KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/131
- Karar No
- 2024/829
- Karar tarihi
- 12 Kasım 2024
Karar Metni
1.218 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/131
KARAR NO : 2024/829
DAVA
Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 22/02/2024
KARAR TARİHİ : 12/11/2024
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı ile 19/10/1998 tarihinde -----adresinde su temini için ---- no'lu sözleşme imzaladığını, davalının abone hesap kartında belirtilen su bedeli tahakkuk ettirilen faturaları zamanında ödemediğini, İşbu idareleri alacağını tahsil etmek için abone aleyhine --- Merkezi Takip Sistemi ------ esas numarası ile ilk önce icra takibi başlatıldığı vaki icra takibin itiraz edilmesi üzerine Arabuluculuğa müracaat edildiğini herhangi bir sonuç alınamadığını beyanla, davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Müvekkilinin dava konusu işyeri adresinde 01.09.1998 yılından 30.06.2003 tarihine kadar olan sürede ofis olarak ikamet ettikleri ve bu tarihler arasında ---- aboneliklerinin olduğu, ancak tahliye tarihinde gerek ---- gerekse ----- ve elektrik abonelikleri bizzat kendisi tarafından sona erdirildiğini ve hesabı kapatıldığını, mahalin ticari bir şirket olduğundan tüm ödemelerin otomatik ödeme talimatlı olup muhasebe tekniğimiz açısından ödenmemiş bir faturaları olmasının mümkün olmadığını, 2003-2008 yılları arasında şirketleri adına herhangi bir ---- abonelikleri olmadığını,
15.Mayıs.2012 tarihinden bu güne kadar---- de işyeri aboneleri halen devam ettiğini, ----' nin abone hesap kartı incelendiğinde su borcunun tahakkuk ettiği tarihlerin 2010- 2011 yıllarında olduğu anlaşılmakta olduğunu, buna mukabil icra müdürlüğü marifetiyle tebliğ tarihi 12 yıl sonra 24.01.2023 tarihi olduğunu, davacının 2010-2011 tarihleri arasında bu işyerine hem su vermeye devam etmiş olduğu hem de su sayacını mühürlemiş ve tekraren açmış olduğunun anlaşıldığını,
hiçbir şekilde borcu kabul etmek anlamına gelmese de 2010-2011 tarihleri arasındaki borç gerek 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'una göre 5 yıl ve gerekse Borçlar Kanunu genel hükümlerine göre 10 yıllık zaman aşımı süresine tabi olduğununu, açılan bu davanın gerek esas yönünden ve gerekse zaman aşımı def-i olarak usul yönünden reddedilmesi dava masraf ve vekalet ücretlerinin davacıya yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- Merkezi Takip Sistemi İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- Merkezi Takip Sistemi İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; davalı tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle; " ----- ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü tarafından 19.10.1998 tarihinde, -----adına ----- müşteri numarası ile Sözleşme düzenlenmiştir.
Aboneye ait hesap Föyü incelendiğinde; ----- tarafından davalı abone ----- adına -19/10/1998 tarihinde su aboneliğinin yapıldığı, müşteri numarasının ---- olduğu, sözleşme numarasının ---- olduğu, aboneye 19/10/1998 tarihinde ---- nolu sayacın, 15/05/2002 tarihinde, ----- nolu sayacın verildiği, davalı Aboneye ait sözleşmenin 03/05/2011 tarihinde borçtan dolayı İPTAL (FESİH) edildiği 24.01.2023 MTS Takip tarihinde, 1.593,91TL toplam alacak davalı abone için MTS sistemine yansıdığı, davacı taraf ----- Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü asıl alacağının: 356,23TL, diğer alacaklarının: 66,39TL olduğu,
belirtilen alacakları dışında, 19,19TL Damga Mühür bedeli, 23,6TL Kapama/açma bedeli, 23,6TL Sayaç Kapama beli ile 21/09/2010-03/05/2011 tarihleri arasında ödenmeyen su tüketim bedellerinin, son ödeme tarihinden, 24.01.2023 Takip tarihine kadar gecikme cezası hesaplaması yerinde olacağından ve söz konusu oranlara göre yapılan hesaplamalar sonucunda.
24.01.2023 Talep (Takip ) tarihine kadar gecikme cezası 932,06TL , Diğer Borçlar gecikme cezası Bedeli;182,62TLolduğu, davacı taraf ----- Su ve Kanalizasyon Genel Müdürlüğü'nün 24/01/2023 Talep (Takip) tarihi itibari ile alacağı: Anapara Gecikme Cezası + Diğer Alacaklar + Diğer Alacaklar Gecikme Zammı Bedeli: 356,23TL+ 4932,06TL+ 466,39TL+ 182,62TL=1.537,30TLolarak hesap ve tespit edilmiştir." şeklinde rapor sunulmuştur.
Davalı taraf zamanaşımı defini ileri sürmüş olup öncelikle zamanaşımı yönünden dosyanın incelemesi yapılmıştır. Taraflar arasında su abonelik sözleşmesi bulunmakta olup davacı taraf ödenmeyen su faturası bedellerini talep etmektedir. Bu nedenle zamanaşımı süresi sözleşmesel zamanaşımı süresine bağlı olup 6098 sayılı TBK m. 146'daki on yıllık zamanaşımına bağlıdır. Bilirkişi incelemesi yaptırılarak fatura tarihleri belirlenmiştir.
2010-2011 yıllarına ilişkin farklı tarihlere ilişkin olduğu, abonelik sözleşmesinin 03/05/2011 tarihinde feshedildiği takip tarihi itibariyle zamanaşımının dolduğu anlaşıldığından davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.İcra Hukuku uygulamasında "mükerrer takip" olarak ifade edilen icra takibinde derdestlik, alacaklının aynı alacağı için aynı borçluya karşı eş zamanlı olarak birden fazla icra takibine başvurduğu duruma ilişkindir.
İcra hukukunda "derdestlik" konusunda yasada bir düzenleme yer almamaktadır.
İcra takibinde de derdestlikten anlaşılması gereken devam etmekte olan bir icra takibinin mevcudiyetine rağmen aynı alacaklının aynı borçluya karşı aynı alacak sebebi ile yeniden icra takibi başlatılmasıdır.İcra takibinde derdestliğinin koşulları kanunda düzenlenmemiş olsa bile derdestliğin Medeni Usul Hukuku’nda dava şartı olmasına paralel olarak icra takibi bakımından da takip şartı haline gelmiştir.
HMK m. 114/1'de derdestliği dava şartı olarak düzenlemesinin gerekçeleri icra takibi bakımından da geçerlidir. Zira icra takibinde de mevcut icra takibi devam ederken aynı alacaklının aynı borçluya karşı aynı alacak için tekrar icra takibi yapmasında hukuki bir yararı bulunmamaktadır. (----
Ödeme emrinin irdelenmesinde ----- İcra Müdürlüğünün ----Sayılı dosyasından bahsedilmiş ise de takibin aynı faturalara ilişkin olması halinde eldeki davaya konu takibin mükerrer takip olacağı anlaşıldığından davanın derdestlik dava şartı sebebiyle de eldeki davanın reddi gerekmektedir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/131, K. 2024/829, 12 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama