KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2024/974
- Karar No
- 2025/766
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2025
Karar Metni
1.259 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2024/974
KARAR NO : 2025/766
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 25/12/2024
KARAR TARİHİ : 16/10/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVACI
Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalının sigortalısı, davacı ---- sevk ve idaresinde bulunan ------ plakalı otomobil ile 22/10/2022 tarihinde-------- dönüş yapmak istediği esnada aracın kaldırıma çarpması sonucu aracın takla attığı ve iş yerinin kepenklerine çarparak durması sonucu müvekkilin de yaralanması ile maddi hasarlı trafik kazası meydana geldiği, kazanın oluşumunda müvekkilin herhangi bir kusurunun bulunmadığının 22.10.2022 tarihli kaza raporunda sabit olduğu, Müvekkilinin davaya konu trafik kazası sonrasında-------Hastanesi tedavi edildiği, davacı müvekkilinin bu kaza sebebiyle; göz kemikleri kırıldığı,
yüzünde, kolunda yara ve yanık izleri olduğu ve görme kaybı yaşadığı, yine kaza sebebiyle bel fıtıkları tekrarladığı, bu kaza sebebiyle tedavisi aylarca sürdüğü, aynı hastane ve değişik hastanelerde (------) tedaviler gördüğü, bu nedenle davalı------ Şirketinden davaya konu ettikleri tazminat talep hakları doğduğu,
neticesinde maddi manevi olarak büyük zarara uğradığı beyan edilmekle, azlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak ve bilirkişi raporu ile artırılmak kaydıyla şimdilik 1.000 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 22.10.2022 Tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi, yargılama giderleri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekilinin cevap dilekçesinde özetle; öncelikle davanın yetkili mahkemede açılması gerektiği, yetkisizlik taleplerinin olduğu, KTK 97. uyarınca sigorta şirketine usulüne uygun olarak müracaat edilmediği, davanın usulden reddinin gerektiği, davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığı, dava dosyasında talep edilen alacaklara karşı kabul anlamına gelmemek kaydı ile zamanaşımı itirazında bulundukları, itirazları baki kalmak kaydıyla davacının maluliyetinin tespiti için iyileşme süresi dolduktan sonra atk tarafından muayene edilerek uygun yönetmelik çerçevesince rapor düzenlenmesi gerektiği, öncelikle davanın usulden reddine, aksi takdirde esastan reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, 22/10/2022 tarihinde meydana gelen trafik kazasında davacı ------- sevk ve idaresindeki araç ile geçirmiş olduğu trafik kazasında davacının yaralandığı, davalının ------- plaka sayılı aracın ZMMS ile sigortalı oldığu sigorta şirketinden meydana gelen kaza nedeniyle talep ettiği 1.000,00 TL maddi tazminat istemine ilişkindir.
Mahkemece yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış, trafik kazası nedeniyle araca ilişkin hasar dosyası kaza tespit tutanakları poliçe evrakları ,davacının kazaya sonrasında gördüğü tedavilere ilişkin bilgi ve belgeler celp edilmiş, sosyal ekonomik durum araştırması yapılmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan dosya kusur oranının tespiti yönünden ATK ya gönderilerek bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
01/09/2025 tarihli ATK raporunda; dosya içerisinde bulunan kaza tespit tutanağında; kaza mahallinin yerleşim yeri içi, bölünmüş yol, yol sınıfının cadde, zeminin asfalt kaplama, yol yüzeyinin kuru, vaktin gece aydınlatmanın olduğu, hava durumunun açık, yolun yatayda düz düşeyde eğimsiz olduğu belirtildiği,
dosyada mevcut dava ve cevap dilekçeleri, kaza tespit tutanağı ve krokisi ile birlikte tüm dosya kapsamındaki mevcut diğer belgeler incelendiğinde kazanın 22.10.2022 günü saat 02:35 sıralarında davacı sürücü ------- sevk ve idaresindeki ---- plakalı otomobil ile ------- Caddesi üzerinde seyir halinde iken olay mahalli yol ayrımına geldiğinde sola manevra ile dönüşe geçtiğinde yol kenarında bulunan kaldırıma çarpması sonucu takla atarak mahalde bulunan iş yerinin kepenklerine çarpması sonucu, sürücü ------- yaralanması ile neticelenen dava konusu olayın gerçekleştiği anlaşıldığı,
olay mahallinde sevk ve idare hatası ile kaldırıma çarparak yol dışı kalan davacı sürücünün asli kusurlu olacağı, başkaca kusur atfedilebilecek herhangi bir kişi, kişiler, kurum / kuruluş bulunmadığı kanaati ile mevcut verilerle; davacı sürücü ------ idaresindeki otomobil ile gece vakti aydınlatma bulunan meskun mahaldeki seyri sırasında yola gereken dikkat ve özeni göstermesi,
görüş alanını kontrol altında bulundurması gerekirken bahsedilen bu hususlara riayet etmediği olay mahalli yol ayrımına geldiğinde sevk ve idare hatası ile kaldırıma çarpması sonucu meydana gelen olayda, davacı sürücü ------- %100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğuna ilişkin müşterek rapor sunulmuştur.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 85/1. maddesinde, “bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, araç işletenin bu zarardan sorumlu olacağı”, aynı yasanın 85/son maddesinde ise, “işleten ve araç işleticisi teşebbüsün sahibi, aracın sürücüsünün veya aracın kullanılmasına katılan yardımcı kişilerin kusurundan kendi kusuru gibi sorumludur” hükümlerine yer verilmiş, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları’nın A-1. maddesinde de,
“sigortacı bu poliçede tanımlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermesinden dolayı 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu, zorunlu sigorta limitlerine kadar temin eder” şeklinde ifade edilmiştir.
Aynı kanunun 91. Maddesinde ise “İşletenlerin, bu Kanunun 85 inci maddesinin birinci fıkrasına göre olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere mali sorumluluk sigortası yaptırmaları zorunludur.” şeklinde belirtilmiştir.
Sorumluluk sigortaları TTK.nın 1473. ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. “(1) Sigortacı sorumluluk sigortası ile, sözleşmede aksine hüküm yoksa, sigortalının sözleşmede öngörülen ve zarar daha sonra doğsa bile, sigorta süresi içinde gerçekleşen bir olaydan kaynaklanan sorumluluğu nedeniyle zarar görene, sigorta sözleşmesinde öngörülen miktara kadar tazminat öder.” şeklinde belirtilmiştir.Yukarıda açıklanan madde hükümlerinden, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası;
motorlu bir aracın karayolunda işletilmesi sırasında, bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan 3. kişilere karşı olan sorumluluğunu belli limitler dahilinde karşılamayı amaçlayan ve yasaca yapılması zorunlu kılınan bir zarar sigortası türü olduğu anlaşılmaktadır.
Motorlu araçların işletilme tehlikesine karşı, zarar gören üçüncü şahısları, korumak amacıyla getirilmiş olan bu düzenleme ile öngörülen sorumluluğunun bir kusur sorumluluğu olmayıp, sebep sorumluluğu olduğu; böylece araç işletenin sorumluluğunun sebep sorumluluğunun ikinci türü olan tehlike sorumluluğuna ilişkin bulunduğu, öğretide ve yargısal içtihatlarla kabul edilmektedir ------ 2918 sayılı Kanunun 86. maddesinde ise, bu Kanun’un 85. maddesinde düzenlenen sorumluluktan kurtulma ve sorumluluğu azaltma koşullarına yer verilmiştir.
Bu düzenlemelere göre, araç işleteni veya araç işleteninin bağlı bulunduğu teşebbüs sahibi, kendisinin veya eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru bulunmaksızın ve araçtaki bozukluk kazayı etkilemiş olmaksızın kazanın bir mücbir sebepten veya zarar görenin veya üçüncü kişinin ağır kusurundan ileri geldiğini ispat ederse sorumluluktan kurtulabilecek;
sorumluluktan kurtulamayan işleten veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibi ise kazanın oluşunda zarar görenin kusurunun bulunduğunu ispat ederse, hakim, durum ve şartlara göre tazminat miktarını indirebilecektir.Bir zarar sigortası türü olan zorunlu mali sorumluluk sigortasında sigortacı işletenin sorumluluğunu yine ancak sorumlu olduğu çerçevede karşılamakla yükümlüdür.
Bu bakımdan zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile işletenin poliçe limiti dahilinde tazminat sorumluluğunu yüklenen sigorta şirketi gerçek zarardan, işletenin ve eylemlerinden sorumlu tutulduğu kişilerin kusuru oranında sorumlu tutulabilecektir (Yargıtay -----. HD'nin 23.09.2019 t.-------.sayılı kararı).
18/09/2025 tarihli ATK Trafik İhtisas Dairesi raporu ve kaza tespit tutanağına göre davacı kullanımındaki aracın dava konusu kazanın meydana gelmesinde % 100 kusurunun bulunduğu, anlaşılmıştır.
Somut olayda davalı ---- davacı ----- idaresinde olan ------ plakalı aracın, zmms sigortacısıdır. Poliçe tanzim tarihine göre uygulanması gereken ZMSS Genel Şartlarının "A.3- Teminat Dışında Kalan Haller" başlıklı kısmının b bendinde, “İşleten tarafından ileri sürülecek tazminat talepleri" teminat dışında bırakıldığından, başka bir ifadeyle işleten, sigorta sözleşmesi kapsamında 3. kişi konumunda olmadığından davacı poliçe kapsamında tazminat talep edemeyeceğinden davanın reddine karar vermek gerekmiştir. ( ----- Bölge Adliye Mahkemesi ------hukuk dairesi Esas No: ---- Karar No :-----)
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2024/974, K. 2025/766, 16 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama