KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/318
- Karar No
- 2025/9
- Karar tarihi
- 7 Ocak 2025
Karar Metni
2.358 kelime·12 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2023/318 ESAS
KARAR NO:2025/9
DAVA
İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ:28.04.2023
KARAR TARİHİ:07.01.2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
İDDİA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; dilekçesinde özetle; davacı ile davalının, davacı şirketin -------- boya işçiliği yapması konusunda anlaştığını, aralarındaki sözleşme gereğince davacının, yükümlü olduğu edimi ifa ettiğini, bu alışveriş gereğince, davacı tarafından davalı şirkete ------ bedelli fatura kesildiğini, davalı şirketin, kesilen faturadan kaynaklı olarak kısmi ödeme yaptığını, ödenmeyen kısmının ---- olduğunu, bu sebeple taraflarınca davalı hakkında ödenmeyen kısım için ---- numaralı dosyasında icra takibi başlatıldığını,
davalı tarafından ödeme emrine haksız ve kötü niyetli olarak itiraz edildiğini ve --------- Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, Türk Ticaret Kanunun 21/2 Maddesinde “Bir faturayı alan kimse aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa içeriğini kabul etmiş sayılır." hükmünün yer aldığını, borçlu şirketin faturayı aldığı tarihten itibaren sekiz günlük sürede itirazlarını yapmadığını, TTK 21/2 fıkrasında yer alan itiraz hakkını süresinde kullanmayan kişinin fatura içeriğini kabul etmiş sayılacağını,
Yargıtay kararlarına göre de faturaların alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi için muhataba tebliğinden itibaren sekiz gün içerisinde itiraza uğramamış olması gerektiğini --------- takibe konu faturanın, davalı borçlulara bildirildiğini, davalı borçlunun, söz konusu faturayı teslim aldığını ve faturaya itiraz etmediğini, dava konusu faturaya itiraz edilmemesi,
davalının faturanın içerikleri ile kabul ettiği anlamına geldiğini, davacı şirketin alacağını kanıtlar nitelikte olduğunu, takip konusu tutarın davalı tarafça bilindiğini aynı zamanda likit bir alacak olduğunu, tüm bu nedenler ve Mahkemenizce resen dikkate alınacak tüm nedenlerle; davamızın kabulünü, itirazın iptalini ve takibin devamını, asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasını karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından davalı aleyhine --------sayılı dosyası kapsamında bir ödeme emri tebliğ edildiğini, bu ödeme emrine karşı ise 20.02.2023 tarihinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğü tarafından takibin durdurulmasına karar verildiğini, öncelikle davalının davacıya ödemesi gereken bir borcunun bulunmadığını, bu nedenle başlatılan takibin ve açılan davanın haksız, usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının en başta "davalı şirkete ------ bedelli fatura kesilmiştir.
Davalı şirket, kesilen faturadan kaynaklı olarak kısmi ödeme yapmıştır.
Ödenmeyen kısmı, 128.219,32 TL' dir.” şeklindeki iddiasının asılsız olduğunu, davacı şirket ile davalı arasında------ şeklinde bir anlaşma tesis edildiğini, bu bağlamda da sırasıyla davacı şirketin faturaları davalı ise ödemeleri gerçekleştirdiğini, davacı şirketin anlaşmaya varılan işler sürdürülürken ------ tarihinde ----- tutarlı bir fatura tanzim ettiğini, davacı tarafından ise ------- olacak şekilde ödemelerin gerçekleştirildiğini, yine işlerin yapımı sürdürülürken davacı şirketin dava dilekçesinde yer aldığı gibi ----- tutarlı bir fatura hemen akabinde ise ---- tutarında bir fatura tanzim ettiğini,
davalının toplam ------ödeme borcuna itildiğini, işler bir yandan sürdürülürken davalının fatura tutarlarını ve yapılan işleri mutabakatla kıyaslamaya çalıştığını, davalıyı bu arayışa iten işi taşere eden ve cevap dilekçesi ekindeki deliller olarak sundukları----- şirketinden gelen uyarı ve e-posta olduğunu, davaya konu uyuşmazlığa konu işlerin esas sahibinin----------- şirketi olduğunu, anılan şirket yetkililerden biri uyuşmazlığa konu işlerin yapıldığı teknede çalıştırılmak istenen çocuğa izin verilmediğini/verilmeyeceğini bildirdiğini,
bunun üzerine davalı şirket yetkilisi ve davacının işi gördüğü çarkçıbaşı ve yetkilisi ile yaptığı toplantı sonrasında çalışma yapmayan kimseler için ücret ödemeyeceğini, işin esas sahibinden almadığı/alamayacağı parayı ödemesinin mümkün olmadığını dile getirdiğini, bu sırada ---------- bir başka yetkilisinin de davalı şirkete yolladığı e-postada çalışan sayısını konfirme etmesini (onaylamasını) beklediğini dile getirdiğini,
davalının da işin esas sahibi olan şirkete bir çalışan olarak planlama yapılan iş akış programını ve ödemelerini bildirdiğini ancak bütün bu yaşanılanlara rağmen davacı şirketin haksız kazanç elde etmekten başka bir amaç gütmeyen davaya konu faturayı tanzim ettiğini, bu arada da davalı şirket tarafından 12.08.2022 tarihinde davacı şirkete 182.385,00-TL tutarında ödeme yapıldığını, yaptığı kontrol ve denetimlerde kendisine haksız ödeme çıkarıldığını düşünen davalının, davacı yan ile tekrar birtakım toplantılar tanzim ettiğini, özellikle işin yapımında rol üstlenen çarkçıbaşının da yer aldığı toplantılarda,
varılan mutabakata aykırı olarak çalışan istihdamı ile davalı şirkete haksız ödeme külfeti yükletildiğinin anlaşıldığını, bunun üzerine davalı şirketin --------- tutarında iade bedelini içerir fatura düzenlediğini, davacı yanın ise işbu fatura bedeline itiraz etmediğini, bu nedenle davalı müvekkilinin, iade faturasını itiraz mahiyetinde değil tüm ticari ilişkiyi sonlandırmaya dair varılan mutabakat sonunda davacı yana gönderdiğini, iade faturasının toplam tutarının asıl ticari ilişkide mevcut olan toplam satış tutarında olduğunu,
davalı tarafından yapılan ödeme tutarı ile kesilen iade faturası ortaya konan hizmeti karşılayacak tutarda olduğunu, tüm bu nedenlerle; haksız ve mesnetsiz ikame edilen davanın reddi ile takibe yönelik itirazının kanülünü, davacının davayı ikame etmekte haksız ve kötü niyetli olması nedeniyle reddolunan alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere, davalı lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN İNCELENMESİ VE GEREKÇE;Dava; faturaya dayalı olarak -------sayılı dosyasında başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali ve icra inkar tazminatı talepli davadır.Davacı vekili özetle; davalının ------------ isimli teknesinde kısmi malzemeli boya işi yapılması konusunda tarafların anlaştıklarını, davacının işi bitirmesine rağmen, davalının kesilen faturadan kaynaklı olarak kısmi ödeme yaptığını, ödenmeyen kısım için takip başlatıldığını ancak davalının takibe itiraz ettiğini beyan ederek itirazın iptalini dava ve talep etmiş; davalı vekili ise;
davacıya yaptığı iş karşılığı ödeme yapıldığını, ancak davacının ekstra işçi çalıştırdığını iddia ederek fazladan tahsilat yapmaya çalıştığını, davacıya borçlarının bulunmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.Davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan usul hükümleri doğrultusunda basit yargılama usulüne tabi olarak oluşturulan tensibe istinaden yargılamaya başlanmış, yöntemine uygun ön inceleme duruşması açılarak öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar incelenmiş, hukuki ihtilaf noktaları belirlenmek suretiyle tahkikat aşamasına geçilerek deliller toplanmış,
taraf şirketlerin cari hesaba konu yıllara ilişkin ---- kayıtları bağlı oldukları vergi dairelerinden getirtilmiş, icra dosyası celp edilerek incelenmiş, tanıklar dinlenmiş, bilirkişi raporu alınmış ve dava sonuçlanmıştır.Taraflar arasında----kısmi malzemeli boya işi yapılması" ile ilgili ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, davacının işi gereği gibi yaptığı hususunun ihtilafsız olduğu, ihtilafın; davacının sözleşme ile üstlendiği edimleri tam ve eksiksiz olarak yerine getirdiği konusunda uyuşmazlık bulunmadığından,
davacının hak edişinden daha fazla miktarda fatura kesip kesmediği, davalının yapılan iş karşılığını kısmen veya tamamen ödeyip ödemediği, bu kapsamda davacının davalıdan takip tarihi itibariyle faturaya dayalı alacağı bulunup bulunmadığı, bu kapsamda itirazın iptali ve icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplandığı görülmüştür.---- sayılı icra dosyasının yapılan incelemesinde; dosyanın alacaklısının davacı, borçlusunun davalı olduğu, davacı alacaklının, -------- açıklaması ile kesilen faturadan kaynaklı olarak,
yapılması gereken ödemenin ödenmeyen----açıklamasıyla,----- asıl alacak ve 11.615,26-TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 139.834,58-TL'nin tahsili talebiyle takip başlattığı görülmüştür.Davalı tanığı -------- yanındaki ---------çalışıyordum. Davalı taraf teknesinde boya işi yaptırmak için davacı taraf ile anlaştı. İş kapasitesi olarak bir kişi çalışacaktı. Ancak davacı çalışmaya iki kişi geldi. ------ çarkçısı gelenler ile toplantı yaptı.
İşte bir kişinin çalışmasını yeterli olacağı ayrıca getirdikleri kişi çocuk olduğundan çalışmasına müsade edemeyeceğini söyledi. Ve sadece bir kişi çalıştırdı. İş yaklaşık bir hafta kadar sürdü. Aradaki konuşmalarda bende yanlarında olduğum için durumu biliyorum" şeklinde beyanda bulunmuştur.Davalı tanığı ---- "Ben davalı tarafta finans sorumlusu olarak çalışıyorum. ---- boya işi ile ilgili davacı ile anlaştık. Anlaşmamıza göre bir kişi işi bir haftada bitirecekti.
Ancak karşı taraf bir kişinin yanında bir de yaşı küçük bir kişi daha getirmiş, teknenin çarkçı başısı bu işin için iki kişiye gerek olmadığını, ayrıca ikinci kişinin yaşının küçük olduğunu bize iletti. Biz de bunu davacıya ilettik. İş tam olarak bir haftada bitti. Sonrasında davacının iki kişilik faturalandırma yaptığını tespit edince iade faturası düzenledik. Sadece bir kişi için ödeme yaptı" şeklinde beyanda bulunmuştur.
Dosyanın tekne boya işleri konusunda sektör uzmanı bilirkişi ile Mali Müşavir bilirkişilerden oluşan bilirkişi heyetine tevdii ile uyuşmazlık konuları hakkında rapor düzenlenmesi istenmiştir.
Bilirkişi heyetinin 11/09/2024 tarihli raporunda özetle; "...A- Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup, Tutulmadığı Yönünden: Sayın Mahkemenin vermiş olduğu görev ve yetki ile, raporun 4.a.1. bölümünde davacı ---- Sayın Mahkeme kaleminde 06/09/2024 tarihinde saat 09:30’da yapılan ticari defter incelemesine katılmadığı, defter ve kayıtları ibraz etmediği, bu sebeple davacı şirketin ihtilafın yaşandığı------ yıllarına ilişkin ticari defter ve kayıtları incelenememiştir.
Davalı ---- yasal ticari defterleri usul yönünden incelendiğinde.
2022 yılında fiziki ortamda tutulan Yevmiye, Defter-i Kebir ve Envanter defterlerinin noter açılış/kapanış onayları ile 2023 yılında elektronik ortamda tutulan GİB onaylı Yevmiye ve Defter-i Kebir e-defter beratlarının süresinde yapıldığı, ticari defterlerin T.T.K’ nu ve V.U.K’ nu hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, davalı şirketin kendi defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, sahibi lehine delil niteliği taşıdığı görülmüştür.
B- Davacının Alacak Talebi, Teslim Tesellüm Yönünden. Mali Yönden Yapılan İncelemede.
Davacı şirketin incelemeye katılmadığı, ticari defterlerini ibraz etmediği, bu sebeple davacı şirketin defter ve kayıtlarının incelemediği, davalı şirketin ise incelenen kendi ticari defterlerinde davacı -------- açık hesabına 07/02/2023 takip tarihi herhangi bir borç/alacak bakiyesini bulunmadığı, özetle; davalı şirketin ihtilaf konusu ---- tutarlı faturayı kendi defterlerine davacı lehine borç kaydetmiş olduğu, ---- tarihinde de davacı
tarafa açık hesap bakiyesine istinaden --- tutarında kısmi ödeme gerçekleştirdiği, davacının takip konusu yapmış olduğu ------ tutarlı cari hesap fatura bakiyesi alacağı talebine karşılık ise davalı şirketin---- tarihinde (davacının düzenlediği --- tarihli fatura tarihinden yaklaşık 6 ay sonra) “Satın alma İade Faturası” açıklaması ile İADE FATURASI
düzenlediği ve davacı açık hesabına davacı aleyhine 128.219,32 TL borç kaydettiği, tüm bu hesap işlemleri sonrasında davalı defterlerinde davacı açık hesap bakiyesinin sıfırlanmış olduğu görülmüştür. Öte yandan; tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerine yapmış oldukları--------- bildirim formları raporun 4.c.2. bölümünde karşılaştırmalı olarak incelendiğinde.
2022 yılı Haziran ve Temmuz döneminde toplamda 3 adet KDV HARİÇ 313.224,00 TL (286.974,00 TL+26.250,00 TL) tutarında davacının ----- formu ile ----yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, tarafların bu faturalar yönünden bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu, diğer taraftan incelenen --- formları arasında davalı şirketin 26.12.2022 tarihinde davacı şirket adına düzenlemiş olduğu KDV DAHİL 128.219,32 TL tutarlı iade faturasına ilişkin herhangi bir bildirime rastlanmamıştır.
C- Teknik İnceleme Yönünden; Yapılan boya işinin gerçek bedelinin tespiti konusunda yerinde bilirkişi incelemesi talebi yapılmadığından ve dosya üzerinden de böyle bir tespit yapılamayacağından işin evsafına uygun ve taraflar arasındaki sözleşmeye uygun şekilde yerine getirilip getirilmediğine ilişkin herhangi bir teknik inceleme yapılamadığı, yapılan mali incelemelerde göz önünde bulundurulduğunda davacının alacak talebine ilişkin hukuki değerlendirmenin Sayın Mahkemenin takdirinde olduğu kanaatine varılmıştır. Sayın Mahkemenin gereksavunmalarının tümü ve gerekse faize hasren tamamen davalı şirketin müdafaaları yönünde hüküm kurmak hususunda da hiç şüphesiz muhtar bulunduğu, icra
inkâr tazminatı ve sair hususların yüce yargı makamının münhasır takdiri içinde kaldığı, kanaatlerine ulaşılmıştır..." şeklinde kanaat bildirildiği görülmüştür.Kural olarak, bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran/iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur-------.İspat yüküne ilişkin bu genel kural, itirazın iptali davaları için de geçerlidir. Yani, itirazın iptali davalarında da ispat yükü bakımından bir değişiklik olmayıp, bu genel kural uygulanır.
Bu davalarda da bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran (iddia eden) taraf o vakıayı ispat etmelidir.Öncelikle taraflar arasında akdi ilişki bulunduğunun ispat kulfeti davacı taraftadır. Davacının, davalı ile arasında mal/hizmet satışına dair iddiasını ispat etmesi gerekir.
Davacının akdi ilişkinin varlığını ispatlaması durumunda ispat yükü yer değiştirir ve davalıya geçer.Taraflar arasındaki uyuşmazlık 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 470 ve devamı maddelerinde düzenlenen esersözleşmesinden kaynaklanmaktadır.
Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir.Eser sözleşmesi, iş sahibinin ödemeyi taahhüt ettiği ücret karşılığında yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi ve teslim etmeyi üstlendiği iki taraf için hak doğuran ve borç yükleyen bir sözleşmedir. TBK’nın 470 ve devamı maddelerine göre, yüklenici bir bedel karşılığında iş sahibine bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de yapılan iş karşılığı bir bedel ödemeyiyükümlenmiştir.
Yüklenici, eseri sözleşmeye fen ve sanat kurallarına ve iş sahibinin ondan beklediği amaca uygun olarak imal edip, tam ve eksiksiz olarak süresinde iş sahibine teslim ettiğini, iş sahibi de iş bedelini ödediğini ispatla yükümlüdür.
Eser sözleşmesi ilişkisinin bulunduğu durumlarda kural olarak işin yüklenici tarafından yapılıp tamamlandığı karine olarak kabul edilir.Sözleşmenin yazılı olmaması veya yazılı sözleşmede işin bedelinin belli olmaması durumunda ticari örf ve adete uygun olarak yapılacak araştırma ile iş bedelinin tespit edilmesi gerekir.Taraflar arasında, -------- malzemeli boya işi yapılması" ile ilgili ticari ilişki bulunduğu, bu ticari ilişki kapsamında davacının yüklenici, davalının iş sahibi olduğu, davacının işi gereği gibi yaptığı hususu ihtilafsızdır.
İhtilaf; iş bedelinin belli olup olmadığı, davacının hak edişinden daha fazla miktarda fatura kesip kesmediği, davalının yapılan iş karşılığını kısmen veya tamamen ödeyip ödemediği noktasındadır.Tüm dosya kapsamı, taraf iddia, savunma, toplanan deliller ve alınan bilirkişi raporu hep birlikte değerlendirildiğinde; tarafların bağlı bulundukları vergi dairesi müdürlüklerinden celp edilen ----- bildirim formları incelendiğinde;
davalı şirketin 2022 yılı Haziran döneminde davacı şirketten toplamda 2 adet fatura karşılığı kdv hariç 286.974,00-TL, 2022 yılı Temmuz dönemindede 1 adet fatura karşılığı kdv hariç 26.250,00-TL tutarında ----yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu, aynı şekilde davacı şirketin de davalı şirkete 2022 yılı Haziran döneminde 2 adet fatura karşılığı kdv hariç 286.974,00-TL, Temmuz döneminde de 1 adet fatura karşılığı kdv hariç 26.250,00 TL tutarında --- formu ile “satış” yaptığına ilişkin bildirimde bulunduğu,
her iki tarafın ---- bildirimlerinin birbirleri ile uyumlu olduğu,--- bildirimine konu edilen faturaların davalı şirketin incelen kendi ticari defterlerinde davacı lehine alacak kaydedilmiş olduğu, davalı şirketin 26.12.2022 tarihinde davacı şirket adına düzenlemiş olduğu kdv dahil 128.219,32-TL tutarlı iade faturasına ilişkin herhangi bir bildirimde bulunmadığı, davacının uyumlu BA-BS kayıtları ile davalı tarafa toplam 286.974,00-TL+26.250,00 TL'lik iş yaptığı, davalı her ne kadar bir kişilik ödeme yaptığını ve iade faturası düzenlendiğini beyan etmiş ise de;
iade faturasının davacıya tebliğ edildiğine dair bir delil sunulmadığı gibi, iade faturasının vergi dairesine de bildirilmediği, bu nedenle uyumlu vergisel kayıtlar dikkate alınarak iş ücretinin KDV hariç 313.224,00-TL olarak taraflar arasında karalaştırıldığı değerlendirilmekle, yeniden ücret araştırması yapılmasın gerek görülmediği anlaşılmakla; davanın kabulüne karar verilmiş; alacağın likit ve itirazın haksız olması nedeniyle icra inkar tazminatı talebi kabul edilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur:
İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/318, K. 2025/9, 7 Ocak 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama