KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/903
- Karar No
- 2025/518
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2025
Karar Metni
1.331 kelime·7 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/903
KARAR NO : 2025/518
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 05/12/2024
KARAR TARİHİ : 01/07/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili -----Tarafından ------ numaralı------Sigorta Poliçesi ile 29.07.2023 - 29.07.2024 tarihleri arasında sigortalı bulunan ---- ait----- plakalı aracın 17.02.2024 tarihinde, ----- seyir halindeyken ; ------ no.lu davalının malik/işleteni ---- nolu davalının Zorunlu Mali Mesuliyet (trafik) sigortacısı sıfatıyla sorumlu olduğu ----- plakalı motosikletin %100 kusuruyla sebebiyet verdiği trafik kazasında hasara uğradığını, kazanın ardından müvekkili şirkete yapılan hasar ihbar sonucu ----- numaralı hasar dosyasının açıldığını, dosya kapsamında zarar gören sigortalı ----- plakalı aracın incelendiğini,
incelemenin ardından hazırlanan raporda sigortalı araç üzerinde 13.954,02-TL hasar oluştuğunun tespit edildiğini, müvekkili şirket tarafından oluşan hasar onarım bedeli olarak 3.120,00-TL (KDV dahil) olmak üzere toplam 13.946,41-TL ödeme yapıldığını, müvekkili şirket tarafından sigortalısına yapmış olduğu ödeme nedeniyle TTK'nın 1472.
Maddesi uyarınca sigortalının haklarına halef olduğundan 13.946,41-TL alacak ve fer'ileri için davalılara karşı rücu hakkı doğduğunu, alacağın tahsili amacı ile ------ İcra Müdürlüğünün ------sayılı dosyası ile başlatılan icra takibine karşı davalıların haksız itirazı ile takibin durduğunu yapılan arabuluculuk görüşmelerinin sonuçsuz kaldığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20'den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı Sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; ----- plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde ----- poliçe numaralı Trafik Sigorta Poliçesi ile 04/08/2023 - 04/08/2024 tarihleri arasında sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limitinin kaza tarihi itibari ile araç başına 200.000,00-TL olduğunu, müvekkili şirketin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, poliçede sigorta bedeline KDV dahil olduğuna dair bir ifade bulunmadığını, davacının görevlendirdiği eksper raporu esas alınarak karar verilemeyeceğini beyanla;
davacının davasının reddine, kötü niyetli hareket ederek icra takibi başlatan davacı aleyhine alacağın %20’sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalı ----- kendisine yapılan usulüne uygun tebliğe rağmen davacı yanın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, meydana gelen trafik kazası nedeni ile ödenen hasar bedelinin rücuen tahisili için açılan ---- İcra Müdürlüğünün -----sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad.
67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır.
İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.
Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez.
İtirazın iptali istemine konu, ----- İcra Müdürlüğünün ------ esas sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlular aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edildiği; borçlular tarafından Borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır.Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bilirkişi heyeti tarafından verilen raporda özetle; " Davalı ----- Plakalı Motosiklet Aracın Şoförü Olan ------- 2918 Sayılı Kara Yolları Trafik Kanununun da Madde 52 ve Madde 84'ü ihlal ettiği nedeni ile Asli ve Tam Olarak %100 kusurlu olduğu, davacı yan sigortalısı ----- Plakalı Otomobil Aracın Şoförü Olan ------- kazanın oluşumunda üzerine atfı kabul kusuru bulunmadığı,
hasar onarım tutarı yönünden yapılan piyasa araştırmaları neticesinde davacı yan sigortalısına ait aracın fiziki hali üzerinde inceleme yapan ve tamirat işlemini gerçekleştiren ----- tarafından hazırlanmış ekspertiz raporundan, aracın hasarlı hali üzerinde inceleme yapan sayın eksper tarafından belirlenmiş fiyat olan yedek parça, işçilik ve KDV dahil fiyat olan 13.954,02 TL nin kadri maruf ve kabul edilebilir olduğu," şeklinde rapor sunulmuştur.
TTK m. 1472’de düzenlenen halefiyet, yasal, sınırlı ve cüz’î halefiyet niteliğindedir. Bu maddeden doğan halefiyet hakkına istinaden açılan veya açılacak olan dava, esas itibariyle sigortalının, kendisine zarar verene karşı açacağı tazminat davasının, onun halefi sıfatıyla sigortacı tarafından açılmasıdır.
TTK'nın 1472. maddesi uyarınca sigortacı, sigorta bedelini ödedikten sonra hukuken sigorta ettiren yerine geçer ve dava, tazmin ettiği bedel nisbetinde sigortacıya intikal eder. Bu şekilde sigortalısının haklarına halef olan sigorta şirketinin, ödediği tazminat miktarınca hukuken sigortalı yerine geçerek açtığı rücû davası, aslında bir tazminat davası olup, bu niteliği itibariyle aynı zamanda şahsî nitelikte bir eda davasıdır.
Burada sigortacı, sigorta ettiren yerine geçtiği için şahsî ve rücûu ödediği bedelle sınırlı olduğundan dolayı da cüz'î haleftir. Sigortacının, sigortalıya ödediği tazminat oranında sigortalının yerine geçeceği ve onun kanunî halefi olacağı, ilke olarak 31.03.1954 gün ve ------. sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da belirtilmiştir.
17.01.1972 t. ve------- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da, sigortacının, zarara sebebiyet veren aleyhinde açtığı rücû davasının, kanundan doğan halefiyete dayandığı ve halef olanın, halefiyet yolu ile nasıl bir hak iktisap etmiş ise, o hakka sahip olacağı vurgulanmış; velhasıl sigorta ettirenin ne hakkı varsa bunların, şartları gerçekleşince sigortacıya geçeceği; sigortacının, sigorta ettirenin bütün def’ilerini üçüncü şahsa karşı ileri sürebileceği ve Borçlar Kanununun 44 üncü maddesine (TBK m. 52) de dayanabileceği;
tabiatıyla sigorta ettirenin olayda dava hakkı yoksa, sigortacıya da bu yönde bir hakkın intikal etmeyeceği açıklanmıştır.
Somut olayda davacı taraf 17/02/2024 tarihinde meydana gelen kaza sebebiyle kendi sigortalısına 04/03/2024 tarihinde 10.826,14 TL, 03/04/2024 tarihinde ise 3.120,00 TL ödeme yaptığı ve sigortalısının haklarına halef olduğu, eldeki davayı açmakta aktif husumetinin bulunduğu anlaşılmıştır. Usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının sigortalısının kusurunun bulunmadığı, davalının %100 kusurlu olduğu, davacının sigortalısının aracında kaza sebebiyle 13.954,06 TL hasar meydana geldiği anlaşıldığından davalı ve davalı sigortanın meydana gelen hasardan sorumlu oldukları kanaati ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Alacak likit olmayıp, bilirkişi raporu ile tespit edildiğinden davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/903, K. 2025/518, 1 Temmuz 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama