KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/215
- Karar No
- 2025/520
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
Karar Metni
1.333 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/215
KARAR NO : 2025/520
DAVA
Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/02/2024
KARAR TARİHİ : 01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket ile davalı şirket arasında 14/07/2021 tarihinde -----.
Proje Taşeron Ana Sözleşmesi imzalandığını, yapılan sözleşmede ------ projesindeki inşaatı imalat malzeme listesi başlıklı 2. Maddede yapılacak işler teklifi yer aldığı, burada yapılacak iş, adet, birim ve marka olmak üzere detaylı olarak sözleşmede yer verildiğini, davalı/taşeron ----- ilgili proje inşaatında sözleşme gereğince yapması gereken imalatları olması gerektiği şekilde yapmadığını, eksik yapıldığını,
eksik hususların müvekkili şirket tarafından acilen giderilmesi ve projenin tamamlanması gerektiğinden ----Sulh Hukuk Mahkemesi ----- Değişik İş dosyası ile delil tespiti yapıldığını ve eksikliklerin bilirkişi raporu ile tespit edildiğini, müvekkili şirket başka bir firma olan ------ ile anlaştığını ve 365.000,00 TL ödeme yaptığını, buna rağmen eksikliklerin halen devam ettiğini, doğalgaz projesinin yanlış yapılması nedeniyle müvekkili şirketin halen iskanı alamadığını beyanla;
fazlaya ilişkin talep, ıslah ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL‘nin işleyecek banka mevduat faiziyle birlikte davalı taraftan tahsilini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini, vekaleten talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacı yanın sözleşme gereği müvekkili şirkete devretmesi gereken daireyi devretmediğini, ödemeleri yapmamış olup yükümlülüklerini yerine getirmediğini, taraflar arasında kurulan sözleşme ile davacı tarafın işbu anlaşmaya karşılık müvekkili şirkete ----- Mahallesinde daire devretme ve bakiye 405.000,00-TL'yi de nakit ve çek olarak ödemeyi taahhüt ettiğini, davacı yanın ödeme yükümlülüğünü ve teslimi gereken daireyi teslim etmediğini, müvekkilinin buna rağmen İnşaatın Ana Kalem İşlemlerini 10.06.2022 Tarihi İtibariyle Binaya Gaz Verilmek suretiyle tamamladığını,
20.12.2022 tarihi itibariyle de müvekkili şirket tarafından kazan dairesinin gaz işlemleri yapıldığını ve merkezi sistem ısınmaya başladığını, davacının iskan alamamasının sebebi müvekkili şirketten kaynaklı olmadığını, müvekkili şirketin gaz işlemlerini layıkıyla gerçekleştirdiğini, davacının dosyaya dayanak sunduğu fatura içeriğindeki işlemlerin müvekkil şirketin sorumluluğunda olmayan ve sözleşme dışı işler olup müvekkili şirketin sorumlu tutulmayacağını, işbu davaya dayanak delil tespiti ve bilirkişi raporunun usul, yasa ve yerleşmiş yargıtay kararlarına aykırı olarak yapıldığını beyanla;
ayıp ihbarında bulunulmaması nedeniyle davanın reddine, davacı yükümlülüklerini yerine getirmediğinden ve müvekkil tarafından işler yapıldığından haksız davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, taraflar arasında kurulan sözleşme kapsamında işlerin eksik ve ayıplı olduğu iddiası ile oluşan alacağın tahsili amacı ile açılan alacak davasıdır. ------Asliye Hukuk Mahkemesinin 19.02.2024 Tarih, ---- Esas ve ------ karar sayılı Görevsizlik Kararı ile dava dosyası mahkememize tevzi edilmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle.
"Ticari Defterlerin Usulüne Uygun Tutulup Tutulmadığı Yönünden: Davacı şirketin 2021 ve 2022 yıllarına ilişkin ticari defterlerinin GİB onaylı beratlarının süresinde alındığı, TTK ve VUK hükümlerine göre usulüne uygun tutulduğu, Raporumuzun 3.1.2.bölümünde açıklandığı üzere davalı şirket tarafından defter ve belge ibrazında bulunulmadığından, davalı şirket defterleri üzerinde usul ve hesap incelemesi yapılamadığı, Davacının Talepleri Yönünden: Davalı tarafından, sözleşmede belirtilen işler içerisinden tamamlanmadığı tespit edilen, sözleşmede belirtilen malzemelerin markası ve yapılacak işçilikler dikkate alınarak yapılan incelemeye göre.
27.11.2023 tarihli ----- Sulh Hukuk Mahkemesi -------numaralı dosya için hazırlanan bilirkişi raporunda tespit edilen eksik işlerin tamamlanma maliyeti olan 156.000,00 TL'nin yapılan piyasa araştırmaları ve arşiv bilgilerimize göre makul olduğu, Davalının eksik bıraktığı veya hatalı yaptığı işlerden dolayı iskan alınamadığı,
mağduriyetin halen devam ettiği ifadesindeki iskan sorununun, tesisat işlerinin tamamlandığı 29.11.2023 tarihinden sonra devam etmemesi gerektiği, Tesisat işleri tamamlandığı halde halen iskan alınamamasının nedenin inşaattaki farklı bir sorundan kaynaklanıyor olabileceği ancak bu hususta bir bilgi, belge sunulmadığı için ayrıca bir değerlendirme yapılamayacağı, dosyaya sunulan fatura ile tespit raporundaki bedelle orantısız biçimde dava dışı ------ firmasına 365.000,00 TL'ye tamamlattırdığını (faturada 390.000,00 TL) ifade edilen 365.000,00 TL'nin eksik işlerin tamamlanması için makul bir değer olmadığı,
faturada ifade edilen bedelin eksik kalan işler için çok fazla olduğu, davacının sunmuş olduğu faturada yapılan işlerin detayının da bulunmuyor olmasından dolayı faturanın, davalının eksik bıraktığı işleri de kapsayacak şekilde sözleşme dışındaki işler ile de ilgili olabileceği, sözleşmede veya dosya içerisinde gayrimenkulün devir tarihine dair bir veriye rastlanılmadığı, bu durumda ilgili gayrimenkulün yüklenicinin edim borcunun tamamının ifası halinde muaccel olacağı, eksik ve ayıplı işlerin vürudu halinde davacı iş sahibinin ödemezlik defiine binaen ayni edim borcunun ifasından kaçınabileceği" şeklinde rapor sunulmuştur.
Bilirkişi heyeti tarafından verilen ek raporda özetle. "Teknik konulara yapılan itirazların değerlendirilmesi üzerine, teknik açıdan heyetimizin kök raporda ifade ettiği görüşünde değişiklik olmamıştır. " şeklinde rapor sunulmuştur. Kural olarak, eserin sözleşmeye uygun olarak tamamlanıp teslim edildiğini ispat yükü yüklenicidedir.
TMK.'nın 6. maddesinde düzenlenmiş olan genel ispat şuralından çıkarılan bu sonuç, Yargıtay ------ Hukuk Dairesi'nin bir çok kararında "kural olarak eser sözleşmelerinde eserin teslimini, sözleşmeye ve tekniğine uygun olup olmadığını kanıtlamak yükleniciye aittir." şeklinde ifade edilmiştir.Teslim edilen eserin ayıplı ve/veya eksik olduğunu ve bedelin ödendiğini ispat yükü ise iş sahibine aittir. İçtihatlarda, Yargıtay’ın da bu doğrultuda tutum sergilediği görülmektedir.
“Eser sözleşmesine dayalı ilişkilerde eserin teslim edildiğini ispatlama yükümlülüğü yüklenicide, eserin ayıplı olduğu iddiası ve bedelin ödendiğini ispatlama yükümlülüğü ise iş sahibindedir.” (bkz.Yargıtay ------.Hukuk Dairesi'nin 30.05.2013 tarih, ----- Karar sayılı kararı).Yüklenicinin iş sahibine olan borçlarına aykırı olarak, imalini yüklendiği eserin ayıplı olması durumunda;
iş sahibi, açık ayıplarda 6098 sayılı TBK'nın 474 ( 818 sayılı BK'nın 359), gizli ayıplarda ise 6098 sayılı TBK'nın 477. ( 818 sayılı BK'nın 362.) maddeleri hükümlerine uygun olarak ihbarda bulunduğu takdirde, 6098 sayılı TBK'nın 475. ( 818 sayılı BK'nın 360.) maddesinde tanınan hakları kullanabilir. Eksik iş, sözleşme ve eklerine göre yapılması kararlaştırıldığı halde tam yapılmayan iştir.
Ayıplı eser sözleşmede kararlaştırılan vasıfları veya olmasından vazgeçilmez bazı vasıfları taşımayan eserdir. Diğer anlatımla ayıp, bir malda ya da eserde sözleşme ya da yasa hükümlerine göre normal olarak bulunması gereken niteliklerin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bozuklukların bulunmasıdır. Eğer eser iş sahibinin beklediği amacı karşılamıyorsa kural olarak ayıplı yapıldığı kabul edilir.
Ayıp ihbarının yazılı olarak yapılması zorunlu olmayıp süresinde ayıp ihbarının yapıldığı her türlü delille ve tanık beyanıyla dahi kanıtlanabilir.
(YHGK'nın 02.02.1979 gün ----- sayılı ve Yargıtay -----HD' nin 16.01.2013 tarih ve ------. sayılı ilamında bu ilke ve esaslar ayrıntıları ile açıklanmıştır.)Öte yandan, YHGK'nın 13.05.2009 tarih ve ------- sayılı ilamında da açıklandığı üzere, ayıp ihbarı kural olarak şekle tabi bulunmayıp içeriği itibariyle ayıptan karşı tarafın haberdar olmasını sağlamaya elverişli her türlü ihbarın, ayıp ihbarı olarak kabulü mümkün olup, tespit dilekçesinin ya da raporunun tebliği işleminin de ayıp ihbarı niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.
Söz konusu açıklamayı somut uyuşmazlık bakımından değerlendirdiğimizde; davacı taraf eksik işler yapıldığını, bu eksik işler sebebiyle zararının doğdunu; davalı ise eksik işler olmadığını iddia etmektedir. Her iki tarafta bu durumda iddialarını ispatla mükelleftir. Usul ve yasaya uygun bilirkişi ve ek bilirkişi raporlarında eksik işler tek tek belirlenmiştir. Yine raporlarda eksik işlerin hangilerinin davalının sorumluluğunda olduğu tespit edilmiştir.
Davalının sorumluluğunda bulunan eksik işlerin 156.000,00 TL'ye tamamlanacağı belirlendiğinden davalının sorumluluğunda kalan işler yönünden davacının bu kalem yönünden talebinin kabulüne karar verilmiştir. Kabulüne karar verilen tazminata, dava öncesinde davalının usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmemesi dava tarihinden itibaren avans faiz işletilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/215, K. 2025/520, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama