KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/839
- Karar No
- 2025/405
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2025
Karar Metni
893 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/839
KARAR NO : 2025/405
DAVA
Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 13/11/2024
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı ...'ın, sahte bir senet düzenleyerek müvekkili aleyhinde ihtiyati haciz kararı aldığını, haciz işlemlerinin yapıldığını ve icra takibi başlatıldığını, sahte senet ile-----Asliye Ticaret Mahkemesinin----- sayılı dosyasından alınan haksız ihtiyati haciz kararının icraya konulduğ-----.İcra Müdürlüğünün ----.
Sayılı dosyasından, Türkiye'deki tüm bankalara yazılan haciz müzekkereleri ile müvekkilinin hesaplarına haciz konulduğunu, bankalar ile kredi kuruluşları nezdindeki itibarına ve kredibilitesine büyük zararlar verildiğini, bunun yanısıra müvekkilinin taşınmazları üzerine de hacizler konularak, mülkleri üzerindeki tasarruf imkanının haksız bir şekilde kısıtlandığını, haksız ihtiyati haciz kararının uygulanması kapsamında başlatılan icra takibi ile müvekkilinin taşınmazlarına ve banka hesaplarına konulan hacizler nedeniyle, banka hesaplarını kullanamaması, taşınmazlarından istifade edememesi,
bu uğurda yaptığı harcamalar v.s. nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000.TL maddi ve bankalar tarafından izlenen UYAP kayıtları nedeniyle zedelenen itibarı ve kredibilitesi, haksız hacizler nedeniyle maruz kaldığı itibar kaybı ve üzüntü ile kız kardeşinin böylesine ağır bir eylemi nedeniyle yaşadığı üzüntü ve hayal kırıklığının tazmin edilmesi için de 150.000,00 TL manevi tazminatın, ihtiyati haciz tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesini,
müvekkilinin maddi ve manevi zararlarının davalıdan tazmin ve tahsil edilebilmesi için,----.Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ sayılı dosyasına yatırmış olduğu ihtiyati haciz teminatı üzerine, dava sonuna kadar ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir konulmasını talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görevli mahkeme asliye hukuk mahkemesi olduğunu, söz konusu tazminat davasının senetle herhangi bir bağı kalmadığını, zira senede dayalı dava açılması halinde mutlak ticari dava sayıldığı durumlarda görevli mahkeme asliye ticaret mahkemelerinin olduğunu, yetkili mahkemelerin beykoz adliyesi mahkemeleri olduğunu, söz konusu dava müvekkil tarafından alınan ihtiyati haciz kararı kapsamında tatbik edilen hacizlerin haksızlığına dayandığını,
ihtiyati haczin haksız olup olmadığı belli olmadığını sözü edilen ihtiyati hacizin dayanağı senet olduğunu. davacı tarafça senet üzerindeki imzanın kendisine ait olmaması nedeniyle ----icra hukuk mahkemesinin ------. sayılı dosyası ikame etmiş olup yargılama hala devam ettiğini, müvekkilin herhangi bir kusuru bulunmadığını zira ihtiyati hacze konu edilen senet davacı tarafından imzalandığını senede dayalı borcun ödenmemesi nedeniyle yasal haklar kullanılarak cebri icra yolu davacının borcu ödenmesi sağlanmaya çalışıldığını tüm bu nedenlerle mahkemenin görevsizliğine, mahkeme aksi kanaatte ise yetkisizliğine, davanın reddine,
yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, Tazminat (Haksız İhtiyati Hacizden Kaynaklanan) davasıdır. ----- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ---- Esas ve -----karar sayılı dosyası tevzi edilmek üzere tevziye gönderildiği akabinde dosya mahkememizin yukarıdaki esasına kaydedildiği anlaşılmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.
Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalar olup, TTK'nın 4/1. maddesinde sayılmışlardır. Ayrıca, Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır.
Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz. TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.
Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalar olup, iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi ve iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
6102 sayılı TTK, 6762 sayılı TTK'dan farklı olarak mutlak ticari davalar (kanundan dolayı ticari dava sayılanlar) haricindeki ticari davaları "ticari iş" kriterine göre değil de "ticari işletme" kriterine göre belirlemiştir. Davaya konu uyuşmazlık haksız hacizden, diğer bir deyişle haksız eylemden kaynaklanmaktadır.
Dolayısıyla haciz işleminin yapıldığı icra takibinin türünün ve takip konusunun bir öneminin bulunmaması karşısında uyuşmazlığın genel hükümler uyarınca asliye hukuk mahkemesinde görülüp sonuçlandırılması gerekmektedir. (Benzer: ---- Bölge Adliye Mahkemesi'nin -----.
Hukuk Dairesi'nin ---- Esas ----- Karar sayılı ilamı) Dolayısı ile iş bu davada görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğu kanaatina varılmakla, görev dava şartı olduğundan, HMK'nın 115/2.maddesi uyarınca mahkememizin görevsizliği sebebiyle davanın göreve ilişkin dava şartı yokluğundan usulden reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/839, K. 2025/405, 23 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama