KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/234
- Karar No
- 2024/804
- Karar tarihi
- 19 Kasım 2024
Karar Metni
1.530 kelime·8 dk okuma·8 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/234
KARAR NO : 2024/804
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVANIN İLK AÇILDIĞI TARİH: 01/11/2018
MAHKEMEMİZE TEVZİ TARİHİ: 25/09/2019
KARAR TARİHİ : 19/11/2024
----Asliye Ticaret Mahkemesinin --- Esas ---- Karar sayılı Yetkisizlik karar sayılı kararı ile yetkisizlik kararı verilerek mahkememize tevzi edilen dosyanın yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/02/2012 tarihinde --- - sevk ve idaresindeki ----- plaka sayılı araç ile ----- Sokak içinden ----- Caddesi istikametine seyir halindeyken, aynı istikamette yaya konumunda bulunan müvekkili ...'e çarpması sonucu meydana gelen trafik kazası nedeniyle, müvekkili ...'ün yaralandığını, kazaya karışan ----plaka sayılı aracın -----nolu ZMMS poliçesi ile davalı ... tarafından sigortalı olduğunu, müvekkilleri tarafından 24/05/2018 tarihinde davalı şirkete başvuruda bulunulduğunu, ancak bir sonuç alınamadığını belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, 1.000,00 TL kalıcı işgöremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Öncelikle davaya konu kazanın, haksız fiilden kaynaklanmakta olup, ----- İlinde meydana geldiğini, müvekkili şirketin ticari merkezinin İstanbul olup, yetki itirazlarının kabulü ile, dosyanın ----- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davacı tarafın, müvekkili şirkete eksik evrak ile başvuru yapmış olup, hiçbir şekilde davanın kabulü anlamına gelmemekle birlikte, faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olarak kabul edilmesi gerektiğini belirterek, tarafların kusur oranlarının tespiti ile davacının maluliyet oranının tespiti bakımından Adli Tıp Kurumundan rapor alınmasına, gerekli incelemeler neticesinde müterafik kusur indirimi yapılmasına, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili 25.06.2024 tarihli ıslah dilekçesinde özetle; 225.000,00 TL'nin 06.06.2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili ıslaha karşı beyan dilekçesinde özetle; Islahı kabul etmediklerini ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
SAFAHAT
--- Asliye Ticaret Mahkemesinin---- Esas ---- Karar sayılı ilamı ile:" 1-6100 sayılı HMK nun 115/2 md gereğince davanın, mahkememizin yetkisizliği nedeniyle dava şartı noksanlığından usulden reddine, 2-6100 sayılı HMk nun 20/1 md gereğince görevli ve yetkili mahkemenin ---- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesi olduğunun tespitine,3-6100 sayılı HMK nun 20/1 md gereğince kararın taraflardan birinin süresi içinde yasa yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde, kararın kesinleştiği tarihten, yasa yoluna başvurulmuşsa bu başvurunun reddi kararının tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde karar veren mahkememize başvurarak,
dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesini talep etmesi halinde dosyanın görevli ve yetkili ---- Nöbetçi ---- Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine,"şeklinde yetkisizlik kararı verilmiş olup dosya mahkememiz iş bu esasına kaydedilmiştir.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
-----Eğitim Ve Araştırma Hastanesine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
ATK raporu dosya arasına alınmıştır.
Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyet raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava, 14.02.2012 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı şirket nezdinde sigortalı bulunan ----- plakalı aracın yaya olan davacıya çarpması sonucu, davacı yönünden HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davası olarak kalıcı iş göremezliğe ilişkin maddi tazminat davasıdır.Dava dilekçesi, cevap dilekçesi, gelen müzekkere cevapları ve taraflarca sunulan deliller hep birlikte değerlendirilmiştir.
Yargıtay ---- Hukuk Dairesi’nin 11/03/2021 tarihli, ---- esas ----- karar sayılı ilamında;"…haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp iddiasında; Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Ana Bilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlarının çalışma gücü kaybı olduğunu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihi;
-11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü,
-11.10.2008–01.09.2013 arası Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
- 01.09.2013–01.06.2015 arası Maluliyet Tespit İşlemleri Yönetmeliği,
-01.06.2015–20.02.2019 arası Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik, ile Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik
-20.02.2019 tarihinden sonrası için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir." belirtilmiştir.
Dosya, maluliyetin tespiti amacıyla ATK'ya gönderilmiş, 07.07.2021 tarihli, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre düzenlenen raporda, davacının %2,1 oranında meslekte kazanma gücünden kaybetmiş sayılacağı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren dokuz aya kadar uzayabileceği rapor edilmiş, raporun, yukarıda anılan güncel içtihata göre, uygun yönetmelik esas alınarak yöntemince düzenlendiği anlaşıldığından bu ATK raporuna itibar etmek gerekmiştir.
Dosya, trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ve sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyetine tevdi edilmiş.
07.01.2022 tarihli rapora göre dosyadaki bilgi, belge, sigorta poliçesi, hasar dosyası, ATK raporu ve ibraz edilen deliller ışığında, olay anındaki yayaların olayın meydana geldiği iddia edilen kavşaktaki konumları (kavşakta bulundukları nokta) kesin olarak bilinmediği gibi, yol hakkında yeterli bir bilgi bulunmadığı, davacının annesi dışında da olayın meydana gelişini anlatan herhangi birinin ifadesinin bulunmadığı, olay anını gösteren basit kroki ile olay anını kaydeden bir görüntünün de mevcut olmadığı, sürücünün de kazaya ait bir beyanı bulunmadığı, söz konusu olay nedeniyle açılan ----.
Sulh Ceza Mahkemesinin ----- Esas nolu dosyasında da mağdur ve müştekilerin şikâyetinden vazgeçtiği, bu bağlamda olay anında asli kusurun yayalarda mı yoksa aracı kullanan sürücüde mi olduğunun tespit edilemediği, buna bağlı olarak iş göremezlik tazminatının hesaplanamadığı rapor edilmiş olup, raporda kusura ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılamadığından,
taraflarca sunulan itirazların değerlendirilmesi ve kusur yönünden rapor alınabilmesi amacıyla dosya ATK Trafik İhtisas Dairesine gönderilmiş, düzenlenen raporda, mahal şartlarına ve olayın meydana geliş şekline ilişkin olarak kusur tespitine dayanak teşkil edecek yeterli veri olmadığı bildirilmiştir.Aşamalarda davacı vekilinin keşif yapılması talebinin kabulüne karar verilerek ---- Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, keşif yapılmak suretiyle sunulan rapora göre, davacı ile annesinin yayaların yapacağı yerden geçiş yaptıkları, kazanın meydana gelmesinde herhangi bir kusurları bulunmadığı,
----- plakalı araç sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 68. maddesini ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelişinde %100 oranında kusurlu olduğu rapor edilmiştir.
Yapılan kusur tespitine bağlı olarak, hesap yönünden ek rapor alınması amacıyla dosya aynı bilirkişi heyetine tevdi edilmiş, verilen ek süreye ve HMK 274.maddesindeki ihtarata rağmen de ek raporun sunulmaması sebebiyle yeni bir sigorta aktüer bilirkişiden rapor alındığı, 19.03.2024 tarihli rapora göre, yerleşik içtihatlar uyarınca TRH 2010 Tablosu göre davacının 241.709,07 TL kalıcı iş göremezlik tazminat alacağı olduğu, sigorta poliçe limitinin ise 225.000,00 TL olduğu rapor edilmiştir.
Mahkememizce aldırılan kusur raporu ile 19.03.2024 tarihli aktüer bilirkişi raporunun bu yönleriyle hükme esas alınmaya uygun, gerekçeli ve denetlenebilir bulunması sebebiyle yeni bir rapor alınması cihetine gidilmeyerek, davacı tarafından miktar yönünden, iş göremezlik zararı 225.000,00 TL olarak ıslah edildiği, davacı tarafça ıslah harcının yatırıldığı, artırılan miktarın poliçe limitleri dahilinde kaldığı tespit edilmiştir.Yargıtay ---- Hukuk Dairesinin 27/05/2019 tarih ---- esas ---- karar sayılı ilamında: "...Davacı vekili;
davalı ... nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı bulunan müvekkilinin desteği ve murisi olan eşi ----- sevk ve idaresindeki motosikletin, dava dışı ----’ın sevk ve idaresindeki araçla çarpışması nedeniyle 02/07/2006 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde vefat ettiğini, kazanın meydana gelmesinde müvekkilinin desteğinin kusurlu ve sorumlu olduğunu, müvekkilinin zarar gören 3.kişi konumunda olduğunu beyanla,
eşinin desteğinden mahrum kalan müvekkili için fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili; kazaya karışan aracın müvekkili şirket nezdinde ZMMS poliçesi ile sigortalı olduğunu, davacının taleplerinin poliçe kapsamı dışında olduğunu beyanla, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, kararda yazılı gerekçelerle ve benimsenen bilirkişi raporuna göre; davanın kabulüne, 57.500,00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair verilen karar davalı vekili tarafından süresi içerisinde temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.Davacı vekilince tazminat için temerrüt faizi olarak ticari faiz(avans faizi) istenilmiş, mahkemece tazminatta davalı ... yönünden avans faizine hükmedilmiştir. Oysa, zarara neden olan araç motosiklet olup ticari araç değildir.
Bu halde temerrüt faizi olarak davalı ... yönünden yasal faize hükmedilmesi gerekirken avans faizine hükmedilmesi doğru değil bozma nedeni ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK'nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir." belirtilmiştir.Yukarıda anılan içtihat uyarınca davacı tarafça ticari işlerde uygulanan faiz talebinde bulunulmuş olup, kazaya neden olan araç otobüs ve şirket adına kayıtlı olup, ticari araç olduğundan avans faizine hükmetmek gerekmiş, davalı ... yönünden,
başvuru tarihi olan 28.05.2018 tarihinden sekiz iş günü sonrasına tekabül eden 08.06.2018 tarihi itibariyle temerrüde düştüğü anlaşıldığından, bu tarih itibariyle temerrüdün gerçekleştiği kabul edilmiş ve davacının davasının, hükümde yazıldığı şekilde kabulüne karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/234, K. 2024/804, 19 Kasım 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama