KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/328
- Karar No
- 2025/480
- Karar tarihi
- 20 Haziran 2025
Karar Metni
2.104 kelime·11 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/328
KARAR NO : 2025/480
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 12/05/2023
KARAR TARİHİ : 20/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkil şirket ile davalı şirket arasında cari hesaba dayalı ticari ilişki olup, müvekkil şirket davalıya ticari ürün satışı yaptığını, bu satışlar için müvekkil şirket tarafından fatura düzenlenmiş, cari hesaplarına bu satış faturaları işlenmiş, satışı yapılan ürünler ile birlikte davalı borçluya teslim edildiğini, Satılan ürünler davalı borçlu tarafça teslim alınmış, nitekim bedeli ödenmediğinden ----- İcra Müdürlüğünün ------- sayılı dosyası ile takip başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğnii, takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını,
ödeme vadesi aşılmış olduğundan taraflar arasında akdedilen satış sözleşmesinde de belirtildiği üzere aylık %4 vade farkı uygulanması gerekmekte, işbu sebeple vade farkı talebimiz bulunduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının iddia etmiş olduğu tüm alacak kalemleri zamanaşımına uğradığını bu dava ve takipte yabancı para borcu söz konusu olmadığını, Hiç bir surette kabul anlamına gelmemekle beraber; eldeki iş bu davada dava dilekçesi ekinde sunulan faturaların açıklama kısmında "bu fatura vade tarihinde EURO karşılığı döviz efektif satış kuru esas alınarak TL olarak tahsil edilecektir " yönünde bir ibare mevcut olduğunu herşeyden önce davacı takipte ve davada TL cinsi dışında bir alacak iddiasında bulunmuş olduğundan sırf bu nedenle dahi takibin iptali ve davanın reddi gerektiğini.
Bir alacağın var olduğu ihtimalinde dahi bu alacak yabancı para alacağı olarak talep edilemeyeceğini, vade farkı talep edilebilmesi için öncelikli şart taraflar arasında açık bir teamülün yada açık sözleşme hükmü nün olması gerektiğini Ancak somut olayda bu yönde bir teamül olmadığı gibi bu yönde açık bir sözleme hükmü dahi bulunmadığını. Sunulan fotokopi niteliğindeki belgeleri ve içeriklerini kabul etmediklerini, Kabul anlamına gelmemekle birlikte, devamla.
Mahkemenizde görülmekte olan işbu uyuşmazlığın çözümünde öncelikle iddiaya konu hizmetin eksiksiz ve kusursuz ifa edildiğinin ispatı gerekmekte olup, ispat külfeti de davacıya ait olduğunu Faturaların ve faturada bahsi geçen mal ve/veya hizmetlerin ifasına/teslimine dair dava dilekçesi ekinde tarafımıza herhangi bir belge sunulmadığını, davacı tarafın iddiasının aksine fatura ve bunun karşı tarafa tebliğ edildiğine ilişkin beyan tek başına bir ticari ilişkinin kanıtı da olmadığını , tüm bunedenlerle açılan davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, -----İcra Müdürlüğünün-------. sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu,----- İcra Müdürlüğünün ------ sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Talimat mahkemesince alınan bilirkişi tarafından alınan raporda özetle. Davalı-------2022-2023 Resmi Defterlerinin bilgileri yukarıdaki gibi olup, Envanter Defteri Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde noter onayı yapılmış olup, Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir Yönünden E Defter mükellefi olup, yasal süresinde mevzuata uygun şekilde E Beratlar oluşturulduğu,
davalı, Davacıyı ------. hesapta takip ettiği, Davalının 2022-2023 yılı resmi defterleri usulüne uygun olarak tutmuş, Envanter Defteri Türk Ticaret Kanunu hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde noter onayı yapılmış olup, Yevmiye Defteri ve Defteri Kebir Yönünden E Defter mükellefi olup, yasal süresinde mevzuata uygun şekilde E Beratlar oluşturulduğu, davalının resmi kayıtlarına göre davacının davalıdan.
Takip Tarihi 10.03.2023 ve Dava Tarihi 12.05.2023 itibariyle 6.667,00 EURO alacağı bulunduğu hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Mahkememizce alınan bilirkişi raporunda.
Tacir olan taraflar arasındaki işbu Davaya konu ihtilafın, Davacı Şirketin Davalı Şirketten Takip tarihi itibarıyla, Faturadan kaynaklı Açık Cari Hesap Alacağına dayalı alacak talebinin yerinde olup, olmadığı ve varsa miktarının tespiti hususlarında toplandığı anlaşıldığı, Tarafların hem Talimat hem de tarafımca incelenen Ticari Defter Kayıtlarından görüleceği üzere, Taraflar arasında 2022 Yılında gerçekleştiği görülen Ticari İlişki kapsamında, Davacı Şirketçe Davalı Şirket adına.
17/05/2022 Tarih, -------Nolu, KDV Dahil 2.124.- EURO Bedelli, 22/07/2022 Tarih, ------- Nolu, KDV Dahil 6.667.- EURO Bedelli olmak üzere Toplam Tutarı KDV Dahil 8.791.-EURO olan 2 Adet E-Satış Faturasının düzenlenerek Elektronik Ortamda Davalı Şirkete Tebliğ edildiği ve Ticari Defterlerde Davalı Şirket adına açılmış ------ Hesabına Borç kaydedilmiş olduğu, Davalı Şirketin 2022-2023 Yılları Ticari Defter ve Kayıtları üzerinde inceleme yapılmak suretiyle hazırlanan 31.07.2024 T.
Talimat Bilirkişi Raporundan görüldüğü üzere. Davalı Şirketin, Davacı Şirketçe adlarına düzenlenmiş bulunan ve Toplam Tutarı KDV Dahil 8.791.- EURO olan işbu 2 Adet Faturayı Yasal Nitelikli bir itiraza konu etmeksizin ve benimseyerek, Ticari Defterlerinde Davacı Şirket adına açılmış ----- Hesabında Davacı Şirket alacağı olarak kaydetmiş bulunduğu,
Her iki tarafında Ticari Defter Kayıtlarından tespit edildiği üzere, Davacı Şirketçe Davalı Şirket adına düzenlenen Bu Faturalardan, 17/05/2022 Tarih, ------- Nolu, KDV Dahil 2.124.- EURO Bedelli Faturanın, taraflarında birbirlerini teyit eden Ticari Defter Kayıtları kapsamında, Davalı Şirketçe, 23.03.2022 Tarihli 1.062.-Euro ve 09.06.2022 Tarihli 1.062.-Euro olmak üzere Toplam 2.124.-EURO Tutarında Banka Ödemesi(EFT/Havale) yapılmak suretiyle 09.06.2022 Tarihi itibarıyla tamamen ödenmiş olduğu,
Ancak, Davacı Şirketçe düzenlenen 2.Fatura olan, 22/07/2022 Tarih, ------- Nolu, KDV Dahil 6.667.- EURO Bedelli, Faturaya karşılık, Davalı Şirketçe Davacı Şirkete yapılmış herhangi bir ödeme kaydı bulunmadığı gibi iddia da edilmediği görülmekle, Tarafların Usul ve Yasaya uygun tutulduğu tespit olunan ve Tam bir karşılıklılık içerecek şekilde birbirlerini Teyit eder nitelikteki Ticari Defter Kayıtları muvacehesinde, Davacı Şirketin Davalı Şirketten, Takip Talebinde olduğu gibi, 22/07/2022 Tarih, ------ Nolu Faturaya dayalı Açık C/H” tan kaynaklanan 6.667.- €URO ASIL Alacaklı durumda bulunduğu,
sonuç ve Davacı Şirketin, Davanın dayandığı Takipte, Takip öncesine ilişkin olarak Aylık %4 Faiz Oranıyla hesaplanmış 1.866,76 EURO İşlemiş Faiz Talebinde bulunduğu ve talebini harçlandırmak suretiyle huzurdaki davada talep konusu yaptığı görülmüş olup, Davacı Şirketin işbu Faiz talebini, dosyada örneği mübrez 16.06.2022 Tarihli Teklif Formu ile eki Satış Sözleşmesine dayandırdığı, 5.650.-Euro * KDV -6.667.-EURO Tutarlı Siparişe dayalı İşbu Satış Sözleşmesinde.
Ödemenin, Fatura Tarihinden itibaren 30 Gün Vade sonra Vade Tarihindeki ------ EURO Efektif Satış Kuru karşılığı TL olarak yapılacağı, Ödeme Vadesini aşan durumlarda Aylık %4 Vade Farkı uygulanacağını, Satıcının bu durumu peşinen kabul edeceği hüküm altına alındığı, Ancak, Sözleşmenin Satıcı Onayı kısmında Davacının Kaşe * İmza Tatbik ettiği, Alıcı Onayı kısmında ise Herhangi bir isim, keş ve imza bulunmadığı tespit edilmiş olup, taraflar arasında yapıldığı ileri sürülen ve örnekleri dosyaya sunulmuş bulunan E-Mail yazışmalarının değerlendirilmesinin mahkememiz takdirinde olduğu,
Davacı Şirketin Davalı Şirketten Takip Öncesine ilişkin Faiz Talebinde bulunup, bulunamayacağı Faturanın 30 Gün Vadeli olduğu ve Aylık %4 Faiz Oranı uygulanması talebi doğrultusunda yapılan Faiz Hesaplamasında. 22.08.2022 Vade T.
İle 10.03.2023 Takip Tarihi arasında kalan Periyot için Hesaplanan Faiz Tutarının; l 6.667.-EURO 22.08.2022 10.03.2023 200 1.753,51 Euro 1.753,51 EURO olabileceği hesaplandığı sonuç itibariyle Davacı Şirketin 6.667,00 EURO ASIL * 1.866,76 EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 8.533,76 EURO ALACAK TALEBİ üzerinden (182.827,77 TL) harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak Davalı Şirket aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında.
Davacı Şirketin Davalı Şirketten 22/07/2022 Tarih, ------ Nolu Faturadan kaynaklı olarak takip talebindeki gibi 6.667.- Euro asıl alacaklı durumda bulunduğu, mahkememizin Davacı Şirketin Takip Öncesi Faiz talep edebileceği yönünde hüküm kurması halinde, talep konusu olabilecek İşlemiş Faizin 1.753,51 EURO olabileceği hususlarını beyan ve rapor etmiştir.
Somut olayda davacı ve davalı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu, davalı tarafın kendi defterlerine göre davacıya 6.667,00 EURO borçlu olduğu, davacı kayıtlarına göre de davacının davalıdan 6.667,00 EURO alacaklı olduğunun tespit edildiği, davalı tarafından mal/ hizmetin verilmediğini iddia ettiği, HMK'nın 190.maddesinde ispat yükünün, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa ait olduğu, TMK'nın 6. maddesinde ise taraflardan her birinin hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü olduğu belirtilmiştir.
Davalı tarafça ticari ilişki reddedilmemiş, borcu bulunmadığı savunulmuştur. Her ne kadar fatura tek başına akdî ilişkiyi ve alacağı tek başına ispata yeterli olmaz ise de somut olayda, davalı tarafın defterlerinde faturanın kayıtlı olduğu gibi davalı tarafın ticari defterleri uyarınca davacıya borçlu konumda olduğu anlaşılmıştır.
Bu durumda davalının, faturaya itiraz etmediği defterinde kayıtlı olduğu ba bildirimine itirazının bulunmadığı, davalının malı teslim almadığını ispat edemediği davayı konu fatura bedeli yönünden usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü yolunda hüküm tesis etmek gerekmiştir.Davacının vade farkı alacağı incelenmekle taraflar arasında vade farkı istenebileceği konusunda davalının imzalamış olduğu bir- sözleşme bulunduğu ispat edilebilmiş olmayıp,
davacın tarafın defterleri üzerindeki bilirkişi incelemelerinde taraflar arasında bu konuda bir uygulama ve teamülün oluştuğuna dair bir veri de elde edilebilmiş olmadığı, bu durumun davacıya başlı başına vade farkı istem hakkını da vermeyeceği anlaşılmıştır.( Yargıtay ------ HD.------Sayılı kararı) Bu nedenle davacının vade farkına yönelik talebinin reddine karar vermek gerekmiştir.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde alacağın likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen alacak miktarının %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/328, K. 2025/480, 20 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama