KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/500
- Karar No
- 2025/818
- Karar tarihi
- 4 Kasım 2025
Karar Metni
1.206 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/500
KARAR NO : 2025/818
DAVA
İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ : 13/06/2025
KARAR TARİHİ : 04/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Müvekkili ... ile davalı borçlu firma ile aralarında imzalanmış olan 27.10.2022 tarihli kar ortaklığı iş sözleşmesi gereğince, üretim firması olan davalı ve iştirakçı olan müvekkili tarafından çeşitli hak ve hükümlülükler işbu sözleşmeyle hüküm altına alındığını, müvekkili iştirakçı tarafından sözleşmenin maddesine karşılık olmak üzere 600.000,00 TL sermaye bedeli davalı firmaya eksiksiz bir şekilde ödediğini ve sözleşme kurulduğunu, Söz konusu sözleşme gereğince her ay Müvekkiline minimum 27.000,00 TL kar bedeli gönderileceğini ve yapılan karın fazlılığına göre bu bedel de yükselmelerin meydana geleceğini,
ancak sözleşme kurulduğu günden sözleşmenin bitim tarihine kadar davalı tarafından hiçbir zaman müvekkiline fazla ödeme gönderilmediğini her zaman asgari kar payı olan 27.000 TL gönderildiğini, bu sebeple müvekkili tarafından davalı firmaya çeşitli uyarılarda bulunulmuşsa da davalı firma tarafından zamanla bazı aylara ilişkin kar bedelleri eksik bazı aylara ilişkin kar bedellerinin hiç ödenmediğini, iş bu sebeple hem eksik ödenen kar bedelleri, hem ödenmeyen kar bedelleri hem de eksik ödenen sermaye bedelinin ödenmesi için sayın mahkemeye dava açma zorunluluğunun oluştuğunu,
sözleşmenin feshi ile alacakların muaccel hale geldiğine ilişkin ------.
Noterliğinin ----- yevmiye numaralı, 04.12.2023 tarihli ihtarname ile davalı tarafa ihtar edildiğini, alacağın tahsili amacı ile ---- icra Dairesinin ----- esas numaralı icra dosyasıyla icra takibine girişildiğini, davalı tarafın takibe itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de bir sonuç alınamadığını beyanla; davanın kabulü ile itirazın iptaline ve takibin devamına, davalı aleyhine %20.den az olmamak kaydı ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Dosyada mübrez sözleşme başlıklı belge incelendiğinde altındaki imzanın müvekkili şirketi temsil ve ilzama yetkili ---- ait olmadığı görüldüğünü, yapılan incelemede sözleşme altındaki imzanın ---- ait olduğu, ilgili şahsın müvekkil şirketi temsil ve ilzama yetkili ------- kayınpederi olduğunun anlaşıldığını, kendisiyle yapılan görüşmede böyle bir sözleşme yapmak üzere ----- yetki vermediği,
şirket adına yapılmış bu sözleşmeye icazet de vermediğini özetle böyle bir sözleşmeyi kabul etmediğini ifade ettiğini, müvekkili şirketin sözleşmeyle sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, Müvekkili şirketin herhangi bir şekilde yatırım şirketi olmadığı gibi para toplama yetkisinin de bulunmadığını, herhangi bir ayni karşılığı olmayan yatırım ortaklığı, kar payı gibi Sermaye Piyasası Kanunu'na tabi ve Sermaye Piyasası Kurulu'nun izniyle çalışan bir şirket de olmadığını,
dava konusu paranın müvekkili şirket hesaplarına intikal ettiği için ve ortada geçerli bir sözleşme söz konusu olmadığı için sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davacı tarafa şirketin ekonomik durumuna göre parça parça iade edildiğini, sunalan dekontlar ile davacı tarafın elden alındığını ikrar ettiği 180.000 TL dahil olmak üzere davacıya -- 600.000 TL iade edildiğini beyanla; davanın reddini, kötü niyetli takip nedeniyle %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini, yargılama giderlerinin karşı taraf üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra Müdürlüğünün ----- sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67 maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir. TTK'nın 4.maddesinde, bir davanın ticari dava niteliğinde olup olmadığının tespiti bakımından üç ayrı kıstas kabul edilmiştir.
Bunlardan ilki, tarafların sıfatına ve işin ticari işletme ile ilgili olup olmadığına bakılmaksızın ve başka hiçbir şart aranmaksızın TTK veya diğer kanunlarda ticari sayılan davalardır (mutlak ticari davalar). Mutlak ticari davalar herhangi bir unsurun, bağlama noktasının veya sebebin davanın ticari niteliğini değiştirmediği, mahkemenin kanaatinin rol oynamadığı davalardan olup TTK'nın 4/1 hükmünde (a) ile (f) bentleri arasında sayılmıştır.
İkincisi ise, yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticarî nitelikte kabul edilen davalardır. TTK'nın 4/1-son cümlesi uyarınca ikinci grup ticarî davalar, yalnızca bir tarafın ticari işletmesini ilgilendiren havale, vedia (saklama) sözleşmesi ile fikir ve sanat eserlerine ilişkin haklardan doğan davalardır. Bu nevi davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması TTK'da gerekli ve yeterli görülmüştür.
Üçüncü grup ise, nispi ticari davalar olup, TTK'nın 4/1 maddesi uyarınca her iki tarafın ticarî işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticarî işletmesini ilgilendirmesi, hem de iki tarafın tacir olması gereklidir.
Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. TTK'nın 19/2 hükmü uyarınca, taraflardan biri için ticari iş niteliğindeki bir sözleşmenin diğer taraf için de ticari sayılması, davanın niteliğini ticari hale getirmeyecektir.
Zira TTK, kanun gereği ticari dava sayılan davalar haricinde, ticari davayı ''ticari iş'' esasına göre değil, ''ticari işletme'' esasına göre belirlemiştir. Hal böyle olunca, işin ticari nitelikte olması tek başına davayı ticari dava haline getirmez.
----- Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliğinin 25.06.2025 tarihli yazı cevabında, Davacı ...'nin esnaf kaydının bulunmadığı bildirilmiştir. ----- Vergi Dairesinin 24.06.2025 tarihli yazı cevabında; ...'nın mükellef işletme esasına göre defter tuttuğunun bildirildiği görülmüştür.
------ Ticaret Sicil Müdürlüğünün 20.06.2025 tarihli yazı cevabında; ...' nın gerçek kişi ticari işletme kaydı, sicil kayıtlarımıza göre ortağı olduğu kollektif, komandit ve limited şirket kaydı bulunamadığı gibi tek pay sahibi olduğu anonim şirket kaydı da bulunamamıştır.
Şeklinde cevap verilmiştir.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki taraflar arasında düzenlenen kar ortaklığı iş sözleşmesinden kaynaklanan icra takibine konu edilen ticari nitelikli alacağa ilişkin olduğu, davacı tarafın tacir esnaf kaydının bulunmaması ve işletme esasına göre defter tuttuğu gelen yazı cevaplarında anlaşılmakla, adi ortaklığın konusunu oluşturan işin ticari nitelikte bir iş olması eldeki davayı ticari dava haline getirmemektedir. ---- BAM ----.
HD-----BAM ---- HD---- BAM -----. HD. ------Sayılı kararında da belirtildiği üzere adi ortaklığı oluşturan tarafların tamamı yönünden TTK 5.maddesi uyarınca ticari dava için, ortakların tamamının tacir olması koşulu şartının gerçekleşmesi aranmaktadır. Ortakların ticari gelir elde etmesi veya ortaklığı oluşturan gerçek kişilerin bir şirket ortağı olması onları tacir vasfına sokmayacaktır.
Bu hali ile ...'nın tacir sıfatına haiz olduğundan bahsedilemeyeceğinden davaya konu adi ortaklığın feshi davasının Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmesi mümkün değildir. Davanın genel yetkili Asliye Hukuk Mahkemelerinde görülmesi gerekmektedir.
Yukarıda anlatılan nedenlerle TTK'nun 4(1) maddesindeki düzenleme nedeniyle somut davada Asliye Hukuk Mahkemesinin görevli olması nedeniyle mahkememizin görevsiz olup davaya bakmanın mümkün olmadığı, görevin dava şartlarından olduğu ve HMK nun 115(1) maddesi uyarınca davanın her aşamasında resen gözetilmesi gerektiği dikkate alınarak mahkememizin görevsizliği nedeniyle davanın dava şartı yokluğu yönünden usulden reddine, görevli Asliye Hukuk mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/500, K. 2025/818, 4 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama