KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/437
- Karar No
- 2023/1078
- Karar tarihi
- 30 Kasım 2023
Karar Metni
2.286 kelime·11 dk okuma·7 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/437 Esas
KARAR NO: 2023/1078
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ: 07/02/2018
KARAR TARİHİ: 30/11/2023
----------- sayılı ilamı ile verilen yetkisizlik kararı üzerine mahkememizin --------- esas sırasına kaydı yapılan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde; --------- yönetimindeki ---------- plakalı otomobilin seyir halinde iken karşı yönden gelen ... yönetimindeki -------- plakalı motosiklete çarpmasını müteakiben karşı yönden seyir halinde olan --------- yönetimindeki ---------- plakalı motosiklete ile çarpışması neticesinde ---------- motosiklet sürücüsü ... ve yolcu olan -------- ile ---------- plakalı motosiklet sürücüsü ---------- ile yolcu olan ---------yaralandığı,
olaya ilişkin ceza yargılamasının -------- E. Sayılı dosyasında devam ettiğini, burda alınan bilirkişi raporunda tespit edildiği üzere davalılardan --------- asli kusurlu olup müvekkilinin kusuru bulunmadığının belirlendiğini, müvekkilinin kaza neticesinde tedaviler gördüğünü, eğitimine ara vermek zorunda kaldığını, işgücü kaybına uğradığını beyanla müvekkili lehine davalı ... şirketi hariç olmak üzere davalılardan 50.000-TL manevi tazminatın yasal faizi ile tahsiline, fazlaya ilişkin haklar saklı kalarak ... tedavi masrafları için 1.100-TL ve iş gücü,
kazanç kaybı ve eğitimden mahrum kalması gibi durumlara ilişkin olarak 900-TL olmak üzere şimdilik toplam 2.000-TL maddi tazminatın (davalı ... tarafından gerçekleştirilen 19.371,11-TL'lik ödeme mahsup edildikten sonra kalan) yasal faizi ile davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı-------- vekili cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde tazminat taleplerine hukuki dayanak olarak ceza yargılamasında alınmış taraflarınca itiraz edilmiş olan çelişkili bilirkişi raporunun gösterildiğini, tutarsız ifadeler içeren bilirkişi raporunca davalı müvekkilinin asli kusurlu kabul edildiğini, -------- yapılan inceleme neticesinde olayın tüm gerçekliğinin ortaya çıkacağını, yargılamanın -------- Esas sayılı dosya kapsamındaki ceza yargılaması sonuçlanıncaya dek bekletilmesini, müvekkilinin asli kusuru bulunmaması sebebi ile işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ------- şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkilin davada araç maliki olarak sorumlu tutulduğunu, müvekkil şirkete ait-------- plakalı aracın kaza tarihinde --------- Sigorta tarafından zorunlu trafik sigortalı-------- Sigorta tarafından kasko sigortalı olduğunu, sigorta ve kasko poliçeleri ile teminat altına alınan kalemler arasında maddi ve manevi zararların sigorta şirketi tarafından karşılanacağı hususunun da yer aldığını,
şirket personelinin kusurlu bulunması halinde bu taleplerin karşılanmasından sigorta şirketleri sorumlu olacağından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... vekili tarafından sunulan cevap dilekçesi ile yetki itirazında bulunulmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.--------- Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ------- tarihli -------- Esas - --------- Karar sayılı ilamı ile verilen yetkisizlik kararı üzerine dosyanın mahkememiz esasına kaydı yapılmış, yetkisizlik kararı verilen mahkemece makine mühendisi bilirkişiden alınan 25/03/2019 tarihli kusur raporunda --------- plakalı araç sürücüsünün %100 oranında asli kusurlu olduğu,
motosiklet sürücüleri ... ve --------- kusursuz olduğu yönünde tespit yapıldığı görülmüştür.Mahkememize tevzi sonrası ---------- talimat mahkemesine müzekkere yazılarak davacının babası -------- ile kaza anında davacının kullandığı motosiklette yolcu olarak bulunan ----------- tanık sıfatıyla beyanları alınmıştır.Kazaya ilişkin --------- esas sayılı ceza dosyası celp edilmiş, incelenen ceza dosyasında -------- Dairesince düzenlenen 17/08/2018 tarihli raporda; sanık sürücü ----------tamamen kusurlu olduğu müşteki motosiklet sürücülerinin kusursuz olduğunun mütalaa edildiği,
yapılan yargılama sonucu suçlu bulunan sanığın hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği neticen hükmün açıklanmasının geri bırakıldığı görülmüştür.Mahkememizce davacının maluliyet tespiti için-------- alınan 14/04/2021 tarihli raporda Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik hükümlerine göre davacının tüm vücut engellilik oranının % 10.3 olduğu, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren 9 (dokuz) aya kadar uzayabileceği, Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümleri dikkate alındığında tüm vücut engellilik oranının %3 olduğu,
iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 9 aya kadar uzayabileceği mütalaa edilmiştir.
Dosya tazminat ve tedavi gideri hesabı için aktüer ve Sut uzmanı doktor bilirkişiden oluşan heyete tevdi edilmiş, bilirkişi heyetince davacının kaza tarihinde geçerli olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre belirlenmiş %3 oranındaki engellilik oranı doğrultusunda tazminat hesaplaması yapılmış, 09/06/2022 tarihli raporda özetle;'' Dosyadaki ödeme makbuzundan davacıya 06.02.2018 tarihinde 19.371,11 TL ödeme yapıldığı hususunda bir uyuşmazlık bulunmadığı,
Davacıya yapılan ödeme tarihinden iş bu rapor tarihine kadar güncellenerek hesaplanan maddi zarar tutarından tenzil edilerek ve davacının kusursuz olduğunun kabulüyle, %3 maluliyet oranına göre hesaplama yapılacağı, Ödeme tarihi itibarı ile davacının maluliyet maddi zararları toplamı 42.342,61 TL olup, davacıya yapılan 19.371,11 TL ödeme ile davacının ödeme tarihindeki maluliyet maddi zararının %46’sının karşılandığı, bu duruma göre; davacıya yapılan maluliyet ödemesinin yetersiz olduğu kanaatine varıldığı,
Davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 11.863,52 TL ve tedavi gideri maddi zararı 1.100,00 TL olmak üzere tedavi gideri teminatı kapsamındaki maddi zararları toplamı 12.963,52 TL olup, 310.000,00 TL tutarındaki ZMSS tedavi gideri teminat limitinin altında kaldığı, Davacının sürekli iş göremezlik maddi zararı 53.222,44 TL olup, 310.000,00 TL tutarındaki ZMSS sakatlık teminat limitinin altında kaldığı'' mütalaa edilmiştir.Yargılama aşamasında davalı Şemsettin Yiğit'in vefat etmesi üzerine,
davacının talebi doğrultusunda mirasçıları ..., ... ve ... davalı sıfatıyla davaya dahil edilmiştir.Davacı vekilinin talebi üzerine 2023 yılı asgari ücret verilerine göre yeniden tazminat hesabı yapılmak üzere bilirkişi heyetinden 17/05/2023 tarihli ek rapor alınmış, raporda bilirkişiler; ''Davacının kazada yaralanmasından dolayı yapılan tedavilerin uygun olduğu,
1.100,00 TL sağlık kurumlarına belgeli,dönemsel rayiç bedellerle 750,00 TL pansuman, bakım için tıbbi malzemeler, ilaç ve yardımcı ortopedik malzeme giderler için, 4.000,00 TL sağlık kurumlarına kontrol ve fizik tedavi için ulaşım ve temel sosyal giderleri için olmak üzere toplam 4.750,00 TL kısmı belgesiz olmak üzere toplam 5.850,00 TL belgeli, belgesiz tedavi gideri olacağının öngörüldüğü, Davacının nihai ve gerçek geçici iş göremezlik maddi zararının 11.863,52 TL olduğu,
Davacının geçici iş göremezlik maddi zararı 11.863,52 TL ve 5.850,00 TL tedavi gideri olmak üzere tedavi gideri teminatı kapsamındaki maddi zararları toplamı 17.713,52 TL olup, 310.000,00 TL tutarındaki ZMSS tedavi gideri teminat limitinin altında kaldığı, Davacının talep edebileceği sürekli iş göremezlik maddi zararının 127.417,54 TL olduğu,
bu bedelin davalı sigortanın ödemesi sonrası bakiye 290.628,89 TL tutarındaki ZMSS sakatlık bakiye teminat limitinin altında kaldığı'' yönünde görüş ve kanaat bildirmiştir.Davacı vekilince sunulan 02/06/2023 tarihli dilekçe ile somut itirazlarda bulunulmadan ek rapordaki hesaplamaya yeniden itiraz edilerek, davalı ZMS sigortacısı-------- Sigorta ile 10.10.2019 tarihinde yapılan 31.630,90-TL ödeme sonrası sulh olunduğu, davalı ... şirketi ve sigortalısı olan davalı --------- Otomotiv yönünden davanın konusuz kaldığı, maddi zararların tazmini için diğer davalı --------- mirasçıları yönünden davaya devam edildiği beyan edilmiştir.
Davacı vekilinin imzasına havi, dosyaya sunduğu 10.10.2019 tarihli belgede 31.630,90-TL ödeme davacı vekilinin hesabına yatırıldığı takdirde mahkememiz iş bu dosyasındaki tüm taleplerden davalı ... ve sigortalısı lehine feragat edileceğine dair taahhüt verildiği görülmüştür.
Davalı ... şirketinden 15.05.2016 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle taraflarına ZMS sigortalı bulunan --------- plakalı aracın poliçesi kapsamında yaptığı ödemelere ilişkin belge ve kayıtların mahkememize gönderilmesi istenmişse de hasar dosyası kapsamında yalnızca davacıya 06/02/2018 tarihinde yapılmış 19.371,11-TL ödemenin makbuzu gönderilmiştir.
Davacı vekili 30/11/2023 tarihli celsede alınan beyanında, yargılama devam ederken 10/10/2019 tarihinde davalı ... ile yapılan sulh anlaşmasını sehven dosyaya sunmayı unuttuklarını beyan ederek dosyanın 2023 yılı Temmuz ayı asgari ücret artışı doğrultusunda yeniden tazminat hesaplaması yapılmak üzere aktüer bilirkişiye tevdi edilmesini talep etmişse de davacı vekilinin bu talebi kabul edilmeyerek tahkikat aşaması sonlandırılmıştır.Somut uyuşmazlıkta.
15.05.2016 tarihinde davalı müteveffa sürücü ---------- idaresindeki ---------- plakalı kamyonet ile şerit ihlali yaparak karşı yönden gelen davacı sürücü ... ve dava dışı sürücü --------- idaresindeki motosikletlere çarpması suretiyle sebebiyet verdiği yaralamalı trafik kazasında % 100 oranında asli ve tam kusurlu olduğu gerek dosya kapsamında alınan kusur raporu gerekse kazaya ilişkin ceza dosyasında alınan --------- kusur raporu ile sabittir.
Kazada yaralanan davacının 15/05/2016 kaza tarihi itibariyle geçerli olan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre sürekli maluliyet oranı % 3 olarak tespit edilmiştir.
Dosya kapsamına sunulu davalı ... tarafından düzenlenmiş ZMSS poliçesi ile ---------- plakalı aracın kaza tarihinde, 27.06.2015-27.06.2016 vadeli ve sürekli sakatlık için kaza başına 2.900.000,00 TL ve tedavi giderleri için kaza başına 2.900.000,00 TL teminatla sigortalandığı, birden fazla aracın karıştığı dava konusu kazada davalı ... şirketinin kaza başına teminat limitleri ile sorumlu olduğu anlaşılmıştır.
Davacı vekili tarafından, dava dilekçesinde davalı ... şirketi tarafından davacıya 06/02/2018 tarihinde 19.371,11-TL ödeme yapıldığı belirtilmiş olup, yargılama devam ederken 02/06/2023 tarihli ek rapora itiraz dilekçesinde ise davalı ... şirketi tarafından 10/10/2019 tarihinde 31.630,90-TL tutarında başkaca bir ödemenin daha yapıldığı, bu ödeme sonrası davalı ... şirketi ile sulh olunarak davalılar sigorta şirketi ve sigortalı --------- Otomotiv yönünden maddi tazminat taleplerinden feragat edildiği,
yalnızca davalı sürücü ---------- mirasçıları yönünden davaya devam edildiği beyan edilmiş, 2023 yılı Temmuz ayı asgari ücret artışına göre yeniden tazminat hesaplaması istenmiştir. TMK’nın 2. Maddesi ''Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.'' şeklinde olup, madde de hukuk düzeninin kişilere tanıdığı bütün hakların kullanılmasında göz önünde tutulması ve uyulması gereken iki genel ilkeye yer vermektedir. Bu ilkeler dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılması yasağıdır.
İlgili maddede hakların dürüstlük kuralına uygun kullanılması gerektiği ifade edilmiş, ardından bir kimsenin başkasını zararlandırmak ya da güç duruma sokmak amacıyla haklarını kötüye kullanmasını Kanunun ve hukuk düzeninin korumayacağı belirtilmiştir. --------- kararı gereği önemli olan başkasına zarar verme kastı değil, hakkın dürüstlük kuralına aykırı olarak kullanılması sonucunda başkasının zarar görmüş olmasıdır.
Maddenin ikinci fıkrasında düzenlenen, hakkın kötüye kullanılması yasağı kuralının amacı, hâkime özel ve istisnai hallerde adalete uygun düşecek şekilde hüküm verme olanağını sağlamaktır.
Uyuşmazlıkta, dava konusu kaza neticesi yaralanarak kalıcı maluliyeti oluşan davacının Yargıtay içtihatları doğrultusunda hüküm tarihine en yakın asgari ücret oranı üzerinden tazminat hesaplaması talep etme hakkı bulunmakta ise de davacı vekili tarafından bu hak dürüstlük kuralına aykırı olarak hakkın kötüye kullanılması sonucunu doğuracak şekilde kullanılmıştır.
Şöyle ki; davacı vekili 10/10/2019 tarihinde davalı ... şirketi ile davalı sigortalının dahi bilgisi olmadan sulh anlaşması yapmış, bu sulh anlaşmasını yaklaşık 4 sene sonra 02/06/2023 tarihli ek rapora itiraz dilekçesinde mahkemeye bildirmiştir.
Bu süreçte davacı vekili, kusur ve maluliyet raporlarının tamamlanmasına müteakip alınan 09/06/2022 tarihli aktüer rapor ile 2023 yılı asgari ücret verileri doğrultusunda alınan ek rapor hesaplamasına da dayanaksız itirazlar sunarak yargılamayı sürüncemede bırakmış, son olarak mahkemeden hakkaniyete aykırı şekilde 2023 yılı Temmuz ayı asgari ücret verilerine göre, sigorta tarafından yapılan ödemelerin mahsubu ile yeniden hesaplama yapılmasını talep etmiştir.
Davacı vekili, ZMS poliçesinde sakatlık ve tedavi gideri için ayrı ayrı olmak üzere 2.900,000,00-TL teminat limiti bulunduğu halde davalı ... şirketi ile orantısız şekilde 51.002,01-TL ödeme karşılığı sulh olmuş iken geçen sürede hem bu sulh anlaşmasını mahkemeye bildirmeyerek hem de alınan aktüer raporlara itiraz ederek davalı sürücü --------- yönünden durumun ağırlaşmasına sebebiyet vermiştir.Trafik kazası neticesinde meydana gelen zararlardan; zarara sebebiyet veren sürücü, işleten ve işletenin sorumluluğunu ZMMS ile üstlenen sigorta şirketi KTK'nın 85, 91 ve 88. maddeleri gereğince müteselsilen sorumludur.
Müteselsil sorumlulukta, kural olarak borçlulardan her biri TBK'nın 162/2. ve 163. maddelerine göre borcun tamamından sorumludur. TBK'nın 168/2 maddesinde. "Alacaklı diğerlerinin zararına olarak borçlulardan birinin durumunu iyileştirirse, bunun sonuçlarına katlanır." denilerek, bir borçlu lehine yapılacak olan iyileştirmenin, diğer borçluların aleyhine olması halinde, iyileştirmenin aleyhine olduğu, diğer borçluların da bundan istifade edeceği kabul edilmiştir.
Borçluların müteselsil sorumluluğunun bulunduğu hallerde, müteselsil borçlular ancak durumun ve borcun niteliği elverdiği ölçüde veya feragat ile borçlulardan birinin durumunu diğerlerinin zararına iyileştirmiş ise feragatten istifade edebilirler.
Kaza tarihinde sigorta şirketinin ZMMS kapsamında kaza başı sorumluluğu, 2.900.000,00 TL olup, davacı yan sigorta şirketi hakkındaki davasından teminat limitinin çok altında bir tutarla, 51.002,01-TL ödeme karşılığı feragat etmiş, davalı sürücü yönünden güncel asgari ücret üzerinden tazminat hesaplanması yönünde talepte bulunmaya devam etmiş, açıkça feragat ile davalı sigortanın durumunu davalı sürücünün zararına iyileştirmiş,
Mahkemece vicdani kanaat doğrultusunda davacının feragati sirayet ettirilerek davanın maddi tazminat talepleri bakımından tüm davalılar yönünden feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir.Davacı kazada yaralanması sebebiyle davalılar sürücü ve araç işleteninden 50.000,00-TL manevi tazminat talebinde bulunmuştur.
Türk Borçlar Kanunu'nun 56. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve ---------sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması ve buna göre manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır.
Manevi tazminat zenginleşme aracı olmamakla beraber, bu yöndeki talep hakkındaki hüküm kurulurken olay sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amaçlanmalı ve bu sebeple tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli de gözönünde tutularak, hak ve nasafet kuralları çerçevesinde bir sonuca varılmalıdır. Zira, M.K'nun 4.maddesinde, kanunun takdir hakkı verdiği hallerde hakimin hak ve nasafete göre hükmedeceği öngörülmüştür.
Dava konusu trafik kazasında yaralanıp %3 oranında kalıcı maluliyete uğrayan ve kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunmayan davacının yaralanmasının niteliği, tarafların ekonomik durumu, kaza tarihi nazara alınarak takdiren 25.000,00-TL, manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle davalılar --------- Otomotiv, ..., ... ve ... müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
Dava dilekçesinde davalı ... şirketinden manevi tazminat talep edilmediğinden bu hususta ayrıca değerlendirme yapılmamıştr.
İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/437, K. 2023/1078, 30 Kasım 2023 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama