KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2019/742
- Karar No
- 2020/195
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2020
Karar Metni
596 kelime·3 dk okuma·6 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
2019/742 Esas
KARAR NO : 2020/195
DAVA
İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 19/11/2019
KARAR TARİHİ : 14/04/2020
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle. Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişkinini bulunduğunu, müvekkilinin ------ maddesi satımı gerçekleştirdiğini, davalının müvekkilinden ---------------, tarafların ticari ilişkisine dair aralarında cari hesap bulunduğunu, bu cari hesaba göre müvekkilinin davalıdan 46.029,76-TL alacaklı olduğunu, bu nedenle İstanbul Anadolu ----.
İcra Müdürlüğü ------------- sayılı icra takibi başlattıklarını, ancak davalı icra takibindeki asıl alacağa, borca, faize ve ferilerine kötü niyetli itiraz ettiklerini, arabuluculuğa başvurulduğunu, ancak anlaşma sağlanamadığını, alacağa ilişkin müvekkilin ticari defterleri incelendiğinde alacağın olduğunun ortaya çıkacağını, davalı hakkında başlatılan icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiğini, bu nedenle davalının İstanbul Anadolu --------.İcra Müdürlüğünün --------sayılı dosyasından başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptaline,
davalının %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle.
Davacının dava açmakta hukuki yararını bulunmadığını, müvekkil şirketin faaliyetinin ---------------------- yetkili olduğunu, müvekkil şirketin ticaret hayatında iyi ilişkileri olan güvenilir bir şirket olduğunu, söz konusu cari hesabı davacıya ödemeyi teklif ettiğini, müşteri çekini ciro ettiklerini, şirkete gelip almalarını söylediklerini, ----katkı maddesinin müvekkil şirkete sevkiyatının aciliyetinin bildirildiğini, karşı tarafın yapılan teklifi kabul ettiğini, defalarca yapılan telefon görüşmesinde gelip çeki almaları söylenmişse de çeki almaya gelenin olmadığını, ancak davacı şirketle olan ticari ilişkilerini zedeleyerek,
haksız, mesnetsiz ve hukuki yarardan yoksun anılan icra takibi ve akabinde itirazın iptali davası açtığını, bu nedenle iş bu davanın usulden reddine, mahkeme aksi kanaatte ise davanın esastan reddine, davacı tarafından hukuka ve yasaya aykırı takip talebine karşı yapılan itirazın kabulüne ve takibin iptaline, davalı müvekkil lehine alacak tutarının %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini savunmuştur.
Davacı vekili 23/03/2020 tarihli feragat dilekçesi ile; Davalı taraf ile dosya kapsamında yapılan görüşmede anlaştıklarından davadan feragat ettiklerini, karşı taraftan yargılama gideri ve vekalet ücreti talep etmediklerini beyan etmiştir.
Delillerin değerlendirilmesi ve gerekçe:
Dava itirazın iptali davasıdır.
Dava dilekçesi, feragat dilekçesi ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı tarafın davasından feragat ettiği, 6100 sayılı HMK 307 ve devamı maddeleri gereği feragatın hüküm kesinleşinceye kadar her zaman yapılabileceği, feragatin hüküm ifade etmesinin karşı tarafın ve mahkemenin muvafakatine bağlı olmadığı ve feragatin kayıtsız ve şartsız yapılmış olduğu anlaşıldığından davanın feragat nedeni ile reddine karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca davacı feragati dava henüz ön inceleme aşamasında iken yapmış olduğundan Harçlar Kanunu 22.maddesi gereği karar ve ilam harcının 1/3'ü alınmış, yargılama gideri kapsamında Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği’nin 26/2. maddesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297/1-ç ve 326. Maddeleri de gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücreti de yargılama gideri olarak hesaplanmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2019/742, K. 2020/195, 14 Nisan 2020 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama