KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/607
- Karar No
- 2020/113
- Karar tarihi
- 20 Şubat 2020
Karar Metni
562 kelime·3 dk okuma·9 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/607 Esas
KARAR NO : 2020/113
DAVA
Zayi Belgesi Verilmesi
DAVA TARİHİ: 06/11/2019
KARAR TARİHİ: 20/02/2020
Mahkememizde görülmekte olan Zayi Belgesi Verilmesi davasının yapılan açık yargılaması sonunda dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /
DAVA/TALEP
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;------------- devredildiğini,-----olduğunu, --- şirketin ortağı olduğunu-------- sayılı kararı uyarınca şirket ünvanının ----------olarak değiştiğini, şirkete ait pay defterinin müvekkilinin sahip olduğu şirketin iradesi dışında zayi olduğunu, gerekli her türlü araştırma yapılmasına rağmen bulunamadığından bahisle müvekkilinin mağduriyetine sebebiyet verilmemesi ve aleyhine bir husus doğmaması adına söz konusu pay defterinin zayi olduğuna dair zayi belgesi verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP /TALEP : Dava çekişmesiz yargıya tabi olduğundan dosyada cevap dilekçesi bulunmamaktadır.
DELİLLER
------ Dosya kapsamındaki sair tüm bilgi ve belgeler.
DEĞERLENDİRME VE SONUÇ
Dava, 6102 sayılı TTK'nin 82/7 maddesi gereğince zayi belgesi verilmesine ilişkindir.
6100 Sayılı HMK'nin 382 vd. maddeleri gereği zayi belgesi verilmesi talebi çekişmesiz yargı işi olup, TTK'nin 82.maddesi uyarınca işbu talep ticari işletmenin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden istenebileceğinden Mahkememizin yetkili olduğu anlaşılmıştır. Dava dilekçesine göre hukuki dinlenilme hakkı kapsamında davacıya defterlerin kaybolmasına ilişkin açıklama yapması için süre verilmiş, TTK'nin 82/7 uyarınca şirketin bağlı bulunduğu Vergi Dairesi Müdürlüğünden şirkete ilişkin bilgi ve belgeler istenerek değerlendirilmiştir. Ayrıca davacı şirket vekili tarafından duruşmada dava dilekçesi yönünde benzer beyanlarda bulunmuştur. Davacı şirket vekili tarafından şirketin ticari defterleri sunulmuş ve kendisini duruşmada iade edilmiştir.
6102 sayılı TTK'nin 82. maddesinde belgelerin saklanması ve saklama süresi başlığı altında düzenleme yapılmış bu kapsamda her tacirin ticari defterlerini sınıflandırılmış şekilde saklamakla yükümlü olduğu belirtilmiştir. TTK'nin 64/4 maddesinde pay defteri ticari defter olarak tanımlanmış olup, TTK'nin 82. maddesinin 7. fıkrasında defter ve belgelerin bir afet veya hırsızlık sebebiyle kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğrarsa tacir zıyaı öğrendiği tarihten itibaren onbeş gün gün içinde ticari işletmenin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden kendisine bir belge verilmesini isteyebilmektedir. TTK'nin 18/3 maddesine göre ise her tacirin ,ticarethanesine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekmektedir.
Yukarıda açıklanan hususlar ve anılan yasal düzenlemelere göre somut olayda ; davacı tarafça, zayi olduğu bildirilen pay defterine yönelik olarak doğal afet ya da hırsızlık iddiasında bulunulmamıştır. Davacı taraf sadece pay defterini kaybettiğini ve aleyhe bir husus doğmaması için zayi belgesi verilmesini ileri sürmüştür. Ancak davacı şirket tacir olup, tacir olmanın hüküm ve sonuçları bakımından basiretli bir iş insanı gibi davranma yükümlülüğü altındadır.
Zayi olduğu iddia edilen ticari defterin özenle korunması ve saklanması zorunludur. Ticari defterin kaybolduğu iddiasının TTK'nin 82/7. fıkrasında düzenlenen doğal afetler veya hırsızlık kavramı içerisinde değerlendirilemeyeceği açıktır. Görüldüğü üzere davacının ifade ettiği şekilde aleyhe bir husus doğmamaması için zayi belgesi verilebileceğine yönelik yasal bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu nedenlerle TMK'nin 6. ve HMK'nin 190.maddeleri gereğince ispat edilemeyen ve yerinde bulunmayan davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/607, K. 2020/113, 20 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama