teslim edilmediğini, davacı şirketin işbu yükümlülüklerini yerine getirmediğini, bu doğrultuda müvekkili şirket tarafından davacı şirkete ihtarname keşide edildiğini----Noterliğinin 30.11.2022 tarihli ---- yevmiye no.lu ihtarnamesi ile yükümlülüklerin yerine getirilmediği,
sözleşme konusu hizmetin ifa edilmemesi nedeniyle sözleşmenin devamının müvekkili şirket bakımından çekilmez hale geldiğinden sözleşmenin feshedildiğinin ihtar edildiğini, müvekkili şirketin davacının borcunu zamanında ifa etmemesinden sözleşmenin 7.maddesi kapsamında kaynaklı cezai şart tahsil etme ve sözleşmeyi feshetme hakkına sahip olduğunu, dava konusu sözleşme gereği müvekkili şirkete teslimi gerekli kışlık montların müvekkili şirkete zamanında ve gereği gibi teslim edilmediğini, sözleşme gereği hizmetlerin de gereği gibi ifa edilmediğini,
bu sebeple müvekkili şirket tarafından sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın hizmet bedelinden mahsup edildiğini, müvekkili şirketin davacıya herhangi bir borcu olmadığı gibi şirketin cari hesap kayıtlarında da görüleceği üzere davacının müvekkili şirkete 1.422,00 TL borcunun bulunduğunu belirtmiş olup, haksız davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ----. İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmişse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.
Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğünün ---- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan raporda özetle.
Davacı şirketin kayıtlarında, davalı şirkete ait ----- no.lu hesap hareketlerinin incelenmesinde, 114.607,40 TL BORÇ kaydettiği, karşılığında 9.823,40 TL ALACAK kaydı girmek suretiyle, 06.04.2023 icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin kendi defterlerinde 104.778,00 TL alacaklı gözüktüğü, ancak davacı şirketin icra takibindeki talebinin 90.000,00 TL olduğu tespit edildiği davacı şirketin defter kayıtları incelenmiş, 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdik süresinin henüz gelmediği, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu,
06.04.2023 icra takip tarihi itibariyle davacı şirketin kendi defterlerinde 104.778,00 TL alacaklı gözüktüğü, ancak davacı şirketin icra takibindeki talebinin 90.000,00 TL olduğu tespit edildiği, davalı şirket tarafından defter ve belge ibrazında bulunulmadığından, usul ve hesap incelemesi yapılamadığı, Takip konusu alacağı oluşturan faturanın incelenmesinde, davacı şirket tarafından davalı şirket adına “Tekstil Danışmanlık kontrol hizmeti” açıklaması ile 01.02.2023 tarihinde düzenlenen KDV dahil toplam 106.200,00 TL (KDV hariç 90.000,00 TL) tutarlı e-arşiv faturaya ilişkin olduğu,
işbu faturanın 90.000,00 TL'lik kısmının icra takibinde talep edilmiş olduğu Somut olayda, taraflar arasında 19.04.2022 tarihli Hizmet Satın Alma Sözleşmesi imzalandığı konusunda ihtilafın bulunmadığı, ihtilafın, davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlemiş olduğu fatura içeriği hizmetin sözleşme maddeleri doğrultusunda ifa edilip edilmediği ve fatura bedelinin davacı şirket tarafından talep edilip edilemeyeceği ve davalının sözleşmenin 7.maddesi doğrultusunda cezai şart alacağının bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise davacı şirketin alacağından Mahsup etmesinin uygun olup olmadığı hususunda toplandığı,
Taraflar arasında 19.04.2022 tarihli Hizmet Satın Alma Sözleşmesi imzalandığı Hizmet Satın Alma Sözleşmesinin ekinde yer alan ek 1 fiyat listesi ve satın alma koşulları isimli belge de hizmet türünün “danışmanlık bedeli * olarak kaydedildiği davalı, ---- şirketi'nce davacı ----- yapılan ihtarname içeriğinde aşağıda ki şekilde yer alan konularla ilgili taraflar arasında imzalanan Hizmet Satın Alma Sözleşmesi ve dosya içeriğinde herhangi bir belge ve bilginin mevcut olmadığı dikkate alındığında davalı iddiasının soyut kaldığı,
davacının ticari defter kayıtlarına dayalı olarak iddiasını ispat ettiği, davalının ise ticari defterlerini sunmadığı ve davacının sözleşme kapsamındaki (birtakım testlerin yapılması teslimat için bildirim / onay süreçlerinin yerine getirilmemesi gibi) yükümlülüğünü yerine getirmediğini başka delillerle ispat edemediği, cevap dilekçesinde bahsettiği sözleşme ya da şartnamenin fiziki olarak dosya kapsamına sunulmadığından davacının 90.000 TL takip konusu alacağını ispat ettiği, davacı/alacaklı takip öncesinde faiz talebinde bulunmadığı için taleple bağlılık kuralı gereği bu konuda değerlendirmenin yapılmadığı,
mahkememizin kısmen yada tamamen Davacı lehine hüküm kurması halinde; tarafların tacir olması, işin ticari iş olması, temerrüt faiz oranının önceden kararlaştırılmamış olması münasebetiyle, takip sonrasında hükmolunacak davacı alacağı için 3095 s.k m.2/2 kapsamında avans faiz talebinde bulunabileceği, ancak taleple bağlılık gereği 3095 s.k m.l/I kapsamında adi kanuni faiz talebinin yerinde olduğu, hususlarını beyan ve rapor etmişlerdir.
Mahkememizin 13/09/2024 tarihli duruşması ile davalı vekiline yemin metnini sunması için ara karar kurulduğu ara kararın davalı vekiline duruşma da ihtar edilmesine rağmen yemin metnini dosyaya sunmadığı anlaşılmıştır.HMK 222(1).madde gereğince Mahkeme ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
Tarafların ticari defter ve kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş,davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek mahkememize üzere sunduğu, davacı şirketin kendi defterlerinde 104.778,00 TL alacaklı gözüktüğü, ancak HMK 222/3.
Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde).
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü de dikkate alınarak davacının 2023 yılına ilişkin ticari defterlerinin açılış tasdiklerinin zamanında yapıldığı, kapanış tasdik süresinin henüz gelmediği bu nedenle usulüne uygun olarak tutulduğu,
davalının ayıplı hizmete yönelik olarak iddialarını yapılan yargılama ve iddia/savunmaları neticesinde ispat edemediği ayrıca ticari defterlerini de incelenmek üzere mahkememize sunmadığı hususu gözetilerek usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak talebe bağlılık ilkesi gereğince davanın kabulü yolunda hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.
Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/317, K. 2025/52, 24 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama