KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/696
- Karar No
- 2024/807
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2024
Karar Metni
2.480 kelime·12 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/696
KARAR NO : 2024/807
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/10/2023
KARAR TARİHİ : 07/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında düzenlenen ---- fatura numaralı 4.425,59TL'lik, ---- fatura numaralı 4.486,95TL'lik,
----- fatura numaralı 4.488,72TL'lik, ----- fatura numaralı 3.126,74TL'lık,
---- fatura numaralı 41,30TL'lik, ----- fatura numaralı 765TL'lik alacağa
ve işbu asıl alacağa bağlı faize istinaden ----. İcra Müdürlüğü’nün ----- Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhinde icra takibi başlatıldığını; takibe davalı tarafından haksız ve
kötüniyetli olarak itiraz edildiğini, belirtmiş ve ----İcra Müdürlüğü ----- Esas sayılı dosyasına yapılmış itirazın iptaline; takibin, aynı şartlar altında, ödeme emrinde belirtilen faiz
türü ve tutarlar üzerinden devamına; alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere davalı aleyhinde icra inkar tazminatına hükmedilmesine; yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıya tahmiline karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davalının sanal pazar yerlerinde online olarak satış gerçekleştiren bir şirket olduğunu, davacı ile yapılan sözleşme uyarınca davacının internet sitesinde satıcılara ürün ve/veya hizmetlerin satışına yönelik ilanlarını yayımlayabilme imkanı sağlayan sanal mağazalar sunduğunu, davacının oluşturduğu bu sanal mağazalarda yapılan alışverişler neticesinde sözleşmenin Ürün bedeli , Komisyon Bedeli , Ödeme
Vadesi Ve Fatura maddesinde belirtildiği üzere havuz hesap olarak da anılan bir sistem ile farklı cari hesaplarda olan para akışının tek bir hesapta toplandığı kargo bedelleri , komisyon ücreti vs. hesaplanıp fatura kesildiğini; davacı tarafça kesilen bu faturaların her 14 günde bir bakiye hesaptan tahsil edilerek kalan bakiyenin davalıya gönderildiğini;
her ne kadar davacı ödenmemiş fatura bedeli olduğu gerekçesiyle icra takibi başlatmışsa da öncelikle hesap bakiyesinin elverişli olup olmadığının bilinmesinin gerektiğini, söz konusu faturaların bahsi geçen cari hesaptan karşılandığını, fatura ödemelerinin farklı bir kanaldan yapılmayıp cari hesaptan tahsil edilerek cari hesapta kalan bakiyenin davalıya gönderildiğini;
zira davacı tarafından sanal mağazalarda satıcıların alım satım işlemlerini takip edebilmesi için satıcı arayüzü oluşturulduğunu, böylece satıcının sisteme girişinin sağlandığını, ancak davalı bahsi geçen sisteme giriş yapmaya çalıştığında "kullanıcı bulunamadı" şeklinde bir uyarı ile karşılaştığından mevcuttaki hesaba erişemediğini; dolayısıyla bakiye hesap bilgilerini bilemediğini, davacı tarafla yapılan şifai görüşmelerde inceleme yapılmak üzere sisteme erişime izin verilmesi talep edilmişse de maalesef
olumsuz sonuçlandığını, bu sebeple davacı nezdinde oluşturulan davalı hesabının erişime açılması veyahut hesap dökümlerinin gönderilmesinin talep olunduğunu, dava konusu faturalar incelendiğinde de "--- - Kargo Bedeli ve Tedarik Edilemeyen Ürün / Geç Teslim Edilen Ürün" olduğunun belirtildiğini, ancak yukarıda ayrıntılı olarak izah edildiği üzere bu faturaların hangi tarih ve satıştan kaynaklandığının açıklanması gerektiğini beyan etmiş ve davanın reddine; %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine; yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesi talep etmiştir.
İNCELEME ve GEREKÇE:
Dava hukuki niteliği itibariyle, --- İcra müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.
Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra müdürlüğünün ------ Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından itiraz dilekçesinde borca itiraz edildiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile davacı ile davalı arasında adi yazılı şekilde “Kurumsal Üyelik Sözleşmesi” başlıklı
isimsiz sözleşmenin kurulduğu;
davacı tarafından, cari hesap ilişkisi gereğince davacının fatura düzenlediğinin ve
fakat davalı tarafça ödemelerin yapılmadığının iddia edildiği;
davalı tarafça davalının bahsi geçen sisteme giriş yapmaya çalıştığında "kullanıcı
bulunamadı" şeklinde bir uyarı ile karşılaştığından mevcuttaki hesaba erişemediği;
dolayısıyla bakiye hesap bilgilerini bilemediği, davacı tarafla yapılan şifai
görüşmelerde inceleme yapılmak üzere sisteme erişime izin verilmesi talep
edilmişse de bunun olumsuz sonuçlandığı beyan edilmiş ise de böyle bir durumun
olup olmadığının uzmanlık alanımızca tespit edilemeyeceği,
bunun üzerine davacı tarafından davalı aleyhine ----- İcra
Müdürlüğü --- Esas sayılı dosya ile icra takibinin başlatıldığı;
---- fatura numaralı 4.425,59TL'lik, ---- fatura
numaralı 4.486,95TL'lik, --- fatura numaralı 4.488,72TL'lik,
---- fatura numaralı 3.126,74TL'lik, ----- fatura
numaralı 41,30TL'lik, ----fatura numaralı 765TL'lik faturalardan
kaynaklı toplam 17.334,30TL.lik fatura tutarı ve 1.571,74TL işlemiş faizi talebi olmak
üzere toplam 18.906,04-TL üzerinden ve yıllık %10,75 ve değişen oranlarda reeskont
avans faizi talebi ile takibe geçildiği,
davaya konu edilen alacak cari hesaba dayalı fatura alacağı olduğundan buna
ilişkin hesaplamanın aşağıda mali incelemede yapıldığı, bu miktar yönünden
davacı tarafın alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, takdirin elbette mahkemeye ait olduğu, mali inceleme neticesinde:
davacı şirketin, incelemeye sunulan 2022 yılında e-defter mükellefi olduğu,
ilgili defterlerin Gelir İdaresi Başkanlığı e-defter beratlarının alındığı, bu şekli ile TTK, HMK
ve VUK hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin bilgisayarlı kayıt
ortamında işlenmiş olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun
tutulduğu, defter kayıtlarının birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde
hükümleri gereği sahibi lehine delil niteliğini haiz olduğu,
davalı şirkete, inceleme gününü bildiren tebligat yapıldığı; davalı
tarafından, bilirkişi incelemesine ticari defter ve belge sunulmadığı gibi yerinde inceleme
talebinin de olmadığı,
davacı şirket ticari defter/muhasebe kayıtlarında, davalı şirket ile olan
ticari ilişkinin -----Alıcılar Hesabının, ----- alt
hesabında kayıt altına alındığı, ----- hesabında yapılan
incelemede, davacı şirketin, dava konusu kapsamında incelenen 2022 yılı ticari defter
kayıtlarında;
davalı şirkete hitaben düzenlenen satış faturaları ile yapılan
103.651,19-TL’lik borçlandırma tutarına karşılık, davalı tarafından yapılan ödemeler ile
davalı tarafından düzenlenen iade faturalarından oluşan toplam 85.896,90-TL’lik
alacaklandırma yapıldığı, 103.651,19-TL borç tutarından, 85.896,90-TL alacak tutarının mahsubu sonrası, davacı şirketin 17.754,29-TL alacaklı olduğu,
tarafından, bilirkişi incelemesine ticari defter ve belge sunulmadığı gibi yerinde inceleme
talebinin de olmadığı, davacı şirket ticari defter/muhasebe kayıtlarında, davalı şirket ile olan
ticari ilişkinin -----Alıcılar Hesabının, -----alt
hesabında kayıt altına alındığı, ----hesabında yapılan
incelemede, davacı şirketin, dava konusu kapsamında incelenen 2022 yılı ticari defter
kayıtlarında; davalı şirkete hitaben düzenlenen satış faturaları ile yapılan
103.651,19-TL’lik borçlandırma tutarına karşılık, davalı tarafından yapılan ödemeler ile
davalı tarafından düzenlenen iade faturalarından oluşan toplam 85.896,90-TL’lik
alacaklandırma yapıldığı, 103.651,19-TL borç tutarından, 85.896,90-TL alacak tutarının mahsubu sonrası, davacı şirketin 17.754,29-TL alacaklı olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ile davacı ile davalı arasında adi yazılı şekilde “Kurumsal Üyelik Sözleşmesi” başlıklı isimsiz
sözleşmenin kurulduğu;
davacı tarafından, cari hesap ilişkisi gereğince davacının fatura düzenlediğinin ve fakat
davalı tarafça ödemelerin yapılmadığının iddia edildiği;
davalı tarafça davalının bahsi geçen sisteme giriş yapmaya çalıştığında "kullanıcı
bulunamadı" şeklinde bir uyarı ile karşılaştığından mevcuttaki hesaba erişemediği;
dolayısıyla bakiye hesap bilgilerini bilemediği, davacı tarafla yapılan şifai görüşmelerde
inceleme yapılmak üzere sisteme erişime izin verilmesi talep edilmişse de bunun olumsuz
sonuçlandığı beyan edilmiş ise de böyle bir durumun olup olmadığının uzmanlık
alanımızca tespit edilemeyeceği, bunun üzerine davacı tarafından davalı aleyhine ----İcra Müdürlüğü
--- Esas sayılı dosya ile icra takibinin başlatıldığı; ----- fatura numaralı
4.425,59TL'lik, ---- fatura numaralı 4.486,95TL'lik, ----- fatura
numaralı 4.488,72TL'lik, ------ fatura numaralı 3.126,74TL'lik, ----
fatura numaralı 41,30TL'lik, ----- fatura numaralı 765TL'lik faturalardan
kaynaklı toplam 17.334,30TL.lik fatura tutarı ve 1.571,74TL. işlemiş faizi talebi olmak üzere
toplam 18.906,04-TL üzerinden ve yıllık %10,75 ve değişen oranlarda reeskont avans faizi
talebi ile takibe geçildiği,davaya konu edilen alacak cari hesaba dayalı fatura alacağı olduğundan buna ilişkin
hesaplamanın aşağıda mali incelemede yapıldığı, bu miktar yönünden davacı tarafın
alacaklı olduğu kanaatine varıldığı, takdirin elbette Mahkeme’ye ait olduğu,
mali inceleme neticesinde:
davacı şirketin, incelemeye sunulan 2022 yılında e.defter mükellefi olduğu, ilgili
defterlerin Gelir İdaresi Başkanlığı e-defter beratlarının alındığı, bu şekli ile TTK, HMK ve VUK
hükümleri gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yapıldığı, defterlerin bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş
olup, muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, defter
kayıtlarının birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi
lehine delil niteliğini haiz olduğu,
davalı şirkete, inceleme gününü bildiren tebligat yapıldığı; davalı tarafından,
bilirkişi incelemesine ticari defter ve belge sunulmadığı gibi yerinde inceleme talebinin de
olmadığı,
davacı şirket ticari defter/muhasebe kayıtlarında, davalı şirket ile olan ticari
ilişkinin -----Alıcılar Hesabının, ------. alt hesabında
kayıt altına alındığı, -----. hesabında yapılan incelemede,
davacı şirketin, dava konusu kapsamında incelenen 2022 yılı ticari defter kayıtlarında; BA-BS Beyanları içeriğinde yapılan inclemede, taraflar arasındaki ticari ilişki
kapsamında;
davalı şirkete ait BA beyanlarına ilişkin dava dosyası içeriğine ---- Vergi
dairesi Başkanlığı, ------ Vergi dairesi Müdürlüğü’nün 18/10/2013 tarih ve ----
---- yazısı eskinde sunulan BA beyanlarının incelemesinde; davalı ---- tarafından, davacı ----- 2022
yılında 319 adet fatura ile toplam 2.999.919,60-TL alınan alış faturası bildirimi yapıldığının tespit
edildiğini, dava dosyası içeriğinde fiziken yapılan inceleme yanı sıra UYAP sistemi
üzerinden dosya içeriğinde yapılan incelemede, davacı şirketin BS(satış faturaları) bildirimi
olmadığından karşılaştırma yapılamadığını, davalı şirkete hitaben düzenlenen satış faturaları ile yapılan 103.651,19-TL’lik borçlandırma tutarına karşılık, davalı tarafından yapılan ödemeler ile davalı tarafından
düzenlenen iade faturalarından oluşan toplam 85.896,90-TL’lik alacaklandırma yapıldığı,
103.651,19-TL borç tutarından, 85.896,90-TL alacak tutarının mahsubu sonrası,
davacı şirketin 17.754,29-TL alacaklı olduğu,
davalı vekilinin, itirazları doğrultusunda yeninden yapılan incleme, tespit ve
değerlendirme sonucunda; Kök Rapor içeriği tespit ve değerlendirimlerimiz dışında tespit ve
değerlendirme yapılmasını gerektirir yeni bir durum, bilgi ve belge sunulmadığı, davalı itiraz ve iddialarının kök rapora konu tespit ve değerlendirmeleri değiştirir nitelikte olmadığı sonuç ve kanaati bildirilmiştir.Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan 17.754,29-TL alacaklı olduğu, HMK 222/3.
Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde).
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.
Davacı şirket tarafından davalı şirket adına düzenlenen faturaya, davalı şirket
tarafından süresinde itiraz veya iade işleminin uygulanmadığı tespit edilmiş olup, tüm bu hususlar doğrultusunda faturaların içeriğinin usulüne uygun olduğuna ilişkin karinenin oluşacağı, davalı şirketin faturaların bedelini ödediğini ispat etmesi gerektiği, bu hususta davalı şirket tarafından ödeme yapıldığına ilişkin somut herhangi bir belge sunulmadığı hususları topluca değerlendirildiğinde, davacının 17.10.2022 icra takip tarihi itibariyle 17.754,29-TL alacağını talep edebileceği, Temmuz 2021 tarihinden itibaren faturalar için Ba/Bs beyannamesi verilmeyip GİB internet sistemindeki havuzda kendiliğinden var olan bilgilerin raporlandığı,
aynı faturanın Ba da gözükürken Bs’de gözükmemesinin mümkün olmadığı buna göre bilirkişi kök ve ek raporu hükme esas alınarak takibe konu asıl alacak üzerinden takibin devamına karar vermek gerekmiştir.Dosya kapsamında davalıyı temerrüde düşürücü bir ihtar bulunmamaktadır. Takip öncesi temerrüt faizi talep edilebilmesi için davalının TBK. 117 (eski TBK.
101) maddesi uyarınca temerrüt ihtarnamesi ile temerrüde düşürülmesi ya da borcun ödeneceği günün tarafların anlaşmasıyla kesin olarak belirlenmesi (TBK. m. 117/2) şarttır.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.
İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde alacağın likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen asıl alacak miktarının %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.
Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir.
Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KISMEN KABULÜNE,
1-Davalının ----İcra müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına, yapmış olduğu itirazının 17.334,03 TL asıl alacak üzerinden iptaline, takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine , işlemiş faiz talebinin reddine
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Kötüniyet tazminatı talebinin reddine,
4-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 1.184,09 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 269,85 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 914,24 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
5-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 269,85 TL peşin harç olmak üzere toplam 539,70 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davacı tarafından yapılan 7.000,00 TL bilirkişi ücreti, 168,75 TL posta gideri olmak üzere toplam 7.168,75 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %91,69 oranında olmak üzere 6.573,03 TL sinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 17.334,03 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
9-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 1.572,01 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,
10-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 1.920,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranı gözetilerek 1.760,45 TL sinin davalıdan, 159,55 TL sinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
11-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,
Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/696, K. 2024/807, 7 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama