KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/140
- Karar No
- 2026/157
- Karar tarihi
- 19 Şubat 2026
Karar Metni
2.085 kelime·10 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/140 Esas
KARAR NO: 2026/157
DAVA
3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit
DAVA TARİHİ: 26/02/2024
KARAR TARİHİ: 19/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI;Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: takip konusu trafik kazasına ilişkin müvekkilin herhangi bir kusuru olmadığı, trafik kazasına ilişkin ---- Sayılı dosyası ve ---- Sayılı dosyası ile davalar açıldığı, dava konusu olayda --- kendi sevk ve idaresindeki araçta mesai saatleri dışarısında aracı kişisel ihtiyaçları için kullandığı sırada ---- sevk ve idaresindeki araca çarpması nedeniyle meydana geldiği, yapılan yargılamalar neticesinde Ceza davası ve Hukuk davalarınca yapılan inceleme ve bilirkişi incelemesinde müvekkilinin işbu kazada kusuru bulunmadığı saptandığı, --------dosyasında bilirkişi
raporunda ----- plakalı kamyonet sahibi------ kazanın oluşumunda kusurunun olmadığı," şeklinde de belirtildiği, müvekkili araç sahibi olduğu, gerçek kişi şahıs şirketine ait olan araç
ile iş bu kaza gerçekleştiği, ayrıca ----Sayılı dosyası ise şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürüldüğü davacı müvekkilinin işbu takibe konu olayda kusursuz ve sorumsuz olduğu sabit olduğu, sigorta şirketinin rücu hakkı doğmadığı, davalı taraf takip talebinde " Trafik Kanunu nun 95. maddesi ve trafik sigorta poliçesinin genel
şartlarının B.4/c maddesi gereğince, sürücünün alkollü olması nedeni ile ödemek zorunda kaldığımız iş bu meblağı tarafınızdan rücuen talep etme hakkımız doğmuştur" gerekçesi ile işbu takibin başlatıldığını belirtmiş ise de gerek -----Sayılı dosyası ve gerekse ------- Sayılı dosyası ile yapılan yargılamada-----alkollü araç kullanması sebebiyle kusuru doğmasına ilişkin herhangi bir hüküm kurulmadığı, bu nedenle davalı taraf müvekkil nezdinde işbu takibi haksız olarak başlattığı, ----- Sayılı dosyası ile yapılan yargılamada "Mahkememizce kusur tespiti açısından keşif yapılmış, trafik bilirkişisinden alınan raporda kusur oranının ise davalı ---- %75 olduğu, --- plakalı motosiklet sürücüsü ---- Karayolları Trafik Kanunu’n 52/A Maddesindeki hükümlerini ihlal ettiği anlaşıldığından kazanın
oluşumunda tali kusurlu olup, kusur oranının ise %25 olduğu bildirildiği, davalıya borcunun bulunmadığının tespitine karar verilmesini, ------ sayılı dosyasının teminatsız olarak durdurulmasını, mahkeme aksi kanaatte değil ise mahkemenin belirleyeceği bedel üzerinden teminatın takdir edilmesini, alacaklı olduğunu iddia edenin haksız ve kötü niyetli yapmış olduğu icra takibi nedeniyle takip bedelinin %20 sinden az olamamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesi ve yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle; kusur bilirkişi raporu makine mühendisi tarafından tanzim edilmiş ise de, dosyanın kusur durumunun tespit edilmesi için adli tıp kurumu trafik ihtisas dairesi’ ne gönderilmesini gerekli araştırmalar yapılmadan hukuki mesnetten yoksun bir biçimde hazırlanan ve çelişkiler içeren bilirkişi raporunun hükme esas alınmamasını,------ bu hususların tespit edilmemesi halinde karar verilmesinin eksik inceleme ile karar verilmesi olarak algıladığı hukuki bir gerçek olduğu,
davaya konu kusur oranlarına ilişkin çelişkiler giderilmesi gerektiği bilirkişi raporunda sigortalımız araç sürücüsünün %75 kusurlu olduğu belirtilmiş ise de, dava konusu kazaya ilişkin olarak düzenlenen kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün asli ve tam kusurlu olduğu tespit edildiği, kusur oranını kabul etmediğimizi beyanla dosyanın ---- sevki ile yeniden rapor alınmasına, haksız davanın reddi ile şirketimiz dava açılmasına sebep olmadığından, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, Davalı sigorta şirketi tarafından davacı aleyhine -----sayılı dosya ile başlatılan icra takibinde --- asıl alacak ile 13.212,40TL.lik yasal faiz olmak üzere toplamda 153.117,40TL.nin ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi”nin ise ---- nolu trafik poliçesi ile meydana gelen olay nedeniyle şirketimiz tazminatı rücu ettiği davacının ----Esas sayılı dosyasında bulunan alacağa ilişkin menfi tespit ve istirdat davası olduğu,
görülmüştür.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan raporda özetle. Sürücü--- sevk ve idaresindeki ---- plakalı -----takiben batı-doğu istikametinde seyir halinde iken ---- kavşağına gelip kavşaktan ----istikametine geçmek istediği esnada ön kısımları ile aynı noktada ----
----sevk ve idaresindeki ----plakalı kamyoneti ile ----
istikametine seyredipi ---- kavşağına geldiğinde kendisine DUR levhası olduğu halde dikkatsiz
bir şekilde kuzey istikamete geçmek istediği esnada aracının sol yan kısımlarının çarpışması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, --- plakalı aracın ----kazanın meydana gelmesinde asli ve %75
oranında kusurlu olduğu,---- plakalı araç sürücü --- kazanın meydana gelmesinde tali ve %25
oranında kusurlu olduğu,---- plakalı araç sürücü --- kaskının, koruyucu malzemelerinin takılı
olup olmadığı yönünde bir tespit yapılamamış olduğu, bu nedenle bu yönden müterafik
kusurunun tespit edilemediği,
Davalı sigorta şirketi ---- nolu trafik poliçesi ile sigortalı --- plakalı aracın sürücüsü ---- trafik kazası tespit tutanağındaki %100 kusuru üzerinden hesaplama yaparak dava dışı mağdur ---sakatlık zararı için---- tazminat (asıl alacak) ödedi ise; heyetimizce teknik ve sektörel bilirkişi
tarafından davacıya ait sigortalı ---- %75 kusurlu olduğu tespit edildiğinden davalı sigorta şirketi tarafından mağdura ödenmesi gereken tazminat tutarı 139.905,00 TL x %75 sigortalı araç kusuru= 104.928,75 TL’dir. Tespit edilen 104.928,75 TL (asıl alacak) tutarın + fer’ileri ile birlikte sigortalısı
davacıya rücu edebileceği ancak dava dışı mağdur ----- %25 kusuruna tekabül eden 34.976,25 TL + tutarını + fer’ileri ile birlikte tutarı sigorta teminatından ödeme yapmaması gerektiği için davacı sigortalısına da rücu hakkı bulunmadığı görüş ve kanaatine varıldığı, davacı sigorta şirketinin ödediği tazminat 139.905,00 TL (asıl alacak) davacı sigortalı aleyhine icra takibine konu edildiğinden heyetçe tespit edilen 104.928,75 TL rücu tutarının fer’ilerinin hesaplaması hukuki uzmanlık gerektirdiğinden fer’iler yönünden
hesaplama yapılamamakta olduğundan,----yönetimindeki ---- plakalı araç ile tali yolda seyretmekte iken kavşağa yaklaştığında, ‘DUR’ Trafik işareti levhasının ikazına uymayıp durmamış ve kontrolsüz bir şekilde kavşağa girdiği, kavşağa anayoldan gelen ve geçiş önceliğine sahip ---- plakalı aracına çarpmış olmasında --- Karayolları Trafik Kanununun 47/c, 57/a ve 84/h maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, kazanın meydana gelmesinde asli ve %75 oranında kusurlu olduğu,
--- plakalı motosiklet sürücüsü --- kavşağa yaklaşırken hızını düşürmediği ve kamyonetin kavşağa gireceği kavşak kolunu aynadan görmesine rağmen gerekli tedbirleri almaması nedeniyle Karayolları Trafik Kanununun 47/c, 52/a-b maddelerinde açıklanan kusurları işlediği, kazanın meydana gelmesinde tali ve %25 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, ---- vermiş olduğu dilekçesinde motosikletin şeridinden gitmediği, şeridinde gitse idi kazanın olmayacağı şeklinde beyanı vardır.
Ancak burada açık olan şey tali yoldan gelen araçların anayoldan gelen araçları kontrol etmesi, hızı ve yakınlık durumunu değerlendirerek kavşağa girmesidir. Trafik ekibi tarafından tutulan kaza tespit tutanağında kavşak kollarını görecek şekilde olan ayna dikkate alınmamış olup kusur dağılımı hatalı değerlendirilmiştir. Bu nedenle trafik ekibi tarafından yapılan kusur değerlenlendirilmesine iştirak edilmediği belirtilmiştir.
Dosyanın ek rapor için bilirkişiye tevdi edildiği heyete nitelikli hesaplama uzmanı ile nörolog bilirkişininde eklenerek, ek rapor düzenlenmesinin istenildiği, ek raporda; --- plakalı aracın ---- kazanın meydana gelmesinde asli ve %75 oranında kusurlu olduğu, --- plakalı araç sürücü --- kazanın meydana gelmesinde tali ve %25
oranında kusurlu olduğu, --- kaskının, koruyucu malzemelerinin takılı olup olmadığı yönünde bir tespit yapılamamış olduğu, bu nedenle bu yönden müterafik kusurunun tespit edilemediği, Davalı sigorta şirketi---- nolu trafik poliçesi ile sigortalı --- plakalı aracın sürücüsü ---- trafik kazası tespit tutanağındaki %100 kusuru üzerinden hesaplama yaparak dava dışı mağdur ---- sakatlık zararı için
139.905,00TL tazminat (asıl alacak) ödedi ise; heyetimizce teknik ve sektörel bilirkişi
tarafından davacıya ait sigortalı ---- plakalı aracın sürücüsü ----%75 kusurlu olduğu tespit edildiğinden davalı sigorta şirketi tarafından mağdura ödenmesi gereken tazminat tutarının 139.905,00TL x %75 sigortalı araç kusuru=
104.928,75TL. olacağı; tespit edilen 104.928,75TL (asıl alacak) tutarını + fer’ileri ile
birlikte sigortalısı davacıya rücu edebileceği; ancak dava dışı mağdur -----%25 kusuruna tekabül eden 34.976,25TL + tutarını + fer’ileri ile birlikte tutarı sigorta teminatından ödeme yapmaması gerektiği için davacı sigortalısına da rücu hakkı bulunmadığı, Nöroloji yönünden değerlendirme neticesinde: ---- promil alkol ile yasal sınırı aşarak kazada %75 kusurlu olduğundan, yani kazanın oluşumuna etki edecek yol, hava durumu, karşı taraf kusuru v.s.den karşı tarafın da kusuru olduğundan kazanın, münhasıran alkol etkisinde olmadığı,
Borçlar mevzuatına yönelik inceleme neticesinde: Davalı sigorta şirketi tarafından davacı aleyhine
----- sayılı dosya ile başlatılan icra takibinde
139.905TL. asıl alacak ile --- yasal faiz olmak üzere toplamda ----ödenmesinin talep edildiği; “borcun sebebi”nin ise --- nolu trafik poliçesi ile sigortalı-----tarihinde ---- sevk ve idaresinde iken ----sakat kalmasına sebep olmuştur. Meydana gelen olay nedeniyle şirketimiz tazminat
ödemek zorunda kaldığı, Karayolları Trafik Kanunu2nun 95. maddesi ve trafik sigorta poliçesinin genel şartlarının B.4/c maddesi gereğince, sürücünün ALKOLLÜ olması nedeni ile ödemek zorunda kaldığı işbu meblağı rücuen talep etme hakkımız doğmuştur.” şeklinde olduğu; nöroloj alanında uzman bilirkişi tarafından yapılan tespitler kapsamında kazanın münhasıran alkol etkisi altında gerçekleşmediği tespit edilmiş ise de kök raporda yapılan sigorta alanında uzman bilirkişinin tespiti karşısında, davacı işletenin ancak KTK m. 85 hükmü kapsamında kusuru oranında sorumlu olabileceği; ancak---- sayılı ilamı ve benzer ilamlarında da belirtildiği üzere davalı sigortacının Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası genel şartları
B.4, (c) hükmü kapsamında rücu koşullarının doğabilmesi için kazanın meydana gelmesinde alkolün münhasıran etkili olması gerektiği mütala edilmiştir.
Davacı vekili ---- tarihli ıslah dilekçesinde;" davamızın istirdat davası olarak devamına, ----- tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davacı müvekkil istirdadına, haksız ve hukuki mesnetten yoksun işbu icra takibi sebebiyle davalı taraf aleyhine takip konusu alacağın %20sinden az olmamak üzere tazminata hükmedilmesine, her türlü yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ediyorum" şeklinde ıslah dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Dava, zorunlu trafik sigortası kapsamında hak sahibine ödenen tazminatın sigortalı aracın alkollü olarak kullanılması nedeniyle sigortalıdan rücuen tahsil bedelin istirdadı istemine ilişkindir.---- sigortacının rücu hakkı, KTK'nin 95/2 maddesi ile ---- poliçesi genel şartlarında düzenlemeye tabi tutulmuştur.
ZMSS Poliçe Genel Şartlarının B.4 maddesinde düzenlenen ağır kusur veya kasıt hali, oto yarışına katılma, ehliyetnamesiz motorlu araç kullanmak, uyuşturucu veya alkollü olarak araç kullanmak istiap haddinin aşılması, aracın çalınması veya gasp edilmesinde işletenin kusuru gibi haller sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir.
Bu tür davalarda sigortacı, 2918 sayılı KTK'nin 95/2 maddesi uyarınca tazminat yükümlülüğünün azaltılması ve kaldırılmasına ilişkin halleri 3. kişilere karşı ileri süremeyeceğinden zarar görene ödeme yaptıktan sonra sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını ve indirilmesini sağlayabileceği oranda kendi sigorta ettirenine rücu edebilecektir.
Sözleşme ve yasa gereği sigorta ettirenine karşı defi hakkı bulunan sigortacı bu hakka dayanarak kendi sigortalısına dönebilmektedir.Bununla birlikte sigorta şirketinin rücu edebileceği tazminat tutarı,
sigortalı araç sürücüsünün kusur oranına ve zarar görenlerin gerçek zararına göre belirlenir.Sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu ve 1.00 promil ve üstü alkollü olması durumunda 6487 sayılı Kanunun 19. maddesi ile değişik 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48/6. maddesine göre “yapılan tespit sonucunda 1.00 promilin üzerinde alkollü olduğu tespit edilen sürücüler hakkında ayrıca Türk Ceza Kanununun 179. maddesinin 3. fıkrası hükümleri uygulanır.” düzenlemesi karşısında, araç sürücüsü %100 kusurlu olup,
1.00 promil ve üstü alkollü olduğu takdirde emniyetli araç sevk ve idare edemeyecek durumda olması nedeni ile münhasırlık raporu alınmadan teminat kapsamı dışında sayılacaktır.
Sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olması ya da tam kusurlu olmaması durumunda, trafik kazasının oluşumuna sadece sürücünün alkollü olması değil başka sebeplerinde etken olması nedeniyle meydana gelen zarar sigorta teminat kapsamı içinde sayılacaktır. ----- O halde, hasarın teminat dışı kalabilmesi için sürücünün sadece alkollü olması yetmeyip kazanın münhasıran alkolün etkisinde oluşması gerekmektedir.
Üstelik, böyle bir durumda hasarın teminat dışı kaldığının ispat yükü Türk Ticaret Kanunu'nun 1281. maddesi hükmü gereğince sigortacıya düşmektedir.Yargıtay'ın yerleşik uygulamalarında; sürücünün aldığı alkol oranının doğrudan doğruya sonuca etkisibulunmadığından,
kazanın salt alkolün etkisiyle gerçekleşip gerçekleşmediğinin, alkol dışında başka unsurların da olayın meydana gelmesinde rol oynayıp oynamadığının saptanması gerektiği benimsenmektedir. ------Somut olayda, mahkemece kusur ve hasarın tespiti için nörolog hekim, makine mühendisi ve sigortacı, hesapla uzmanı bilirkişisinden oluşan heyetten alınan ek raporda,----- 0.64 promil alkol ile yasal sınırı aşarak kazada %75 kusurlu olduğundan, yani kazanın oluşumuna etki edecek yol, hava durumu, karşı taraf kusuru v.s.den karşı tarafın da kusuru olduğundan kazanın, münhasıran alkol etkisinde olmadığı, ------- sayılı ilamı ve benzer ilamlarında
da belirtildiği üzere davalı sigortacının ----- kapsamında rücu koşullarının doğabilmesi için kazanın meydana gelmesinde alkolün münhasıran etkili olması gerektiğinin tespit edildiği kazada davacı şirkete sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu ancak kazanın oluşumunda münhasıran alkolün etkisinin bulunmadığı belirlenmiş olmakla, raporun gerekçeli ve denetime elverişli olması nedeniyle hükme esas alınarak rücu koşulları oluşmadığından davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davacı tarafından davalının kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.------
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/140, K. 2026/157, 19 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama