KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2023/869
- Karar No
- 2026/22
- Karar tarihi
- 9 Ocak 2026
Karar Metni
1.108 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2023/869 Esas
KARAR NO: 2026/22
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 15/12/2023
KARAR TARİHİ: 09/01/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin davadışı sigortalısına ait emtianın davalıların akidi ve fili taşıyıcı olduğu ----- esnasında hasara uğradığını, sigortalının müvekkile ihban üzerine açılan hasar dosyasına aldıran ekspertiz raporu sonrasında davadışı sigortalıya yapılan 499,99USD hasar tazminatı ödemesinin zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olan davalılardan rücuen tahsili amacıyla başlatılan takibe davalı borçluların itirazı ile takibin durduğunu beyan ederek,
fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, borçlunun takibe, asil alacağa, faize ve ferilerine ilişkin haksız itirazlarının iptaline,---- Esas sayılı dosyası ile başlatılan takibin devamına, davalı borçlular aleyhine %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; hasar bildirim sürelerine uyukduğuna yönelik bir belgenin dosyada bulunmadığını, davacının sigortalanabilir bir menfaatinin ve sigorta poliçesinin geçerliliğin incelenmesi gerektiğini, hasarın taşıma sırasında olup olmadığının veya taşımanın hangi aşamasında, hangi nedenle oluştuğunun dosya kapsamında sabit olmadığını, davacının iddia ettiği bir aşamada meydana gelmiş olan hasarın varlığı hâlinde alt taşıyıcı firma olan ----- sorumluluğuna gidilmesi gerektiğini tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
Davalı ------vekili cevap dilekçesinde özetle; hasar dosyasının tamamının tasdikli suretinin dosyaya sunulmadığını, Montreal Konvansiyonuna göre hasar ihbar yükümlülüğünün yerine getirilmediğini, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, emtianın ambalajı ve paketlemesinin taşımaya uygun olmadığını, kabul anlamına gelmemekle birlikte mahkemenin aksi kanaati durumunda müterafik kusur halinin değerlendirilmesi gerektiğini, müvekkili tarafından eşyanın konişmento talimatlarına uygun taşındığını, alıcısı tarafından------------- şerhi iletelsim alındığını, müvekkilinin sorumluluğunun sınırlı olduğunu,
talebin yargılamaya ve hesaplamaya muhtaç olup likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddi gerektiğini davacının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatı ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasıdır. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından alınan raporda özetle.
Dava konusu olayda, dava dışı sigortalıya ait olan emtianın davalıların sorumluluğunda olan havayolu taşıması esnasında değil, havayolu taşıması sonlandıktan sonra davalıların sorumluluğunda olmayan ----- dahili taşıma esnasında hasar gördüğü, Zararın nedeninin emtianın belirlenen taşıma sıcaklığına bağlı olup olmadığının ve miktarının belirlenmesinin uzmanlık alanımız dışında kaldığı, ancak ölçüm cihazı verilerinden, davalıların sorumluluğuna verildiği an ile sorumluluğun bittiği, havayolu taşıması esnasında emtia sıcaklığının stabil kaldığı,
davalı hava yolu taşıyıcısının konişmento talimatına aykırı taşıma yaptığının ileri sürülemeyeceği, mahkememizin tespitlerin aksine emtiadaki zararın havayolu ile taşıma esnasında meydana geldiği yönünden bir kanaate varması durumunda, uygulanması gereken Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre hasar ihbarının konvansiyonda belirlenen 14 günlük sınırı aşarak 37 gün sonra yapıldığı dikkate alındığında Montreal Konvansiyonu 31'inci maddesi 4.paragraf hükmünce, davalılardan tazminat talebiyle dava ikame edilemeyeceği,
Davacı sigorta şirketi halefiyet elde etmiş olsa da bu halefiyeti ancak dava dışı ------dahili taşımayı yapan kişiye karşı rücuda kullanabileceği, davalıların zarardan sorumluluğu olmadığından, davalılardan rücuen tazminat talebinde bulunamayacağı, bu amaçla başltmış olduğu takibe davalıların vaki itirazının yerinde olacağı hususları beyan ve rapor edilmiştir. Bilirkişi heyeti tarafından alınan ek rapor da özetle.
Davalılar tarafından gerçekleştirilen taşıma sırasında, ürünlerin maruz kaldığı sıcaklık değeri, taşıma sıcaklığı için belirlenen üst sınır olan --- olup, bu değer, konşimentoda belirtilen ------ aralığının üzerinde olduğu, ancak sıcaklık- süre ilişkisi birlikte analiz edildiğinde ve söz konusu taşıma süresi ve sıcaklık değerleri dikkate alındığında, ürünlerin ticari değerini kaybetmesinin beklenemeyeceği ve ürünlerin davalılar tarafından alıcıya teslim edildiğinde yaklaşık 8,25 gün raf ömrünün kalmış olabileceği ve emtianın alıcıya teslim edildiğinde bozulmadığı,
ekonomik değerini muhafaza ettiği, Emtiada meydana gelen hasarın sıcaklık değişiminden kaynaklanması durumunda dahi, bu hasarın havayolu taşıması sırasında değil, davalıların sorumluluğunun sona erdiği andan sonraki süreçte itibaren, Hindistan'da gerçekleştirilen depolama vekara yolu taşımacılığı sürecinde ortaya çıktığı, tespitlerimiz aksine emtiadaki zararın havayolu ile taşıma esnasında meydana geldiği yönünde bir kanaate varması durumunda,
uygulanması gereken Montreal Konvansiyonu hükümlerine göre hasar ihbarının konvansiyonda belirlenen 14 günlük sınırı aşarak 37 gün sonra yapıldığı dikkate alındığında Montreal Konvansiyonu 31'inci maddesi 4.paragraf hükmünce, davalılardan tazminat talebiyle dava ikame edilemeyeceği,.
Davacı sigorta şirketi halefiyet elde etmiş olsa da bu halefiyeti ancak davadışı Hindistan'daki dahi taşımayı yapan kişiye karşı rücuda kullanabileceği, davalıların zarardan sorumluluğu olmadığından, davalılardan rücuen tazminat talebinde bulunamayacağı, bu amaçla başlatmış olduğu takibe davalıların vaki itirazının yerinde olacağıMontreal Konvansiyonu'nın 18. maddesi uyarınca, hava yolu taşımasını yapan davalı, emtianın hava yolu taşıması sırasında kaybolması hâlinde sorumlu olacaktır.
Yine Montreal Konvansiyonunun 31'inci maddesi 2 ve 4. Fıkrası uyarınca 21 günlük ihbar süresinin aşılmasından sonra taşıyıcı aleyhine bir davanın ikame edilemeyeceği hususunu düzenlemiştir.Bu düzenleme karşısında, ihbar sürelerine uyulmaması hâlinde, yalnızca taşıyıcı leyhine bir karine söz konusu olmayıp, taşıyıcının sorumluluğu da sona ermektedir --------Somut olayda davacı Montreal Konvansiyonu'nun 31.maddesinin 4. Fıkrası uyarınca davalının kötü niyetli olduğu da kanıtlanmamıştır.-----Bu durumda, davalı fiili taşıyanın kötü niyetli olduğunun kanıtlanmamış olması nedeniyle,
Montreal Konvansiyonun 31. maddesinde belirlenen süre içinde ihbarda bulunulmadığı anlaşılmakla, ve davalıların sorumluluğunda olmayan ------dahili taşıma esnasında emtianın hasar gördüğü, havayolu taşıması esnasında emtia sıcaklığının stabil kaldığı,
davacının davalı hava yolu taşıyıcısının konişmento talimatına aykırı taşıma yaptığının ispat edilemediği kanaatiyle usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak açılan davanın reddine karar vermek gerekmiştir.Kötüniyet tazminatı, takibe girişmekte kötüniyetli bulunduğu borçlu tarafından açıkça kanıtlanmış olan ya da öyle olduğu ayrıca kanıtlanmasına gerek bulunmaksızın dosya kapsamından açıkça anlaşılabilen alacaklıya yönelik bir yaptırım niteliğindedir.
Anılan yasa hükmüne göre, alacaklının anılan tazminata mahkum edilebilmesi, açıkça, takibin kötüniyetle yapılmış olması koşuluna bağlanmıştır. Hemen belirtmek gerekir ki, alacaklının icra takibini kötüniyetli olarak yaptığı hususu, borçlu tarafından kanıtlanmalıdır. Öğretiye ve Yargıtay uygulamasına göre, alacağının bulunmadığını bildiği veya bilmesi gereken bir durumda olduğu halde, icra takibine girişen alacaklı, kötüniyetli kabul edilir.
Açıklanan bu yasal durum ve ilke çerçevesinde somut olay değerlendirildiğinde davalı, davacının icra takibinde kötüniyetli olduğunu yasal delillerle kanıtlayamamış olup, dosya içeriğinde de kötüniyetin varlığını açıkça ortaya koyacak bir yöne rastlanmamıştır.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2023/869, K. 2026/22, 9 Ocak 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama