KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/542
- Karar No
- 2025/1071
- Karar tarihi
- 25 Aralık 2025
Karar Metni
1.475 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/542
KARAR NO : 2025/1071
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 02/08/2024
KARAR TARİHİ : 25/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili şirket adına kayıtlı ---- plakalı araç ile davalılar adına kayıtlı ----- plakalı araç arasında 22/03/2023 tarihinde trafik kazası meydana geldiği, davalının adına kayıtlı %100 kusuru ile meydana gelen kaza neticesinde müvekkili şirkete ait ----- plakalı araç ağır hasar aldığı ve değer kaybına uğradığı, aracın uğramış olduğu değer kaybının tahsili amacıyla ----.
İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlatıldığı, başlatılan icra takibine davalılar tarafından haksız ve mesnetsiz olarak itiraz edildiği beyan edilmekle, ----- İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptalini, %20 dan aşağı olmamak üzere davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalılardan ----- Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; davada taraf olma sıfatlarının olmadığı, müvekkili kazaya karışan ----plaka sayılı aracın 22/03/2023 kaza tarihinde trafik tescil kaydında malik olduğu, ancak bu aracında içerisinde bulunduğu toplam 1056 aracın müvekkili tarafından 01/09/2021 başlangıç 01/09/2024 bitiş tarihinde------kiralandığı beyan edilmekle, dava konusu kazanın kira müddeti içinde meydana geldiği,
davanın eksik harçla açıldığı ve davacı tarafından tamamlanmasını, davacının haricen aldığı değer kaybı raporunun hükme esas alınmayacağı davacının kaza sonrası aracında 200.000,00 TL değer kaybı oluştuğu yönündeki fahiş ve afaki olduğu kabul etmedikleri, davacının alacağını tahsil ettiğinden bakiye alacağı bulunmadığını, mahkeme aksi kanaatte ise alacakların zaman aşımına uğradığını, beyan etmekle, dosyanın ------ ihbarına, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, ---- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı dosyasına yapılan itiraz nedeni ile açılan itirazın iptali davası olduğu, 22/03/2023 tarihinde davacıya ait ---- plakalı araç ile ---- üzerine kayıtlı-----plakalı araç arasında meydana gelen trafik kazasında davacıya ait araçta hasar ve değer kaybı tazminatı davasıdır.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.
İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.
Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, -----.
İcra Dairesinin ----- Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
----- yazı cevabında -----nolu trafik poliçesine istinaden açılan ------ nolu hasar dosyasına ilişkin olarak 01/11/2023 tarihinde 120.000,00 TL davacı şirket adına vekiline hasar tazminatı ödemesi yapıldığının bildirildiği görüldü.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından alınan 22/09/2025 tarihli raporda özetle; "Kaza yerleşim yeri içindedir. Azami hız 50 km/saattir. Kaza mahalli aşağıda verilen fotoğrafya
görüldüğü gibi her iki sürücü için geniş görüş alanına sahiptir.
22.03.2023 tarihinde , saat 09:00 civarında,----- Cadde üzerinde seyreden plakası ve sürücüsü belirlenemeyen araç 3.
Cadde’nin ana cadde ----- ile kesiştiği kavşağa geldiğinde, anayoldan gelen araçların geçişini
beklemeyerek kavşağın sol kolundan kavşağa kontrolsüz girmiş, anayol üzerinde hızlı bir şekilde
seyreden ve kavşağa giriş yapan sürücüsü --- yönetimindeki ---- plakalı hususi
otomobilin önüne ani çıkmıştır. Sürücü ----- önüne ani giriş yapan araça çarpmamak için
direksiyonunu sağa kırmış, ancak sağ tarafta kavşak içine girmek için beklemekte olan ------
plakalı otomobile çarpmıştır. Kaza mahalli yerleşim yeri içidir. Kaza mahallinde kavşak haricinde hız
sınırı 50 km/saat’tir.Sürücü kavşağa gireken trafik kanununa göre hızını düşürmek zorundadır. Hasarlı
araç fotoğraflarından ve kaza mahalli fotoğrafından sürücü ----- hızını düşürmüş olsa idi
normalde önüne giriş yapan araca çarpmadan durabileceği bir mesafenin olmasına rağmen , kavşak
kurallarına uymayıp, geniş görüş alanına rağmen yönetimindeki aracı ile kavşağa girerken yavaşlamadığı,
ve önüne ani giriş yapan araca çarpmamak için fren yaparak direksiyonu sağa kırdığı anlaşılmaktadır. " şeklinde değerlendirme yapıldığı, ----- plakalı otomobil sürücüsü ----- , kavşağa yaklaşırken hızını azaltmamış,
hızını görüş, yol, ve trafik durumunun gerektirdiği şartlara uydurmayarak kazaya karışmış, Karayolları Trafik Kanununun maddelerinde ve Karayolları Trafik Yönetmeliğinin maddelerinde belirtilen ilgili
kuralları ihlal etmiş olup, kazanın meydana gelmesinde tali ve %40 kusurunun olduğu, --- plakalı araç sürücüsü ----- yönünden:
---- plakalı araç sürücüsü ------ kavşağa girmek için kavşak girişinde
beklerken kendi aracına çarpan araçtan korunmak için alabileceği bir tedbir bulunmaması nedeniyle
meydana gelen trafik kazasında kusursuz olduğu, araç hasar yönünden yapılan incelemede; Araç rayiç değeri: 2.el satış yapan galerilerden yapılan piyasa araştırmasında kaza tarihi
itibarı ile 2.300.000 TL rayiç değeri tespit edildiği, davacının sunmuş olduğu satış ilanları kaza
tarihinden 6 ay sonrasına ait olduğu, bu nedenle hatalı olduğu dosya kapsamında ve SBM kayıtlarında davaya konu aracın davaya konu kazası öncesi karışmış
olduğu kaza görülmediği belirtilmiştir. Sigorta yönünden yapılan bilirkişi incelemesinde; Davalı -----plakalı aracın ZMM Sigortacısı dava dışı -----tarafından davacı tarafa 01.11.2023 tarihinde poliçe teminatı 120.000 TL değer kaybı olarak
dendiği, davalı ------ firmasına kiralandığını belirterek kira
özleşmesini ve damga vergi beyannamesini ibraz edildiği, kira sözleşmesinde ve damga vergisi
beyannamesinde hangi aracın kiralandığı belirsiz olduğu, kira sözleşmesinin ekinde kiralanan araçların sadece ---- model olarak belirtidiği, plaka belirtilmediği, bu nedenle davaya konu ----- plakalı aracın uzun süreli kiralandığı
belirlenemediği belirtilmiştir. Bilirkişi raporunun sonuç kısmında;
kazaya etken plakası belirlenemeyen araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve
%60 kusurlu olduğu, ---- plakalı otomobil sürücüsü --- kazanın meydana gelmesinde tali ve
%40 kusurunun olduğu,
--- plakalı araç sürücüsü ----- meydana gelen trafik kazasında
kusursuz olduğu, kaza tarihi itibarı ile değer kaybı bedelinin 200.000 TL olduğu,
davalıların kusur oranında %40 * 200.000 TL= 80.000 TL’den sorumlu olduğu, ancak kazaya
karışan ---- plakalı aracın trafik sigortacısı -----., değer kaybı bedeli olarak 120.000,00 TL ödemiş olduğu, bu durumda davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı bedeli olamayacağı mütala olunmuştur.
Somut olay da mahkememizce alınan bilirkişi heyet raporun da Davalı ---- ait ----- plakalı aracın ZMM Sigortacısı dava dışı ---- tarafından davacı tarafa 01.11.2023 tarihinde poliçe teminatı 120.000 TL değer kaybı olarak
dendiği, davalı ---- aracın ------ firmasına kiralandığını belirterek kira
özleşmesini ve damga vergi beyannamesini ibraz edildiği, kira sözleşmesinde ve damga vergisi
beyannamesinde hangi aracın kiralandığı belirsiz olduğu, kira sözleşmesinin ekinde kiralanan araçların sadece
------belirtilmediği, bu nedenle davaya konu ----- plakalı aracın uzun süreli kiralandığı belirlenemediğinin belertildiği, Kazaya etken plakası belirlenemeyen araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde asli ve
%60 kusurlu olduğu, plakalı otomobil sürcüsü ----- kazanın meydana gelmesinde tali ve
%40 kusurunun olduğu, ----- plakalı araç sürücüsü ------ meydana gelen trafik kazasında
kusursuz olduğu, kaza tarihi itibarı ile değer kaybı bedelinin 200.000 TL olduğu,
davalıların kusur oranında %40 * 200.000 TL= 80.000 TL’den sorumlu olduğu, ancak kazaya
karışan ---- plakalı aracın trafik sigortacısı ------ değer kaybı bedeli olarak 120.000,00 TL ödemiş olduğu, bu durumda davacının talep edebileceği bakiye değer kaybı bedeli olamayacağının tespit edildiği anlaşılmakla usul ve yasaya uygun bilirkişi heyet raporu hükme esas alınarak davalı----- uzun süreli kiralama iddiasını ispat edemediği, davanın talep edilebilecek değer kaybı bulunmaması reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/542, K. 2025/1071, 25 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama