KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/118
- Karar No
- 2025/399
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2025
Karar Metni
833 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/118
KARAR NO : 2025/399
DAVA
Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 09/02/2025
KARAR TARİHİ : 23/05/2025
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı şirket, müvekkili ... aleyhine, her hangi bir belgeye dayanmaksızın açık hesap bedeli açıklamasıyla ticari ilişki iddiasında bulunarak genel haciz yoluyla ilamsız takip başlattığını, İcra takip dosyası incelendiğinde takip dayanağı olarak herhangi bir belge sunulmadığı ancak takip talebinde açık hesap bedeli açıklamasından başka 15/09/2011 faiz başlangıç tarihli 2.000 TL tutarındaki belge açıklamasına yer verildiği,
buna rağmen icra takip dosyası açılırken bu kabil belgeye dayanılmamış olduğu anlaşıldığını, Müvekkilinin birtakım ailevi sorunlar ve sağlık sorunları yaşadığı bir dönemde söz konusu ilamsıztakipten ödeme emri tebligatı usulsüz bir şekilde yapılmış ve müvekkilim zamanında icra takibine itiraz edemediğinden takip kesinleşmiş olsa da;
müvekkilimin gerçekte ve maddi hukuk anlamında davalıya herhangi bir borcu bulunmadığı gibi, davalı ile aralarında herhangi bir borç doğurucu belge de mevcut olmadığını, Müvekkilimin davalı şirketle de ticari bir ilişkisi bulunmadığını, arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamadığını tüm bu nedenlerle Telafisi güç ve imkansız zararların doğmaması bakımından, takdiren teminatsız,değilse teminatlı olarak bütün takip muamelelerinin durdurulmasına, değilse %15 teminatkarşılığında , icra veznesine girecek paranın alacaklıya ödenmemesine, Müvekkilimin davalıya ---- İcra Müdürlüğünün ------.
Sayılı icra takip dosyası nedeniyle her hangi bir borcunun bulunmadığının tespiti ile, ----- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibinin iptali ile ortadan kaldırılmasına, Davalının kötü niyeti ve müvekkilimin mağduriyeti dikkate alınarak,takip tutarının en az% 20'si oranında haksız takip tazminatına hükmedilmesine ve davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Davacı her ne kadar borcun dayanağını oluşturan herhangi bir ticari ilişkinin bulunmadığını iddia etse de, takibe konu borç, müvekkil şirketin ticari defterleri ve kayıtları ile açık bir şekilde ispatlanabilir nitelikte olduğunu,.
Türk Ticaret Kanunu ve ilgili mevzuat uyarınca, usulüne uygun tutulmuş ticari defterler kesin delil niteliğinde olup, bu defterlerde yer alan kayıtlar taraflar arasındaki hukuki ilişkinin varlığını ortaya koyduğunu.
Dolayısıyla, taraflar arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığı yönündeki iddia, somut delillerle desteklenmemekte olup, hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, Davacı, borca yönelik herhangi bir itirazda bulunmamış ve yasal süresi içinde takibe karşı herhangi bir hukuki yola başvurmadığını, Öte yandan, davacının süresinde herhangi bir itirazda bulunmaksızın takibin kesinleşmesine göz yumduktan sonra menfi tespit davası açarak borçtan kurtulmaya çalışması,
hukuka ve hakkaniyet ilkelerine açıkça aykırı olduğunu, İşbu davada yetkili Mahkeme ----- İcra ve Mahkemeleri olduğunu, tüm bu nedenlerle açılan davanın reddine, Davacının kötü niyetli olarak dava açtığının tespit edilerek davacı aleyhine alacağın %20'sinden az olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ve vekalet üretinin davacı tarafın üzerine bırakılmasına karar verilmesini beyan etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan) davasıdır.HMK'nın 114. maddesinde dava şartları düzenlenmiş olup, maddenin 1. fıkrası ç) bendinde "yetkinin kesin olduğu hallerde mahkemenin yetkili olması" dava şartı olarak öngörülmüştür. 116. maddede ilk itirazlara yer verilmiş olup 1. fıkra a) bendinde "kesin yetki kuralının bulunmadığı hallerde yetki itirazı" ilk itiraz olarak belirtilmiştir.
117/1 maddesinde "İlk itirazların hepsi cevap dilekçesinde ileri sürülmek zorundadır; aksi hâlde dinlenemez. " hükmü düzenlenmiştir. Yine HMK'nın 19/2 maddesinde "Yetkinin kesin olmadığı davalarda, yetki itirazının, cevap dilekçesinde ileri sürülmesi gerekir. Yetki itirazında bulunan taraf, yetkili mahkemeyi; birden fazla yetkili mahkeme varsa seçtiği mahkemeyi bildirir. Aksi takdirde yetki itirazı dikkate alınmaz." hükmüne yer verilmiştir.
6100 sayılı HMK.'nun genel yetkiyi düzenleyen 6. maddesinin birinci fıkrasına göre; "Genel yetkili mahkeme, davalı gerçek veya tüzel kişinin davanın açıldığı tarihteki yerleşim yeri mahkemesidir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edileceği yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Bu düzenlemelere göre; dava, davacının seçimine göre, hem genel ve hem de özel yetkili mahkemede açılabilir.
Bir davada, birden fazla genel ve özel yetkili mahkeme varsa, davacı bu mahkemelerden birinde dava açmak hususunda bir seçimlik hakka sahiptir. Bu kapsamda yapılan değerlendirmede; Davalı şirketin ----- adresi olduğu, dolayısıyla genel yetkili mahkemenin ------- Mahkemeleri olduğu anlaşılmıştır.
Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davalı tarafın süresinde ileri sürdüğü yetki itirazının kabulü ile mahkememizin yetkisizliğine talep halinde dosyanın yetkili ve görevli ----- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/118, K. 2025/399, 23 Mayıs 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama