KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2026/265
- Karar No
- 2026/291
- Karar tarihi
- 1 Nisan 2026
Karar Metni
631 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2026/265
KARAR NO : 2026/291
DAVA
Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 17/03/2026
KARAR TARİHİ : 01/04/2026
Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit (Kıymetli Evraktan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Davalı tarafça bankaya ibraz edilen ---- Şubesi'nde bulunan müvekkil şirketin lehdarı olduğu görünen 13.03.2026 tarihli, ------ seri numaralı, 2.050.000,00-TL meblağlı çekten kaynaklı olarak müvekkili şirketin davalı tarafa borcunun bulunmadığını, çek aslının incelenmesi akabinde tespit edilebilecek hususlar nedeniyle çekte yer almakta olan imzalara, yazılara ve her türlü ibarelere karşı itiraz haklarını saklı tuttuklarını beyanla.
Davanın kabulüne, davalı tarafça bankaya ibraz olunan, ---- Şubesi'nde bulunan müvekkil şirketin lehdarı olduğu görünen 13.03.2026 tarihli, ----- seri numaralı, 2.050.000,00-TL meblağlı çekten kaynaklı müvekkili şirketin davalı tarafa borçlu olmadığının tespiti ile davaya konu çekin iptaline, Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMA
Dilekçeler teatisi ve ön inceleme yapılmadan dosya üzerinden karar verilmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava hukuki niteliği itibariyle, çeke dayalı borçlu olunmadığının tespitine yönelik olarak açılan menfi tespit davasıdır.Tüm dosya kapsamının degerlendirilmesinde özetle; davalı tarafça bankaya ibraz edilen çekten dolayı borçlu olunmadığının tespitinin talep edildiği anlaşılmış olup, 7445 Sayılı Kanunun 31. Maddesi ile yapılan değişiklikle 6102 Sayılı Türk Ticaret Kanunu'na eklenen 5/A maddesinin birinci fıkrasında yer alan " paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında " ibaresi "para olan alacak, tazminat, itirazın iptali,
menfi tespit ve istirdat davalarında" olarak değiştirilmiş olup ilgili değişikle beraber 01/09/2023 tarihinden itibaren açılacak menfi tespit davalarında arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı haline getirilmiştir. 6325 Sayılı Hukuk Uyusmazlıkların Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A maddesinin 2. Fıkrasında "Davacı arabuluculuk faaliyeti sonunda anlasmaya varılamadığına iliskin tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorundadır.
Bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiye gönderilir. İhtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın davanın usulden reddine karar verilir.
Arabulucuya başvurmadan dava açıldığının anlasılması halinde herhangi bir islem yapılmaksızın davanın, dava sartı yoklugu sebebiyle usulden reddine karar verilir." düzenlemesi yer almaktadır.
Bu durumda somut olayda: davacı tarafça, davalı tarafından çeke dayalı olarak başlatılan icra takibi nedeni ile borçlu olmadığının iddiasına dayalı olarak borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi istenmiştir.
Taraflar arasındaki dava menfi tespit davası olup, uyuşmazlık TTK 4/1-a maddesi gereğince mutlak ticari dava olup, TTK' nın 5/A maddesi gereğince ve yukarıda belirtilen gerekçelerle dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.Bu kapsamda somut olaya bakıldığında.
Mahkememizce 18.03.2026 tarihinde davacı vekiline arabulculuk son tutanağını sunmak üzere davacı tarafa bir haftalık süre verilmiş olup, verilen ara karar davacı vekiline, 23.03.2026 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından verilen süre içinde arabulucuya başvurulduğuna dair herhangi bir ve tutanak aslının sunulmadığı anlaşılmış olup, davacı taraf, arabulucuya başvurmadan, süreç tamamlanmadan eldeki davayı açmıştır.
Bu durumda; davadan önce arabuluculuğa başvurulmadığının anlaşılmış bulunması sebebiyle davanın usulden reddi yolunda aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 12. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2026/265, K. 2026/291, 1 Nisan 2026 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama