İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /İlk Derece Mahkeme Kararları
  3. /İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/100 K.2024/619

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Esas2020/100Karar2024/619Tarih26 Eylül 2024Okuma21 dk · 4.192 kelime

KÜNYE

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/100
Karar No
2024/619
Karar tarihi
26 Eylül 2024
Karar metni, UYAP Emsal Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

4.192 kelime·21 dk okuma·9 bölüm

T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2020/100

KARAR NO : 2024/619

DAVA

İtirazın İptali/Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

DAVA TARİHİ : 14/01/2020

KARAR TARİHİ : 26/09/2024

Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 9.maddesine göre Türk Milleti adına yargı yetkisini kullanan bağımsız ve tarafsız -----. Asliye Ticaret Mahkemesinde görülmekte olan İtirazın İptali/Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) davasında dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ /

DAVA/TALEP

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.

Davacı şirket ve davalı şirket arasında birçok yüksek meblağ ve önemli yükümlülükler gerektiren işler yapıldığını, hizmet verilen söz konusu işlerde ticari örf ve adetler gereği yüklenici, iş sahibinden avans niteliğinde bir başlangıç ücreti almadığı için iş sahibinin de yükleniciden herhangi bir teminat gösterilmesi talebi olmadığını, yüklenicinin tamamladığı her iş için hakediş bedelini ve konusunu gösterir faturasını iş sahibine sunduğunu,

bu işlerden sonuncusu ise “----- Ayrıştırma Tesisi” için inşaat işleri yapılması konusunda proje alanında bir keşif ve gösterilen iş listesi ile birlikte sözlü olarak uyuşmazlığa konu olan eser sözleşmesi üzerinde anlaştıklarını, avans alınmadan ve teminat gösterilmeden "taahhüt işi” niteliğinde olan bu projeye 28/11/2017'de başladığını, davalı iş sahibi, işe başlandıktan bir süre sonra davacı yükleniciyle sözleşme imzalandığını, yüklenici, sözleşme şartlarının çok ağır, tek taraflı, sübjektif nitelikli olduğunu, kendisini koruyacak bir hüküm olmadığını, aralarındaki bütün anlaşmalarının bir teminat işi değil;

bir taahhüt işi niteliğinde olduğunu ısrarla savunduğunu ve imzalamaktan imtina etmişse de o sırada yapılmakta olan işin önemli demir işleri olması ve yarım bırakılmamasının mümkün olmayacak bir aşamada olması, ayrıca iş sahibi şirketin çok büyük bir şirket olup aralarında çok iş görülmesi sebebiyle süregelen ticari ilişkisini yıkmamak adına imzalamak zorunda kaldığını,

aralarında kararlaştırılan işlerin öngörülen oranlarda olmaması sebebiyle davacının zarar etmeye başladığını ve davalı şirket genel müdürü ----- ve inşaat işleri müdürü ----- ile yapılan bir toplantıda kararlaştırılan bedelde artırım ve sözleşme şartlarının iyileştirilmesi istenmişse de sonuç alınamamış ve toplantı sonucunda aralarında sözleşmeye sözlü olarak son verildiğini, davalı iş sahibi proje alanlarını teslim etmede çok defa geciktiğini, davalı şirketi oyaladığını, davalı şirket de davalı şirket gecikmeden ve oyalamadan kaynaklı iş teslim tarihini ötelemek durumunda kaldığını,

yapılan iş bir taahhüt işi niteliğinde olmasına rağmen yüklenicinin 3. Faturadaki hakedişinden 109.435,00 TL “teminat bedeli” adı altında haksız bir kesinti yapıldığını, her ne kadar kendisine bu bedelin birkaç ay içerisinde ödeneceği belirtilse de bu kesintiye dair hiçbir ödeme yapılmadığını, hakediş ödemelerinin geç yapılması sebebiyle davacı işçilerinin SGK ödemelerini, anlaştığı vinç firmasının ödemelerini geciktirmek durumunda kaldığını, dolayısıyla faiz ve cezalar ödediğini, şartlarının kötü olduğu dönemlerde bile şantiye alanını terk etmeyerek işçilerine uygun şartları sağlayarak çalışmaya devam ettiğini,

çalışılamayan dönemde ise işçilerinin ücretini ödemeye devam ederek şantiye alanında kalmasını sağladığını, son dönemde yaşanan hızlı döviz artışı ve zamlar dolayısıyla da davacı yüklenicinin mal alım maliyeti de öngörülemez oranda arttığını, iş bırakma konusunda anlaştıktan sonra iş sahibi tarafından anlaşılan bırakma tarihi beklenmeden şantiye alanına başka bir firmanın işçi ekibi alınmış ve alanda iki işçi ekibinin karşı karşıya gelinmesine sebep verildiğini, bu sebeple kargaşaya mani olmak amacıyla alanda kalan küçük miktardaki işleri yeni getirilen ekibe gördürülmesi ve yevmiyelerinin davacı yükleniciden kesilmesi kararlaştırıldığını,

sözleşmenin sona erdirilmesinden sonra ise davalı şirket hak edilmiş olmasına rağmen haksız, kötü niyetli ve geçerli bir dayanak olmadan kesilmiş 109.435,00 TL'yi 1 yıldan uzun zaman geçmesine rağmen ödemediğini, davacının görmüş olduğu toplam hizmet bedeli düzenlenen faturalardan da sabit olduğu üzere 726.520,41 TL olduğunu, davalının tüm geçmiş kısmi ödemelerinden sonra davacının davalıdan takibe konu 138.222,00 TL faiz, feriler vs. hariç bakiye alacağı olduğunu, davalı aleyhine ----- İcra Müdürlüğünde ---- Esas numarası ile hakkında ilamsız takibe başlandığını, davalı şirketçe takip konusu borcun tamamına,

faizine ve ferilerine süresi içinde haksız, yere ve kötü niyetli itiraz, edildiğini, söz konusu itirazın kaldırılması amacıyla itirazın iptali davası açılması hasıl olduğunu ve kötü niyetli yapılan bu itiraz İK. md. 67/2'ye göre icra inkar tazminatına hükmedilmesi için yeterli sebep oluşturduğunu, izah edilmiş olunduğu üzere davalı borçlunun haksız ve alacağın tahlisinin önlemek üzere kötü niyetli olarak yapmış olduğu itirazının iptaline, takibin devamına,

%20'den aşağı olmamak kaydıyla icra inkar tazminatı ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili 26/10/2021 tarihli tam ıslah dilekçesinde özetle.

Davacı adına, ----- İcra Müdürlüğünün ----- Sayılı dosyasında başlatılan takipte davalı şirketin yaptığı itirazda, sadece, "ilgili mevzuat ve sözleşme gereğince, yapılan tevkifat ve yasal kesintilerden sonra dosya alacaklısına tüm fatura ödemeleri yapılmış olup, iş bu tarih itibariyle de bahsi geçen faturalara istinaden ödenmemiş borcumuz bulunmamaktadır." şeklinde itiraz ettiğini, kesintilerin neler olduğu ve miktarı belirtilmediğinden, itirazın iptaline karar verilmesi talepli dava açıldığını, yargılama devam ederken alınan bilirkişi raporuna göre;

davacının yaptığı işi bedeli olan ve faturası kesilen 138.222 TL'nin davalı tarafından ödenmediği, davalının davacıya borçlu olduğu, bu bakımdan icra takibine konu asıl alacağın miktarı konusunda ihtilaf bulunmadığı, ancak davalı şirketin, bu bedeli davacıya ödemek yerine, tek taraflı olarak, 23.551,95 TL SGK prim borcunu ödediği, 109.435,09 TL Teminat olarak mahsup ettiği, ayrıca 5.234,96 TL müvekkilin iban hesabına gönderdiği anlaşıldığını, davalı tarafından, takibe konu ödenmeyen fatura bedelleri, kısmen haklı olarak kısmende haksız olarak mahsup edildiği anlaşıldığından,

21.10.2021 tarihli celsede, itirazın iptali olarak açılan iş bu davanın HMK 180 m. uyarınca tamamen ıslahı yoluna gidilerek 1 haftalık süresinde yenilenen dava dilekçesini sunduklarını, davacı şirket ve davalı şirket arasında birçok yüksek meblağ ve önemli yükümlülükler gerektiren işler yapıldığını, hizmet verilen söz konusu işlerde ticari örf ve adetler gereği yüklenici, iş sahibinden avans niteliğinde bir başlangıç ücreti almadığı için iş sahibinin de yükleniciden herhangi bir teminat gösterilmesi talebi olmadığını, yüklenici tamamladığı her iş için hak ediş bedelini ve konusunu gösterir faturasını iş sahibine sunduğunu,

bu işlerden sonuncusu ise “ ----- Ayrıştırma Tesisi” için inşaat işleri yapılması konusunda proje alanında bir keşif ve gösterilen iş listesi ile birlikte sözlü olarak uyuşmazlığa konu olan eser sözleşmesi üzerinde anlaşıldığını, Avans alınmadan ve teminat gösterilmeden “taahhüt işi” niteliğinde olan bu projeye 28/11/2017’de başlandığını, davalı iş sahibi, işe başlandıktan bir süre sonra davacı yükleniciye EK.2’de gösterilen sözleşmeyi imzalaması için sunduğunu, yüklenici, sözleşme şartlarının çok ağır, tek taraflı, sübjektif nitelikli olduğunu, kendisini koruyacak bir hüküm olmadığını,

aralarındaki bütün anlaşmalarının bir “teminat işi” değil; “bir taahhüt işi” niteliğinde olduğunu ısrarla savunduğunu ve imzalamaktan imtina etmişse de o sırada yapılmakta olan işin önemli demir işleri olması ve yarım bırakılmamasının mümkün olmayacak bir aşamada olması,

ayrıca iş sahibi şirketin çok büyük bir şirket olup aralarında çok iş görülmesi sebebiyle süregelen ticari ilişkisini yıkmamak adına 01.01.2018 tarihinde imzalamak zorunda kaldığını, şartların sonradan değişmesi ve yapılan işlerin öngörülen oranlarda olmaması sebebiyle davacı zarar etmeye başladığını ve davalı şirket genel müdürü ---- ve inşaat işleri müdürü --- ile yapılan bir toplantıda kararlaştırılan bedelde artırım ve sözleşme şartlarının iyileştirilmesi istenmişse de sonuç alınamadığını ve toplantı sonucunda aralarında sözleşmeye sözlü olarak son verildiğini, davacının imal ettiği işin bedeli,

düzenlendiği faturalardan da sabit olduğu üzere sözleşme bedelinin çok daha altında 726.520,41-TL olduğunu, yapılan işin miktarı, hak edişlerin miktarı, yahut niteliği, mahiyeti konusunda taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığını, davalı taraf eksik kalan veya hatalı / ayıplı iş konusunda herhangi bir talebi veyahut iddiası olmaksızın karşılıklı mutabakatla işe sona erdirildiğini, ancak, davacı tarafın zorlaması ile taraflar arasında iş başladıktan sonra imzalanan sözleşmenin 5. Maddesi uyarınca alıkonulan 109.435,00 TL nakdi teminatın iade edilip edilmediği noktasında ihtilaf çıktığını, burada,

artık sözleşmenin sona erdiğinin tespiti ile teminatın iadesine engel bir halin var olup olmadığı ve ne kadar kısmının iade edilmesi gerektiği hususu incelenmesi gerektiğini, davalı tarafından -----Noterliği'nin 07.03.2019 tarih ve ------ yevmiye sayılı ihtarneme ile sözleşmenin 12. Maddesi gereğince sözleşme feshedildiği ve sözleşmede belirtilen cezai şartın uygulanarak teminatının irad kaydedileceği ihtar edildiği belirtilmiş ise de Sözleşmenin 12. Maddesi gecikmelerde idarenin uygulayacağı cezanın davacıya yansıtılacağı ve gecikme halinde uygulanacak cezai şarttan bahsedilmiş ise de bizzat,

davalı tarafından doğrudan davacıya ceza verileceği veya teminatın tamamen ceza olarak el konulacağına dair bir düzenleme içermediğini, davacı tarafından 21.03.2018 tarihinde teminat bedelinin hak edişten kesilmesine muvafakat ettiği ileri sürülmekte ise de esasen aynı yazı içeriğinden de açıkça anlaşılacağı üzere bu teminatın iş bitiminde davalı tarafından iade edileceği kanaati ile bu muvafakatin verildiği anlaşıldığını, davacı kendisine yüklenilen inşaat işini özenli biçimde yerine getirdiğini ve işin %90 kadarının bittiğini, basit demir işçiliklerinin kaldığı hak ediş icmal raporu, iş listesi,

iş takvimi gibi sunulan delillerde görüleceğini, davalının, davacı şirketin yaptığı işin ayıplı olduğuna, 3. Kişilere zarar verdiğine, herhangi bir şekilde şantiye işleyişine zarar verdiğine dair bir iddiası bulunmadığını, 109.435,09 TL bedelin davalı tarafından geçmiş ve sona eren işin teminatı olarak bloke edildiğini, yahut ceza şart veyahut başkaca bir gerekçe ile el konulmasının hukuka aykırı olduğunu, izah edilen ve resen nazara alınacak nedenlerle,

davalı borçlunun sözleşme sona erdirildiği halde ödemediği iade etmediği teminatın bedeli olan 109.435,00 TL'nin son hak ediş faturası olan 20.12.2018 tarihinden itibaren ticari faizi ile birlikte ödenmesine, yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP /TALEP

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle;Davacı yan dava dilekçesinde her ne kadar sözleşmenin teminatsız olduğunu ileri sürmekte ise de; taraflar arasındaki sözleşmenin “Kesin Teminat Tutarı Ve İadesi” başlıklı 5. Maddesinde;“..Bu sözleşme için Yükleniciden alınacak banka teminat mektubu tutarı.

109.435,00.TL” şeklindeki hükmün taraflarca kabul edildiğini, davacı yanın işin teminatsız yapılacağı kararlaştırılmış şeklindeki iddia ve beyanı gerçeği yansıtmadığını, davacı yan dilekçesinde KDV’nin %18 uygulanmakta iken daha sonra %1,8 olarak uygulanarak ödeme yapıldığını ve bu hussusunda haksız olduğunu ileri sürdüğünü, Katma Değer Vergisi ile ilgili mevzuat gereğince hangi işlerde hangi oranda KDV uygulanacağı, uygulanan KDV’nin ödemeyi yapan ve ödemeyi alan tarafından hangi şartlarda ve ne şekilde beyan edilerek ödeneceği hususu açıkça düzenlendiğini,

bu konuda ----- Seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ve bu tebliğ ile ilgili olarak yapılan ek düzenleme ve diğer mevzuat hükümlerine göre müvekkil şirket yasal oranda tevkifat yaparak davacıya yasanın öngördüğü oranda KDV ilave ederek ödeme yapıldığını, ticari defter ve kayıtlar incelendiği takdirde açıkça görüleceği üzere davacı tarafından düzenlenen hakediş faturaları çoğu kez yukarıda belirtilen ödeme periyotlarından daha önce davacıya ödendiğini,

buna rağmen davacı yanın ödemelerinin geç yapıldığını iddia etmesi hukuki ve mantıki izahtan vareste olduğu gibi defter ve kayıtlardaki açık kayıtlara ve iyiniyet kurallarına da alenen aykırı olduğunu, davacı şirket, davalı şirkete karşı yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi, teminatın iadesi için gerekli şartları da sağlayamadığını, davacı yan, yapmış olduğu ve itirazın iptalini talep ettiği icra takibinde üç adet fatura bedelinin ödenmediğini iddia ederek bu bedelin ferileri ile birlikte ödenmesini talep ettiğini, takip dayanağı olan faturalar ile ilgili kayıtlar incelendiğinde ;

----- sıra nolu faturanın icra dosyası takip talebinde 24627,94 TL olarak bildirilmiş olmasına rağmen esasında 52.725,91 TL bedelli olduğu bu miktarın da.

45.659,94 TL nın davacı banka hesabına 04.07.2018 tarihinde ödendiği bakiye 7.065,97 TL nın da 28.06.2018 tarihinde davacı nam ve hesabına SGK’na ödenerek davacı fatura bedelinden mashup edilerek dekont düzenlendiğini, ---- sıra nolu 74.485,72 TL bedelli faturanın 20.08.2018 tarihinde davacı banka hesabına ödendiğini, ------ sıra nolu ve 39.108,34 TL bedelli faturanın ise. 01.10.2018 tarihinde 5.234,96 TL 31.05.2018 tarihinde 9.647,80 TL 7.11.2018 tarihinde 974,15.TL.

14.8.2018 tarihinde 9210,63.TL.

10.9.2018 tarihinde 3.460,76 TL olmak üzere toplamda 28.528,83 TL nın SGK’na davacı nam ve hesabına ödendiği ve ödenen bu miktarların fatura bedelinden mashup eidlerek düşüldüğü kalan miktarın ise 7.8.2018 tarihinde 8.892,85 TL ve 4.4.2018 tarihinde de 1.770,00 TL olmak üzere toplam 10.662,00 TL olarak davacı banka hesabına ödenen avansların düşüldüğü ve bu suretle 39.190,00 TL olarak mahsup veya doğrudan davacı yana ödenmek suretiyle tamamen ödendiği ve takip konusu fatura bedellerinden dolayı müvekkil şirketin herhangi bir borcunun bulunmadığının açıkça ortada olduğunu, arz ve izah edilen nedenlerle,

davacının haksız ve mesnetsiz dava ve taleplerinin redi ile haksız takip nedeniyle %20’den az olmamak üzere davalı şirket lehine icra inkar tazminatına hükmedilmesini, tüm yargılama giderleri ile vejkalet ücretinin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.Davalı vekili 09/11/2021 tarihli tam ıslah dilekçesine karşı cevap dilekçesinde özetle: davacı yan dava dilekçesinde iddia ettiği hususları ispat edemediğini,

başlatmış olduğu icra takibinde alacak sebebi olarak belirttiği faturalardan dolayı davalı şirketten herhangi bir alacağının olmadığı bilirkişi raporu ile subut bulmuş ve dava karar aşamasında iken aleyhe hüküm kurulacağı endişesi ile davasını ıslah talebinde bulunduğunu, davacının ıslah talebi kötü niyeti ve davada aleyhine hüküm kurulacağı endişesi ile davayı geciktirmeye, davanın konusu olmayan ve hatta gerçekte varit olmayan hususlar ileri sürerek süreci uzatmak düşüncesi, ile yapılmış olup HMK.

182.

Maddesi gereğince ıslah talebinin reddi gerektiğini, davacı yanın işin teminatsız yapılacağı kararlaştırılmış şeklindeki iddia ve beyanı gerçeği yansıtmadığını, davacı yan dilekçesinde KDV’nin %18 uygulanmakta iken daha sonra %1,8 olarak uygulanarak ödeme yapıldığını ve bu hususunda haksız olduğunu ileri sürdüğünü, mahkemece de malum olduğu üzere, Katma Değer Vergisi ile ilgili mevzuat gereğince hangi işlerde hangi oranda KDV uygulanacağı, uygulanan KDV’nin ödemeyi yapan ve ödemeyi alan tarafından hangi şartlarda ve ne şekilde beyan edilerek ödeneceği hususu açıkça düzenlendiğini,

bu konuda ----- Seri Nolu Katma Değer Vergisi Genel Tebliği ve bu tebliğ ile ilgili olarak yapılan ek düzenleme ve diğer mevzuat hükümlerine göre davalı şirket yasal oranda tevkifat yaparak davacıya yasanın öngördüğü oranda KDV ilave ederek ödeme yaptığını, bu şekilde ödeme yapılması davalının tercihi değil yasal mevzuat gereği olduğundan davacı yanın bu hususu davalı açısından haksız uygulama olarak nitelendirmesine anlam verilemediğini, davacı yan dilekçesinde keşifte belirtilen işlerden daha ağır iş ile karşılaştığını ve belirtilenden daha az imalat yaptığını beyan ettiğini, davacı yan tacir sıfatını haiz bir tüzel kişi olduğunu,

yapmayı taahhüt ettiği iş de asıl faaliyet alanı olup, bu halde yapılacak işin ne olduğu- ne olmadığı, ne olabileceği, yeri, zemini, zamanı, gerekli malzeme ekipman işçilik v.s. yapım şartlarını bilerek inceleyerek ve görerek işi kabul edip sözleşme imzaladığını, sözleşmede de açıkça belirtiliği üzere, davacı, imalat, malzeme işçilik iş yapılacak yer ile ilgili gerekli incelemesini ve değerlendirmesini yaparak sözleşmeyi imzaladığını, taraflar arasındaki sözleşmenin 5. Maddesinde teminatın hangi şartların gerçekleşmesi halinde iade edileceği açıkça belirtildiğini, yine sözleşmenin 5. /3 Maddesinde yüklenicinin işçilere, SSK’na,

üçüncü şahıslara borcunun olması halinde teminatın iade edilmeyerek bu borçların ödeneceği hükme bağlandığını, 12. Maddesinde de yüklenicinin sözleşmede beliritilen ihlalleri yapması halinde uygulanacak cezai şart hükümleri belirtildiğini, davacı, davalıya karşı yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi, teminatın iadesi için gerekli şartları da sağlayamadığını,

davacı yan sözleşme ile işi aldıktan sonra iş programına ugun iş yapmaması üzerine ----.Noterliğinin 04.09.2018 tarih ve ----- Yevmiye sayılı ihtarnamesi keşide edilerek sözleşmenin 12. ve 15. Maddesi hatırlatılarak “sözleşmeye uyulması” aksi halde cezai şart uygulanacağu ihtar edildiğini,

davacı yan bu uyarı ihtarına rağmen iş programına uygun iş yapamadığından ve davalının proje ve yatırım planlaması akamete uğramakta olduğundan----.Noterliğinin 07.03.2019 tarih ve ------ yevmiye sayılı ihtarneme ile sözleşmenin 12. Maddesi gereğince sözleşme feshedilmiş ve sözleşmede belirtilen cezai şartın uygulanarak teminatının irad kaydedileceği ihtaren ihbar edildiğini, arz ve izah edilen nedenler ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle;

davacının ıslah kötü niyetli talebinin reddi ile itirazın iptali davasının da reddi ile tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin ve ayrıca müvekkil lehine %20 tazminata karar verilmesini, bu talepleri kabul görmez ise HMK 178/1 maddesi gereğince Mahkemece takdiren belirlenecek teminat tutarının depo edilmesi yönünde karar oluşturulması ve yapılacak yargılama sonucunda da haksız ve mesnetsiz dava ve taleplerin reddi ile tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davacı yana yükletilmesine karar verilmesini beyan ve talep etmiştir.

DELİLLER

Ticaret Sicil Kayıtları, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Son Tutanağı, 01/01/2028 tarihli ---- Ayrıştırma Tesis inşaat işleri yüklenici sözleşmesi, -----.Noterliğinin 04/09/2018 tarih ve ----- yevmiye sayılı ihtarnamesi, -----Noterliğinin 07.03.2019 tarih ve ----- yevmiye sayılı ihtarnamesi, ---- . İcra Dairesi'nin -----. sayılı dosyası, Fiş listesi, Mizan, Faturalar, Banka Dekontları, Vergi Dairesi Kayıtları, BA-BS Formları, Ticari Defter ve Belgeler, Bilirkişi raporları, Tanık beyanları, dosyadaki diğer bilgi ve belgeler.

TANIK (DAVACI TANIĞI) ...; 'Ben 2017-2018 yılları arasında yaklaşık 10 ay süre ile kaynakçı olarak çalıştım, ben davacı şirkette çalıştığım dönemde ----- Ayrıştırma Tesisi İnşaatında da davacı adına çalıştım, ben kaynak elemanı olarak çalışıyordum, şirketin demir işini yapan işçiler de çalışıyordu, benim iş kolumda işime bağlı olarak öncesinde yapılması gereken işler zamanında yapılmıyordu, zamanında yapılmadığı için benim yaptığım işler de uzuyor ve aksıyordu, bizim başımızda ----- mühendisleri bulunuyordu, bu mühendisler işi kontrol ediyorlardı yaptıkları kontrollere göre bizler de işi yapıyorduk,

biz işi sırası ile yapmak zorunda olduğumuz için bizden önce yapılması gereken işleri beklemek zorunda kalıyorduk, tam olarak bizim yaptığımız iş nedeniyle işin gecikmesi söz konusu değildir, ancak yapılan iş büyük bir fabrika niteliğinde olduğundan çeşitli yerlerdeki aksamalar oldu ve işin teslimi uzadı, bu aksamaların sebebi genelde işin niteliğinden kaynaklanıyordu, kuşkusuz bizim de bir yıllık süreç içerisinde ufak tefek hatalarımız olmuştur, ancak biz yaptığımız işi sözleşmeye uygun olarak yapmış olduğumuz kısmı problemsiz bir şekilde yapıp, teslim ettik,

biz işi bitirmeden yaklaşık 20 gün önce davalı firma başka bir ekip getirdi ve bizim henüz başlamadığımız yerleri yapmaya başlamışlardı, biz başka firma getirilince işe bir süre devam ettik, biz o sırada elimizde olan ve yapmaya devam ettiğimiz işi yaparak teslim ettik ve sahadan ayrıldık, biz ayrıldıktan sonra yeni gelen firma kalan kendilerine verilen işi yapmaya devam ettiler dedi.

Davacı vekilinin isteği üzerine tanıktan soruldu: biz işi bitirdiğimiz sırada taraf şirketlerin sorumluları inşaat sahasında bir yerde içeride konuştular ancak ben içeriğini bilemiyorum dedi. ----- firması yetkilileri bize karşı tarafla konuştuklarını parayı alacaklarını ve bize de ücreti ödeyeceklerini söylemişlerdi ancak buna rağmen bize işçilik ücretinin bir kısmını son bölümde ödeyememişti, zira davalı şirkette bulunan teminatı alamadıklarını ve bu nedenle bize de ödeme yapamadıklarını söylediler

Davalı vekilinin isteği üzerine tanıktan soruldu: davacı şirket bizim SGK larımızı ödüyordu, zira davalı ----- SGK sı olmayan işçiyi iş sahasına kabul etmiyordu dedi. ----- Mimarlık bu işi bilen ve daha önce bir çok iş almış ve yapmış bir şirkettir, hatta daha önce----- başka işlerini de yapmıştır, bizzat ben günlük işlerini de yapmıştım dedi.

Tanık devamla; 6100 sayılı HMK'nin 261/5 maddesi gereğince tarifeye göre ücret ve tanıklık için yapmış olduğu giderler yönünden herhangi bir ücret talebim yoktur dedi. Benim bilgim ve görgüm bundan ibarettir. 'şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK (DAVACI TANIĞI) ...; 'Ben ---- Mimarlık Şirketinde 2018 yıllarında saha sorumlusu olarak çalıştım, ---- ile yapılan iş sona erdiğinde bende ---- şirketinden ayrıldım, kalıp ve demir işçiliği için ----- firması bir metraj belirledi, metrajları tam olarak hatırlamıyorum, yaklaşık 7 ay çalıştık işin tamamlanma aşamasına gelindi, yapılan iş demir beton ve kalıp işiydi, verilen metrajlar çok fazlaydı, biz işi tamamlama aşamasına geldiğimizde bu rakamlara ulaşamamıştık, firma yetkilimiz ---- yetkilisi ile görüşerek sözleşmenin sona ermesi gerektiğini ------ yetkilisine iletti, çünkü firma bu sözleşmeden zarar etmek üzereydi,

çünkü verilen metraja ulaşılamıyordu, alanda fiilen ----- verdiği metraja ulaşmak mümkün değildi, bu nedenle çalıştığım firma ---- şirket yetkilisi sözleşmeyi sona erdirmek için ----- yetkilisi ile görüştü, iş tamamlanmak üzereydi, tamirat tadilat işleri kalmıştı, son bir kaç demir işçiliği kalmıştı, biz iş yerinden ayrılmadan başka bir firma gelip çalışmaya başladı, bizim işimizi devam ettirdi, başka firma gelince bizde sahadan ayrıldık, ----- firması bu iş nedeniyle teminatın alamamıştır, bana bu şekilde söylenmişti, olay hakkındaki bilgim ve görgüm bundan ibarettir, 'şeklinde beyanda bulunmuştur.

TANIK (DAVACI TANIĞI) ...; ' Kendim inşaatlarda soğuk demir ve kalıp işleri yaparım, ---- firmasında ----- çalıştığım için davacı firmayı tanırım, davacı ----- firması ---- işin taşeronluğunu almıştır. ----- şirketinin ismini duydum ancak davacıyla arasındaki taşeronluk işleri hakkında bilgim yoktur.

2017 yılının kasım ayında sözlü olarak anlaşmışlar --- ile ----- Mimarlık biz işe başladık, işe başladıktan sonra bize 19.000 Metre küp beton işi olduğunu söylediler, 9.000 metre küp beton atıldıktan sonra ---- Mühendislikten sözleşme ve teminat mektubu istediler, arada ---- mühendislik ile ------ şirketi anlaştılar imzalandı. ---- Mühendisliğin hakkedişinden Teminatlar ----- tarafından kesildi.

İlerleyen zamanda ---- mühendislik zarar etti ve karşı taraflar toplantı yapıp fiyat güncellemesi istendi. Karşı taraf kabul etmeyince karşılıklı sözlü olarak fesih edildi. ----- firması başka firma getirdi. O firmayla geri kalan işi devam ettirdiler. Diğer firma gelmesine rağmen bizim elimizde halen bitirmemiz gereken işler vardı.

Onları da bitirdik, yine bitirdiğimiz iş kalıp beton ve demir işidir yapılan işlerin fiyatlandırması konusunda bilgim yoktur dedi. 'şeklinde beyanda bulunmuştur. Tanık olarak gösterilen ----- davacı şirketin yetkili temsilcisi olduğundan dinlenmemiş; isticvap edilmesine gerek de görülmemiştir.

İDDİA VE SAVUNMA KAPSAMINDA UYUŞMAZLIĞIN NİTELİĞİNE GÖRE, VAKIA VE DELİLLERİN TARTIŞILIP DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE SONUÇLARI:

Tam ıslaha konu dava taraflar arasında düzenlenen 01/01/2018 tarihli yüklenici sözleşmesi başlıklı eser sözleşmesinin 5.maddesi gereğince verilen 109.435,00 TL teminat bedelinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.

6102 sayılı TTK'nin 4/2 maddesi yollamasıyla davanın niteliğine ve değerine göre 6100 Sayılı HMK'nin 316 ilâ 322 maddelerinde düzenlenen basit yargılama usulüne tabi işbu davada mahkememizce dilekçeler aşaması tamamlanmış ve usulüne uygun olarak yapılan davet sonucunda duruşma açılarak öncelikle resen gözetilmesi gereken arabuluculuk ve HMK'nin 114.maddesinde sayılan dava şartları ile,

taraf sıfatı, harç gibi hususların incelenmesi ve değerlendirilmesine müteakip ön inceleme duruşması icra edilmiş, uyuşmazlık belirlenmiş ve dava şartı zorunlu arabuluculuk sürecinden sonuç alınamadığından bu kez sulh teşviki yapılmasına karşın duruşmada duruşmada hazır bulunan taraf vekillerinin beyanlarına göre tarafların sulh yoluyla çözümü de tercih etmediklerinin anlaşılması üzerine tahkikata geçilerek delillerin toplanması ve incelenmesine geçilmiştir.

Ne var ki davacı vekili tarafından yargılama sırasında 6100 Sayılı HMK'nin 180.maddesi gereğince dava tam olarak ıslah edilmesi üzerine gerekli usulü işlemler ve ön inceleme aşaması yeni dava üzerinden tekrar edilmiş ve belirlenen uyuşmazlık üzerinden tahkikat tamamlanarak bitirilmiş ve karar duruşmasında hazır bulunan taraf vekillerinin son sözleri de dinlenip zapta yazılmak suretiyle yargılama bitirilmiş ve aşağıdaki hüküm sonucuna ulaşılmıştır.İlk davaya esas ---.

İcra Dairesinin --- Esas sayılı dosyası fiziken getirtilerek, incelenmiştir. Yapılan incelemede icra dosyasının davanın tarafları ve konusu ile uyumlu olduğu görülmüştür.Taraflar arasındaki uyuşmazlık eser sözleşmesi niteliğindeki 01/01/2028 tarihli yüklenici sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Bilindiği üzere 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470.

Maddesine göre, " Eser sözleşmesi, yüklenicinin bir eser meydana getirmeyi, iş sahibinin de bunun karşılığında bir bedel ödemeyi üstlendiği sözleşmedir" şeklindedir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 471/1 Maddesine göre, "Yüklenici, üstlendiği edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek, sadakat ve özenle ifa etmek zorundadır" şeklindedir.Eser sözleşmelerinde kural olarak işin sözleşme ve eklerine göre yapılıp, bedele hak kazanıldığını kanıtlamak yükleniciye, bedelin ödendiği ya da eserin ayıplı olması ve gecikmesi sebebiyle borcun ödendiği ya da sona erdiğini ispatlamak iş sahibine aittir.

(Yargıtay ---Hukuk Dairesinin 10.03.2014 tarih ve -----sayılı kararı) 4721 sayılı TMK'nın 6. Maddesi uyarınca ise kural olarak bir vakıadan kendi lehine haklar çıkaran; iddia eden taraf, o vakıayı ispat etmeye mecburdur.

Yapılan açıklamalar, toplanan deliller ve yapılan yargılamaya göre somut olaya bakıldığında. 01/01/2018 tarihli yüklenici sözleşmesinin bulunduğu konusunda bir itilaf yoktur. Bu sözleşmenin 5.maddesinde kesin teminat tutarı ve iadesi başlığı ile teminat hususu ve iade koşulları düzenlenmiştir.

Buna göre "İşin işbu sözleşme ve eklerine uygun olarak yapılmaması, kabul noksanlarının giderilmemesi, malzeme açığı, işçi borcu, SSK pirim borcu olması, işin yapımı sırasında meydana getirilen zarar ziyan bedeli, doğabilecek iş kazaları ve üçüncü kişilere verilecek zararlar nedeniyle hak sahiplerinin talep edebileceği maddi ve manevi tazminat bedelleri, ihale makamı ve yüklen,icinin verdiği malzeme ve demirbaşlardaki kayıp, hasar ve her türlü nedenle Yüklenici’nin borçlu olması halinde bu Teminat mektubu nakde çevrilerek borç tahsil edilir ve kalan iade edilir” düzenlemesi bulunmaktadır.

Dosyada bulunan bilgi ,belge ve özellikle tanık ve örneğin tankı ...'ın beyanlarına göre davacı tarafın öne sürdüğü sözleşmesinin feshi hususunun sözlü olarak gerçekleştirildiği sabittir.

6102 sayılı TTK'nin 18 maddesinin (2) fıkrasında 'Her tacirin, ticaretine ait bütün faaliyetlerinde basiretli bir iş adamı gibi hareket etmesi gerekir. düzenlemesi (3) fıkrasında ise 'Tacirler arasında, diğer tarafı temerrüde düşürmeye, sözleşmeyi feshe, sözleşmeden dönmeye ilişkin ihbarlar veya ihtarlar noter aracılığıyla, taahhütlü mektupla, telgrafla veya güvenli elektronik imza kullanılarak kayıtlı elektronik posta sistemi ile yapılır' düzenlemesi bulunmaktadır.

Oysa somut olayda davalı şirket tarafından -----Noterliğinin 04/09/2018 tarih ve ----- yevmiye sayılı ihtarnamesi ile yukarıda belirtilen sözleşme gereğince davacı yüklenicinin yapması gereken işleri yapıp teslim etmesi gerektiği ihtar edilmiştir. Görüldüğü üzere davacı tarafın sözleşmenin karşılıklı sözlü olarak feshine yönelik iddiasının davalının inkarı karşısında hukuki bir geçerliliği bulunmamaktadır.

Kaldi ki davalı şirket tarafından -----Noterliğinin 07.03.2019 tarih ve ----- yevmiye sayılı ihtarnamesi ile sözleşmenin 12.maddesi gereğince sözleşme feshedilmiştir. Davacı şirket basiretli tacir olmanın gereklerini yerine getirmemiş; sözleşmenin ekonomik ve yasal sonuçlarını öngörememiştir.

Zira bizzat davacı şirketin gösterdiği samimi ve gerçeğe uygun olduğu değerlendirilen tanık beyanlarından da anlaşıldığı üzere davacının güncel ekonomik şartların ve fiyat yükselmelerinin de etkisiyle olsa gerek sözleşme gereğince işi tamamen yapıp teslim etmediği/edemediği ve davalının kalan işleri başka bir firmaya yaptırdığı da açık bir şekilde tespit edilmiştir.

Şu halde davalı şirketin sözleşme gereğince teminat bedelini iade etmemesinin sözleşme şartlarına ve fesih sürecine göre haklı ve hukuka uygun olduğu, davacının tam ıslaha konu iddiasını ispat edemediği sonuç ve kanaatiyle yerinde görülmeyen davanın reddine karar verilmesi gerekmiştir. (AY.138/1,TMK,1/1,6, HMK,190,198) 6100 Sayılı HMK'nın 332/1 maddesine göre, 323. maddesinde sayılan yargılama giderlerinden, 326/1. maddesi gereğince davacı sorumlu tutulmuştur.

Burada hemen ifade edilmelidir ki. 6100 Sayılı HMK'nin 180 (1) maddesi gereğince dava tam ıslah edilmesine ve aynı yasanın 178/1 maddesi gereğince teminat alınmasına rağmen, davalının bu nedenle ortaya çıkan herhangi bir yargılama gideri ve zararı tespit edilemediğinden ayrıca bir yargılama gideri ve zarar yönünden hüküm oluşturulmamış teminatın akıbeti HMK'nin 392/2 maddesindeki sürece bırakılmıştır.

Öte yandan Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına da karar verilerek 6100 Sayılı HMK'nın 297/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-)Davanın REDDİNE,

2-)Yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

3-)Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcının başlangıçta alınan 1.919,99 TL peşin harçtan mahsubuyla bakiye 1.492,39 TL karar ve ilam harcının karar kesinleştiğinde ve istek halinde davacıya iadesine,

4-)Arabuluculuk Kanununun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği’nin 26/2. Maddeleri ile AÜT uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320.00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,

5-)Davalı kendisini bir vekille temsil ettirdiğinden ;Avukatlık Kanunu'nun 164/5 maddesine göre davalı vekili için; karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. 13/1 maddesi uyarınca hesap ve takdir olunan 17,900,00 TL nispi/maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,

6-)Davalı tarafından vekille temsil dışında (HMK.323/1/ğ) yapılmış yargılama gideri bulunmadığından işbu hususta karar verilmesine yer olmadığına,

7-)6100 Sayılı HMK'nin 178/1 maddesi gereğince davacının yatırdığı teminatın aynı yasanın 392/2 maddesi gereğince kararın kesinleşmesinine ve yasal süreye bağlı olarak talep halinde davacıya iadesine.

8-)6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince hükmün kesinleşmesinden sonra kullanılmayan avansın yatırana iadesine, ( Yazı İşleri Müdürü tarafından Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 207/1 maddesi gereğince resen işlem yapılmasına, ) Dair, taraf vekillerinin yüzlerine karşı ; 6100 sayılı HMK'nin 341/1, 342, 343, 344 ve 345/1 maddeleri gereğince gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde istinaf harç ve giderleri yatırılmak suretiyle mahkememize veya başka bir yer mahkemesine verilecek dilekçeyle; ----- Bölge Adliye Mahkemesinde İstinaf Kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/100, K. 2024/619, 26 Eylül 2024 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Esas No : 2020/100
  4. Karar No : 2024/619
  5. Dava
  6. Dava Tarihi : 14/01/2020
  7. Karar Tarihi : 26/09/2024
  8. Gereği Düşünüldü /
  9. Dava/talep
  10. Cevap /talep
  11. Deliller
  12. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
Esas No
2020/100
Karar No
2024/619
Tarih
26 Eylül 2024

İlgili Kararlar

  • Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/104 K.2024/949
  • Ankara 9. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/105 K.2024/548
  • İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/107 K.2024/603
  • İstanbul 1. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi E.2020/118 K.2024/220
  • İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/134 K.2024/640
  • Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi E.2020/144 K.2024/635

Tüm Arşiv

İlk Derece Mahkeme KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.