KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/445
- Karar No
- 2026/128
- Karar tarihi
- 10 Şubat 2026
Karar Metni
2.550 kelime·13 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/445 Esas
KARAR NO: 2026/128
DAVA
Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 23/07/2023
KARAR TARİHİ: 10/02/2026
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: ----- tarihide saat 07:30 sularında,---- kavşağında sürücü ---- tarafından sürülen ---- plakalı ticari araç , kusurlu olarak müvekkilime çarpıp, yaralanmasına sebep olduğunu, Minibüs ile yapılan kazada, davalı şoför ----- %100 kusurludur bu nedenle müvekkillerine manevi ve tazminat ödemesi gerektiğini, Müvekkilinin, ---- kesişiminde karşıdan karşıya geçmek isterken ---- markalı ----- ön sağ yan kısmı ile çarpması tekerlekleri ile müvekkilinin üstünden geçmesi sonucu yaralandığını,
kaza sonrası olay mahallindeki vatandaş ve esnafın yardımı ile ----- plakalı aracın altından müvekkilinin çıkarıldığını ve ambulans ve itfaiye çağrıldığını, Müvekkilinin, ambulans ile ---- götürüldüğünü, yaklaşık 20 gün yoğum bakımda kaldığını, ---------büyük ameliyat geçirdiğini, ameliyat sonucunda müvekkilinin karaciğerinin yarısının alındığını, Ayrıca müvekkilin dalağında zedelenme olmuş ve iç kaburga kemiklerinde kırıklar oluştuğunu, müvekkilinin------ tarihinde hastaneden taburcu olduğunu, Müvekkilinin yaklaşık bir ay hastanede kaldığını, müvekkilinin --- tarihinde avukat eşliğinde ifadesini ---- vermiş ve şikayetçi olduğunu,
------ tarihli kaza tespit tutanağında,Sürücü ----- üzerinden seyir ederken küçüksu caddesi kavşağı katılımına geldiğinde durarak sağ ön kapısından bir yolcu alarak ani hareket etmesi neticesinde kendi istikametine göre sağ tarafında bulunan yaya kaldırımından yürüyerek kavşağın başından yola inip karşıya geçmek isteyen ---- isimli yaya şahsına aracın ön sağ yan kısımları ile çarpması sonucu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası meydana gelmiştir.
Bu kazanın oluşumunda ------- plakalı araç sürücüsü ---------- 2818 sayılı KYTK nunda 74/A, “ Sürücüler, görevli bir kişi veya ışıklı trafik işareti bulunmayan ancak trafik işareti veya levhalarıyla belirlenmiş kavşak giriş ve çıkışları ile yaya veya okul geçitlerine yaklaşırken yavaşlamak, varsa buralardan geçen veya geçmek üzere bulunan yayalara durarak ilk geçiş hakkını vermek zorundadırlar.” kuralını ihlal ettiği yapılan kaza yeri incelemesi ve sürücü beyanı ile Mobese kayıtlarının incelenmesi sonucu bu kusur ve kanaate varıldığını, Davalılar sürücü ----- manevi tazminata ilişkin arabuluculuk görüşmesi yapıldığını,
fakat ------- yapılan son arabuluculuk toplantısında davacıların talep ettiği manevi tazminatların ödenmeyeceği konusunda son tutanak tutulduğunu, trafik kazası nedeniyle, manevi tazminat olarak da, ------- 200.000,00-TL(ikiyüzbinTürkLirası), baba ------100.000,00-TL(yüzbinTürk Lirası) ve anne ------- 100.000,00-TL(yüzbin Türk Lirası) nın ---- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte manevi tazminat talebi mevcut olduğunu, Trafik kazasının ve kaza sonucunda vücudunda meydana gelen bedensel zarar, ruhsal ve yaşamsal olumsuzluklar nedeniyle, davalının kusur durumu, araç kullanmakta özensizliği,
davacı kazazedenin kusursuz oluşu gözetilerek, telafi edici ve caydırıcı unsurları etkin olmak üzere manevi tazminat istediklerini, somut olayda, müvekkilinin kaza sonrası, iki ameliyat geçirmesi müvekkilinin yaşında bir kişi için çok yıpratıcı ve psikolojik olarak da yıkıcı olduğunu, baba bir ay yoğun bakımda yatan kazazede kızı nedeniyle iş güçünden olmuş, hastane kapılarında beklemiş ve yaşam ve ölüm arasında gidip gelen kızları için büyük üzüntü ve ıztırap yaşadığını, davacı anne de evindeki engelli çocuğu bırakıp bir ay hastane kapılarında yatmış üzüntü içinde kızının sağlığına kavuşmasını beklediğini,
bu kazanın müvekkillerin de açtığı derin ıztırabı hiçbir değerin gideremeyeceğinin, trafik kazası nedeniyle, manevi tazminat olarak da,----- 200.000,00-TL(ikiyüzbinTürkLirası), baba ---- 100.000,00-TL(yüzbinTürk Lirası) ve anne ----- 100.000,00-TL(yüzbin Türk Lirası) nın ------- tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte manevi tazminat talebinin, davalılardan;
yargılama giderleri ve avukatlık ücretiyle birlikte tahsiline, işleten ve sürücünün taşınır taşınmaz malları ile üçüncü kişilerdeki hak ve alacaklarına teminatsız olarak ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmesi istemine ilişkin manevi tazminat verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ------cevap dilekçesinde özetle: Davacı taraf, sürücüsü ----çarptığını, -------- yaralandığı,
20 gün yoğun bakımda kaldığı bu sebeple manevi zararları bulunduğu iddiasıyla huzurda görülen tazminat davasını açtığını, Müvekkili şirket aleyhine açılan huzurdaki haksız ve hukuki mesnetten yoksun davayı kabul etmediğini, Davanın reddine karar verilmesini talep ettiklerini, Bu sebeple cevap dilekçesi sunma zaruretimiz hasıl olduğunu, Müvekkilinin şirket, ------- plakalı aracın sahibi olduğunu, Ancak aracı kiralama sözleşmesi kapsamında, dava dışı bir şirkete kiraladığını, Davalı şahıs müvekkili şirketin çalışanı olmayıp, müvekkili şirketin işini yaparken de gerçekleşmediğini,
Bu sebeple huzurda görülen davanın pasif husumet yokluğundan reddine karar verilmesini talep ettiğini, Davacı taraf, dava dilekçesinde------- kazanın oluşumunda tam kusurlu olduğu iddialarında bulunduğunu, davanın esasının haksız fiil olduğunu belirttiğini, ancak müvekkili şirkete kusur izafesinde bir gerekçe ve yasal dayanak belirtmediğini, oysa hukuk yargılamasında sorumluluk ihdas edilirken, kişiler arasındaki akdi ilişkilerde dikkate alınması gerektiğini, Müvekkili şirkete araç işleteni anlamında bir sorumluluk ihdası söz konusu ise, dava konusu araç, diğer davalı Doğa Sigorta tarafından sigortalı olduğunu,
davacı tarafın iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte sorumluluk konusunda mahkeme aksi kanaatte olacak olsa bile sorumluluğun kapsamı poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu, manevi tazminatında poliçe kapsamında olduğunu, dolayısıyla müvekkilinin şirket ve ------- yönünden konu ticari nitelikte olduğunu, bu sebeple davanın görev yönünden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacı tarafın dava konusu talep ve iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, dava konusu kaza, davacı ---- yaralanması ve manevi zarar ile müvekkilinin şirket arasında hiçbir illiyet bağı bulunmadığını,
Dava konusu olay anında ---- plakalı aracın fiili hâkimiyeti davalı---- olduğu, müvekkili tarafından -------- plakalı aracın tüm bakımları yapıldığını, araçta hiçbir mekanik arıza bulunmadığını, kazaya sebebiyet veren de araçtan kaynaklı bir kusur olmadığını, müvekkili şirketin edimini eksiksiz şekilde yerine getirdiğini, bu sebeple kaza ve oluştuğu iddia edilen manevi zararla müvekkilinin şirket arasında illiyet bağı olmadığını, davacı tarafın dava konusu talep ve iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte, hiç kimse kendi hatasından kendi lehine hukuki sonuç çıkmayacağını,
----- yayaların karşıdan karşıya geçişlerde uyması gereken kurallarda belirtildiğini, müterafik kusur araştırması yapılmasını, kusur raporu tanzim edilmesini talep ettiği, TBK md 52 nihai kararda göz önünde bulundurulması gerektiğini, Davacı tarafın manevi tazminat isteminin aşırı yüksek olduğunu beyanla davanın reddini mahkeme aksi kanaatte olacak ise, keşif yapılmasını ve kusur raporu tanzim edilmesini talep etmişlerdir.
Davalı -----vekilini cevap dilekçesinde özetle: Başvurucu vekili tarafından manevi tazminat talepli işbu huzurdaki dava ikame edildiğini, Yapılan talep, haksız ve hukuka aykırı olup reddi gerektiğini, ---- plakalı araç müvekkil şirket nezdinde ---- poliçe numaralı ----- ile ----- tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı sakatlanma halinde kaza başına azami sorumluluk limiti ---- olduğunu, işbu sorumlulukta manevi tazminat limiti %25 ile sınırlı olup limit ------- olduğunu, poliçe limitini bildirmemiz davayı ve iddiaları kabul anlamında olmadığını, hiçbir surette işbu başvuruyu kabul anlamına gelmemek kaydıyla;
------- sorumluluk sigortası olup, bu nedenle bu sigorta ile sigorta ettiren kişinin işleteni olduğu motorlu araçların üçüncü kişilere verdikleri zararların karşılanmasının amaçlandığını, öncelikle huzurdaki davanın görevli mahkemede açılmamış olması sebebiyle reddini talep ettiklerini, zira sigorta şirketinin sorumluluğunun kasko poliçesi kapsamında olması ve ticari sıfatının bulunması sebebiyle görevli mahkemeler asliye ticaret mahkemesi olduğunu, motorlu aracın karıştığı kazada ölüm, yaralanma, maddi veya bedensel zararlarla sonuçlanan durumlarda maddi ve manevi tazminat davası açılabileceğini,
bu tip davalarda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, eğer dava sigorta şirketine açılacak ise Asliye Ticaret Mahkemesi görevli olduğunu, işbu sebeple ilk olarak davanın görevsiz mahkemede açılmış olması sebebiyle usulden reddini talep etmişlerdir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında trafik kazasından kaynaklanan manevi tazminat istemine ilişkindir.----- Karar sayılı görevsizlik kararı ile dava dosyası mahkememize tevzi edilmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Öncelikle meydana gelen trafik kazasında tarafların kusur oranlarının tespiti için ----kusur raporu alınmış olup, ---- verilen kusur raporunda özetle. "Sürücü ----- % 100 ( yüzde yüz ) oranında kusurlu olduğu, Yaya ---- kusursuz olduğu kanaatini bildirir müşterek rapordur." şeklinde rapor sunulmuştur. ---- alınan maluliyet raporunda özetle.
Kişinin tüm vücut engellilik oranının %0 (yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 12 (oniki) aya kadar uzayabileceği, Başka birisinin sürekli bakımına muhtaç durumda olmadığı, ancak iyileşme süresi içerisinde 2 (iki) ay boyunca başka birisinin yardımına ihtiyaç duyabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulmuştur. Davacı taraf tanık deliline dayanmış olduğundan, gösterilen tanıklar dinlenmiştir.
------- tarihli duruşmada tanık ----beyanında; ------- benim iş ortağım olur, -------- yaralanan çocuğu dışında bir de yatalak çocuğu vardır, kaza sonrası iş yerine gelemedi, normalde iş yerini sabah ---------akşamları ben kapatırdım, mecburen sabahları da ben açtım, bazı siparişlerimizi de teslim edemedik, yaklaşık bir bir buçuk ay davacı ----------- işe gelemediği ve hastaneye gittiği için biz zarara uğradık, maddi olarak biraz zararımız olsa da manevi olarak biraz zarara uğradık bazı günler siparişi teslim etmek için iş yerini kapatmak zorunda kaldık, Anne yaralanan çocuğun ardından sürekli hastaneye gitmek zorunda kaldı,
evde de yatalak bir çocuk olduğu için ---- yardımcı oldu, maddi ve manevi olarak zarara uğradılar, ---- şartlarında maddi olarak zarara uğramama ihtimali yoktur dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Tanık ---- beyanında; ------- Amcamın oğlu olur, kaza sonrası ------- sürekli hastaneye gidip geldi, bu süreç yaklaşık bir bir buçuk ay sürdü,------ işleri aksadı, evde bir de yatalak bir çocuğu vardır, o da mağdur olmuştur, iş yerine de düzenli olarak gidemedi, maddi kayıpları ile ilgili doğrudan bir bilgim yoktur, ----- genellikle annesi ilgilendi, annenin hastane de olduğu zamanlarda evdeki yatalak çocuk ile de -------ilgilendi, maddi ve manevi olarak zarara uğradılar dedi." şeklinde beyanda bulunmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1.maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de,
“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.
Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası;
motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu;
böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ------ 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi,
kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek; sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Somut olayda davalı ---- sürücü, davalı ----- araç maliki, davalı sigortanın ise davalıya ait aracın --- sigortacısı olduğu,
----- poliçesinde manevi tazminata ilişkin kloz bulunduğu, klozun olay başı ve yıllık toplam---- şahıs başı ve/veya kombine teminat limitinin %25 ile sınırlı olduğu, bu durumda davalı sigortanını sorumluluğunun ------- ise sınırlı olduğu anlaşılmıştır. Yukarıda yapılan açıklamalar dikkate alındığında davacının meydana gelen zararından Karayolları Trafik Kanunun 88. Maddesine göre davalılar davacılara karşı müştereken ve müteselsilen sorumludurlar.
Mahkememizce alınan kusur raporunda davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacı ---- kusursuz olduğu, davalı tarafın %100 oranında asli kusurlu olduğunun tespit edildiği, ----- raporuna göre de kaza sebebiyle davacının kalıcı iş göremezliğinin bulunmadığı, iyileşme süresinin ise 12 aya kadar uzayabileceğinin belirlendiği anlaşılmıştır.
Manevi zararın şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısı ile bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırap ve elem, bir kimsemin hayattan tat almasında yaşama zevkinde bir azalma olarak tarif edildiği, bu tariften anlaşılacağı üzere, manevi tazminata temel olan düşüncenin bozulmuş olan ruhi ve bedeni kusurun kısmen ve imkan nispetinde yeniden elde edilmesini teminine yönelik olduğu, manevi tazminatın kabulundeki gayenin faili cezalandırılmak veya onu muzayaka haline düşürmek olmadığı,
mağdurun mal varlığında bir çoğalma husule getirmek veya mağdurun istediği tazmin şekillerini birini kabul etmek sureti ile onun acısını gidermek ve ruhen onu tatmin etmek şeklinde tarif edildiği, hukuka aykırı bir fiilin manevvie tazminatı gerektirebilmesi için o fiilin bir şahsın şahsa bağlı haklarını başka bir deyim ile şahsi menfaatlerini ihlal etmesi gerektiği, şahsa bağlı hakkın ise herkese karşı ileri sürülebileyeceği resmi ismi,
şeref ve namusu özel hayata mesleki sırra iktisadi şahsiyete yapılan tecavüzlerin de şahsiyet haklarını ihlal eden haraketler olarak kabul edildiği TBK'nun 56 maddesinde de bu gibi şahsi menfaatlerin ağır ihlali halinde kusurunda ağır olması kaydı ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Tanık beyanları, kusur ve maluliyet durum raporları ve dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde davacıların manevi tazminat talepleri kısmen kabul edilip aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. Davalı sigortaya dava öncesinde başvuru yapılmadığı anlaşıldığından sigorta yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren kabul edilen tazminatlara yasal faiz işletilmiştir.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 3. maddesinde aracı uzun süreli kira, ariyet ve rehin ilişkisine dayanarak kiracı, ariyet ve rehin alan sıfatıyla işleten kişiler gerçek işleten sayılmıştır. “Kiracının işleten sıfatının belirlenmesinde, kira sözleşmesinin uzun süreli olması, araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması gerekmektedir”. Kısa süreli kiracılık, rehin veya ariyet almak kişiyi işleten haline getirmez.
Bu takdirde işleten sıfatı kira veya ariyet verende kalır.
Davalı ------ tarafından aracın uzun süreli kiraya verildiği iddiası ile husumet itirazında bulunduğu anlaşılmış ise de davalıya ait aracın kabis kayıtları incelendiğinden uzun süre kiraya ilişkin bir veri bulunmadığından husumet itirazı yerinde görülmemiştir.Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 326. maddesinin “Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkeme, yargılama giderlerini tarafların haklılık oranına göre paylaştırır.” şeklindeki 2. fıkrasının “manevi tazminat davaları yönünden”,
“mahkemeye erişim hakkına getirilen sınırlamanın kanunilik şartını sağlamadığı” gerekçesiyle iptaline ilişkin ------- sayılı kararının gereğini yerine getirmek üzere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 10 uncu maddesinin ikinci fıkrası, yürürlükten kaldırılmıştır. Anayasa Mahkemesinin iptal kararı doğrultusunda davanın reddedilen kısmı yönünden davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Yargılama giderleri davalılar üzerinde bırakılmıştır.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/445, K. 2026/128, 10 Şubat 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama