KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/936
- Karar No
- 2025/772
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
Karar Metni
1.508 kelime·8 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/936
KARAR NO : 2025/772
DAVA
İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)
DAVA TARİHİ : 16/12/2024
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı ile davalı ----- arasında servis ve yük taşımacılığı hizmeti
konusunda akdedilen sözleşme uyarınca davacının tüm edimlerini eksiksiz yerine getirdiği, bu
kapsamda toplam altı adet fatura düzenlediği, faturalara konu bedellerin sözleşme ile taraflarca
kararlaştırılmış tutarlara dayandığı, düzenlenen faturaların toplamı üzerinden yapılan cari hesap mutabakatına göre davalının 211.927,31 TL borçlu gözüktüğü, bu alacağa ilişkin olarak ----- İcra Müdürlüğü’nün ------sayılı dosyası ile ilamsız takip başlatıldığı,
davalının ödeme emrine süresi içinde itiraz ederek takibi durdurduğu, yapılan itirazın haksız,
mesnetsiz ve kötü niyetli olduğu, davalının bazı ödemeler yapmak suretiyle borcunu ikrar ettiği,
itirazın yalnızca tahsilatı geciktirme amacı taşıdığı, takipte herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı,
dava açılmadan önce 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi uyarınca ---- Arabuluculuk
Bürosu’na başvuru yapıldığı ve ----- sayılı dosya ile yürütülen arabuluculuk sürecinde
anlaşma sağlanamadığı, bu nedenle takibe devam edilebilmesi için itirazın iptali davası açılmak
zorunda kalındığı, itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20’sinden az olmamak üzere
icra inkar tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Dava dilekçesi usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilmiş, davalı tarafından süresi içerisinde cevap dilekçesi sunulmadığı bir beyanda da bulunulmadığı görülmüştür.
DELİLLER
----- İcra Müdürlüğünün ------ Sayılı dosyası celp edilmiş, davalı şirketin ticaret sicil kayıtları ve BA -BS formları dosya içerisine alınmıştır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, ----İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı dosyası üzerinden başlatılan takip sebebi ile faturalardan alacaklı olup olmadığı ve alacak miktarı noktalarında toplanmıştır.
Dava konusu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 6 adet cari hesaba konu
faturalardan kaynaklı oluşan 211.927,31 TL tutarındaki bakiye alacağının davalı yandan tahsili
amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu anlaşılmaktadır.
Dosya bilirkişi incelemesine tevdi edilmiş, bilirkişinin 10/07/2025 tarihli raporunda; davacının Ticari Defter Bilgilerinin incelenmesiyle, davacı tarafın 2024 yılına ait ibraz edilen
ticari defteri incelenmiştir. Davacının incelenen 2024 yılına ait ticari defterinde davalı ---- ile
ilişkisinin mevcut olduğu görüldüğü, Taraflar arasındaki ticari ilişkiye ilişkin olarak davalının yasal ticari defter ve kayıtları üzerinde
yapılan incelemede; davalı adına düzenlenmiş toplam 6 adet faturanın cari hesap alacağına esas
teşkil ettiği tespit edildiği, söz konusu faturalar sırasıyla;
07.02.2025 tarihli, ------ numaralı, 75.163,00 TL tutarında,
08.03.2025 tarihli, ------ numaralı, 122.230,27 TL tutarında,
30.03.2025 tarihli, ------ numaralı, 132.037,21 TL tutarında,
30.04.2025 tarihli, ------ numaralı, 114.257,00 TL tutarında, 31.05.2025 tarihli, ------ numaralı, 135.612,51 TL tutarında,
29.06.2025 tarihli, ------ numaralı, 61.622,00 TL tutarında olup,
bu faturaların tamamının davacının muhasebe sistemine, ----- - Alıcılar hesap kodu altında kayıt
edildiği anlaşılmış, bu kapsamda, taraflar arasında karşılıklı borç-alacak ilişkisi dikkate alınarak
yapılan değerlendirme sonucunda, 03.09.2024 takip tarihi itibarıyla davacının, davalıdan kalan
bakiye tutar üzerinden 211.927,31 TL cari hesap alacağı bulunduğu tespit edildiği, bildirilmiş, davalının defter incelemesi gününde defterlerini ibraz etmediği görülmüştür. Dava konusu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 6 adet cari hesaba konu
faturalardan kaynaklı oluşan 211.927,31 TL tutarındaki bakiye alacağının davalı yandan tahsili
amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu belirtilmiştir. Bilirkişi raporunun sonuç kısmında, Dava konusu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 6 adet cari hesaba konu
faturalardan kaynaklı oluşan 211.927,31 TL tutarındaki bakiye alacağının davalı
yandan tahsili amacıyla yürüttüğü takibe yapılan itirazın iptali talebinden ibaret
olduğu,
Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul
Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan,2024 yılı ticari defterleri ile ilgili olarak, davacının 2024 yılı Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiklerini yaptırmış olduğu, aynı yıl Yevmiye defterlerinin
kapanış tasdikinin süresi içeresinde yaptırılmış olduğu itibarla HMK 222 md. ve 6102 sayılı TTK 64/3 md. gereğince mevcut haliyle davacının 2024 yılı ticari
defterinin sahibi lehine delil olma mahkemenin takdirinde olduğu, Davacının yasal ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan incelemede; davalı adına
düzenlenmiş toplam 6 adet faturanın cari hesap alacağına esas teşkil ettiği, bu
faturaların tamamının davacının muhasebe sistemine, ------ - Alıcılar hesap kodu
altında kayıt edildiği anlaşılmış, bu kapsamda, taraflar arasında karşılıklı borç-alacak
ilişkisi dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda, 03.09.2024 tarihi itibarıyla
davacının, davalıdan kalan bakiye tutar üzerinden 211.927,31 TL cari hesap alacağı
bulunduğu tespit edildiği, Davalı, 23/06/2025 günü saat 10:45'da Mahkemeniz duruşma salonunda yapılan
incelemeye katılmamış, ticari defter ve belge ibraz edilmediği,
Davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının bilgisi ve rızası dahilinde
düzenlenmiş olduğu, bu faturaların dayanağını oluşturan hizmetlerin ifa edildiği ve
yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriklerinin davalının
bilgisi dahilinde olduğu kanaatine varıldığı, Tarafların incelenen 2024 yılı karşılaştırmalı BS/BA bildirimlerinin birebir uyumlu
olduğu, davacı tarafından davalı adına düzenlenen 8 adet satış faturasının ve
davalının davacı adına düzenlendiği 2 adet iade faturasının davacı ve davalı
tarafından maliyeye bildirimlerinin yapıldığı görüldüğü, davacının takip tarihinden önce davalıya bir ödeme ihtarının bulunmadığı, takip tarihi itibariyle davacının 22.468,03 TL işlemiş faiz talebinin dayanağı bulunmadığından, takip tarihi itibariyle işlemiş faiz yönünden alacağının bulunmadığı, rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının incelenen
ticari defter ve kayıtlarına göre, düzenlenen takibe faturalardan kaynaklı davacının
takip tarihi (03.09.2024) itibarıyla davalıdan toplamda 211.927,31 TL fatura bakiye
alacaklı olduğu mütalaa edilmiştir. Davacı yan tarafından davalı adına tanzim edilen takibe konu 6 adet fatura incelendiğinde; Faturaların E-fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, “E-fatura, kâğıt fatura yerine elektronik ortamda oluşturulan, gönderilen, saklanan ve gerektiğinde ibraz edilen faturalardır.Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB) tarafından belirlenen standartlara uygun olarak düzenlenir ve elektronik ortamda alıcıya iletilir. Alıcı, fatura kesildikten sonra en geç 8 gün içinde itirazını
yazılı olarak satıcıya bildirmelidir. İtiraz bildirimi, e-posta veya noter aracılığıyla yapılabilir. İtirazın ispatlanabilir olması önemlidir.” Dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından düzenlenmiş olan faturaların tamamının, davacının yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu tespit edilmiştir. Söz konusu faturaların içerikleri incelendiğinde, tamamının "Servis taşıma bedeli" ne ilişkin olduğu,
açıklamalarda da bu hizmete yönelik ibarelerin bulunduğu görülmektedir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz
edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlanmıştır. Aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı
hüküm altına alınmıştır. İncelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaların hiçbirine, TTK m.21/2’de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu durum, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul
edildiği anlaşılmaktadır. Ayrıca, fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası,
ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut değildir.
Yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriklerinin davalının bilgisi
dahilinde olduğu kanaatine varılmıştır.
Davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul
Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan, 2024 yılı ticari defterleri ile ilgili olarak, davacının 2024 yılı Yevmiye, Defteri Kebir ve Envanter defterlerinin açılış tasdiklerini yaptırmış olduğu, aynı yıl Yevmiye defterlerinin
kapanış tasdikinin süresi içeresinde yaptırılmış olduğu itibarla HMK 222 md.ve 6102 sayılı TTK 64/3md. Gereğince mevcut haliyle davacının 2024 yılı ticari
defterinin sahibi lehine delil olma vasfı bulunduğu usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu da hükme esas alınarak davacının davalıdan 211.927,31 TL fatura bakiye
alacaklı olduğu sabit olmakla takibin asıl alacak üzerinden devamına aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir.
İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir.
Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur.
Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/936, K. 2025/772, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama