İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/384 K.2025/389

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2024/384Karar2025/389Tarih22 Mayıs 2025Okuma13 dk · 2.558 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/384
Karar No
2025/389
Karar tarihi
22 Mayıs 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

2.558 kelime·13 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2024/384

KARAR NO : 2025/389

DAVA

Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 03/06/2024

KARAR TARİHİ : 22/05/2025

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; "05.12.2023 tarihinde müvekkile ait olan -----plakalı araç park halindeyken davalı sürücü-----sevk ve idaresindeki ----- plakalı araçla park yeri ararken müvekkilin aracının sağ

tarafından vurmak suretiyle maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir. Maddi hasarlı trafik kazası tespit

tutanağında, davalı sürücü %100 kusurlu olup müvekkilimizin kazada herhangi bir kusuru yoktur.

Müvekkilimize ait ---- model ----- marka aracın 05.12.2023 tarihinde kazadan sonra

onarım ve yenilenmesi yapılmış, bu süreçte aracın kullanımı mümkün olmamıştır. Müvekkil tarafından

kullanılmakta olan aracın tamir süresince başkaca bir araç kiralanmak zorunda kalınmıştır. Müvekkilin aracı

12 gün boyunca tamiri sürmüş / serviste kalmıştır. Söz konusu aracının mahrumiyetinden doğan zararları olup

bunun davalı sürücü ve araç sahibinden tahsilini talep ederiz.

Açıklanan tüm sebeplerle; davaya konu kaza sebebiyle, şimdilik 100,00 TL’lik hak mahrumiyeti

alacağının kaza tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek bana mevduat faiziyle birlikte davalı

sürücü ve araç sahibinden tahsilini talep ederiz.

Müvekkilin aracının onarım ve yenilemesi sonucu 9.000 TL değerinde servis tarafından kaporta, boya

ve diğer işlemler yapılmıştır. Hasar gören parçalar orijinal parçaları ile değiştirilseler bile araç kazalı bir araç

kabul edileceğinden dolayı aracın satış değeri düşecek ve değer kaybına uğrayacaktır. Her bir trafik kazası

araçta değer kaybına neden olduğu bilinen bir gerçektir. Bu hususta davalı ... şirketine başvurulmuş olup

ancak herhangi bir değer kaybı ödemesi yapılmamıştır. Açıklanan ve resen göz önüne alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin dava, talep ve ileride

müddeabihi artırma haklarımız saklı kalmak kaydıyla; Müvekkile ait araçta meydana gelen değer kaybı karşılığının fazlaya ilişkin dava, talep ve ileride

müddeabihi artırma haklarımız saklı kalmak kaydıyla; 05.12.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası

neticesinde araç değer kaybının şimdilik 100,00 TL’lik araç değer kaybı alacağının kaza tarihinden itibaren

işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalı sürücü, araç sahibi ve aracın

sigortasından (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) birlikte ve müteselsilen tahsiline,

Aracın tamir süresince kullanılamaması nedeni ile araç mahrumiyetinden doğan zararın şimdilik 100,00

TL’sini kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka mevcuat faiziyle beraber davalılardan araç sürücü ve araç sahibinden birlikte ve müteselsilen tahlisine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

ISLAH

Davacı vekilince sunulan 05/05/2025 tarihli dilekçe ile müvekkiline ait araçta meydana gelen değer kaybı için, her ne kadar bilirkişi raporlarında hesaplanmamışsa da dava dilekçelerinde talep edilen 100,00 TL’lik araç değer kaybı alacağının 05.12.2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faiziyle birlikte davalı sürücü, araç sahibi ve aracın sigortasından (poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere) birlikte ve müteselsilen tahsiline,

aracın tamir süresince kullanılamaması nedeni ile araç mahrumiyetinden doğan zararın 4.320,00 TL olarak 05.12.2023 kaza tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek banka mevduat faiziyle beraber davalılardan araç sürücü ve araç sahibinden birlikte ve müteselsilen tahlisine, yargılama harç ve giderleri ile ücreti vekâletin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ...cevap dilekçesinde özetle; "Davacının aracındaki hasar için 22/02/2024 tarihinde 9.000,00 tl davacıya ödeme yapılmıştır. İşbu

ödemenin poliçe limitinde değerlendirilmesi gerekmektedir.

Dosya incelendiğinde görülmüştür ki ; başvuru sahibinin talebi haksız ve mesnetsizdir zira; müvekkil

şirkete yapılan başvuru üzerine----- Nolu dosya açılmış olup şirket tarafından yaptırılan

ekspertiz incelemesi neticesinde aracın 4.03.2020 tarihli geçmiş kazasında aynı bölge hasarı olmasından dolayı

değer kaybı oluşmadığı tespit edilmiştir. kazasının evrakları dilekçemiz ekindedir. Davacının herhangi bir

zararı ve bakiye alacak talep hakkı mevcut değildir. Dava dilekçesinde trafik kazasının meydana gelmesinde kusurun sigortalı araç sürücüsüne ait olduğu

iddia edilmiş ise de bu iddianın kabulü mümkün değildir. Bu sebeple; öncelikle kusur yönünden bilirkişi

incelemesi yaptırılarak, kazanın meydana geliş şekli, hava ve yol durumu, trafik ışıkları vs. kazaya etki eden

tüm faktörler değerlendirilerek kazanın meydana gelmesinde sürücülerin var ise kusurları ve kusur oranlarının

tespiti gerekmektedir. Değer kaybı tazminat talebine yönelik kaza tarihi itibari ile reel kayıp uygulanmalıdır.

Başvurucuya ait aracın geriye dönük hasar kayıtlarının başvurandan celbini talep etmekteyiz. Araçta

hasarlı bölgelerin önceki tarihli kazalarda hasar almış olması durumunda, mükerrer değer kaybı

oluşturmayacağından bu hususun mahkemenizce tetkik edilmesi gerekmektedir.

Davacı tarafından her ne kadar aracının tamirde olduğu onarım süresi içerinde kullanamadığı ve bu

süreye bağlı olarak zararının meydana geldiği iddia edilmiş ise de söz konusu zarar müvekkil şirketin

sorumluluğunda değildir. Genel Şartlar A.6 maddesi uyarınca “Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek

tazminat talepleri,” teminat dışında kalan haller kapsamıdadır. Davacı tarafından iddia edilen aracı

kullanamamasından doğan zarar da mahrumiyete bağlı dolaylı zarar niteliğinde olmasından dolayı teminat

dışında kalan haller kapsamındadır. İşbu nedenle araç mahrumiyet bedeline bağlı olarak müvekkilin

sorumluluğu bulunmadığından talebin reddi gerekmektedir. " beyanıyla davanın reddini talep etmiştir.

Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davacı, 05.12.2023 tarihli kazada arka tamponda oluşan kısmi hasar dışında, önceden var olan hasarları

da bu kazada olmuş gibi işlem yaptırmıştır.

Davacı ile müvekkil ...'ün yaşadığı trafik kazasında müvekkilimiz davacının aracının

arka tamponunun sol köşesine çarpmıştır. Nitekim bu, kaza tutanağında da, kaza sonrası fotoğraflarda da

görülmektedir (EK-1 ve 2);

Görüldüğü üzere sağ arka köşeye çarpma, daha doğrusu sürtme söz konusudur. Müvekkilimiz -------kendi kullandığı aracın yan tarafı ile davacının aracının tamponuna sürtmüştür. Ne var ki davacı

aracının sağ arka kapı kenarlarını (sağ arka çamurluğun kapıya yakın kısmını) dahi tamir ettirmiştir. Oysa

kazada o kısımlara herhangi bir çarpma söz konusu değildir. Davacının kazada hasar görmediği halde

yaptırdığı kısma ilişkin foto aşağıdadır;

Dolayısıyla davacının, 05.12.2023 tarihli kazada arka tamponda oluşan kısmi hasar dışında, önceden var

olan hasarları da tamir ettirdiği ve serviste kalma süresinin müvekkilimizle ilgisi olmayan bir sebeple

uzatıldığı, bundan da müvekkillerimizin sorumlu tutulamayacağı açıktır.

Davacının Aracının 12 Gün Serviste Kaldığı İddiası Gerçek Değildir. Nitekim Müvekkilimizin Aracında

Daha Fazla Hasar Olduğu Halde 3 Gün Serviste Klamıştır.

Davacı mezkur kaza nedeniyle aracının 12 gün serviste kaldığını iddia etmektedir. Ancak davacının aracı

12 gün serviste kalmamıştır. Dosyaya sunulan fatura da sonradan ve danışıklı şekilde tanzim edilen gerçek

dışı bir faturadan ibarettir. Zira evvela belirtmek isteriz ki, aşağıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere, tespit edebildiğimiz kadarıyla,

davacı ile araç kiralama şirketinin sahibi akraba ve arkadaştır ve düzenlenen araş kiralama faturası tamamen

gerçek dışı ve muvazaalıdır.

Davacının aracındaki sözde hasarın tamirinin 12 gün sürmesi tamamen gerçek dışıdır. Zira

müvekkilimizin aracında çok daha fazla hasar (sağ ön kapı, sağ arka kapı, hafif de sağ arka çamurluk) olduğu

halde (------ Servisi'nde) 3 gün tamirde kalmıştır. Davacının aracının ise hasarı çok daha küçükken,

12 gün tamirde kaldığı iddiasının gerçeklikle bağdaşır yanı bulunmamaktadır.

Bu husus (her ne kadar davacı hangi tarihler arasında aracın tamirde kaldığını dilekçesinde belirtmemiş

ise de hayatın olağan akışı içerisinde kazadan hemen sonra olması gerektiğinden, ki davacı da dava

dilekçesinde kazadan hemen sonra verildiğini iddia etmiştir), davacının aracının kaza tarihi olan 05.12.2023

ile 12 gün sonrası olan 17.12.2023 tarihleri arasına ilişkin davacıya ait ---- plakalı aracın Plaka Tanıma

Sistemi (PTS) kayıtlarının celbi ile de teyit edilecektir. Zira davacının aracı serviste kaldı ise bu süreçte trafiğe

hiç çıkmamış olması gerekmektedir. Bunun dışında, kaza tarihi 05.12.2023 olduğu halde davacının dosyaya sunduğu faturanın tarihi

14.02.2024'tür. Yani kazadan yaklaşık 2,5 ay sonrasına aittir. Bu durum dahi davacının düzenlettiği faturanın

gerçek dışılığına örnektir.

Zaten davacının aracını tamir için verdiğini iddia ettiği servisin faturası ile araç kiralama ve kaza tarihi

de çelişmektedir. Nitekim aracın tamir için verildiği -----Şirketi"ne ait servisin faturası 05.02.2024'tür.

Dolayısıyla aracın bu tarih itibariyle tamir işi bitmiştir. Ancak davacının dosyaya sunduğu sözde araç

kiralama faturası 14.02.2024'tür. Yani davacı, kendi sunduğu faturalara göre dahi, aracını servisten aldığı

tarihten sonra sözde 9 gün daha kiralık araca binmeye devam etmiştir. İş bu sebeplerle, davacının aracının 12

gün serviste kalmadığı açıktır.

Ancak burada hemen belirtmek isteriz ki davacı dava dilekçesinde, kazadan hemen sonra, yani

05.12.2023 tarihinden hemen sonra, tamir için servise verildiğini iddia ettiğinden, zaten aracın servise verildiği

iddia edilen tarih ile serviste kaldığı iddia edilen süre ve servise ilişkin fatura tarihi de çelişmektedir. Nitekim

kaza 05.12.2023'te gerçekleşmiş, kazadan hemen sonra servise verildiği ve 12 gün serviste kaldığı iddia

edildiğine göre servisten 17.12.2023 tarihinde çıkmış olması gerekirken ve servis faturası bu tarih olması

gerekirken, kazadan yaklaşık 2 ay sonrasına (05.02.2024 tarihine) servis faturası düzenlenmiştir. Dolayısıyla

davacının iddialarının zaten kendi içinde de çeliştiği ve gerçeği yansıtmadığı açıktır.

Günlük Araç Kiralama Bedeli Davacının Sunduğu Faturada Gösterilen Kadar Fahiş Derecede Yüksek

Değildir. Davacının aracının 12 gün tamirde kalmadığına, araç kiralama iddiasının da gerçeği yansıtmadığına

dair beyanlarımızı tekrarla ve asla kabul anlamına gelmemek kaydıyla belirtmek isteriz ki davacı her ne kadar

sözde araç kiralama faturasında günlük araç kiralama ücretinin KDV dahil 1.860,00 TL olduğunu iddia etmiş

ise de kaza tarihinde günlük araç kiralama ücreti bu kadar fahiş derecede yüksek değildir.

Nitekim kazadan yaklaşık 2,5 ay sonra, 16.02.2024 tarihinde, araç kiralama firmalarına ait internet

sitelerinden yapılan araştırmada, davacının aracından çok daha yeni model araçların, günlük araç kiralama

bedelinin 412,50 TL ile 1.035,52 TL arasında değiştiği tespit edilmiştir Dolayısıyla davacının (danışıklı) fatura

düzenlettiği şirketin fahiş günlük kiralama bedeli üzerinden fatura düzenlediği izahtan varestedir. Zaten

aşağıda açıklanacağı üzere bu sözde araç kiralamaya ilişkin tüm işlemleri muvazaalı olduğu buradan da

bellidir. " beyanıyla davanın reddini talep etmiştir.

İNCELEME ve GEREKÇE:

Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile oluşan değer kaybının araç mahrumiyet zararının tazminine yönelik olarak açılan tazminat davasıdır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.Mahkememizce aldırılan bilirkişi raporu ile

----- plakalı araç sürücüsü ... meydana gelen kazada asli ve % 100 kusurlu

olduğu, -----plakalı araç sürücüsünün davaya konu kazaya karışmasında alabileceği bir tedbir

olamayacağı, bu nedenle kusursuz olduğu, Aracın hasarlanan parçalarının eski kazalarında daha önceden hasarlandığı ve tekrar değer kaybı

yaratmayacağı nedeni ile araçta değer kaybı oluşmadığı, Araç mahrumiyet kaybı bedelinin 4.320 TL olduğu, Araç mahrumiyet kaybı ZMMS ( trafik sigortası) kapsamında değerlendirilmediği için davalı ...

şirketinin sorumlu olmadığı, Karayolları Trafik kanuna göre, işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur. Bir motorlu aracın

işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu

aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi

halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen

sorumlu olurlar maddesi uyarınca davalı ...’ün sürücüsünün kusuru oranında, %100, diğer davalı

... ile müştereken ve müteselsilen talep edilecek araç mahrumiyet bedelinden sorumlu

olduğu sonuç ve kanaati bildirilmiştir.

Mahkememizce aldırılan bilirkişi ek raporu ile itirazlar tek tek cevaplanarak kök raporda değiştirilecek bir hususun bulunmadığı bildirilmiştir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş,

Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.

Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.

Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.

Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu,

öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ----- 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;

sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür.

Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay ----- HD'nin 23.09.2019 t. ------sayılı kararı).Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının 1. maddesi gereğince trafik sigortası işletene

düşen hukuki sorumluluğu poliçe limitleri dahilinde teminat altına alır ve zarar gören üçüncü şahsın gerçek zararından sorumludur.

Somut olay da bilirkişi raporu ile ----- plakalı araç sürücüsü ... meydana gelen kazada asli ve % 100 kusurlu

olduğu, ------plakalı araç sürücüsünün davaya konu kazaya karışmasında alabileceği bir tedbir

olamayacağı, bu nedenle kusursuz olduğu, Aracın hasarlanan parçalarının eski kazalarında daha önceden hasarlandığı ve tekrar değer kaybı

yaratmayacağı nedeni ile araçta değer kaybı oluşmadığı, Araç mahrumiyet kaybı bedelinin 4.320 TL olduğu, Araç mahrumiyet kaybı ZMMS ( trafik sigortası) kapsamında değerlendirilmediği için davalı ...

şirketinin sorumlu olmadığı anlaşılmakla, bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun olması nedeniyle hükme esas alınarak, değer kaybı tazminatı talebinin reddine, 4.320,00 TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihi olan 05/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...' den müşterek ve müteselsil alınarak davacıya verilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜ M

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Değer kaybı tazminatı talebinin REDDİNE,

2-4.320,00 TL araç mahrumiyet zararının kaza tarihi olan 05/12/2023 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ... ve ...' den müşterek ve müteselsil alınarak davacıya verilmesine,

3-Alınması gerekli karar ve ilam harcı olan 615,40 TL'nin dava açılırken davacı tarafça peşin olarak ve ıslah ile yatırılan toplam 500,60 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 312,80 TL harcın davalı ... ve ...' den müşterek ve müteselsil alınarak hazineye irat kaydına,

4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL başvurma harcı, 427,60 TL peşin harç ve 73,00 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 928,20 TL harcın davalı ... ve ...' den müşterek ve müteselsil alınarak davacıya verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 4.500,00 TL bilirkişi ücreti, 1.121,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 5.621,00 TL yargılama giderinin davada haklı çıktığı %97,74 oranında olmak üzere 5.493,96 TL sinin davalı ... ve ...' den müşterek ve müteselsil alınarak davacıya verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 4.320,00 TL vekalet ücretinin davalı ... ve ...' den müşterek ve müteselsil alınarak davacıya verilmesine,

8-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen kısım için karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' ye göre belirlenen 100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara ödenmesine,

9-Suçüstü ödeneğinden karşılanan 3.800,00 TL arabuluculuk ücretinin haklılık oranı gözetilerek 85,88 TL sinin davacıdan, 3.714,12 TL tutarlı kısmının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak hazineye gelir kaydına,

10-Kararın kesinleşmesi halinde kullanılmayan gider avansının ilgili tarafa iadesine,Dair davacı vekilinin ve davalı ....' nin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda, değer kaybı yönünden kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere, araç mahrumiyet bedeli yönünden miktar itibari ile kesin olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/384, K. 2025/389, 22 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2024/384
  4. Karar No : 2025/389
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 03/06/2024
  7. Karar Tarihi : 22/05/2025
  8. Dava
  9. Islah
  10. Cevap
  11. Hükü M

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2024/384
Karar No
2025/389
Tarih
22 Mayıs 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/384 K.2025/358
  • İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/384 K.2025/341
  • Bursa 3. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/385 K.2025/670
  • Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/386 K.2025/293
  • İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/386 K.2025/444
  • İstanbul Anadolu 7. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2024/387 K.2025/419

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.