KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/950
- Karar No
- 2025/951
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2025
Karar Metni
2.506 kelime·13 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2024/383 Esas
KARAR NO: 2025/997
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ: 06/09/2023
KARAR TARİHİ: 16/12/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle.
06.08.2023 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davalı şirket tarafından ----- nolu poliçe ile sigortalanmış olan davalı ------ ait ve davalı --- tarafından kullanılmakta olan ---- plakalı aracın müvekkili---- ait ve müvekkili ----- plakalı motora çarpması sonucunda müvekkilleri ---- yaralandığını, dava konusu kaza şu şekilde olduğunu, müvekkilleri motor ile yolda ilerlerlerken U dönüşü yapan davalı sigortalı araç sürücüsünün hatalı manevrası sonucu çarpma meydana geldiğini, çarpma sonucunda davacı müvekkili --------- burnunda kırık ve ayağında dikişli yaralanma, davacı müvekili ---- kafasında yarık-zımbalı dikiş,
kolunda doku kaybı meydana geldiğini, müvekkillerinin tedavisi ---- yapıldığını, meydana gelen kazada, davalı şirket tarafından sigortalanmış olan ------ plakalı araç sürücüsü % 100 kusurlu olup müvekkilinin kusuru bulunmadığını, davalı ile yapılan arabuluculuk görüşmeleri ve uzlaşma başvurusundan sonuç alamadığından iş bu davayı açtıklarını, bu sebeplerle; maddi tazminat yönünden zarar ve sorumluluk kapsamı tam ve kesin olarak belli olduktan sonra arttırılmak üzere tüm davalılardan.
Geçici iş göremezlik tazminatı olarak davacı ---- 100,00 TL ve davacı ----için 100,00 TL, Sürekli iş göremezlik tazminatı olarak davacı ---- için 100,00 TL ve davacı ---- için 100,00 TL ve Bakıcı gideri olarak davacı ------ 100,00 TL ve davacı ------- için 100,00 TL olmak üzere toplam 600,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile beraber müvekkillere ödenmesini, manevi tazminat yönünden davalılar ----- alınarak tüm müvekkili davacılara verilmek üzere;
davacı ---- için eşi olan davacı ---- uğradığı manevi zarara karşılık 10.000,00 TL, oğlu olan davacı ---- uğradığı manevi zarara karşılık 10.000,00 TL, davacı -------için kendisi ve oğlunun yaşadığı yaralanmanın getirdiği manevi zarara karşılık 20.000,00 TL ve davacı ----- için kendisi ve babasının yaşadığı yaralanmanın getirdiği manevi zarara karşılık 20.000,00 TL olmak üzere toplam 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile beraber müvekkillerine ödenmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı -------- tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Dava yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, davacılar HMK’nun yetki kurallarına aykırı olarak yetkisiz mahkemede huzurdaki davayı açtıklarını, davalı şirket merkezinin -------- adresinde bulunduğu göz önüne alındığında huzurdaki davanın yetki bakımından ----- Mahkemesi yetki alanına girdiğini, HMK'nın 6, 7 ve 16. maddeleri gereği yetkisiz mahkemede açılan davaya ilişkin olarak yetkisizlik kararı verilmek suretiyle ------ Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, davacılar tarafından dava şartı yerine getirilmemiş olup, eksik evrakla başvuru yapıldığını,
davacıların maluliyet oranının ------ marifetiyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini, davacıların güncel ------ hizmet dökümünün dosyaya sunulmasına ve geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatına ilişkin müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davacıların bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiğini, Müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, bu sebeplerle;
davanın reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı-------- tarihli cevap dilekçesinde özetle.
Dava yetkisiz mahkemede ikame edildiğini, davacılar HMK’nun yetki kurallarına aykırı olarak yetkisiz mahkemede huzurdaki davayı açtıklarını, davalı şirket merkezinin --------- adresinde bulunduğu göz önüne alındığında huzurdaki davanın yetki bakımından ------ Mahkemesi yetki alanına girdiğini, HMK'nın 6, 7 ve 16. maddeleri gereği yetkisiz mahkemede açılan davaya ilişkin olarak yetkisizlik kararı verilmek suretiyle -------Asliye Ticaret Mahkemelerine gönderilmesine karar verilmesini, davacılar tarafından dava şartı yerine getirilmemiş olup, eksik evrakla başvuru yapıldığını,
davacıların maluliyet oranının ----marifetiyle şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerektiğini, davacıların güncel ------- hizmet dökümünün dosyaya sunulmasına ve geçici iş göremezlik süresi boyunca maaş almaya devam ettiğinin tespit edilmesi durumunda geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatına ilişkin müvekkili şirketin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığından davacıların bu yöndeki taleplerinin reddi gerektiğini, müvekkili şirketin sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, bu sebeplerle;
davanın reddini, yargılama masrafları ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ----- kendisine yapılan tebliğe rağmen davacı tarafın dava dilekçesine cevap vermemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, haksız fiilden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
-------karar sayılı yetkisizlik kararı ile dava dosyası mahkememize tevdi edilmiştir. ------ maluliyetin tespiti için alınan raporda özetle; " ------- tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan.
Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının %0(yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur. ------ tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı gelişen yaralanmasının 20.02.2019 tarihli 30692 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan.
Kişinin Tüm Vücut Engellilik Oranının % 0(yüzdesıfır) olduğu, İyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 2 (iki) haftaya kadar uzayabileceği oy birliği ile mütalaa olunur." şeklinde rapor sunulmuştur. Alınan maluliyet raporu ile tarafların kazadaki kusuru ve zarar hesabı için Makine mühendisi ile Aktuer bilirkişi heyetinden rapor tanzimi istenilmiştir.
Alınan bilirkişi heyeti raporunda özetle; " Kusur yönünden değerlendirme:---- plakalı araç sürücüsü----- asli ve %100 kusurlu olduğu,---- plakalı motorlu bisiklet sürücüsü ---- kazada herhangi bir kusurunun bulunmadığı, ---- plakalı motorlu bisiklet yolcusu ------- kazaya karışmasında alabileceği bir tedbir olmaması nedeni ile kusursuz olduğu Müterafik kusur yönünden: Kazada yaralanan ---- plakalı motorlu bisiklet sürücüsü ---- ve yolcusu ----------koruyucu malzeme kullanıp kullanamadığı belirlenememiş ve ---- sürücü ile akrabalık bağı (baba-oğul) bulunmaktadır.
Tazminat yönünden;------tarihli raporunda davacı --------- tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca davacı ----- yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, davacının davacı -------- talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 1.483,79 TL olduğu,----- raporunda davacı ----- bakıcı ihtiyacına ilişkin bir tespit olmadığından bu aşamada bakıcı gideri maddi zarar hesabına yer olmadığı,
----tarihli raporunda davacı------- tüm vücut engellilik oranının %0 (sıfır) olduğu belirtildiğinden sürekli iş göremezlik maddi zarar şartlarının oluşmadığı; hal böyle olunca davacı ----- yönünden sürekli iş göremezlik maddi zarar hesabına yer olmadığı, davacının davacı ----talep edebileceği geçici iş göremezlik maddi zararının 2.079,99 TL olduğu, ------ raporunda davacı -------- bakıcı ihtiyacına ilişkin bir tespit olmadığından bu aşamada bakıcı gideri maddi zarar hesabına yer olmadığı, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi inden 01.09.2023 tarihi;
davalı sürücüsü yönünden 06.08.2023 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu" şeklinde rapor sunulmuştur.
2918 sayılı Yasanın 85 ve devam maddeleri gereğince bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
İşleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bir bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın, kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya bir üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulur.
Sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi, kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilir. Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.
Maddi tazminatın biçimi ve kapsamı ile manevi tazminat konularında Borçlar Kanununun haksız fiillere ilişkin hükümleri uygulanır. Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu,
öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ------------2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanunun 85.maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiş olup, bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91/1. maddesinde, “işletenlerin, bu kanunun 85/1. maddesine göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur”, aynı Yasa'nın 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yararlanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”,
aynı Yasa'nın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de, “sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu,
zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.Anılan yasal hükümlerden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının; motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları,
korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir.İşletenin sorumluluğu hukuki nitelikçe tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunmakla, işletenin hukuki sorumluluğunu üstlenen zorunlu sigortacının 91. maddede düzenlenen sorumluluğu da bu kapsamda değerlendirilmelidir.
Hem işleten hem de sigortacının sorumluluğu, hukuki niteliği itibariyle tehlike sorumluluğuna ilişkindir.2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88. maddesinde; bir motorlu aracın karıştığı kazada, bir 3. kişinin uğradığı zarardan dolayı birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunların müteselsil sorumlu olarak tutulacağı hüküm altına alınmıştır.Somut uyuşmazlıkta yukarıda belirtilen yasal düzenlemeler gereğince trafik kazası sonucu oluşan zararlardan kusuru ile sebebiyet veren davalı zorunlu mali maluliyet sigortacısı,
sürücü ve araç işleteni ile kazaya karışan davacı-zarar görene karşı sigortalısı olan aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumludur. Mahkememizce alınan kusur raporunda dava konusu kazanın meydana gelmesinde davacının kusursuz, davalının sigortalısının %100 kusurlu olduğu tespit edilmiştir.
Her ne kadar ceza mahkemesince alınan kusur raporunda davacı yanın kazanın meydana gelmesinde tali kusurlu, davalı yanın ise asli kusurlu olduğuna karar verilmiş ise de mahkememizce alınan kusur raporundaki değerlendirmelerin kaza tutanağındaki değerlendirmelerle aynı doğrultuda olduğu davacının kendi şeridinde nizami olarak seyir halinde iken davalının U dönüşü yaparak davacının şeridine girdiği, bu esnada davacının alabileceği önlem bulunmadığından mahkememizce alınan kusur raporu hükme esas alınmıştır.
Dava konusu kaza sebebiyle davacılar -------kalıcı maluliyetleri bulunmadığı, her iki davacının da iyileşmelerinin iki haftaya kadar uzayabileceği bakıcı ihtiyacı olmadığı , geçici iş göremezlik zararlarının ise ---- yönünden 1.483,79 TL, -------- yönünden ise 2.079,99 TL olduğu usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu ile tespit edilmiştir.
Davacıların kaza sebebiyle yaralanmaları incelendiğinde davacı ----- nazal bölgeden, davacı -------bölgeden olduğu yani her iki davacının da baş bölgesinden yaralandığı, ancak kaza anında kask-koruyucu ekipman takmadıkları anlaşıldığından hesaplanan tazminat miktarlarından %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak davacı ---- yönünden 1,187,03 TL, davacı ------- yönünden 1,663,99 TL geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmiştir.
Takdiri indirime konu edilen miktarlar yönünden davalı tarafa vekalet ücretine hükmedilmemiştir. Davacıların sigorta şirketine eksik belge ile başvurduğu anlaşıldığından davalı sigorta yönünden dava tarihinden, diğer davalılar yönünden ise haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmiştir.
Manevi zararın şahsiyet haklarına vaki tecavüz dolayısı ile bir kimsenin duyduğu cismani ve manevi acı ızdırap ve elem, bir kimsemin hayattan tat almasında yaşama zevkinde bir azalma olarak tarif edildiği, bu tariften anlaşılacağı üzere, manevi tazminata temel olan düşüncenin bozulmuş olan ruhi ve bedeni kusurun kısmen ve imkan nispetinde yeniden elde edilmesini teminine yönelik olduğu, manevi tazminatın kabulundeki gayenin faili cezalandırılmak veya onu muzayaka haline düşürmek olmadığı,
mağdurun mal varlığında bir çoğalma husule getirmek veya mağdurun istediği tazmin şekillerini birini kabul etmek sureti ile onun acısını gidermek ve ruhen onu tatmin etmek şeklinde tarif edildiği, hukuka aykırı bir fiilin manevvie tazminatı gerektirebilmesi için o fiilin bir şahsın şahsa bağlı haklarını başka bir deyim ile şahsi menfaatlerini ihlal etmesi gerektiği, şahsa bağlı hakkın ise herkese karşı ileri sürülebileyeceği resmi ismi,
şeref ve namusu özel hayata mesleki sırra iktisadi şahsiyete yapılan tecavüzlerin de şahsiyet haklarını ihlal eden haraketler olarak kabul edildiği TBK'nun 56 maddesinde de bu gibi şahsi menfaatlerin ağır ihlali halinde kusurunda ağır olması kaydı ile manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği kabul edilmiştir.
Somut olayda davacıların davaya konu kaza sebebiyle meydana gelen maluliyetinden duyduğu elem ve keder ile olay tarihi, kazanın oluş şekli, davacıların kalıcı maluliyetinin bulunmaması, geçici iş göremezlik süreleri, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları dikkate alınarak manevi tazminat talebinin kısmen kabulüne karar verilerek hükmedilen tazminata haksız fiil tarihi olan kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
16/12/2025
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/950, K. 2025/951, 9 Aralık 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama