KÜNYE
- Mercii
- İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
- Esas No
- 2020/118
- Karar No
- 2025/524
- Karar tarihi
- 23 Haziran 2025
Karar Metni
1.368 kelime·7 dk okuma·10 bölüm
T.C. İstanbul Anadolu 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO : 2020/118
KARAR NO : 2025/524
DAVA
Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 15/01/2020
KARAR TARİHİ : 23/06/2025
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle.
22.05.2018 tarihinde --- sevk ve idaresindeki ---- plakalı aracı ile ----- köprüsü civarında müvekkil ------ sevk ve idaresindeki ----- plakalı araca arkadan çarparak müvekkile ait aracı yolun sağ tarafına savurmuş ve bariyerlere çarpıp devrilmesine sebep olduğu, ----- plakalı aracın işleteni---olup, araç -----tarafından karayolu zorunlu mali mesuliyet sigorta poliçesi ile sigortalı bulunduğu, kazanın meydana gelmesinde müvekkilin kusuru olmadığı, davalı ----- asli kusurlu olduğu, davalı ------işleten olarak sorumlu olacağı, müvekkilinin kaza nedeniyle 6 ay çalışamadığı,
aracında kasa, lift, klima ve transpalet ile faturalı malların kullanılamaz hale geldiği, aracının perte çıkması nedeniyle işlerini yaptığı firmalarla çalışmalarının son bulduğu, yeni araç alana kadar yaklaşık 6 ay çalışamadığı, maddi ve manevi olarak zarar gördüğü, bu nedenlerle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL maddi tazminat ile 5000 TL lik manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren itibaren işleyecek ticari faizi ile davalılardan alınarak davacıya ödenmesini talep etmiştir.
CEVAP
Davalı -------Şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle.
Dava dilekçe eklerinin tebliğ edilmediğini, kazada kusur tespitinin yeniden yapılması gerektiğini, illiyet bağını kesen hususların olup olmadığının araştırılması gerektiğini, ceza dosyasından alınan kusur raporunun yetersiz. olduğunu, müvekkilinin aracın periydik bakımlarını zamanında yaptırdığını, davalı firmaya kusur yüklenemeyeceğini, davacının taleplerinin haksız kazanç amaçlı olduğunu, davalı firma zorunlu trafik sigortacısının zararları karşıladığını, gelir kaybı olup olmadığının varsa gelir kaybının yaşanan kaza nedeniyle meydana geldiğinin tespitinin gerektiğini,
6 ay gelir kaybı yaşadığının beyan edilmesine rağmen dosyaya hiçbir veri sunulmadığını, fesih sözleşmesinin dosyaya sunulması feshin kaza tarihinden hemen 1 gün sonra yapıldığını, bilonço ve vergi kayıtlarının celbinin gerektiğini, bedensel zararının bulunmadığı bu nedenlerle davacının haksız davasının reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı sigorta vekili cevap dilekçesinde özetle;
------ nolu zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigorta teminatı altına alınan aracın kazaya karıştığı ------ plakalı araçta meydana geldiği iddia edilen maddi hasar bedelinin talep edildiğini, 22.05.2018 tarihli hasarı kasko sigortacısı ------ tarafından 19.9.2019 tarihinde poliçe teminatının tamamı 36.000,00 TL ödeme yapıldığı,
halefiyet ilkesi gereği hasar bedelini talep etme hakkının ------- geçtiği, aracın zararının müvekkil şirkete rücu edilmesi üzerine şirket tarafından 6.101,03 TL sigorta şirketine ödeme yapıldığını, araç üzerinde inceleme yapıldığı KDV dahil onarım bedeli 9.593,52 TL olduğu 23.10.2019 tarihinde davacı tarafa ödendiğini, gerçek zararın tespitinin gerektiğini, aracın anlaşmalı servislerdeki onarım ve işçilik bedelleri ile eşdeğer parça bedellerinden sorumlu tutulabileceğini, hak sahibinin kendi kusurundan kaynaklanan taleplerinin teminat dışında kaldığını,
ödemelerin teminat limitinden düşülmesi gerektiğini belirterek davanın usul ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Usulüne uygun tebligata rağmen ----- davaya cevap vermemiştir.
DELİLLER
Araç trafik kayıtları, ---- ve ---- yazılan müzekkere cevapları, ------Asliye Ceza Mahkemesinin ---- Esas sayılı dosyası, bilirkişi raporları.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklanan araç mahrumiyet bedeli ve manevi tazminat talebine ilişkindir.TBK m. 49; "Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Zarar verici fiili yasaklayan bir hukuk kuralı bulunmasa bile, ahlaka aykırı bir fiille
başkasına kasten zarar veren de, bu zararı gidermekle yükümlüdür.
2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun "Zorunlu mali sorumluluk sigortası dışında kalan hususlar" başlıklı 92/k maddesinde; "Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi dolaylı zararlar"ın teminat dışı olduğu şeklinde düzenlemeye yer verilmiştir. Aynı doğrultuda ZMSS Genel Şartları'nın "Teminat dışında kalan haller" başlıklı A.6.k maddesinde de; "Gelir kaybı, kâr kaybı, iş durması ve kira mahrumiyeti gibi zarar verici olguya bağlı olarak oluşan yansıma veya dolaylı zararlar nedeniyle yöneltilecek tazminat talepleri,"nin teminat dışı olduğu belirtilmiştir.
Somut olayda; 22.05.2018 tarihinde davalı ---- sevk ve idaresindeki ----- plakalı aracı ile davacı ---- sevk ve idaresindeki ------ plakalı aracın çarpışması sonucu maddi hasarlı, yaralamalı trafik kazasının meydana geldiği, mahkememizce alınan bilirkişi raporu ile dava konusu kazanın gerçekleşmesinde davalı ------ %100 oranında kusurlu olduğunun ve araç mahrumiyet bedelinin 18.410,00TL olduğunun tespit edildiği, davacı tarafça sunulan ıslah dilekçesindeki talepleri dikkate alınarak yalnızca davalı ----- ve ------. Bakımından 14.215,62 TL araç mahrumiyet bedeli talebinin kabulüne, davalı sigorta şirketinin işbu bedelden sorumlu olmaması nedeniyle sigorta şirketi bakımından davanın reddine karar vermek gerekmiştir.
Manevi tazminat talebinin değerlendirilmesinde;
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesi hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22/06/1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Tüm dosya kapsamı, yukarıda yapılan tüm hukuki açıklamalar ve nitelendirmeler kapsamında, davacının 22.05.2018 tarihinde meydana gelen trafik kazası nedeni ile yaralandığı ve bu olay nedeni ile manevi ızdırap çektiği, olaydaki kusur durumu, olay tarihi, olayın oluş şekli ve gelişimi, eylemin niteliği, olay tarihindeki paranın alım gücü, hak ve nesafet ilkeleri bir bütün olarak değerlendirilmiş davacıdaki acı ve elemin bir nebze olsun dindirilebilmesi amacı ile takdiren kısa kararda belirtilen miktarda davacı taraf lehine manevi tazminata hükmedilmiş, manevi tazminat bedelinden sorumlu olmayan sigorta şirketi bakımından talebin reddine karar verilmiştir.
AAUT'nin 10/4. Madde ve fıkrası uyarınca manevi tazminat davası maddi tazminat veya parayla değerlendirilmesi mümkün olan taleplerle birlikte açılması durumunda manevi tazminat açısından ayrıca vekalet ücretine hükmedilir.
Yargılama giderleri bakımından yapılan değerlendirmede;
6100 sayılı HMK'nin 331/1, 332/1 maddeleri gereğince aynı yasanın 323.maddesinde sayılan yargılama giderlerinin, davanın maddi tazminat talebi bakımından kabul edilmiş olması ve yargılama giderlerinin işbu talebe ilişkin olarak yapılmış olması nedeniyle HMK m. 326 gereği davalı ----- ve -----müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir.
Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanununun 18/A maddesi ile Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliğinin 26/2. maddeleri gözetilerek dava öncesi Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen arabuluculuk ücretinin, huzurdaki davada yalnızca davalı sigorta şirketi bakımından arabuluculuğa başvurunun zorunlu olması ve davalı sigorta şirketi bakımından tüm taleplerin reddedilmiş olması nedeniyle hazineye gelir kaydedilmek üzere davacı taraftan tahsiline karar verilmiştir.
İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi, E. 2020/118, K. 2025/524, 23 Haziran 2025 tarihli karar · Kaynak: UYAP Emsal Karar Arama