KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/1002
- Karar No
- 2025/833
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
Karar Metni
1.493 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/1002
KARAR NO : 2025/833
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 30/12/2024
KARAR TARİHİ : 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının 22.03.2024 tarih ve ------ nolu 240.000,00 TL bedelli faturadan
kaynaklı bakiye 10.000.-TL alacağının tahsili için davalıya karşı ----. İcra Dairesi
----- Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığı, davalı tarafın icra takibine konu alacağa haksız
ve dayanaksız olarak itiraz ettiği ve icra takibinin durduğu, alacaklı tarafın borca itiraz dilekçesinde edimin eksik yerine getirildiğini beyan ve iddia etmiş olup, bu iddianın gerçek dışı olduğu, dava konusu fatura konusu soğuk hava deposu ürünü davalı tarafa
eksiksiz olarak teslim edildiği ancak davalının kurulum yapılacak yerin elektrik tesisatını uygun hale
getirmediği için gaz basma yani devreye alma işlemi yapılamadığı müvekkilinin altyapı hazır bulunduğunda haber verilmesi gerektiğini bildirerek ürünü davalıya teslim etmiş olduğu,
gerekli alt yapıyı temin etme davalının yükümlülüğünde olup; müvekkilinin bu hususta
sorumluluğunun bulunmadığı, davalı taraf kendi yükümlülüğünü yerine getirmediği halde müvekkiline kusur isnat etmeye çalışmakta olup, davalının müvekkile olan borunu ödemeyi
geciktirmek için kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiği ortada olduğunu,
davalı ile uzlaşmak için dava şartı arabuluculuk yoluna başvurulduğu, arabuluculuk sürecinde de
anlaşma sağlanamadığından danın kabulü ile, dvalı yanın, vaki itirazın iptali ile takibin devamına, haksız ve kötü niyetli itiraz
edeniyle takip miktarının %20'sinden aşağı olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına
hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıdan tahsiline karar verilmesini dava etmişlerdir.
CEVAP
Davalıya usulüne uygun dava dilekçesinin tebliğ edildiği, cevap sunulmadığı, davalı vekilinin hazır bulunduğu 15.05.2025 tarihli celsede, “Dava Dilekçesinden de anlaşılacağı üzere bedelin ödenmiş olduğunu, bakiye alacak olarak gösterilen 10.000.-TL’ nin gaz basma ücreti olduğu ve bu hizmetin başka bir firmadan alınmış olduğunu ve davacının bu hizmeti yerine getirmediğini” beyanla, davanın reddini talep ettiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu,----- İcra Müdürlüğünün ------ Esas sayılı dosyası takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde buludğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. -----. İcra Müdürlüğü'nün ------. Sayılı icra dosyası, tarafların esnaf kaydının bulunup bulunmadığına ilişkin araştırmalar, Vergi Dairesinden 2024 yılı BA/BS formları dosya içerisine celp edilmiş, bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişilerin 28/09/2025 tarihli raporlarında özetle: Davacı Firmayla Davalı Firma arasında 2024 Yılında sürdürüldüğü görülen ticari ilişki kapsamında,
davacı firmaca davalı firma adına, davalı firmaya teslimi hususunda çekişme bulunmayan “7.000 X
5.000 h 3000 mm Soğuk Hava Deposu (Soğuk Oda Panelleri, Soğuk Oda Kapısı, Soğutma ve Elektrik
Malzemesi)” karşılığında;
22/03/2024 ------ Nolu, %20 KDV Dahil 240.000.-TL tutarlı temel fatura nitelikli e-faturayı düzenlenerek, elektronik ortamda davalı firmaya tebliğ etmiş ve usul ve yasaya uygun
tutulduğu tespit olunan ticari defterlerinde, davalı Firmaya ait ------ nolu cari hesapta borç
kaydı yapılmış olup,
davacı firmanın incelenen ticari defter kayıtlarında, İşbu faturaya ilişkin olarak davalı firmaca davacı
firmaya banka aracılığıyla toplam tutarı 230.000.-TL ödeme gerçekleştirilmiş olduğu görüldüğü, davacı yanca davalı firmanın fatura borcundan mahsubu yapılan bu ödemeler sonucunda,
davacı firmanın davalı firmadan (240.000.-TL – 230.000.-TL=) 10.000.-TL Asıl alacak bakiyesinin
kaldığı, bir başka değişle, davacı firmanın davalı firmadan, ------ Nolu E-Fatura
Bakiyesinden kaynaklı olarak 10.000,00 TL asıl alacaklı durumda bulunduğu, Davalının defter incelemesi gününde ibraz edilmesi gereken ticari defter ve kayıtları ile ilgili ekstre ve dayanak belgelerini, herhangi bir mazeret bildiriminde bulunmaksızın bilirkişi incelemesine sunmayarak davacı firma ticari defter kayıtlarında takip dayanağı yapılan------Nolu, %20 KDV Dahil 240.000.-TL Tutarlı e-fatura bakiyesinden kaynaklı olarak 10.000.- TL borç mevcudiyetinin aksini kanıtlayamadıkları, Davacı Firmanın Ticari Defter Kayıtları itibarıyla, davalıdan takip talebindeki gibi 10.000,00 TL asıl alacak bakiyesinin mevcut bulunduğu sonucuna varıldığı görülmüştür.
Davalı vekilinin bilirkişi raporuna itiraz ve beyan süresi dolduktan sonra cevap verdiği görüldü.
Davacı vekili 06/11/2025 tarihli celsede; "önceki beyanlarımı tekrar ederim, süresinden sonra itiraz edilmiştir, muvafakatimiz yoktur, davamız ispatlanmıştır, davanın kabulüne karar verilsin" şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
Davalı vekilinin 06/11/2025 tarihli celsesinde; "Davalı vekilinden soruldu; önceki beyanlarımı tekrar ederim, muhasebe kayıtları elimize yeni ulaşmıştır, müvekkil muhasebeci ile aralarında bir sorun nedeniyle kayıtlara ulaşılamamıştır, kayıtlar sunulmadan bilirkişice eksik inceleme yapılmıştır; ek rapor alınmasını talep ediyorum, mahkeme aksi kanaatte ise davanın reddine karar verilsin" şeklinde beyanda bulunduğu görüldü.
Somut olayda davalı tarafın, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan 10.000 TL alacaklı olduğu, HMK 222/3.
Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde).
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.
Buna göre davacının davalıdan alacaklı olduğunun kabulü gerektiğinden takibe konu fatura bedelli olan asıl alacak üzerinden takibine devamına karar vermek gerekmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.
İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/1002, K. 2025/833, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama