KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/826
- Karar No
- 2025/258
- Karar tarihi
- 10 Nisan 2025
Karar Metni
1.490 kelime·7 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2023/826
KARAR NO : 2025/258
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 30/11/2023
KARAR TARİHİ : 10/04/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin, müşterilerine ait toplam 19.800-KG malın ------ 10.500-USD navlun ücreti karşılığında taşınması için davalı ile 21.03.2023 tarihinde anlaşma yapıldığını, davalının taşıma işini alt taşıyıcı
olan--- firmasının temin ettiği ----plakalı araca yüklendiğini, kararlaştırılan transit
süre 20-22 gün olmasına rağmen aracın bu sürede varış yerine ulaşamadığını, davalı ile yapılan görüşmeler ve
yazışmalara rağmen aracın ilerlemesinin sağlanamadığını, müvekkil şirketin alt taşıyıcı ile irtibata geçtiğinde
davalı ----- alt taşıyıcıya ödemesi gereken navlun ücretini ödemediği için şoförün
ilerleyemediğinin bildirildiğini, müvekkili şirket ile davalı arasında yapılan anlaşmaya göre; kararlaştırılan
navlun bedelinin 8.500,00USD’nin peşin, bakiyenin ise eşya tesliminden 15 gün sonra ödeneceğinin
kararlaştırıldığını, müvekkili şirketin peşin ödemeyi derhal 22.03.2023 tarihinde yaptığını, kalan ödemeyi ise
ödeme zamanı gelmemiş olmasına rağmen sırf sorun çözülsün ve alt taşıyıcının ödemesi yapılsın diye
davalıya 24.04.2023 tarihinde yaptığını, tüm ödeme yapılmış olmasına rağmen taşımanın sağlanamadığını ve
davalının sorunu çözemediğini, müvekkilinin müşterilerinin müvekkile baskı yapmaya, ihtar çekmeye
başlamaları üzerine davalı ile yapılan görüşmelere rağmen araç hareket etmeyince müvekkili şirketin alt ve
fiili taşıyıcı olan ----- firması ile irtibata geçerek aracın yürütülmesi için istenen 4.400-USD navlun
bedelini alt taşıyıcıya ödemesi sonrası aracın hareket ederek ve gecikmeli olarak malların alıcılarına teslim
edildiğini, müvekkilinin davalının kusuru nedeniyle bu taşıma için fazladan 4.400,00USD ödemek zorunda
kaldığı miktar için davalıya 28.04.2023 tarih ve ----- numaralı fatura kesildiğini, fatura
bedeli ödenmeyince ----.İcra Müdürlüğünün ----- dosyası ile icra takibine
girişildiğin ancak davalının itirazı üzerine takibin durduğunu, ayrıca bu taşıma dolayısıyla, taşımanın
gecikmesinden kaynaklı olarak zarar meydana geldiğinden müşterilerinin müvekkile yansıttıkları
3.000,00 USD zarar faturasının davalıya yansıtılarak ödenmemesi üzerine ayrı bir icra takibine konu edildiğini,
davalı tarafından bu takibe itiraz edilmediğinden icra yolu ile tahsil cihetine gidildiğinden bu takibin davanın
konusu yapılmadığını beyan ederek, haksız itirazın iptali ile takibin kaldığı yerden devamını, takipteki asıl
alacak için takip tarihinden itibaren 3095 SK 4/a maddesi gereğince faiz işletilmesini, müvekkili lehine
%20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı taraf, eldeki davaya herhangi bir cevap vermemiş, HMK 128 madde hükmü uyarınca davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü vakıaların tamamını inkar etmiş sayılmıştır.
İNCELEME ve GEREKÇE: Dava hukuki niteliği itibariyle, ----. İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----. İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile davacının, takipte dayandığı yansıtma faturasına dayanak olan, davadışı fiili
taşımacı -----kendisine keşide edilen 27.04.2024 tarih, ------
numaralı, 4.400,00USD tutarında navlun faturasını ve bu faturaya ait banka
onaylı ödeme dekontunu, ayrıca davalıya iki farklı tarihte yapmış olduğu
toplam 10.500,00USD tutarında ödemeye ait banka onaylı dekontları ibraz
edebildiği takdirde, davalı aleyhine -----.İcra Dairesi nezdinde
----- sayılı icra dosyası ile başlatmış olduğu takibe davalının vaki
itirazının iptalini talep edebileceği,
davacı tarafından 1.maddede anılan belgeler sunulabildiği takdirde ve
mahkemenin davacı lehine hüküm kurması halinde davacının hükmolunacak
yabancı para cinsinden alacağına, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince, takip tarihinden itibaren, Kamu
Bankalarının USD cinsinden bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek faiz
oranında faiz talep edebileceği sonuç ve görüşlerine ulaşıldığı bildirilmiştir.
Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ile
davacı ile davalı arasındaki 21.03.2023 tarihli taşıma sözleşmesine göre
davalının 10.500,00USD bedelle kabul ettiği taşıma işine ait ödemenin
davacı tarafından yapıldığı, ancak davalının sorumluluğunda olan taşıma
işinin 4.400,00USD olan kısmının dava dışı-----
tarafından ifa edildiği ve davacıya navlun faturası düzenlendiği davacı tarafından da bu tutarın ödendiği, davalı tarafından eksik ifa nedeniyle
davacı tarafından takibin dayanağı olan 4.400,00USD tutarında yansıtma
faturasının keşide edildiği, takip tarihine kadar davalı tarafından bu tutarın
ödenmediği, borcu söndüren bir belgenin sunulmadığı, sonuç itibarıyla
davacının takipteki asıl alacak tutarı kadar davalı/borçludan alacağı
olduğunun sübuta erdiği, davacının takibe vaki itirazın iptali ile takibin
devamını talep edebileceği, mahkemenin davacı lehine hüküm kurması halinde davacının
hükmolunacak yabancı para cinsinden alacağına, 3095 Sayılı Kanuni Faiz ve
Temerrüt Faizine İlişkin Kanunun 4/a maddesi gereğince, takip tarihinden
itibaren, Kamu Bankalarının USD cinsinden bir yıl vadeli mevduata
uyguladığı en yüksek faiz oranında faiz talep edebileceği sonuç ve kanaati bildirilmiştir.
Davacı ---- taşıtan, davalı ---- ’ın taşıtan
sıfatları ile, 21.03.2023 tarihinde, -----SÖZLEŞMESİ düzenledikleri, görülmüştür. Sunulan belgeye göre, davacı tarafından kendisine düzenlenen 10.500,00USD faturaya
karşılık davacının 22.03.2023 tarihinde 8.500,00USD, 24.04.2023 tarihinde 2.000,00USD
olmak üzere 10.500,00USD tutarında ödeme yaptığı, davacının 28.04.2023 tarihinde
davalıya düzenlediği yansıtma faturası ile davalıdan 4.400,00USD alacaklı olduğu
görülmektedir. Bilirkişi tarafından yapılan inceleme de.
Davacı ile davalı arasındaki 21.03.2023 tarihli taşıma sözleşmesine göre davalının 10.500,00USD bedelle kabul ettiği taşıma işine ait ödemenin davacı tarafından yapıldığı, ancak davalının sorumluluğunda olan taşıma işinin 4.400,00USD olan kısmının dava dışı -----. tarafından ifa edildiği ve davacıya navlun faturası düzenlendiği davacı tarafından da bu tutarın ödendiği, davalı tarafından eksik ifa nedeniyle davacı tarafından takibin dayanağı olan 4.400,00USD tutarında yansıtma faturasının keşide edildiği, takip tarihine kadar davalı tarafından bu tutarın ödenmediği,
borcu söndüren bir belgenin sunulmadığının tespit edildiği usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak davacının takipteki asıl alacak tutarı kadar davalı borçludan alacağı olduğunun sübuta erdiği, davacının takibe vaki itirazın iptali ile takibin devamını karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır.
Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla kabulüne karar verilen asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜ M
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalının ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin devamına,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine
3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 8.674,16 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak yatırılan 1.738,90 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 6.935,26 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 269,85 TL başvurma harcı, 1.738,90 TL peşin harç olmak üzere toplam 2.008,75 TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 5.000,00 TL bilirkişi ücreti, 815,50 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.815,50 TL yargılama giderinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 30.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
8-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.120,00 TL arabuluculuk ücretinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
9-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin yüzüne karşı davalının yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ---- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/826, K. 2025/258, 10 Nisan 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama