KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/787
- Karar No
- 2024/687
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2024
Karar Metni
2.015 kelime·10 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/787
KARAR NO : 2024/687
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 17/11/2023
KARAR TARİHİ : 27/09/2024
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalılardan ----- maliki olduğu ve davalılardan ---- sevk ve idaresindeki --- plakalı araç 08.06.2023 tarihinde müvekkil şirkete ait----- çarpmış ve müvekkil şirketin aracı bu kazadan kaynaklı olarak hasara uğradığını, Müvekkil şirkete ait araç tamirat için ----- Merkezine 09.06.2023 tarihinde bırakılmış ve 29.07.2023 tarihinde tamiratı biterek teslim alındığını, Toplam 50 gün tamirat süresi olmasına rağmen müvekkil şirket tarafından 43 günlük mahrumiyet bedelli toplamda 19.350,00 TL tutarında ----İcra Müdürlüğü’nün ----- sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davalının takibe itiraz ettiğini,
takibin durduğunu arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını, tüm bu nedenlerle açılan davanın kabulüne, itirazın iptaline, takibin devamına, davalının takibe konu alacak üzerinden %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, dava konusu alacakları için davalıların menkul, gayrimenkul malları ile 3.kişlilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız olarak ihtiyaten haczine karar verilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle. Kazanın meydana gelmesinde müvekkilin kazaya sebebiyet verecek kusurlu bir davranışı bulunmadığını, öncelikle davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, Müvekkil şirket, davaya konu aracı diğer davalıya işi gereği vermiş olup araç uzun süreli ihale kapsamında kiralandığını,.
Dolayısıyla aracın sevk ve idaresi tamamen diğer davalıda olduğunu, davaya konu araçta işleten sıfatı diğer davalıya geçtiğini, davaya konu kazanın meydana gelmesi ile müvekkil arasında uygun illiyet bağı da bulunmadığını, Müvekkil şirketin kusursuz sorumluluğundan da söz edilemeyeceğini, Zarar gören araçta meydana gelen mahrumiyetten kaynaklı zararının doğru belirlenmesi için aracın modeli ve yaşı, kullanım şekli, onarımı veya değişimi gerçekleştirilen parçaların serviste kalma süreleri hesap edilmeli işbu sürenin araçta meydana gelen zarar ile serviste kalma süresi arasında uyumlu olup olmadığı belirlenmesi gerektiğini,
davacı tarafın aracının 50 gün serviste kaldığı iddiası ile talepte bulunması hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, tüm bu sebeplerle müvekkil aleyhine ikame edilmiş usul ve yasaya aykırı işbu davanın öncelikle usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, yargılama giderleri ile karşı vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.
Davalı ----- usulüne uygun yapılan tebliğe rağmen davacının dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra Müdürlüğü'nün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle; ---- plakalı araç sürücüsü----, bahse konu mahalde, orta şeritte ilerlerken, sağ şeritte seyreden ----- plakalı aracın önüne, sağ şeride geçmek amacı ile kontrolsüz şerit değiştirmesi sonucu sağ şeritte seyir halinde olan aracın kendi aracına çarpmasına neden olduğu, ----- plakalı aracın şeridine tecavüz ettiği, Şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemediği,
trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde, trafiği ve gelen araçların hız ile mesafelerini dikkate almadan kendinin solundaki şeride kontrolsüz girmek suretiyle sağındaki şeritte nizami olarak seyreden aracın kendi aracına çarpmasına neden olduğu, Karayolları Trafik Kanunu'nun ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin yukarıda verilen ilgili maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu,
----- plakalı araç sürücüsü ---- kendi yol bölümü olan şeridi takiben nizami seyri sırasında, aynı istikamette kendine göre soldaki şeritte ilerlemekte olan ve sağ şeride girmek amacı ile kontrolsüz olarak şerit değiştiren ve kendi şeridine giren araca fren yapmasına rağmen çarpması, şeklinde oluşan kazada alabileceği bir önlem olamayacağı, atfı kabil kusurunun olmadığı, Dosyaya sunulan hasarlı araç fotoğraflarından anlaşılacağı hasar ekspertiz raporunun kaza ile uyumlu olduğu,
Sol far, kasa hava filitresi, sağ rot çubuğu, sol rot çubuğu başı, ön tampon, ön sol davlumbaz, ön sol öamurluk, sol sis farı, ön sac, sol on şase kolu, değişmiş/boyanmış, motor kaputu, ön sol kapı, ön tampon taşıyıcı onarılmış/boyanmıştır, rot balans ayarı yapıldığı, Hasar bedeli KDV dahil, iskonto dahil 38.791,10 TL'dir.
Değişen ve onarılan parçalar kaza ile uyumlu olduğu, hasar bedeli kadri maruf olduğu, 2023 yılı Haziran ayı emsal araç 74 günlük dilimde günlük araç kirasının 1.000 TL/güntKDV olduğu görülmektedir.
Ancak aracın ----- model olduğu dikkate alınarak sebepsiz zenginleşmeyi önlemek için 750 TL/gün takdir edildiği, araç onarım esnasında kullanılmayacağı için yıpranmayacağı, Günlük 20 TL yıpranmama payı (amortisman) takdir edilerek, 730 TL günlük kira bedeli takdir edildiği, Davacının araç mahrumiyet kaybı “ 15 gün *730 TL - 10.950 TL#KDV” 12.921 TL olduğu, Davalıların müştereken ve müteselsilen araç mahrumiyet kaybından sorumlu olduğu, icra takibine konu alacak miktarının : Talep edilen asıl alacak 12.921 TL, Faiz başlangıç tarihi: kaza tarihi 08.06.2023 olduğu, İcra takip tarihi: 09.09.2023 olduğu, işlemiş faizin talep edilmediği,
hususlarını beyan ve rapor etmiştir 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiştir.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları,
korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir (-----.).
2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Somut olayda ----- plakalı araç sürücüsünün gündüz, bahse konu mahalde, orta şeritte ilerlerken, sağ şeritte seyreden ---- plakalı aracın önüne, sağ şeride geçmek amacı ile kontrolsüz şerit değiştirmesi sonucu sağ şeritte seyir halinde olan aracın kendi aracına çarpmasına neden olduğu, ---- plakalı aracın şeridine tecavüz ettiği, şerit değiştirmeden önce gireceği şeritte sürülen araçların emniyetle geçişini beklemediği,
trafiği aksatacak veya tehlikeye sokacak şekilde, trafiği ve gelen araçların hız ile mesafelerini dikkate almadan kendinin solundaki şeride kontrolsüz girmek suretiyle sağındaki şeritte nizami olarak seyreden aracın kendi aracına çarpmasına neden olduğu, Karayolları Trafik Kanunu'nun ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin yukarıda verilen ilgili maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, kazanın meydana gelmesinde asli ve %100 oranında kusurlu olduğu,
----- plakalı araç sürücüsünün kendi yol bölümü olan şeridi takiben nizami seyri sırasında, aynı istikamette kendine göre soldaki şeritte ilerlemekte olan ve sağ şeride girmek amacı ile kontrolsüz olarak şerit değiştiren ve kendi şeridine giren araca fren yapmasına rağmen çarpması, şeklinde oluşan kazada alabileceği bir önlem olamayacağı, atfı kabil kusurunun olmadığı aracın ----- model olduğu dikkate alınarak sebepsiz zenginleşmeyi önlemek için 750 TL/gün takdir edildiği, araç onarım esnasında kullanılmayacağı için yıpranmayacağı, günlük 20 TL yıpranmama payı (amortisman) takdir edilerek, 730 TL günlük kira bedeli takdir edildiği,
davacının araç mahrumiyet kaybı “ 15 gün *730 TL - 10.950 TL+KDV 12.921 TL olduğu, davalıların müştereken ve müteselsilen araç mahrumiyet kaybından sorumlu olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile tespit edilmekle rapor hükme esas alınarak dolaylı zarar mahiyetindeki kazanç kaybı alacağından her iki davalının da sorumlu olduğu anlaşılmakla davanın kısmen kabulüne fazlaya yönelik talebin davacı tarafça ispat edilemediği kanaatiyle reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm oluşturulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için,
borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.
Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir.
Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır+.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/787, K. 2024/687, 27 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama