KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/447
- Karar No
- 2024/521
- Karar tarihi
- 19 Temmuz 2024
Karar Metni
1.360 kelime·7 dk okuma·12 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2019/447
KARAR NO : 2024/521
DAVA
Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
DAVA TARİHİ : 18/10/2019
KARAR TARİHİ : 19/07/2024
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
01.10.2018 tarihinde -----maliki ve kaza anında --- sevk ve idaresinde bulunan --- plakalı motorsiklet ile --- İlçesi ---- Caddesi üzerinde aşırı hız ile seyrederken o sırada yaya yolundan kontrollü bir şekilde geçen müvekkili --- çarpması ile yaralamalı trafik kazası meydana geldiğini, sürücü --- -- araç maliki ---- sahibi olduğu -----çalışanı olup, mesaisi sırasında oluşan bu kaza neticesinde müvekkilİ feci şekilde yaralandığını, kaza yapan ---- plakalı araç ---- nolu poliçe ile davalılardan ---- nezdinde sigortalı olduğunu,
bu sebeple de gerek hasar bildirimi gerekse de zarar tazmini talepli dilekçe ile 12.11.2018 tarihinde ----- başvuru yapıldığını ancak olumlu yönde karşılanmadığını, mağduriyetinin giderilmesi için Arabuluculuk dosya numarası ile görüşmeler yapıldığını ancak bir sonuca varılamadığını, davanın kabulü ile, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı ---- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın yetkisiz mahkemede açılmış olması sebebiyle reddine, davanın KTK 97 uyarınca müvekkil şirkete başvuru yapılmamış olması nedeniyle usulden reddine, davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine, dosyada kusur tespiti yapılmasına, müvekkili şirketin temerrüde düşmemiş olması ve diğer anılan gerekçelerle avans faiz talebinin reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ------ vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkillerin mirasbırakanı ----, kazaya karışan ----- plaka sayılı motorsikletin maliki olup 12.10.2019 tarihinde vefat ettiğini, davacı taraf huzurdaki davasını " ---- Adliyesi Asliye Ticaret Mahkemeleri Tevzii Bürosu" aracılığıyla 18.10.2019 tarihinde açtığını, dava tarihinden önce ölüm nedeniyle şahsiyeti son bulan kişi taraf ehliyetini yitirdiğini, hükmü gereği; ölü kişiye karşı dava açılamayacak olup davanın açılması halinde davanın mirasçılarına yöneltilmesi de mümkün olmadığını, bu nedenlerle; müvekkilleri açısından hem usul hem de esastan haksız ve mesnetsiz davanın reddine, dava harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine
karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı ----- vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacının davasının reddine , yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
ATK maluliyet raporu, ATK kusur raporu, SGK kayıtları, SED raporu, Aktüerya raporu.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle, kazaya karışan aracın sürücüsü, işleteni ve ZMMS sigortacısı aleyhine açılan maddi tazminat talebine ilişkindir.6098 sayılı TBK 49. maddesi gereğince kusurlu ve hukuka aykırı bir fille başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. TBK 56. maddesine göre vücut bütünlüğü, TBK 58. maddesine göre kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir.
Somut olayda.
01/10/2018 tarihinde davalı sürücü ---- sevk ve idaresindeki -----plaka sayılı motosikletin yaya geçidi mahallinde gidiş istikametine göre yolun solundan sağına karşıdan karşıya geçmek isteyen davacı yaya ---- çarpması sonucu maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, meydana gelen kazada davacının yaralandığı, alınan ATK raporu ile dosyamız davacısının %1 maluliyetinin bulunduğunun, iyileşme süresinin ise olay tarihinden itibaren 1,5 aya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği,
yine ATK dan alınan kusur raporu ile davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün dava konusu kazanın gerçekleşmesinde %85, davacı yayanın ise %15 oranında kusurlu olduğu görülmüştür.Tüm dosya kapsamı bir arada değerlendirildiğinde; kusur ve maluliyete ilişkin dayanak raporlar dikkate alınarak düzenlenen 30.04.2024 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmaya elverişli bulunduğu,
sigorta poliçesindeki teminat limitleri dahilinde yapılan hesaplamaya göre davacı tarafın 2.043,97 TL geçici iş göremezlik tazminatı ile 5.751,54 TL sürekli iş göremezlik gideri olmak üzere toplam 7.795,51 TL alacağının bulunduğunun tespit edildiği anlaşılmakla davacı vekilinin 22.05.2024 tarihli talep arttırım dilekçesi doğrultusunda davanın kabulüne karar vermek gerekmiştir.Davacının yaralandığı kazaya karışan aracın trafik sigortacısı olup, 2918 sayılı KTK'nun 99/1. maddesi ile ZMSS Genel Şartları'nın B.2. maddesi uyarınca, rizikonun ihbar edildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde sigortacının tazminatı ödeme yükümlülüğü bulunmaktadır.
Bu sürenin sonunda ödememe halinde temerrüdün gerçekleştiği ve davalının temerrüt faizinden sorumlu olduğunun kabulü gerekir. Sigorta şirketine yapılmış bir başvurunun bulunmadığı durumda ise davanın açılmasıyla temerrüde düşen sigortacının dava tarihinden itibaren faizden sorumlu tutulması gerekir.
Huzurdaki davada; Davacının poliçe kapsamında ödeme yapılmasını sağlamak için davalıya 12.11.2018 tarihinde başvuru yaptığı buna göre 8 iş günü sonrası olan 22.11.2018 tarihi itibariyle davalı tarafın temerrüde düşmüş sayılacağı, dava konusu kazaya sebebiyet veren aracın hususi amaçla kullanıldığı anlaşılmakla temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine karar vermek gerekmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve ----- sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Tüm dosya kapsamı, yukarıda yapılan tüm hukuki açıklamalar ve nitelendirmeler kapsamında, davacı ---- 01.10.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanması ve %1 oranında malul kalması nedeniyle manevi ızdırap çektiği, olaydaki kusur durumu, olay tarihi, olayın oluş şekli ve gelişimi, eylemin niteliği, olay tarihindeki paranın alım gücü, hak ve nesafet ilkeleri bir bütün olarak değerlendirilmiş davacıdaki acı ve elemin bir nebze olsun dindirilebilmesi amacı ile takdiren kısa kararda belirtilen miktarda davacı lehine manevi tazminata hükmedilmiştir.
6100 Sayılı HMK'nin 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1-3 maddeleri gereğince davalılar müteselsilen sorumlu tutulmuştur. Ayrıca Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2.
Maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin de yargılama giderleri olarak, yalnızca davalı şirketi bakımından arabuluculuğa başvurma zorunluluğu bulunduğundan davalı şirketten tahsili ile hazineye gelir kaydına da karar verilmek suretiyle 6100 Sayılı HMK'nin 26, 297/2 maddelesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/447, K. 2024/521, 19 Temmuz 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama