KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/419
- Karar No
- 2023/836
- Karar tarihi
- 24 Kasım 2023
Karar Metni
1.180 kelime·6 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/80
KARAR NO : 2023/802
DAVA
Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali)
DAVA TARİHİ : 10/01/2020
KARAR TARİHİ : 20/11/2023
Mahkememizde görülmekte olan Ticari Nitelikteki Banka Garanti Sözleşmesinden Kaynaklanan Davalar (İtirazın İptali) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
Davacı ile dava dışı----- Şirketi arasında sözleşme imzalandığını, bu sözleşmede davalı -----müşterek borçlu ve müteselsil kefil olarak imzasının alındığını, davacı tarafından davalı tarafa bu sözleşmeye istinaden kredi kullandırıldığını, davalı tarafın davacı tarafa kullanmış olduğu krediler nedeniyle borçlarının bulunduğu ve fakat davalı tarafın kredi borçlarını vadesinde ödemediğini, bunun üzerine davalı tarafa borcun ödenmesi hususunda ihtarname gönderildiğini, bu ihtarnamede belirtilen güne kadar borcun ödenmemesi üzerine ilamsız icra takibi başlatıldığını,
davalı tarafın süresi içinde icra takibine itiraz etmesi dolayısı ile icra müdürlüğünün icrayı durdurma kararı aldığını, itirazın iptali ve takibin devamı amacı ile dava açılmadan önce TTK Madde 5/A gereği zorunlu olan arabuluculuk şartının sağlanması amacı ile yapılan arabuluculuk başvurusunun olumsuz sonuçlanarak mutabakata varılamadığını, davalı tarafından icra takibine yapılan itirazın dayanaksız olduğunu, takibin devam edilmesi amacı ile huzurdaki davanın açıldığı ifade edilerek;
davaya konu icra müdürülüğünün başlatmış olduğu İcra takibine itirazın iptaline, takibin devamına, itirazın alacağın geciktirilmesi amacı ile kötü niyetli yapılmış olması nedeni ile %20'den aşağı olmamak üzere icra inkâr tazminatına mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Huzurdaki davanın 2004 yılı İcra İflas kanunu madde 67 uyarınca, 1 yıllık hak düşürücü sürenin geçmiş bulunmasından iş bu davanın ikame edilmesinin usulen mümkün olmadığını, Yargıtay HD'lerinde bu yönde kararlar olduğunu, bu nedenle davanın reddinin gerektiğini, davalının huzurdaki davada esas borçlu olmaması ve iflas eden bir şirketin kefaletine dayanarak açılan bu davada taraf sıfatının dahi bulunmadığını, dava dışı esas borçlu -----Şirketi hakkında iflas kararı verildiğini, davanı öncelikli olarak esas borçluya yönlendirilmesi gerektiğini,
alacağın iflas masasından karşılanma olanağı varken geçersiz kefalet akdine dayanarak istemde bulunulmasının hukuka aykırı olduğunu, dava dışı asıl borçlu ---- Şirketi hakkında----Asliye Ticaret Mahkemesi'nin---- Sayılı dosyasından iflas kararı verilmiş olduğunu, iş bu karar doğrultusunda asıl borçlu hakkındaki işlemler ----İcra ve İflas Müdürlüğü'nün ----- iflas Sayılı iflas dosyasında devam ettiğini, dava dışı asıl borçlu ile davacı arasında imzalanan sözleşme hükümleri, 6098 sayılı kanunun emredici hükümlerine aykırı ve davalı lehine hükümler içerdiğini,
dava dışı asıl borçlu lehine davalı tarafından verilen kefaletin 6098 sayılı kanunda izah edilen şekil şartlarına uygun olmadığını, bu yüzden geçersiz olduğunu, kullanılan kredilerde belirlenen faiz oranlarının dürüstlük kurallarına aykırı olarak belirlendiğini, Yargıtay HD'lerinde bu yönde kararlar olduğunu, davalı tarafa gönderilen ihtarname merciine iade edildiğini, temerrüt şartlarının oluşmadığını ve temerrüt faizi istenemeyeceğini, Yargıtay HD'lerinde bu yönde kararlar olduğunu, bu nedenlerle.
1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davası açılmadı ise davanın süre yönünden usulen reddine, asıl borçlu firma nezdinde işlem yapılmadığından davalının taraf sıfatı olmadığından taraf yokluğu nedeni ile davanın reddine, İİK Madde 295 gereğince iş bu davanın reddine, genel işlem koşullarına aykırılık, geçersiz kefaletişlemi ve izahlar ışığında davanın esastan reddine, işlemiş ve işleyeek faiz oranına itiraz etmekte olunan faizin iptaline takibin iptaline, davacının kötüniyetli olması sebebiyle % 20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine,
yargılama gideri ve ücret-i vekâletin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
----İcra Müd. ----Esas sayılı dosyası, müşteri hesap özetleri, ----Noterliğinin 02.10.2018 tarih ---- yevmiye nolu ihtarnamesi, Genel Kredi Sözleşmesi Sureti, bilirkişi raporları ve tüm dosya sureti.
DAVANIN HUKUKİ NİTELİĞİ ve GEREKÇE:
Dava, davalı tarafından ---- İcra Müd.----- Esas sayılı icra takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali talebine ilişkindir.----İcra Müd. -----Esas sayılı dosyası, Genel Kredi Sözleşmesi (GKS), ödeme tabloları, hesap hareketleri, ihtarname ve tebliğ şerhleri, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı banka ile dava dışı -----arasında 19.10.2016 tarihinde Genel Kredi Sözlemesi imzalandığı, bu sözleşme kapsamında davacı ile dava dışı şirket arasında ticari ilişki doğduğu, davalı kefil ----sözleşmeyi müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı,
TBK Madde 583. ve 584. hükmü kapsamında kefaletin geçerliliği noktasında yapılan değerlendirmede yasaya uygun olarak kefilin sorumlu olduğu azami miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda bu sıfatla/bu anlama gelen ibarenin yazılı olduğu ve kefillerin kendi el yazısı ile imzalanan sözleşme şartlarında tarafların mutabık kaldıklarını bildirdiği, davalı kefilin sözleşmenin akdedildiği tarihte borçlu şirketin tek ortağı olduğu dosya içeriğindeki belgelerden anlaşıldığı, ----Noterliğinin 02.10.2018 tarih ----- yevmiye nolu ihtarnamesi ile hesabın kat edildiği,
bilirkişi ----- tarafından düzenlenen denetime elverişli bilirkişi raporuna göre, hesabın kat edilmesi ile tüm banka alacağının muaccel hale geldiği, asıl borçluya çıkarılan ihtarnamenin 02.10.2018 tarihinde, davalı kefile çıkarılan ihtarnamenin 04.10.2018 tarihinde tebliğ edildiği, buna göre ihtarname ile verilen 3 günlük sürenin sonunda 06.07.2018 tarihi itibariyle asıl borçlu ve kefil bakımından temerrüdün gerçekleşmiş olduğu,
hesap kat tarihi ile temerrüt tarihi arasındaki süre için akdi faiz uygulanması gerektiği, takip tarihi itibariyle davacı bankanın davalıdan faizler ve fer'ileri dahil olmak üzere toplam alacak tutarının 225.730,23 TL olduğu, ancak taleple bağlı kalınarak toplam 221.421,31 TL üzerinden davanın kabulü ile alacak belirli ve likit olduğundan icra inkar tazminatı talebinin kabulüne karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/419, K. 2023/836, 24 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama