KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/663
- Karar No
- 2025/819
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
Karar Metni
1.344 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/663
KARAR NO : 2025/819
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/09/2024
KARAR TARİHİ : 04/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili şirketin, davalıya satmış olduğu mallar karşılığında 03/03/2024 tarihli 5.793,12 TL’lik, 07/03/2024 tarihli 18.480,00 TL'lik, 08/03/2024 tarihli 44.293,43 TL'lik, 20/03/2024 tarihli 4.149,72 TL'lik, 21/03/2024 tarihli 4.410,00 TL'lik, 22/03/2024 tarihli 6.199,20 TL'lik, 22/03/2024 tarihli 6.863,52 TL'lik, 01/04/2024 tarihli 2.867,18 TL'lik, 04/04/2024 tarihli 2.430,00 TL'lik, 05/04/2024 tarihli 8.520,00 TL'lik, 25/04/2024 tarihli 43.344,00 TL'lik, 10/05/2024 tarihli 19.800,60 TL'lik faturalar keserek davalıya ilettiğini, davalı tarafça faturalara herhangi bir itirazda bulunulmadığını,
davalının iş bu fatura bedellerini süresinde ödememesi üzerine davalı aleyhine ----.
İcra Müdürlüğü ------. sayılı dosya ile icra takibine başlatıldığını, davalı tarafça icra takibine haksız olarak itiraz edildiğini ve takibin durduğunu, dava açılmadan önce zorunlu arabuluculuk görüşmeleri tamamlanmış olup herhangi bir anlaşmaya varılamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı yan kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, -----. İcra Müdürlüğü'nün -----. sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.
İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.
Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ---- İcra Müdürlüğü'nün ------sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği, huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Davacı firmanın faaliyet alanı ---- bulunduğundan, ------ Asliye Ticaret Mahkemesinden talimat yolu ile davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılması istenilmiştir.Talimat mahkemesince alınan bilirkişi raporunda özetle; "
Bilirkişi tarafından verilen raporda özetle. "Davacı tarafın dosya sunulu 2024 yılı Defter beyan sisteminde tutulan ticari defter ve kayıtlarının yasaya uygun olarak tutulduğu ve HMK 222.
Maddesine göre lehine delil kabul edilebileceği, davacı tarafın ticari defter kayıtlarına göre takip talebi tarihi itibariyle 385.265,76 TL davacı tarafın davalı taraftan alacaklı olarak gözüktüğü, davacı tarafın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu açılış ve kapanış onaylarının süresi içinde yaptırıldığı görüş ve kanaatine varılmıştır. " şeklinde rapor sunulmuştur.Mahkememizin 29.04.2025 tarihli duruşmasında, davalı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde 25.05.2025 tarihinde inceleme yapılmasına karar verilmiş olup,
davalı taraf kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen inceleme gün ve saatinde ticari defterlerini ibraz etmemiş, incelemeye de katılım sağlamamıştır.Somut olayda davalı tarafın davayı takip etmediği, usulüne uygun tebligata rağmen ticari defterlerini incelenmek üzere sunmadığı, davacı tarafın ticari defterlerini incelenmek üzere sunduğu ve davacı tarafın defterlerine göre davalıdan alacaklı olduğu, HMK 222/3.
Maddesinde " İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde)yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir.
Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. (Değişik 28.07.2020T. 7251 Sy. Kanun-23.madde).
Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmünün düzenlediği, hüküm doğrultusunda davalı tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi durumunda davacı yanın ticari defterlerinin lehine delil olacağı değerlendirilmiştir.Somut olayda alacağın varlığının değerlendirilmesi için tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiştir.
Davacı tarafın kendi ticari defterlerine göre davalıdan 385.265,76 TL alacaklı olduğu tespit edilmiştir. Davalının ticari defterlerinin incelenmesine 2. Celse 2 nolu ara ile karar verildiği, davalı vekilinin duruşmada hazır bulunduğu ancak inceleme gününde ihtarata rağmen defterlerini sunmadığı görülmüştür.
Davalı tarafın defterlerini sunmaması karşısında davacının ticari defterlerinin lehine delil olacağı anlaşıldığından davacının davalıdan fatura bedellerini talep edebileceği kanaati ile taleple bağlılık ilkesi gereğince davanın kısmen kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davalının takip öncesi usulüne uygun olarak temerrüde düşürülmediği anlaşıldığından takip öncesi işlemiş faiz talebi reddedilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.
İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/663, K. 2025/819, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama