KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/254
- Karar No
- 2024/636
- Karar tarihi
- 1 Ekim 2024
Karar Metni
809 kelime·4 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/254
KARAR NO : 2024/636
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 27/09/2019
KARAR TARİHİ : 01/10/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin 25.06.2013 günü saat 07:48 sularında ---- caddesi üzerinde karşıdan karşıya geçişi esnasında ----- plakalı aracın çarpması neticesi yaralandığını, kazaya plakası tespit edilemeyen ----- tipi aracın sebep olduğunu, kazadan sonra müvekkilinin birçok kez ameliyat geçirmesine rağmen iyileşemediğini, çalışamadığını, %76 engelli hale geldiğini, davalı tarafa taleplerinin ilettiklerini fakat olumsuz yanıt aldıklarını, arabuluculuk görüşmelerinde de sonuç alınamadığını, müvekkilinin maluliyetten kaynaklı maddi zararının kaza tarihinden itibaren hesaplanacak avans faizi ile birlikte hüküm altına alınmasına, yargılama ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle. Müvekkil kurumun 2918 sayılı KTK gereğince dava konusu maddi tazminatı ödeme yükümlülüğünün bulunmadığını, kazaya sebep olan ----- plakalı aracın -------- tarafından ------ poliçe numarası ile trafik sigorta poliçesinin bulunduğunu, güvence hesabının sorumluluğu kapsamında bulunan, zorunlu sigortaların sağladığı teminatlara ilişkin olarak; sigortalının belirlenememesi,
rizikonun meydana geldiği tarihte geçerli sigortanın bulunmaması veya çalınmış veya gasp edilmiş araçlarla kazaya sebebiyet verilmesi durumlarında, kazalarda zarar gören kişilerin, sigorta güvencesinden yoksun kalmaları nedeniyle uğrayacakları bedeni zararların karşılanmasından ibaret olduğunu, kazaya sebebiyet verdiği iddia edilen taşıtın cinsinin, araç plakasının ve sürücüsünün tespit edilmesi gerektiğini, davacının ifadesi dışında kazaya sebep veren plakası tespit edilemeyen bir araçile ilgili bir bilgi ve belgenin bulunmadığını,
davacının maluliyet durumunun tespitinin ve kazadaki kusur oranlarının adli tıp kurumunca yapılmasını talep ettiklerini, poliçedeki teminat limiti ve kusur oranı ile güvence hesabının sınırlı olduğunu beyan ederek, haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine, yargılama ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili tarafından bilirkişi raporuna karşı beyan dilekçesi ile birlikte davanın ihbarı talebinde bulunulmuş olup, ihbar olunan ---- tebligat yapıldığı, ihbar olunan --- -- çıkartılan tebligatın iade döndüğü, kişinin mernis adresi boş olduğundan yeniden tebligat yapılamadığı görüldü.
Deliller
Tarafların ticaret sicil sorguları dosya arasına alınmıştır.
---- Asliye Ceza Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyasının uyap kayıtları dosya arasına alınmıştır.İlgili Emniyet Müdürlüklerine yazılan müzekkere cevabı dosya arasına alınmıştır.
----- SGK'ya yazılan müzekere cevabı dosya arasına alınmıştır.
Güvence hesabına yazılan müzekere cevabı dosya arasına alınmıştır.
---- Göğüs Hastanesine, ---- Numune Hastanesine, ---- Devlet Hastanesine ve ---- Eğitim ve Araştırma Hastanesine, ----- Eğitim Ve Araştırma Hastanesine yazılan müzekkerelere cevapları dosya arasına alınmıştır.Trafik kusuru konusunda uzman bilirkişi ile sigorta hukuku alanında uzman aktüer bilirkişi heyeti kök ve ek raporları dosyaya sunulmuştur.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:Dava, 25.06.2013 tarihinde meydana gelen trafik kazası sebebiyle davalı güvence hesabı tarafından hasar dosyası oluşturulan ------ plakalı aracın çarpması sonucu davacı yönünden, HMK 107.maddesi uyarınca belirsiz alacak davasıdır.Davacı vekili tarafından açılan işbu davanın, 23.01.2024 tarihinde 6100 sayılı HMK 150 ve 320/4 maddeleri uyarınca 1.kez işlemden kaldırıldığı, işlemden kaldırılan davanın, davacı tarafça yasal süresinde yenilendiği,
bu kez 01.10.2024 tarihli celsede davacı tarafın hazır olduğu ancak alınan imzalı beyanına göre, davayı takip etmeyeceklerinin beyan edildiği anlaşılmış olup, basit yargılama usulüne tabi iş bu davada, yasanın amir hükmü gereği, dosyanın 1 kez takipsiz bırakılabileceği, 2.kez takipsiz bırakılması halinde yeniden işlemden kaldırılmasına karar verilmeden, takipsiz bırakılan dosyanın açılmamış sayılmasına karar verileceği düzenlendiğinden,
bir kez yenilenmeden sonra takipsiz bırakılan iş bu davanın 6100 sayılı HMK 150 ve 320/4 maddeleri uyarınca açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir.Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi 7.maddesi: "(1) Görevsizlik veya yetkisizlik nedeniyle dava dilekçesinin reddine, davanın nakline veya davanın açılmamış sayılmasına ön inceleme tutanağı imzalanıncaya kadar karar verilmesi durumunda Tarifede yazılı ücretin yarısına, ön inceleme tutanağı imzalandıktan sonra karar verilmesi durumunda tamamına hükmolunur.
Şu kadar ki, davanın görüldüğü mahkemeye göre hükmolunacak avukatlık ücreti, Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde yazılı miktarları geçemez."Öte yandan yargılama gideri kapsamında Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/1-ç ve 326.
Maddeleri de gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti de yargılama gideri olarak hesaplanmış, davalı taraf vekille temsil edildiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 7/1 maddesi gereğince vekalet ücretine hükmedilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/254, K. 2024/636, 1 Ekim 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama