KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/746
- Karar No
- 2025/795
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2025
Karar Metni
1.576 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/746
KARAR NO : 2025/795
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 17/10/2024
KARAR TARİHİ : 23/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilİ şirket nezdinde ----- numaralı ----- Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalı
bulunan ---- maliki olduğu ve ---- kaza anında sürücüsü olduğu ------ plakalı araç ile davalının maliki olduğu ----- plakalı aracın çarpışması sonucu trafik kazası meydana geldiği,
meydana gelen kazada davalı tarafın müvekkil şirkete başvurusu sonucunda SBM nezdinde yer alan
kusur oranlarına istinaden müvekkil şirket tarafından davalının maliki olduğu araçta meydana gelen hasar sebebiyle 24.987,31 TL ödeme yapıldığı, gerçekleşen kaza nedeniyle yapılan değerlendirmeler neticesinde SBM nezdinde kusur oranları
revize edilerek, müvekkil şirket sigortalısının kusursuz, davalının maliki olduğu----- plakalı aracın sürücüsünün ise %100 kusurlu olduğu tespit edildiği, dolayısıyla müvekkili şirketçe davalının maliki olduğu araçta meydana gelen hasar sebebiyle sehven
yapılan ödemenin iadesi edilmesi gerektiğinden bahisle, müvekkili şirket tarafından sehven yapılan ödemenin iadesi amacıyla davalı aleyhine ---- İcra Müdürlüğü ------takibine girişildiği, davalının yetkiye, takibe, borca ve ferilerine itiraz ettikleri beyan edilmekle, icra dosyasındaki itirazın iptalini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı dava dilekçesinde her ne kadar davalının maliki olduğu ----- plakalı aracın sürücüsünün ise %100 kusurlu olduğu tespit edildiği şeklinde iddiada bulunmuş
ise de söz konusu hasarın müvekkilinden tahsili için dava açtığı, ancak olay konusu trafik
kazasında müvekkili şirketin herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ilk kusur
değerlendirme raporunda da davacı tarafa %100 kusur verildiği, hal böyle iken de müvekkili bu trafik
kazasından sorumlu tutulmasının aykırı olacağı, davacı taraf eldeki davayı, SBM nezdinde yeterli araştırma inceleme yapılmadan eksik inceleme
sonucu hazırlanmış rapora göre açıldığı, ilk kusur raporunda müvekkilin kusursuz olduğu net bir
şekilde tespit edildiği, bu hususun da uzman bilirkişi incelemesi
neticesinde de görülebileceği beyan edilmekle, müvekkilin herhangi bir sorumluluğu doğmayacağı, davanın reddinin gerektiği, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar verilmesini beyan etmiştir.
DELİLLER
---- İcra Dairesi ---- esas sayılı dosyası celp edilmiş, ----- ile ------ plaka sayılı araçların kaza tarihi itibari ile tescil kayıtları celp edilmiştir. 17/03/2023 tarihinde meydana gelen trafik kazası ile ilgili olarak, ----- numaralı, ----- plaka sayılı aracın hasar dosyası, başvuru evrakı, poliçe örnekleri celp edilmiş. Bilirkişi raporu alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ----. İcra Dairesinin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan itirazın iptali davası olduğu, davacının trafik kazası nedeni ile kusur oranındaki değişim nedeni ile fazla ödediği bedeli davalıya rücu edip edemeyeceği ve rücu miktarı noktalarında toplanmıştır.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır. Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir.
Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----- İcra Dairesinin ----- Esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Dava konusu kazanın, 17.03.2023 günü saat 19:00 sıralarında ---- ilçesi, ----- Mahallesi, ------üzerinde (yol gidiş ve dönüş için ayrılmış 2 şeritli , şerit çizgileri mevcut) ,------ şerit çizgileri olmayan tek şeritli , sokak girişinde girilmez trafik levhası vardır) ters yönden kavşağa giriş yapan sürücüsü ---- yönetimindeki ---- plakalı otomobil ile -----
Sokağı üzerinde seyreden ve kavşağa giren sürücü -- sevk ve idaresindeki ----
plakalı servis minibüsü çarpışması neticesinde meydana geldiği anlaşılmıştır.
Dosya bir makine mühendisi ve bir hesap uzmanından oluşan bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, bilirkişilerin 03/07/2025 tarihli raporunda hasar yönünden yapılan değerlendirmede; ----- plakalı araç, ---- model, ---- marka --- tipinde 159.515
kilometrede ----- yakıtlı otomobil olduğu, araç rayiç değeri: Yapılan piyasa araştırmasında kaza tarihi itibarı ile emsal hasarsız aracın 400.000
TL civarında rayiç değeri olduğu tespit edildiği, dosya kapsamında davaya konu ----- plakalı aracın davaya konu kazası öncesi karışmış olduğu
bir kazası görülmediği, d
osyaya sunulan hasarlı araç fotoğrafları değerlendirildiğinde, sigorta hasar ekspertiz raporunda ve
servis faturasında belirlenen hasarlanan parçalar kaza ile uyumludur. Hasar ekspertiz raporu ve servis faturası
(parça bedelleri yönünden) birebir aynıdır, KDV dahil 12.987,40 TL olduğu, hasar raporunda ise belirlenen parça ve işçilik bedellerinin kadri maruf olduğu kanaatine varıldığı, değişen parçaların sovtaj değeri olmadığı, davaya konu onarım bedeli zararı KDV dahil, iskonto hariç 27.147,32 TL olarak hesap edildiği, davaya konu davalı tarafa ait---- plakalı vasıtanın onarım bedeli zararı KDV dahil, iskonto hariç 27.147,31 TL olabileceği, sigorta şirketi aracın parça bedeli olarak ------ Firmasına 12.987,31 TL, işçilik bedeli olarak davalı firmaya 12.000 TL olmak üzere toplam 24.987,31 TL ödediği beyan edilmekle, bilirkişi raporunun sonuç kısmında, ----- plakalı otomobil sürücüsü ----- kazanın meydana gelmesinde asli ve
%100 kusurlu olduğu,
---- plakalı otomobil sürücüsü ------ kazanın meydana gelmesinde kusursuz
olduğu,
Sigorta şirketinin davalının hasar zarar bedeli olarak 24.987,31 TL ödemiş olduğu, davalı şirketin
sürücüsünün %100 kusurlu olması nedeniyle sigorta şirketinin ödemiş olduğu hasar bedelini geri talep
edebileceği mütala olunmuştur.
Usul ve yasaya uygun olarak bilirkişi heyetinden alınan raporda ----- plakalı araç, ---- model, ------ marka ----- tipinde 159.515
kilometrede ------ yakıtlı otomobil olduğu, araç rayiç değeri: Yapılan piyasa araştırmasında kaza tarihi itibarı ile emsal hasarsız aracın 400.000
TL civarında rayiç değeri olduğu tespit edildiği, dosya kapsamında davaya konu ------- plakalı aracın davaya konu kazası öncesi karışmış olduğu
bir kazası görülmediği, d
osyaya sunulan hasarlı araç fotoğrafları değerlendirildiğinde, sigorta hasar ekspertiz raporunda ve
servis faturasında belirlenen hasarlanan parçalar kaza ile uyumludur. Hasar ekspertiz raporu ve servis faturası
(parça bedelleri yönünden) birebir aynıdır, KDV dahil 12.987,40 TL olduğu, hasar raporunda ise belirlenen parça ve işçilik bedellerinin kadri maruf olduğu kanaatine varıldığı, değişen parçaların sovtaj değeri olmadığı, davaya konu onarım bedeli zararı KDV dahil, iskonto hariç 27.147,32 TL olarak hesap edildiği, davaya konu davalı tarafa ait ------- plakalı vasıtanın onarım bedeli zararı KDV dahil, iskonto
hariç 27.147,31 TL olabileceği, sigorta şirketi aracın parça bedeli olarak ------ Firmasına 12.987,31 TL, işçilik bedeli olarak davalı
firmaya 12.000 TL olmak üzere toplam 24.987,31 TL ödediği beyan edilmekle, bilirkişi raporunun sonuç kısmında, ----- plakalı otomobil sürücüsü ----- kazanın meydana gelmesinde asli ve
%100 kusurlu olduğu, ----plakalı otomobil sürücüsü ------kazanın meydana gelmesinde kusursuz
olduğu,
Sigorta şirketinin davalının hasar zarar bedeli olarak 24.987,31 TL ödemiş olduğu, davalı şirketin
sürücüsünün %100 kusurlu olması nedeniyle sigorta şirketinin ödemiş olduğu hasar bedelini geri talep edebileceğinin tespit edildiği raporun dosya kapsamına olayın oluş şekline uygun olması nedeniyle hükme esas alınarak davanın kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır.
Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Alacağın varlığı ve miktarı yargılamayı gerektirdiğinden, mahkemece koşulları oluşmayan icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/746, K. 2025/795, 23 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama