KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/315
- Karar No
- 2025/783
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2025
Karar Metni
1.664 kelime·8 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/315
KARAR NO : 2025/783
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 08/05/2024
KARAR TARİHİ : 21/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin, davalı yana taşıma hizmeti sunmuş olup, işbu hizmet karşılığında, navlun ve gümrükleme ücreti içerikli faturaları düzenlendiğini, söz konusu faturaların davalı yanın bilgisi dahilinde olmasına rağmen müvekkili şirkete herhangi bir ödeme yapılmadığını, müvekkili şirketin davalı taraf ile olan ticari ilişkisi sebebi ile cari hesabında davalı taraftan toplam 19.328,45 EURO (672.347,86 TL) alacaklı bulunmakta olduğunu, davalı tarafın bakiye 19.328,45 EURO ödemekten imtina etmesi üzerine müvekkilinin haklı fatura ücreti alacağının tahsili amacıyl----İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas Sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını,
davalı borçlunun itirazı ile takibin durduğunu, müvekkili şirketin, davalı yanın çeşitli zaman dilimlerini içine alır şekilde çeşitli kap ve KG ağırlığındaki ürünlerini Türkiye'den ----- uluslararası standartlara ve mevzuata uygun bir şekilde sorunsuz olarak teslim edildiğini, işbu taşıma hizmetine istinaden müvekkil şirketçe haklı olarak navlun ve gümrükleme ücreti faturaları düzenlendiğini beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Zamanaşımı ve hak düşürücü süre itirazlarının olduğunu, davacının talep etmiş olduğu alacak iddiasının zamanaşımıyla malul olduğunu, davaya konu -----.
İcra Dairesi -------Sayılı takip dosyasında itirazda da belirtildiği üzere ödeme emrinde ve takip talebinde herhangi bir şekilde borcun dayanağına ilişkin belge sunulmadığını, iş bu dosyada da davacının takipte göstermediği ve sunmadığı belgeleri davaya konu etmesine muvafakatlerinin bulunmadığını, davanın bu nedenle reddini talep ettiklerini, davacının müvekkilde navlun sözleşmesi uyarınca kabul anlamına gelmemek kaydıyla kesmiş oluğu faturaların bedeli olan 19.328,45 euro alacaklı olduğunu iddia etmiş ise de icra takip dosyasında da belirtildiği üzere müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir borcu bulunmadığını,
faturanın içeriğine itiraz edilmemiş olması fatura konusu alacağın varlığına bire bir delalet etmeyecek, Zira içerik ve ödeme konuları farklı konular olup, davacının bu açıklamalarına da itibar edilemeyeceğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla alacağın likit de olmadığını, Mahkemece olası bir kabul verildiği takdirde dahi alacak iddiasının bilirkişi incelemesine muhtaç olduğunu, davacının olsa dahi bir alacağı, iade edilen mallar, teslim edilmeyen mallar bulunup, davacının alacak iddiasında haklı olmadığını ileri sürerek,
yapılacak inceleme sonucu hukuki mesnetten uzak olarak açılmış davanın tüm talepler yönünden reddine, dava açmakta kötüniyetli davacı aleyhine tazminata hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, CMR Konvansiyonu kapsamında yapılan taşıma işlemi nedeni ile ödenmeyen alacağın tahisili için açılan ---- İcra Müdürlüğünün ------sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.
Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır.
Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğünün ----- esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği,
itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davalı taraf ----- bulunduğundan, davalı tarafın defterlerinin incelenmesi için ------- Asliye Hukuk mahkemesinden talimat yolu ile bilirkişi incelemesi yapılmıştır.Talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda özetle;" Davalı'nın tutmakla yükümlü olduğu tarafımıza ibraz edilen 2023 yılına ait (Defter-i Kebir, Yevmiye ve Envanter) yasal defterlerinde yapılan incelemeye göre; ticari defterlerinin tamamını eksiksiz ve usulüne olarak tutmuş olduğu, defterlerin açılış ve kapanış onaylarını zamanında yaptırılmış olduğu tespit edilmiştir.
Bu nedenle davalı'nın ticari defterlerinin HMK.'nın 222.nci maddesi şartlarına göre delil olarak kabul edilebileceği, davalının 2023 Yılı defter kayıtlarına göre, (31.03.2023 ile 30.06.2023 tarihleri arasında) davacı şirketin davalı ...'den toplam 498.315,43 TL fatura alacağı olduğu tespit edilmiştir. davalı ...'nin bu faturalara karşılık davacı şirkete cari hesap ödemesi olarak (08.04.2023 tarihinde 3.949,60 TL ve 11.04.2023 tarihinde 73.433,50 TL ) Toplam 77.383,10 TL cari hesap ödemesi yaptığı tespit edilmiştir. sonuç olarak,
davalı ...'nin 2023 yılına ait tarafımızdan incelenen ticari defter kayıtlarına göre, davacıya kalan cari hesap borcunun 31.12.2023 tarihi itibarıyla 420.932,33 TL olduğu, " şeklinde rapor sunulmuştur.Talimat yolu ile alınan bilirkişi raporundan sonra, mahkememizce davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde mahkememizce bir taşıma uzmanı bilirkişi ve mali müşavir bilirkişiden rapor tanzimi istenmiştir.
Mahkememizce alınan, bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " Davacı şirketin 19.328,45.-EURO alacak talebi ile “672.347,86 TL” üzerinden harçlandırmak suretiyle, İtirazın İptali istemli olarak davalı firma aleyhine ikame etmiş olduğu işbu itirazın iptali davasında; yer verilen tespit ve değerlendirmeleri muvacehesinde, davacı şirketin davalı firmadan takip tarihi itibarıyla, navlun faturalarına dayalı 19.328,45 EURO alacağı bulunduğu, davalının ödeme veya sair şekilde borcu sona erdirdiği yönünde delil sunmadığı, kendi ticari defter kayıtlarında da borçlu olduğunun görüldüğü,
davacı yanca sunulan CMR evrakında davalının sıfatı sabit olmamakla beraber, itiraza uğramayan taşıma faturalarının Karayolu Taşıma Yönetmeliği gereği taşıma senedi gibi işlev göreceği gözetildiğinde, faturalara itibar ile davacının alacaklı olduğunun değerlendirildiği " şeklinde rapor sunulmuştur.Davalı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde davalının davacıya 420.932,33 TL borcu bulunduğu tespit edilmiştir.
Davacının ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede de davalının yaptığı ödemenin tenzili sonrası 19.328,45 Euro alacaklı olduğu belirlenmiştir. Defter kayıtlarındaki mutabakatsızlık incelendiğinde davalının defterlerinde yer alıp davacının defterlerine yer almayan 188,11 Euroya ilişkin davalı somut delil, ödeme dekontu vs sunulmadığı görüldüğünden davalının 188,11 EURO ödemeye ilişkin kayıtlarına itibar edilmemiştir.
Bu durumda 188,11 EURO'luk ödeme kaydı dışında davacı ve davalının defterlerinin uyumlu olduğu ve davacının takip talebine konu edilen 19.328,45 EURO davalıdan alacaklı olduğu anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmiştir.
Her ne kadar davalı taraf zamanaşımı itirazında bulunmuş ise de ticari defter kayıtlarına bakıldığında taraflar arasındaki cari hesap ilişkisi ve faturalaşmanın 31/03/2023-31/07/2023 tarihleri arasında olduğu, icra takibinin ise aynı yıl başlatıldığı görüldüğünden zamanaşımı itirazı yerinde görülmemiştir.
İİK'nın 50/1. Maddesine göre, para veya teminat borcu için takip hususunda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun yetkiye dair hükümleri kıyas yolu ile tatbik olunur. Şu kadar ki, takibe esas olan akdin yapıldığı icra dairesi de takibe yetkilidir. 6100 sayılı HMK'nın 6. Maddesinde ise, genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesi olarak kabul edilmiştir.
Bunun yanı sıra HMK'nın 10. maddesine göre de, sözleşmeden doğan davaların, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinde de açılabileceği düzenlenmiştir. Taraflar arasında sözleşmenin ifa edileceği yer belirlenmemişse, ifa yerinin 6098 sayılı TBK'nın 89. Maddesine göre belirleneceği izahtan varestedir. Dosya kapsamındaki belgeler göre, davacının şirketin merkezi----. DavalıNın yerleşim yeri ise -----.
Bu durumda TBK 89'a göre eldeki icra takibi yetkili icra dairesinde açılmıştır. Davalının icra dairesinin yetkisine yönelik itirazı yerinde değildir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.
İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/315, K. 2025/783, 21 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama