KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/496
- Karar No
- 2025/834
- Karar tarihi
- 6 Kasım 2025
Karar Metni
867 kelime·4 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/496
KARAR NO : 2025/834
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 12/06/2025
KARAR TARİHİ : 06/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ----- düzenlenen ------ no’lu Kasko sigorta poliçesi ile sigortalanan -----Şirketi 'ne ait----- plakalı aracın 29.12.2022 tarihinde, ---- İli, ---- ilçesi, ---- Mahallesi ----- caddesi kavşağında dönüş yapmak istediği esnada aracının yan kısımları ile davalı sürücü ---- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracın sağ yan kısımlarıyla çarpışması sonucu işbu davaya konu kaza meydana geldiği,
meydana gelen maddi/bedeni zarar nedeniyle sigorta nezdinde hasar giderimi amacıyla harcamalar yapıldığı beyan edilmekle, davalının, hakkında başlatılan icra takibine karşı yaptığı borca ilişkin usulsüz itirazı açıkça haksız ve kötü niyetli olup takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğu takipte istenilen alacak likit ve muayyen olup davalı borçluların, borcu olup olmadığını ve bunun ne miktarda olduğunu takip tarihi itibariyle bilebilecek durumda olduğu bu nedenle de takibe haksız ve yersiz olarak itiraz edip takibin durmasına neden olan davalı borçlunun itirazının iptaline ve takibin devamına,
davalı borçluların takibe haksız ve kötü niyetli itirazı nedeniyle %20 icra inkar mahkum edilmesine ve yargılama giderleriyle vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
SAVUNMA
Davalıya dava dilekçesinin tebliğ edildiği, süresinde cevap dilekçesi sunmadığı görüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, davalının-----İcra Dairesi'nin ------ Esas sayılı icra dosyasına yaptığı itirazın iptali ile, takip alacağının %20 sinden az olmamak üzere icra inkar tazminat talebine ilişkindir.
Ticari davalar TTK’nın 4/1.maddesinde tanımlanmıştır. Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, TTK'nın 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.
Bunların yanında Kooperatifler Kanunu (m.99), İcra İflas Kanunu (m.154), Finansal Kiralama Kanunu (m.31), Ticari İşletme Rehni Kanunu (m.22) gibi bazı özel kanunlarda belirlenmiş ticari davalar da bulunmaktadır. Bu guruptaki davaların ticari dava sayılabilmesi için taraflarının tacir olması veya ticari işletmeleriyle ilgili olması gibi şartlar aranmaz.
TTK'nın 4/1. bendinde sınırlı olarak sayılan davalar arasında yer alması veya özel kanunlarda ticari dava olarak nitelendirilmesi yeterlidir. Bu davalar kanun gereği ticari dava sayılan davalardır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. TTK'nın 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır.
Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir.
Ticari iş karinesinin düzenlendiği TTK’nın 19/2. maddesi uyarınca, taraflardan biri için ticari iş sayılan bir işin diğeri için de ticari iş sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmez. TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ticari iş esasına göre değil, ticari işletme esasına göre belirlemiştir.
Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması davayı ticari dava haline getirmez.Üçüncü grup ticari davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davalardır.
Yukarıda açıklandığı üzere bir davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da yeterli görülmüştür.
Asıl olan bir davanın genel mahkemelerde görülmesidir. Yani özel mahkemede bakılacağına dair özel bir kanun hükmü bulunmayan her dava genel mahkemelerde görülür. Özel mahkemeler istisnai niteliktedir.
Somut olayda; davacının halefiyete dayalı olarak iş bu davayı açtığı her ne kadar halef olunan sigortalı tüzel kişi tacir ise de, kaza tarafı diğer aracın hususi araç ve işletenin gerçek kişi olduğu, davacının sigortalısı ile davalı arasındaki eylemin haksız fiil niteliğinde bulunduğu gözönüne alındığında ve TTK'nın 4.maddesi kapsamında mutlak veya nispi ticari davanın söz konusu olmadığı değerlendirildiğinde; Asliye Hukuk Mahkemesi'nin görevli olması nedeniyle görevsizlik kararı verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. ( -----
Bölge Adliye Mahkemesi ----Hukuk Dairesi Dosya No : ---- Karar No : ----)
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/496, K. 2025/834, 6 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama