İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2019/1119 K.2025/806

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2019/1119Karar2025/806Tarih22 Ekim 2025Okuma16 dk · 3.299 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/1119
Karar No
2025/806
Karar tarihi
22 Ekim 2025
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

3.299 kelime·16 dk okuma·15 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2019/1119

KARAR NO : 2025/806

DAVA

Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 26/12/2019

KARAR TARİHİ : 22/10/2025

Tarafları yukarıda belirtilen davanın Mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

Davacı vekili tarafından adli yardım ve ihtiyati tedbir talepli olarak ibraz edilen dava dilekçesinde; -----. İcra Dairesinin -----Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibe dayanak bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığı ve söz konusu bonolar nedeniyle davacının borçlu olmadığı ileri sürülerek öncelikle davaya konu olan senetler bakımından dava sonunda verilecek hükme kadar hiçbir işlem ve isteğe esas tutulmaması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve davacının söz konusu bonolar nedeniyle borçlu olmadığının tespiti ile senetlerin iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere haksız icra tazminatına karar verilmesi talep ve dava edilmiştir.

Tensiben yapılan inceleme sonunda adli yardım talebinin kabulüne karar verilmiştir.

Dava dilekçesinde ileri sürülen ihtiyati tedbir talebi yönünden 03/03/2021 tarihinde oluşturulan ihtiyati tedbire ilişkin ara karar:

"...

İhtiyati tedbir talebi yönünden icra dosyası celp edilip incelendikten sonra karar verilmesi tensip edilmiş olup bu doğrultuda ve sonuçta icra dosyasının incelendiği, davanın özgülenip taraf vekillerinin beyanlarının alındığı ön inceleme duruşmasının gerekli kısımları 03/03/2021 tarihli duruşmada tutanağa:

" Belirli gün ve saatte celse açıldı.

Davacı Vekili Av. ..., Davalı Vekili Av. ---- duruşmaya katıldı. Açık duruşmaya devam olundu.

Davanın niteliğine ve dosya kapsamına nazaran öncelikle davaya konu bonoların ve sayısının aydınlatılması gerektiği anlaşılmakla öncelikle bu yönden soruldu:

Davacı vekili: yapılan açıklamayı anladım, 05/06/2020 tarihli cevaba cevap dilekçemizin ikinci sayfasının başında dökümünü yaptığımız bonolardan ikinci sırada yer alan 30/04/2016 vade tarihli olan bonoyla ilgili kayıt yanlışlıkla yer almıştır, dava konusu bonolar bu ikinci sıradaki dışında kalan diğer 9 adet bono olup ---.

İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyasına konu olan 9 adet bono ile birebir aynıdır, bu maddi hatayı bu şekilde düzeltiyoruz, ayrıca ----- İcra Hukuk Mahkemesi'nin dosya numarasını bildirirken maddi hata yaptığımızı farkedip sözlü olarak düzeltmeye çalışmış isek de sözlü düzeltmeye bağlı olarak istenen ---- İcra Hukuk Mahkemesinin -----Esas sayılı dosyasının eldeki davayla ilgisi olmayıp, dava dilekçesinde yanlışlıkla bildirdiğimiz aynı mahkemenin ---- Esas sayılı davasının da ilgisi yoktur, SONUÇTA İLGİLİ DOSYA ---- İCRA HUKUK MAHKEMESİNİN ---- ESAS SAYILI DOSYASIDIR, o dosyada imza incelemesi yapıldı,

bütün bonolar yönünden imzaların müvekkilime ait olmadığı yönünde rapor ibraz edildi, ancak itiraz süreci işlemektedir dedi. Beyanı okundu imzası alındı.Davacı Vekili

Ön inceleme duruşmasına geçildi.

Tensip tutanağında da belirtildiği gibi davada HMK’nun 118 ila 186. Maddelerinde düzenlenen yazılı yargılama usulünün uygulanması gerektiği anlaşıldı.

...

Dava dilekçesi ve ekleri okundu; Davacı vekilinden soruldu:

Davacı vekili beyanında: Dilekçemizi aynen tekrar ediyoruz, cevapları kabul etmiyoruz. Dava konusu olayla ilgili olarak davalı tarafla anlaştığımız herhangi bir husus yoktur dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı.Davacı Vekili

Cevap dilekçesi ve ekleri okundu:

Davalı vekili beyanında: Cevap dilekçemizi aynen tekrar ediyoruz, dava konusu olayla ilgili olarak davalı tarafla anlaştığımız herhangi bir husus yoktur dedi. Beyanı okundu. İmzası alındı.Davalı Vekili

HMK'nın 140/1.maddesi kapsamında tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilmesi sonucunda; ----İcra Dairesinin ----- Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibe dayanak bonolardaki imzaların davacıya ait olup olmadığı ve buna da bağlı olarak davacının söz konusu icra dosyası ve dayanak bonolar yönünden borçlu olup olmadığı; ayrıca ciro silsilesindeki kopukluk-teminat amaçlı düzenlendiği iddiası-malen kaydının olması- taraflar arasında ticari ilişki olmadığı iddialarına bağlı olarak da davacının borçlu olup olmadığı hususlarının aydınlatılmasının gerektiği tespit edildi.

...

Tedbir talebi yönünden soruldu:

Davacı vekili: tedbir talebimizi tekrar ediyoruz, adli yardım kararı da dikkate alınarak teminatsız olarak tedbir kararı verilmesini istiyoruz dedi.

Davalı vekili: icra takibinin durdurulmasına yönelik tedbir talebi yasaya aykırıdır, bu aşamada icra takibinin durdurulması şeklinde tedbir kararı verilemez, sadece icra veznesine giren alacağın ödenmemesi şeklinde tedbir kararı söz konusu olabilir ki davacı tarafın böyle bir talebi de bulunmamaktadır, o nedenle tedbir talebinin reddini istiyoruz dedi.

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ

B)TEDBİR TALEBİ YÖNÜNDEN

1-HMK. Madde 209 düzenlemesi, imzaya itiraz edilmiş olması, davanın niteliği ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonuçta ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ İLE,

----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibe dayanak olan bonoların yasa gereği "bu konuda bir karar verilinceye kadar herhangi bir işleme esas alınmaması" şeklinde İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA,

2-Davacının Adli Yardım Kurumundan yararlandırılmış olmasına ilişkin ara karar ve HMK. Madde 209 düzenlemesi gözetilerek teminat alınmasına yer olmadığına,

3-Tedbir kararının infazının davacı vekilince gözetilmesi gerektiğine,

4-Sair hususların yazılacak gerekçeli ara kararda açıklanmasına, "

şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.

Konuya ilişkin HMK. Madde 209:

"YAZI VEYA İMZA İNKÂRININ SONUCU

Madde 209- (1) Adi bir senetteki yazı veya imza inkâr edildiğinde, bu konuda bir karar verilinceye kadar, o senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (2) Resmî senetlerdeki yazı veya imza inkâr edildiğinde, senetteki yazı veya imzanın sahteliği, ancak mahkeme kararıyla sabit olursa, bu senet herhangi bir işleme esas alınamaz. (3) Senede dayanılarak verilmiş olan ihtiyati tedbir, o senet hakkındaki sahtelik iddiasından etkilenmez ve gerektiğinde senet sahibi haklarının korunması için yeni tedbirler talep edebilir. " şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.

Sonuç olarak celp edilip incelenen icra dosyasına, yukarıya gerekli kısımları alınan ön inceleme duruşması içeriğine, taraf vekillerinin beyanlarına, yukarıya aynen alınan söz konusu HMK.

Madde 209 düzenlemesi, söz konusu yasal düzenlemenin emredici nitelikte olması, davaya konu icra takibine dayanak bonoların imzalarına itiraz edilmiş olması ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde söz konusu düzenleme kapsamında ileri sürülen tedbir talebinin karşılanması yönünden, taraflar arasındaki hak ve menfaat dengesi, yaklaşık ispat koşulu birlikte değerlendirildiğinde tedbir kararı verilmesi için gerekli yasal ve maddi şartların olayda gerçekleştiği değerlendirildiğinden davanın niteliği, sebebi, davacının adli yardımdan yararlandırılmış olması,

yasal düzenlemeye bağlı karar verilmiş olması ve dosya kapsamına nazaran takdiren teminatsız olarak aşağıdaki şekilde tedbir kararı verilmiştir.

ARA KARAR

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-HMK. Madde 209 düzenlemesi, imzaya itiraz edilmiş olması, davanın niteliği ve dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek sonuçta ihtiyati tedbir talebinin KABULÜ İLE, ----İcra Müdürlüğünün ---- Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibe dayanak olan bonoların yasa gereği "bu konuda bir karar verilinceye kadar herhangi bir işleme esas alınmaması" şeklinde İHTİYATİ TEDBİR KONULMASINA, 2-Davacının Adli Yardım Kurumundan yararlandırılmış olmasına ilişkin ara karar ve HMK. Madde 209 düzenlemesi gözetilerek teminat alınmasına yer olmadığına, ..." şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.

Yukarıya aynen aktarılan söz konusu ihtiyati tedbir kararına karşı İstinaf yoluna başvurulması üzerine ----- Bölge Adliye Mahkemesi -----.

Hukuk Dairesi' nin 24/06/2021 tarih ve ---- Esas, ------ Karar sayılı kararı ile İİK. madde 72/3 düzenlemesinde özel ve açık bir hüküm var iken ve HMK.'ya açık atıf yapılmamışken HMK.'nın 209. maddesindeki genel düzenlemenin uygulanmasının mümkün olmadığı gerekçesi ile davalı tarafın İstinaf başvurusu kabul edilerek söz konusu ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına kesin olarak karar verilmiştir.Davalı vekili tarafından ibraz edilen cevap dilekçesinde davacı tarafın 3. kişilerle arasındaki hukuki ilişkinin iyi niyetli hamil olan davalı bankayı bağlamayacağı,

davacı tarafın bonolar üzerindeki imzaları kendi eli mahsulü olmadığı iddiasının hukuka aykırı. Yersiz ve dayanaksız olduğu, davacı tarafın ----.

Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ----- Esas sayılı dosyasında mevcut tüm belgeler birlikte incelendiğinde neredeyse hepsinde birbirinden farklı imzalar olduğunun görüleceği, davacı tarafın bir ticari iş ve işleminin olmadığı iddiasının söz konusu ----- Esas sayılı dosyada temin edilen ------- müzekkere cevabına göre çek hesabı olduğunun bildirmesi karşısında yersiz olduğu ileri sürülerek haksız ve hukuka aykırı davanın reddi ile %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesi istenmiştir.

UYAP içeriği celp edilip incelenen ----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası ile---- İcra Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosya kapsamlarına göre takip alacaklısının eldeki davanın davalısı, takip borçlusunun eldeki davanın davacısı olan takibe konu bonoların:

Keşidecisi davacı ..., lehtarı dava dışı ----- Şirketi" ünvanlı şirket olup:

-20/07/2015 keşide, 30.06.2016 vade tarihli 100.000 TL tutarlı,

-20/07/2015 keşide, 30.06.2016 vade tarihli 100.000 TL tutarlı,

-20/07/2015 keşide, 30.06.2016 vade tarihli 100.000 TL tutarlı,

-14/08/2015 keşide, 31.07.2016 vade tarihli 100.000 TL tutarlı,

-20/07/2015 keşide, 31.07.2016 vade tarihli 100.000 TL tutarlı,

-14/08/2015 keşide, 31.08.2016 vade tarihli 100.000 TL tutarlı,

-20/07/2015 keşide, 31.08.2016 vade tarihli 100.000 TL tutarlı,

-02/09/2015 keşide, 31.08.2016 vade tarihli 126.000 TL tutarlı,

-02/09/2015 keşide, 30.09.2016 vade tarihli 126.000 TL tutarlı,

bu 9 adet bono olduğu, bonoların toplam bedeli olan 952.000 TL'nin asıl alacak olarak ileri sürüldüğü, işlemiş faiz-komisyon-protesto masrafı kalemleriyle birlikte takibe konu toplam bedelin 1.295.906,37 TL olduğu, takip tarihinin 09/05/2019 olduğu, söz konusu ----- Esas sayılı icra hukuk mahkemesi dosyasına konu bonoların da bu bonolar olduğu, belirlenmiştir.

İbraz edilen Hukuk Uyuşmazlıklarında Dava Şartı Arabuluculuk Son Tutanağına göre ---- Arabuluculuk Bürosu, Büro dosya numarası ---- ve arabuluculuk numarası ---- numaralı yapılan başvurunun taraflarla ilgili olduğu, davalı tarafın davete icabet etmediği ve sonuçta anlaşma sağlanamadığından 18/11/2019 tarihli son tutanak düzenlendiği, arabuluculuğa başvuruya ilişkin dava şartının yerine getirilmiş olduğu belirlenmiştir.

Ön inceleme duruşmasında davacı vekili imzalı beyanında maddi hataları düzelterek dava konusu bonoların ---- İcra Müdürlüğü'nün ------ Esas sayılı takibine dayanak 9 adet bono olduğunu ve ilgili icra hukuk mahkemesi dosyasının ise ----. İcra Hukuk Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosya olduğunu açıklamış olup, buna göre ve sonuçta 03/03/2021 tarihinde yapılan ön inceleme duruşmasında engel bir dava şartı olmadığı belirlenerek ihtilafın söz konusu ----.

İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören takibe dayanak 9 adet bonolardaki imzaların davacıya ait olup olmadığı ve buna bağlı olarak davacının söz konusu icra dosyası ve dayanak bonolar yönünden borçlu olup olmadığı ve ayrıca ciro silsilesindeki kopukluk-teminat amaçlı düzenlendiği iddiası-manen kaydının olması-taraflar arasında ticari ilişki olmadığı iddialarına bağlı olarak da davacının borçlu olup olmadığı hususlarının aydınlatılmasına yönelik olduğu tespit edilerek tahkikata geçilmek suretiyle ilgili dosyalar yönünden yazışma yoluna gidilmiştir.

Davacı vekili 06/01/2022 tarihli dilekçe ile dava ve tedbire ilişkin safahata yer verilip davanın adli yardımlı olduğu ve BAM kararında işaret edilen İİK. madde 72/3 düzenlemesi hatırlatılarak bu kez İİK. madde 72/3 düzenlemesi çerçevesinde teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesi istenmiştir. Söz konusu 06/01/2022 tarihli tedbir talebi yönünden ise: "... Dava İİK Madde 72 düzenlemesi kapsamında menfi tespit davası olup, 06/01/2022 tarihli dilekçede ileri sürülen tedbir talebi ise ''İcra Veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesi''ne yöneliktir. Konuya ilişkin İİK madde 72 düzenlemesi:

''MENFİ TESBİT VE İSTİRDAT DAVALARI

Madde 72 - (Değişik madde: 18/02/1965 - 538/43 md.)

Borçlu, icra takibinden önce veya takip sırasında borçlu bulunmadığını ispat için menfi tesbit davası açabilir.

İcra takibinden önce açılan menfi tesbit davasına bakan mahkeme, talep üzerine alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere gösterilecek teminat mukabilinde, icra takibinin durdurulması hakkında ihtiyati tedbir kararı verebilir.

İcra takibinden sonra açılan menfi tesbit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak, borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın yüzde onbeşinden aşağı olmamak üzere göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyle icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini istiyebilir.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava alacaklı lehine neticelenirse ihtiyati tedbir kararı kalkar. Buna dair hükmün kesinleşmesi halinde alacaklı ihtiyati tedbir dolayısıyla alacağını geç almış bulunmaktan doğan zararlarını gösterilen teminattan alır. Alacaklının uğradığı zarar aynı davada takdir olunarak karara bağlanır. Bu zarar herhalde (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmiden aşağı tayin edilemez.

(Değişik fıkra: 09/11/1988 - 3494/6 md.) Dava borçlu lehine hükme bağlanırsa derhal takip durur. İlamın kesinleşmesi üzerine münderecatına göre ve ayrıca hükme hacet kalmadan icra kısmen veya tamamen eski hale iade edilir. Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir.

Takdir edilecek zarar, haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın (Değişik ibare:02/07/2012-6352 S.K./15.md.) yüzde yirmisinden aşağı olamaz. Borçlu, menfi tesbit davası zımmında tedbir kararı almamış ve borç da ödenmiş olursa, davaya istirdat davası olarak devam edilir.

Takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını istiyebilir. Menfi tesbit ve istirdat davaları, takibi yapan icra dairesinin bulunduğu yer mahkemesinde açılabileceği gibi, davalının yerleşim yeri mahkemesinde de açılabilir.

Davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur.''şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.

Sonuç olarak celp edilip incelenen icra dosyasına, yukarıya gerekli kısımları alınan ön inceleme duruşması içeriğine, taraf vekillerinin beyanlarına, davaya konu icra takibine dayanak bonoların imzalarına itiraz edilmiş olmasına, önceki tedbir kararının niteliğine ve o kararı kaldıran BAM kararının gerekçesi ile söz konusu BAM kararının İİK. Madde 72/3 düzenlemesine göre tedbir talebinin değerlendirilip karara bağlanmasına engel bir etkisinin bulunmamasına.

06/01/2022 tarihli dilekçe ekinde emsal olarak sunulan ---- BAM ----. Hukuk Dairesinin---- Esas ve ---- Karar sayılı karara; yukarıya aynen aktarılan İİK. Madde 72 düzenlemesine, davanın icra takibinden sonra açılmış olmasına.

HMK M.389 ve devamı maddelerinde belirtilen mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeni ile hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceği veya gecikme sebebi ile bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerine ilişkin yasal düzenleme ile İİK Madde 72/3 düzenlemesine,

yakın ispata ilişkin koşullara ve tüm dosya kapsamına nazaran 06/01/2022 tarihli dilekçede İİK. madde 72/3 kapsamında ileri sürülen ihtiyati tedbir talebinin karşılanması için gerekli yasal ve maddi şartların olayda gerçekleştiği sonucuna varıldığından ve davanın adli yardımlı olması nedeniyle takdiren teminatsız olarak ihtiyati tedbir talebinin kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

ARA KARAR

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İhtiyati tedbir talebinin takdiren teminatsız olarak KABULÜ ile;

Dava sonuna kadar olmak üzere; ----. İcra Müdürlüğünün ----- Esas sayılı icra dosyası üzerinden icra veznesine girecek paranın İİK. Madde 72/3 düzenlemesi çerçevesinde ihtiyati tedbir yoluyla alacaklıya ödenmemesine,

2-İİK. Madde 72/3 düzenlemesi yönünden ihtiyati tedbir kararının ilgili icra dairesince yerine getirilmesine,

3-Tedbir kararının yerine getirilmesinin ihtiyati tedbir isteyen tarafın sorumluluğunda olduğuna ve kararın ihtiyati tedbir isteyen tarafça ilgili icra dairesine ibraz edilmesi gerektiğine,

4-HMK.m.393/1 düzenlemesi gereğince ve kararın yoklukta verildiği de gözetilerek bu gerekçeli ara kararın tebliğ tarihinden itibaren 1 hafta içinde kararın uygulanmasının talep edilmemesi halinde ihtiyati tedbir kararının yasa gereğince kendiliğinden kalkmış sayılacağına,

5-Kararın taraflara tebliğine,

İlişkin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu tedbir kararının tarafların yokluğunda verilmiş olması nedeni ile HMK.nun 394* md. uyarınca itiraz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 21/01/2022"

şeklinde ihtiyati tedbir kararı verilmiş olup yukarıya da aynen aktarılmıştır.

Davalı vekili tarafından ibraz edilen 07/02/2022 tarihli itiraz dilekçesi ile tedbir kararının İİK. madde 72/3 düzenlemesine uygun olmadığı ve teminata bağlanması gerektiği ileri sürülerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılması aksi halde alacağın %15' inden aşağı olmamak üzere teminata bağlanması talep edilmiş olup 31/03/2022 tarihli dilekçe ile de itiraza konu söz konusu tedbir kararının yasal süre içinde infaza konulmadığı ileri sürülerek bu nedenle irdeleme yapılması gerektiği belirtilmiştir.

İhtiyati tedbire itiraz duruşması tahkikat duruşması ile birlikte yapılmış olup 14/09/2022 tarihli tahkikat duruşma tutanağının ihtiyati tedbire itiraza ilişkin kısımları:

"...

Davacı Vekili Av. ..., Davalı Vekili Av. ----, duruşmaya katıldı. Belli yerde açık duruşmaya başlandı.

Bekletici mesele yapılan icra hukuk mahkemesine yapılan müzekkereye verilen cevaba göre sürecin devam ettiği, yargılamanın devam ettiği anlaşıldı.

Tedbire itiraz yönünden icra müdürlüğüne yazılan 18/05/2022 tarihli müzekkereye verilen 23/05/2022 tarihli cevabi yazıda ihtiyati tedbir talebi yönünden herhangi bir işleme rastlanmadığı belirtilerek mahkememizin söz konusu 18/05/2022 tarihli müzekkeresi üzerine ihtiyati tedbirin işlendiği, takibin durdurulduğu bilgisinin verildiği anlaşıldı.

Söz konusu cevabi yazıya göre ihtiyati tedbire ilişkin 21/01/2022 tarihli ara kararın yasal süresi içinde infaz edilmemiş olduğu ve 18/05/2022 tarihli müzekkeremizin de farklı değerlendirilerek tedbirin buna göre uygulanmış olduğu anlaşıldı.

Davacı vekilinden soruldu: zapta geçen hususlara bir diyeceğimiz yoktur, ancak bize göre İİK. gereğince verilen tedbir kararının Mahkemece resen uygulanması gerekir, infaz yönünden taraflara sorumluluk yüklenmemesi gerekir, bekletici mesele yapılan dava yönünden ise dosya eksiklik ikmal edilerek ATK' ya gönderilecek, ara karar doğrultusunda süreç tamamlandığında bu dosyaya bilgi sunacağız, ayrıca aynı taraflar arasında ve fakat başka icra takipleri ve o takiplere konu başka senetler nedeniyle ---- Asliye Ticaret Mahkemesi' nin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden görülen menfi tespit davamız kabul edildi, emsal nitelikte olup bu konuda dosyaya müzekkere yazılmasını istiyoruz, dedi.

Davalı vekilinden soruldu: zapta geçen hususlara bir diyeceğimiz yoktur, ancak davacı vekilinin zapta geçen beyanlarını kabul etmiyoruz, tedbir kararı süresinde uygulanmamıştır, tedbir kararının kaldırılmasını istiyoruz, ayrıca emsal olduğu bildirilen dava hakkında verilen karar henüz kesinleşmemiştir, tarafımızca İstinaf yoluna başvurulmuştur, dedi.

Dosya incelendi.

GGD

A)TAHKİKAT YÖNÜNDEN

...

B)TEDBİRE İTİRAZ YÖNÜNDEN

1-İtiraza konu olan 21/01/2022 tarihli ihtiyati tedbire ilişkin ara kararın yasal süresi içinde uygulanmadığı anlaşıldığından HMK. madde 393/1 düzenlemesi gereğince söz konusu ihtiyati tedbir kararının yasa gereğince kendiliğinden kalkmış sayılmasına, 2-Sair itiraz sebeplerinin irdelenmesine yer olmadığına, 3-Gerekçeli ara kararın yazılmasına, ..."şeklinde olup yukarıya aynen aktarılmıştır.

Sonuç olarak itiraza konu 21/01/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının davacı vekiline 02/02/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olması, -----. İcra Müdürlüğü'nün ----- Esas sayılı dosyası üzerinden 1 haftalık yasal süre geçtikten çok sonra ve hatta Mahkememizin 18/05/2022 tarihli müzekkeresi üzerine tedbirin işlendiğinin bildirilmiş olması ile HMK. madde 393/1 düzenlemesinde yer alan ve kararın tebliğinden itibaren 1 haftalık uygulama süresine ilişkin emredici yasal düzenleme,

duruşmada alınan taraf vekillerinin beyanları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde süresinde uygulanmayan ihtiyati tedbi kararının yasa gereği kendiliğinden kalkmış olması nedeniyle 14/09/2022 tarihli ara karar ile söz konusu 21/01/2022 tarihli ihtiyati tedbire ilişkin ara kararın yasal süre içinde uygulanmaması nedeniyle kendiliğinden kalkmış sayılmasına karar verilmiştir.

Tahkikat yönünden 07/12/2022 tarihli duruşmada taraf vekillerinin alınan beyanlarına, ----. İcra Hukuk Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosya üzerinden işlem gören ve konusu eldeki bu davaya konu 9 adet bono olup imzaya itirazların aydınlatılmasına yönelik davanın bekletici mesele yapılmasına karar verilerek söz konusu davanın sonucu beklenmiştir.

Bekletici mesele yapılan söz konusu -----.

İcra Hukuk Mahkemesinin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden yapılan yargılama sonunda 21/02/2023 tarihinde verilen ------ Karar sayılı kararla 02/11/2022 tarihli ATK raporuna dayalı olarak imza itirazına ilişkin davanın kabulüne karar verilerek söz konusu ----- Esas sayılı takibin davacı yönünden durdurulmasına karar verilmiş olup, İstinafa başvurulması üzerine ----- BAM -----Hukuk Dairesinin 15/01/2025 tarihli ve ----- Esas, ------ Karar sayılı ile İstinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararına karşı temyiz yoluna gidilmesi üzerine Yargıtay -----.

Hukuk Dairesinin 05/05/2025 tarihli ve ----- Esas, ----- Karar sayılı kararı ile onanmak suretiyle kararın 05/05/2025 tarihinde kesinleşmiş olduğu anlaşılmıştır.Emsal nitelikte olup, ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden işlem gören aynı taraflar arasındaki başka icra takibine konu başka bir bono nedeniyle açılan menfi tespit davasının kabulüne karar verildiği ve 30/06/2022 tarih ve ----- Karar sayılı karara karşı istinaf yoluna gidilmesi üzerine ----- BAM ---- Hukuk Dairesinin 27/03/2025 tarih ve ---- Esas ------ Karar sayılı kararı ile İstinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak karar verilmiş olması

nedeniyle söz konusu emsal kararın 27/03/2025 tarihinde kesinleşmiş olduğu belirlenmiştir.

Sonuç olarak ---- İcra Müdürlüğü'nün ------Esas sayılı takibine ilişkin dosyanın UYAP içeriği, takibe dayanak olup yukarıda ilgili yerde özellikleri açıklanan 9 adet bono, dosya kapsamına yansıyan şekilde davacının adli yardıma muhtaç konumu, safahattan geçerek kesinleşen ----.

İcra Hukuk Mahkemesinin ----- Esas sayılı dosyası üzerinden verilen söz konusu bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığına ilişkin kararı, bu karara dayanak ATK raporu, emsal nitelikte olup safahattan geçerek kesinleşmiş olan söz konusu ---- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------ Esas sayılı dosyası üzerinden verilen karar ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde takibe ve davaya konu bonolardaki imzaların davacıya ait olmadığı sonuç ve kanaatine varıldığından sair hususların irdelenmesine gerek görülmeyerek imza itirazı yönünden sübut bulan davanın kabulüne ilişkin olmak üzere aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuş olup,

davalı bankanın hamil konumu ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde kötü niyeti sabit görülmediğinden davalı aleyhine talep edilen icra tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

Davanın kabulü ile ----. İcra Dairesinin ---- Esas sayılı icra dosyası üzerinden yapılan takibi ve dayanak ve keşidecisi davacı ..., lehtarı dava dışı "------ Şirketi" ünvanlı şirket olup:

-20/07/2015 keşide, 30.06.2016 vade tarihli 100.000 TL tutarlı,

-20/07/2015 keşide, 30.06.2016 vade tarihli 100.000 TL tutarlı,

-20/07/2015 keşide, 30.06.2016 vade tarihli 100.000 TL tutarlı,

-14/08/2015 keşide, 31.07.2016 vade tarihli 100.000 TL tutarlı,

-20/07/2015 keşide, 31.07.2016 vade tarihli 100.000 TL tutarlı,

-14/08/2015 keşide, 31.08.2016 vade tarihli 100.000 TL tutarlı,

-20/07/2015 keşide, 31.08.2016 vade tarihli 100.000 TL tutarlı,

-02/09/2015 keşide, 31.08.2016 vade tarihli 126.000 TL tutarlı,

-02/09/2015 keşide, 30.09.2016 vade tarihli 126.000 TL tutarlı,

bu 9 adet bono nedeniyle davacının borçlu olmadığının tespitine,

Davalının kötü niyeti sabit görülmediğinden davalı aleyhine talep edilen icra tazminat talebinin reddine,

Adli yardım kararı nedeniyle başlangıçta harç alınmamış olması da gözetilerek sonuçta 44,40 TL başvurma harcı ile kabule konu dava değeri üzerinden hesaplanan 88.524 TL nispi karar harcının toplamı olan 88.568,40 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunun madde 18/A-(13) ve (14) düzenlemelerine ve Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesine bağlı olarak Arabulucuk Bürosu tarafından yapılan ve Adalet Bakanlığı Bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL zaruri giderin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Adli yardım kararı nedeniyle davacı tarafça yapılmış bir gider olmadığından bu konuda başkaca bir hüküm kurulmasına yer olmadığına,

Davalı tarafça yapılan giderin üzerinde bırakılmasına,Adli yardım kurumu kapsamında yapılan 326 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,Kabule konu değer üzerinden davacı vekili yararına tarife gereğince hesap ve takdir edilen 193.427 TL nispi avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Artan avansın karar kesinleştiğinde ilgilisine iadesine,

İlişkin olmak üzere davacı vekilinin e-Duruşma sistemi üzerinden yüzüne karşı aleni olarak yapılan yargılama sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/1119, K. 2025/806, 22 Ekim 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2019/1119
  4. Karar No : 2025/806
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 26/12/2019
  7. Karar Tarihi : 22/10/2025
  8. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  9. Gereği Görüşülüp Düşünüldü
  10. B)tedbir Talebi Yönünden
  11. "Yazı Veya İmza İnkârının Sonucu
  12. Ara Karar
  13. ''Menfi Tesbit Ve İstirdat Davaları
  14. Ara Karar
  15. Ggd
  16. A)tahkikat Yönünden
  17. B)tedbire İtiraz Yönünden
  18. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2019/1119
Karar No
2025/806
Tarih
22 Ekim 2025

İlgili Kararlar

  • İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi E.2020/5 K.2025/263
  • İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/26 K.2025/759
  • İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/71 K.2025/710
  • İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/82 K.2025/770
  • İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/94 K.2025/752
  • İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/119 K.2025/901

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.