KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2025/706
- Karar No
- 2025/866
- Karar tarihi
- 14 Kasım 2025
Karar Metni
999 kelime·5 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2025/706
KARAR NO : 2025/866
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 14/08/2025
KARAR TARİHİ : 14/11/2025
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davalı şirket ile müvekkili şirket arasında 16.06.2014 tarihinden itibaren yürürlükte bulunan sağlık hizmetleri sözleşmesi uyarınca, müvekkili şirket, davalı sigorta şirketinin poliçe teminatları kapsamında yer alan sigortalılarına tanı ve tedavi hizmetlerini eksiksiz olarak sunduğu, sözleşme konusu edimlerini ifa ettiği buna rağmen davalının, sözleşme hükümlerine ve Türk Borçlar Kanunu’nun 97 ve devamı maddelerinde düzenlenen ifa yükümlülüğüne aykırı olarak, herhangi bir haklı ve hukuki sebep olmaksızın müvekkili şirketin hak ettiği alacakları ödemediği,
hukuka aykırı ve tek taraflı mahsup işlemleri ile kısmi ödemeler yaptığı, bakiye alacak yönünden ise tamamen temerrüde düştüğü, müvekkili şirket tarafından, davalı-borçlu şirkete yönelik olarak -----.
Noterliği’nin------ yevmiye numaralı ve 28.02.2025 tarihli ihtarnamesi tebliğ edildiği, ihtarnamede alacakların tahsili talep edildiği, davalı şirketin, ihtara rağmen herhangi bir ödeme yapmadığı, bunun üzerine, müvekkili şirket alacağından kaynaklanan 343.284,28-TL asıl alacak için tarafımızca --- İcra Müdürlüğü’nün -----sayılı dosyası üzerinden ilamsız icra takibi başlattığı ve ödeme emri davalı-borçluya tebliğ edildiği, ancak davalı-borçlu, kötü niyetli olarak ödeme emrine, takip konusu asıl alacak ile birlikte takibe, borca, faize ve diğer tüm fer’ilerine haksız şekilde itiraz etmiş, icra takibinin durmasına sebep olduğu,
takip konusu alacak, miktar ve mahiyet itibariyle likit olduğu, ödenmemesine ilişkin davalı-borçlu şirket tarafından ileri sürülen herhangi bir haklı sebep bulunmadığı, davalı şirketin bu tutumu, sırf müvekkil şirketin haklı alacağını tahsilini engellemeye yönelik kötü niyetli bir davranış niteliğinde olduğundan bahisle, davalının haksız itirazının iptali ile birlikte, İcra ve İflas Kanunu’nun 67/2. maddesi uyarınca asıl alacak üzerinden %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesini beyan ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Davacı --- 16.06.2014 tarihinde yürürlüğe girmiş olan doğrudan ödeme sözleşmesi akdedildiği, sözleşmenin konusunu, müvekkili şirket nezdinde sigortalı olarak bulunan şahısların poliçe teminatları kapsamında yer alan ve anlaşmalı sağlık kurumlarında yapılan tanı veya tedavi işlemlerinin davacı ------. tarafından yapılması ve yapılan tanı / tedavi giderleri sonucunda oluşacak ücretlerin müvekkili şirket tarafından ödenmesi oluşturduğu,
taraflar arasında akdedilmiş olan doğrudan ödeme sözleşmesi yürürlükte iken müvekkilg şirkete birtakım ihbarlar ulaştığı davacı laboratuvar yetkililerinin (dava konusu sözleşmede kendilerine bu yönde bir yetki / hak verilmemiş olmasına rağmen) ------ bulunan banka şubeleri çalışanlarını telefonla arayarak grup poliçesi ile sigortalı banka çalışanlarına check-up kapsamında dilediği tetkikleri yaptırabilecekleri, bunun için laboratuvara gelmelerine gerek olmadığı,
yerinde hizmet adı altında sigortalıların bulunduğu banka şubelerine laboratuvar personelinin yönlendirileceği bilgisinin verildiği öğrenildiği yapılan işlemlere dair sigortalılardan herhangi bir katılım payı ücretinin alınmadığı,
sigortalıların esasında hekime fiilen görünmeksizin / muayene olmaksızın, sanki hekim muayenesi yapılmışçasına işleme tabi tutulduğu ve bu doğrultuda sigortalıların tedavi / tetkik işlemleri için ''Özel Sağlık Sigortası Hasta Bilgi Formu'' doldurularak provizyon sürecinin işletildiği öğrenildiği davacı tarafın yapmış olduğu tüm işlemleri değerlendirmeye tabi tutmak üzere bir araştırma süreci başlatmış ve bu kapsamda 07.04.2025 tarihli ''Soruşturma Raporu''nu tanzim edildiği ve bir kaç usulsüzlükler tespit edildiği,
cevap dilekçesinde yer verilmiş olan provizyon evraklarındaki usulsüzlükler ile anılan hekim ihbarında belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde de hasta bilgi formları'nın hekimlerin bilgisi ve rızası olmaksızın düzenlendiği, yine hekim imza ve kaşelerinin izinsiz kullanıldığı ve işbu izinsiz ve usulsüz evraklar neticesinde müvekkili şirketten tazmin talebinde bulunulmaya çalışıldığı, poliçenin kasıtlı olarak aşırı kullanımı için davacı tarafça, sigortalılara belirli tetkikleri yaptırması için teşvikte bulunulduğu ve müvekkili şirketin zararına olacak şekilde kasten yönlendirme yapıldığı aşikar olduğu,
davacı tarafın işbu işlemleri gerçekleştirirken, doğrudan ödeme sözleşmesine aykırılık teşkil edecek şekilde katılım payı almamış oluşu da poliçenin kullanım imkanını genişletmiş ve sigortalıları maksimum poliçe kullanımına daha da fazla teşvik ettiği beyan edilmekle, usule ve esasa ilişkin itiraz sebepleri baki kalmak ve kesinlikle kabul anlamına gelmemek kaydı ile ,bir an için müvekkil şirket bakımından yukarıda yer verilen nedenlerle davanın reddi cihetine gidilmeyecek olması halinde de, esasa ilişkin olarak davayı ve istemlerini kabul etmedikleri, talep konusunun yargılamayı ve muhakemeyi gerektirir olduğu,
bilirkişi incelemesi ile denetlenmesi gerektiği ve dolayısı ile, esasa ilişkin olarak da tüm haksız istemlerin ve davanın reddini talep etmiş, iş bu dava dosyasının taraf ve talepleri aynı olan -----. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin -----. dosyası nezdinde birleştirilmesine karar verilmesini talep ettiği görülmüştür.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, ---- İcra Müdürlüğü’nün ------ Esas sayılı yapılan itiraz nedeni ile açılan itirazın iptali davası olduğu uyuşmazlığın temelde taraflar arasında düzenlenen 16/06/2024 tarihli doğrudan ödeme sözleşmesi doğrultusunda söz konusu sözleşme uyarınca dava dışı hizmet alan hastaların poliçe kapsamında sağlanan sağlık hizmetleri doğrultusunda yapılan ödemelerin davalıya rücu edilmesine ancak davalının talep edilen söz konusu ödemeleri haksız bir şekilde yerine getirip getirmediği, ayrıca davacının sözleşme konusu edimlerini eksiksiz bir şekilde yerine getirip getirmediği, davalıdan haksız kazanç talep edip etmediği noktalarında toplanmıştır.
Davalının, cevap dilekçesinde birleştirme talep ettiği ve yargılama devam olunurken ön incelemeden önce davalı sigorta vekilinin 13/11/2025 tarihli dilekçesinde, mahkememizde görülen iş bu dava ile yine mahkememizde görülen ----- Sayılı dosyasında tarafların ve taleplerin aynı olduğu ---. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesi talebi neticesinde, birleştirme talepli dosya ve mahkememiz iş bu dosyası incelenmiştir.
HMK 166. Maddesi davaların birleştirilmesi hususunu düzenlemektedir. HMK 166/4 maddesinde ; davaların aynı veya birbirine benzer sebeplerden doğması ya da biri hakkında verilecek hükmün diğerini etkileyecek nitelikte bulunması durumunda davalar arasında fili ve hukuki bağlantı bulunduğunu, 166/1 maddesi gereğince de yargılamanın her aşamasında talep üzerine veya mahkemece ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebileceği ,
yukarıda açıkladığımız nedenle davaların birlikte görülmesinde gerek usul ekonomisi gerekse delillerin birlikte değerlendirilmesi ve bir biri ile çelişmeyen hükümlere ulaşılması yanında yargılamanın hızı ve bütünlüğü açısından yarar ve zorunluluk bulunduğu anlaşılmakla bu dava dosyasının -----. Asliye Ticaret Mahkemesinin ------ dosyası ile HMK'nun 166. maddesi uyarınca birleştirilmesine karar vermek gerekmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2025/706, K. 2025/866, 14 Kasım 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama